Ruşen Çakır Yorumladı: Erdoğan, Sosyal Medya Savaşını Kazanabilir mi?

 > 
115PAYLAŞIM

Gazeteci Ruşen Çakır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasıyla gündeme gelen sosyal medya platformalarına yönelik düzenleme ve yasak tartışamalarını değerlendirdi. Erdoğan'ın sosyal medya ile mücadelesini "Baştan yenik başlamış bir savaş" olarak nitelendiren Çakır, "Kısa vadede aldatıcı galibiyetler olabilir. Ama bu savaşı siyasi iktidarların, hele Türkiye'deki iktidarın kazanması mümkün değil." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sosyal medya platformlarına ilişkin açıklamarını Medyascope.tv'deki yayında değerlendiren Ruşen Çakır, Erdoğan'ın esas isteğinin sosyal medyadan tam anlamıyla kurtulmak olduğunu söyledi:

"Tabi kurtulmak diyoruz ama bunları da tam anlamıyla kullanmaya çalışan bir iktidar var. Kendisi Twitter'daki takipçilerinin sayısı ile övünüyor ki hakikaten çok yüksek bir rakam. Her vesileyle her konuşmayla bütün ülke televizyonlarında gösterildiği gibi Periscope'tan da canlı yayınlanıyor, YouTube'dan da veriliyor. YouTube'a özel faaliyetler de düzenliyor. Tweet atıyor vs. Sonuçta bir yanıyla sosyal medyayı alabildiğine kullanan, bir yanıyla da sosyal medyadan kurtulmak isteyen bir iktidar var."

"Geleneksel medyada Erdoğan'dan habersiz kuş uçmuyor"

Türkiye'deki ana akım medyanın ezici bir çoğunluğunun Erdoğan tarafından kontrol edildiğini söyleyen Çakır şöyle devam etti: 

"Doğan Grubu'nun Demirören'e geçmesiyle beraber bu büyük ölçüde tamamlandı. Buralar Erdoğan'dan habersiz kuş uçmayan yerlere dönüştü. Ama buralarda işler iyi gitmiyor, yeterince verim elde edemiyor. Hepsini kontrol etmiş olmasına rağmen Erdoğan'ın sosyal medyada zorlandığını görüyoruz. Muhalefet, iktidar eleştirileri esas olarak sosyal medyadan geliyor."

"Hoşa gitmeyen bir paylaşım yaparsanız mahkûm bile olabilirsiniz"

Türkiye'de sosyal medyanın zaten büyük ölçüde denetim altında olduğunu belirten Çakır, 

"Siz iktidarın hoşuna gitmeyen bir paylaşım yaptığınız zaman gece evinize pekala polis gelebiliyor. Hakkınızda dava açılabiliyor, tutuklanıp mahkûm bile olabiliyorsunuz. Erişim engeli getiriyor vs. Mahkemeler zaten hep iktidarın istediği şekilde kararları da alıyorlar. Ama bütün bunlar yine de yetmiyor. Tam anlamıyla bir denetimi yapmayı mümkün kılmıyor." dedi.

"Doğrudan Erdoğan'la muhatap olmuyorlar. Sorun da buradan doğuyor"

Geleneksel medyada işlerin bu anlamda daha kolay olduğunu, patronla pazarlık eden devletin ikna edemezse baskı uyguladığını söyleyen Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"En son Aydın Doğan'da gördüğümüz gibi onun piyasayı terk etmesini ve yerine iktidar yanlısı bir grubun almasını sağlıyordu. Ama burada böyle bir olay yok. Burada tek tek bireyler ve merkezi ABD'de olan küresel yapılar var. YouTube, Facebook, Twitter gibi... Bunlar doğrudan Erdoğan'la muhatap olmuyorlar. Bütün sorun da aslında büyük ölçüde buradan doğuyor."

"Temsilciler üzerinden istediklerini yaptırmak ve ceza kesmek istiyorlar"

Sosyal medya ile ilgili düzenlemelerin daha önce de torba yasadan son anda çıkarıldığını hatırlatan Çakır: 

"Bugün sosyal medya düzenlemeleri yeniden gündemde. Çok kapsamlı şekilde üzerinde çalışıyor. Ve ana hedef şu, muhattap bulmak. Yani iktidar, Facebook, Twitter gibi uygulamalarının Türkiye'de temsilcilerinin olmasını istiyor. Temsilciler burada olursa bu temsilciler üzerinden onlara istediğini yaptırmak ve değişik vesilelerle de ceza kesmek istiyor. Ama bu küresel kurumlar buna yanaşmıyorlar. Facebook'un yakın olduğu, Twitter'ın uzak olduğu söyleniyor. "

"Erdoğan buradaki temsilcilerle muhatap olup, onlara doğrudan meydan okumayı tercih ediyor. Onları bir nevi elinin altında tutmak istiyor. Gerekirse Silikon Vadisi'ndeki büyük patronlarla pazarlık edebilmek için elinin altında birtakım imkanlar olmasını istiyor. Onlar da tabii bunu bildikleri için Türkiye'de böyle bir şeye yanaşmıyorlar. "

"Devlet, erişime engelleme seçeneğini zaten kullanıyor"

AKP'nin isteklerini kabul etmeyen platformların muhtemelen erişim engeliyle karşılaşacağını dile getiren Çakır, şöyle devam etti:

"Bunu değişik zamanlarda gördük. Gezi ve 15 Temmuz gibi olağanüstü durumlarda sosyal medyaya bazı uygulamalara erişim yasağı getirildiğini ya da yavaşlatıldığını gördük. Devlet bunu zaten yapıyor ve bu biliniyor. En ufak bir gelişme olduğu zaman insanlar sosyal medyada 'Şimdi kapanıyoruz, şimdi kapanacağız' diye bunun speküleasyonunu da yapıyorlar. Ama o tarihlerde de olduğu gibi bütün yasaklara rağmen sosyal medya üzerinden insanlar haberleşmeye eskisi kadar olmasa bile devam ettiler."

"Sosyal medyayı en etkili kullananlardan birisi Bahçeli"

Çakır, MHP liderinin sosyal medyayı bırakmasına ilişkin olarak ise şunları söyledi:

"Erdoğan, geri adım attı ama Erdoğan'ın ortağı Bahçeli hiç de böyle yapmadı. O, buradaki ortam 'düzelene' kadar sosyal medyadan çekildiğini söyledi. Bence çok akıl alır iş değil. Zira Türkiye'deki siyasiler içinde sosyal medyayı en etkili kullananlardan birisi bence Devlet Bahçeli'ydi. Erdoğan'ın sosyal medyayı işlevsel kullanabildiğini düşünmüyorum. O kadar takipçisi olan, o kadar imkanı olan birisi ama sosyal medyada yaptığı; normal medyada yaptıklarının tekrarı olduğu için pek fazla etkili olmuyor. Ama Bahçeli için aynı durum söz konusu değil."

"Peki bu savaş kazanılır mı?"

"Sosyal medya ile savaşın kazanılmasının imkanı yok" diyen Çakır, şunları söyledi:

"Böyle bir savaşın bir anlamı da yok. Çünkü birbirinden farklı yapılar söz konusu. Bu bir devletin nerede, nasıl olduğu bilinmeyen birtakım yapılarla yürüttüğü bir savaş ama yapabileceği çok fazla bir şey yok. Yasak getirmek dışında. Ama bu yasağın delinebileceği birçok yol var ve devletler bu konuda yeni teknolojilerle rekabet edebilecek durumda değiller. Kaldı ki oraları kapatırsınız başka birileri çıkar. YouTube'u engellersiniz başka bir platform çıkar. Ya da insanlar videoyu bırakır Podcast'e yönelir. Bu kolay kolay baş edilebilecek bir şey değil." 

"Kimilerinin söylediği gibi Çin gibi kendi sosyal medyamızı yaratma konusu da hayalden öteye gidecek durumda değil. Türkiye, Çin'in yapabildiğini yapabilecek devlete sahip değil. Çin'in kurumlarıyla kesintisiz süren belli bir devlet geleneği var. Ona rağmen çok zorlanıyor. Türkiye gibi kurumları büyük oranda aşınmış bir yapının, en azından 15 Temmuz'la gördük ki devletin birçok kurumu ele geçirilmiş. O zamandan bu zamana yerlerini kimler aldı, kurumlar nasıl geliştirildi? Gerçekçi olarak bakıldığında bu da yapılabilecek bir şey değil."

"Baştan yenik başlamış bir savaş"

"Bir diğer husus, Çin gibi olabilmek için oturmuş bir ideolojinizin olması lazım. Şu anda AKP iktidarı kendisini sürekli değiştirerek iktidarının ömrünü uzatmak için sürekli siyaset değiştiren ittifak değiştiren bir yapı. Bugün yanında var olanların yarın ne olacağı bilinmiyor. Sürekli kriz halinde olan bir yapı. Kriz halindeki bu yapının sosyal medya devleriyle savaş yürütmesi ve bu savaşı kazanması gibi bir şey hiç gerçekçi değil. Kısa vadede bazı şeyleri yasaklayabilir, bazı şeyleri kendince düzenleyebilir." 

"Yapabileceği eninde sonunda vatandaşı korkutmaktır. Vatandaşın sosyal medyadaki varlığını korka korka sürdürmesini sağlamaktır. Bu zaten Türkiye'de bir süredir var ve kanıksanmış durumda. En son Erdoğan'ın video yayınında başına gelenler aslında bu korku eşiğinin de büyük ölçüde aşılmış olduğunu gösteriyor. Galiba savaş kararının en önemli nedenlerinden birisi de bu. Sosyal medya karşısında yenik düştüğünü, onu yenemeyeceğini görüp o öfkeyle verilmek istenen bir savaş var. Dolayısıyla baştan yenik başlamış bir savaş. Kısa vadede aldatıcı galibiyetler olabilir ama siyasi iktidarların bu savaşı hiçbir şekilde kazanması hele Türkiye'deki iktidarın kazanması mümkün değil."

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir