Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Robinson'suz Beyoğlu Olmaz

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Robinson'suz Beyoğlu Olmaz - Tunca Öğreten

İstiklal Caddesi’nin alameti farikalarından Robinson Crusoe Kitabevi, 15 kişilik ekibin çabasıyla 19 yıldır ayakta. Kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan mekân, direnişine okurlarını da çağırıyor.

İstiklal Caddesi’nin, 389 numarası. Nam-ı diğer Rob 389. Kitabın hammaddesinin tüm dekorasyona hâkim olduğu kitapçı. Mimarisi Han Tümertekin’e, logo tasarımı Bülent Erkmen’e ait. Aldığınız kitabı özel bir kâğıda sarar ve Robinson Crusoe bantıyla paket yaparlar, “lütfen açmaya kıyamayın” dercesine. Bu güzelim mekânın kapanma dedikodularını sahipleri Uğur Eruzun ve Burçin Kimmet’le görüştük.

Robinson Crusoe 389’u ne zaman ve neden açtınız?

Uğur Eruzun Kitabevi söz konusu olduğunda okuyan insanlar ikiye ayrılır: Kitabevi açmayı düşleyenler ve açanlar. Robinson Crusoe 389, 17 Eylül 1994’te açılmış, eksikleri olan ve eleştirilebilen bir ortam. Robinson Crusoe, Daniel Defoe’nun ilk basımı 1719’da yapılan kitabının roman kahramanı. Sıradan bir insanın koşullara akıl yoluyla direniş öyküsü. Özellikle sinema, edebiyat ve sanatın diğer kollarında dünyada çıkmış kitapları buluşturmak istedik. O dönem İngilizce kitap pek yoktu, gerçi okuru da yoktu... Aslında kitapsever olarak, kendimizin de zaman geçirmekten keyif alacağı bir yer açmak istedik. Başka mesleklerimiz vardı. Ben sinemacıydım mesela. (Reha Erdem’in 1988’de çektiği ve Nantes Film Festival’inde ödül aldığı ilk uzun metrajlı filmi A ay’ın görüntü yönetmeni)

Burçin Kimmet Galiba önceden beri kitap işiyle uğraşmış tek adam benim. 15 kişilik ekibimizde genetik mühendisi bile var.

U. E Altı ay kadar işin başında durup, destek verecektim ve bir şeyler oturduğunda işime geri dönecektim. Ancak o altı ay bir türlü bitmedi.

Geçen süre zarfında kimlere ulaştınız?

B.K 2000’lerin ortasına kadar Bilgi Üniversitesinden çok öğrenci ve akademisyen geliyordu. Türkiye’deki yabancılar ve tabii ki ağırlıklı olarak sanat kitabı sattığımız için, sanatçılar. Bu yüzden yurtdışında yeni çıkan kitapları takip edip, 389’u güncel tutmaya çalışıyorduk.

U. E Orhan Pamuk her sabah uğrardı. Keza Ahmet Ümit, Güven Turan, Yekta Kopan da müdavimlerimizden...

Rob 389’un mazisinde başka mali krizlerde var mı?

B.K Krizsiz dönem oldu mu acaba, bilmiyorum ki.

U. E Arkamızda büyük bir sermaye gücü yok. Her dönem ufak da olsa bir kriz atlattık.

Büyük kitap zincirlerinin artması, sizi etkiledi mi?

U. E Pek etkilemedi. Onlar daha popüler kitaplara odaklanıyor. Bizim konseptimiz daha farklı.

B.K Alım güçleri yüksek olduğundan, bazı kitapları bizden daha ucuza satabiliyorlar. Bu belki onların işini kolaylaştırmıştır.

Peki, internet alışverişinin yaygınlaşması?

B.K Etkilemiş olabilir. Gerçi bizim de bu tarz bir sistemimiz var. Müşterilerimiz dünyanın en büyük kitap platformu Amazon.com’daki kitapları, sitemizden satın alabiliyor. Böylece, ek bir ulaştırma masrafı ödemiyorlar.

Beyoğlu’ndaki kentsel dönüşüm satışlarınızı etkiledi mi?

U. E Bu noktaya gelmemizdeki en büyük etken belediye. Yol yapımında, iki yıl kapımızın önündeki taşlar kırık bir şekilde bekledik. Beğenmemişler, şimdi tekrar yapıyorlar. Önce masa sandalye mevzusu çıktı. Kitabını alıp, bir şeyler içmek isteyenleri Beyoğlu’ndan uzaklaştırdılar. Sonra Tarlabaşı ve meydandaki inşaat başladı. Bu durum Beyoğlu’na gelmekten keyif alanları tamamen soğuttu.

B.K Kapı numaramız 389 logomuzda bile var. Kentsel dönüşümle, kapı numaramız değişti. Yerli müşterilere bunu anlatmak kolayken, bir Parisliye anlatmak mümkün değil. Çünkü Avrupa’da 200 yıl önce bir mekânın kapı numarası neyse, şimdi de aynı. Yurtdışında tarihi şehirlerin önemli yerlerine dokunmazlar.

U. E Gezi olayları bizi çok etkiledi. Ellerinde sopa, taş ya da molotof kokteyli olmayan insanlara su sıkıldı, gaz kapsülleri atıldı. İşlerimizi eylemcilerden ziyade, polis etkiledi. Polis gelene dek İstiklal’de bir sıkıntı yoktu. Onlar gelince günlerce dükkânı açamadık.

Rob 389’u tekrar düzlüğe çıkaracağını umduğunuz kampanya nedir?

U. E RobKart. Bu öngörülmüş ancak gecikmiş bir proje. Nakit sıkıntısını daha hızlı atlatabilmek amacıyla “Önce Öde Sonra Al” adıyla bir kitap kampanyası başlattık. 500 ve 1000 liralıkların yanı sıra, elli liradan az olmamak koşuluyla tutarı belirlenebilen hediye “RobKart”lar hazırlandı. Kampanyayı çok fazla paylaşmadık. Tanıdıklar üzerinden başlattık. Sanatçılar ve sosyal medyadaki destekçilerimiz kampanyayı yaydılar.

B.K Barbaros Altuğ mesela. Duyar duymaz ilgilendi konuyla. Hemen arayıp neler yapabileceğini sordu.

RobKart kısa vadede kurtarıcı olabilecek mi?

B.K Meblağ olarak net bir şey söyleyemiyorum. 80 adetten fazla satıldı. Satışlar umduğumuz gibi gidiyor. Ancak kısa vadede sıkıntıyı atlatırız demekle, bir daha sıkıntı yaşamayız demek farklı. Beyoğlu beş senede çok değişti. İnşaatlarla, kiralarda inanılmaz artışlar oldu. Belimizi büken en büyük etken kira... Mal sahibiyle iki kez mahkemelik olduk. Astronomik kira artışlarına maruz kaldık.

Ne kadar kira veriyorsunuz?

B.K 30 bin lira civarında. Diğer büyük markaların verdikleri kiraları da biliyoruz. Beyoğlu’ndaki insan sirkülasyonu ne olursa olsun, onlar için bile bu kiralar delilik. Sadece reklam olsun diye buradalar, bizimse öyle bir lüksümüz yok.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

FestivalKitapPolisSinema
Görüş Bildir