RBC: Güvenli Limandan Balona Dönüş

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

RBC: Güvenli Limandan Balona Dönüş

Merkez bankalarının uyguladıkları genişleme politikalarının enflasyona neden olacağı yönündeki korkuların ortadan kalkmasıyla altın dün son 30 yılın en düşük seviyesine kadar geriledi.

Nisan vadeli altının onsu dün yüzde 9.4'lük düşüşle 1,360.60 dolar seviyesini gördü. Böylece altının fiyatı 2011'de gördüğü tüm zamanların en yüksek seviyesinden yüzde 20'den fazla geriledi. Perşembe gününden bu yana altının onsu 203 dolardan fazla değer kaybetti.

Çin'den gelen beklentilerden düşük ekonomik büyüme ve sanayi üretimi verilerinin ardından bakırdan ham petrole kadar diğer emtia fiyatlarında da düşüş yaşandı.

Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 1.8'lik düşüşle 14599.20 puana kadar gerileyerek 7 Nisan 2012'den bu yanaki en büyük günlük düşüşünü yaşadı. Madencilik ve enerji gibi emtia ilişkili sektörlerdeki hisselerde görülen düşüş borsadaki değer kaybına öncülük etti.

Piyasalardaki düşüş Asya'da da devam etti. Japon borsası yüzde 1.3, Kore yüzde 0.5 ve Avustralya yüzde 0.8 oranında değer kaybetti.

Altın fiyatlarda yaşan bu bozgun Güney Kıbrıs ve diğer ülkelerin bu metalde satış yapabileceği endişelerinde de kaynaklandı. Goldman Sachs Group 'un geçen hafta yatırımcılara altında satış tavsiyesinde bulunması ve devam eden düşük enflasyon nedeni ile borsaların daha iyi yatırım araçları olarak görülmesinin de altındaki düşüşe katkıda bulunduğu ifade ediliyor.

Konuyla ilgili yorumda bulunan Armored Wolf hedge fonu yöneticisi John Brynjolfsson altındaki "zorunlu satışın" borsalarda ve emtia piyasalarındaki düşün nedenleri arasında bulunduğunu belirtti. Yüksek fiyatlardan altın alan yatırımcılar marj tamamlama taleplerini karşılamak için diğer varlıklarını satmak zorunda kaldı.

Pazartesi günü piyasaların kapanması ardından Comex altın borsasını yöneten CME Group, altın vadelilerinde teminat verecek yatırımcıların bu işleme girebilmeleri için sahip olmaları toplam miktarda artırıma gitti. Kambiyo operatörleri büyük fiyat dalgalanmaları yaşandığında zorunlu peşin ödeme oranı olarak da bilinen marj gereksinimlerini yükseltiyor.

"Altında yaşananlar bir dönüş" diyen RBC Capital Markets'tan stratejist Edward Lashinski, "Tasarruf aracından merkez bankalarının likidite önlemlerinden kaynaklanan bir balona dönüş" ifadesini kullandı.

Geçen son altı yılda ABD ve Avrupa merkez bankaları dünya ekonomisini canlandırma amacıyla ekonomilerine devasa miktarda para akıttılar. Her yeni genişleme turu enflasyonun yükseleceği yönünde uyarılar da beraberinde getirdi.

Bu da sonuç olarak enflasyona karşı klasik bir hedge olan altının fiyatlarında 2007'den bu yana yüzde 116 artışı beraberinde getirdi. Altının değeri genel olarak doların zayıflaması ile yükselme eğilimine sahip.

Fakat merkez bankalarının devasa para basımlarına rağmen enflasyon oluşmadı. Önde gelen gelişmiş ülkelerde tüketici fiyatları yıllık bazda yüzde 2'den daha az artış kaydetti. Diğer ülkelerde ise bu oran yaklaşık yüzde 6 civarında oldu.

Altındaki son düşüş diğer emtia fiyatlarında yaşanan düşüşe de denk geldi. Bu da bazı uzmanlar tarafından başta Çin olmak üzere dünya ekonomisinin yavaşlamakta olduğu yönünde bir sinyal olarak görülüyor.

Enerji, metal ve diğer emtialardaki fiyatlar talep miktarına karşı çok hassas olduğundan dünya genelindeki sanayi aktivitenin hızı konusunda önemli bir ölçek olarak değerlendiriliyor.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AltınAmerika Birleşik DevletleriÇinJaponyaKore
Görüş Bildir