Polis ve Yakınlarının Mesai İsyanı

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Polis ve Yakınlarının Mesai İsyanı

Polis ve Yakınlarının Mesai İsyanı

'Çok yorgunum' diyerek evine giden polisin yatağında ölü bulunması meslektaşlarını isyan ettirdi.

İstanbul Gayrettepe Sivil Trafik Ekipler Amirliği'nde görevli, 30 yaşındaki 6 yıllık polis memuru Tamer Uyguner, sabah saatlerinde ekip arkadaşları tarafından evindeki yatağında ölü bulundu. Sabah eve girmeden önce mahalle esnafına, "18 saattir çalışıyorum, yorgunum. Yarına kadar yatacağım" dediği öğrenilen Uyguner'in ölümü, yoğun çalışma saatlerini gündeme getirdi. Radikal'e konuşan bazı polisler ve yakınları çalışma saatlerindeki düzensizlikleri ve sorunlarını anlattı.

"İKİ GÜN BİRBİRİMİZİ GÖREMEDİĞİMİZ OLUYOR"
Ö.A.: 15 yıllık bir polis eşiyim. Yaşadıklarımdan ziyade yaşayamadıklarım daha çok. Beklenti ve hayallerimi yitireli uzun zaman oldu. Ancak bunun eksikliğini hiçbir zaman eşime yansıtmadım. Ta ki çocuklarım asileşmeye başlayana kadar. Ben de hemşireyim. Nöbetlerimiz çakıştığı anda iki gün birbirimizi göremediğimiz bile oluyor. Çok şükür çocuklar büyüdü de artık gece kime bırakacağız endişesi kalmadı.

"EŞİMİN BEKLENTİLERİNE SIRA BİLE GELMEZDİ"
B.C.: Bir zamanlar 12/12 çalışırken 4 yaşındaki oğlum akşam 'nereye gidiyorsun' diye sorunca 'göreve' derdim. Sabah o uyanmadan gelir, 'Ya benimle oynamak isterse, beni parka götür derse' diye hemen uyurdum. Eşimin beklentilerine sıra bile gelmezdi. Artık oğlum her akşam aynı soruyu sorar olmuş ben de aynı ezberi yapar olmuştum. 'Göreve gidiyorum'. Ancak bir gece görevine giderken oğlum 'Polislerden nefret ediyorum, hep onların yanındasın' diye ağlamaya başladı. O gece çok şeyler düşündüm, aklımdan neler geçti...

"HER YERE SEN GİT"
M.M.: Hanım çocuklara sen söyle; pikniği unutsunlar, yarın maç görevi yazmışlar... Hanım çocuklara sen söyle; konsere görev yazmışlar... Hanım misafirlere sen söyle; ikinci bir emre kadar çıkış yokmuş... Hanım okul toplantısına, çocuğun sorununa, hastaneye, her yere ama her yere sen git; sabite çektiler ne zaman döneriz bilmem... Ayda 80 saat gündüz, 160 saat gece yaklaşık 20 saat ekstra çalışıyorum. Resmi ve dini bayramlarda, yılbaşı ve şampiyonluk maçlarındaki günlerde de ekstra çalışıyorum.

"ARTIK ADALET İSTİYORUM"
H.S.: Bu 18 saatlik çalışma istisna değildir. Çünkü başta İstanbul olmak üzere birçok ilimizde günlük normal mesai 12 saatten az değil. (ayda 240 saat) Ek görevlerle, ikinci emirlerle bu çalışma günlük 18-20 saat olmaktadır (ayda 300-320 saat). Aynı maaş ile ister 180 saat ister 320 saat çalıştırılan bir teşkilatın mensubuyum. Artık adalet istiyorum. İdarecilerin, 160 saat sonra beni ne kadar çalıştırırsa çalıştırsın, hesap vermesini istiyorum. Bu çalışmanın keyfi olup olmadığı araştırılmalı. Diğer tüm 657'ye tabi memurlar gibi ben de 160 saat çalışmak istiyorum.

"BİZİM GÜNAHIMIZ NE?"
A.H.: 38 yaşındayım, benden 4 yaş büyük abimle dolaşırken, beni büyük sanıyorlar. Meslek çok yıpratıyor. İzin aylarımız okulların açık olduğu kışın veriliyor. Tamam güvenlik önemli ama biz de insan gibi yaşamak istiyoruz. Ben orta büyüklükte bir ilde çalışıyorum. Biraz da turizm bölgesi. Geçen yıl evlilik yıldönümümüzde eşimin ısrarlarına dayanamadım. 10 gün öncesinden program yaptık. Çocukları komşuya bırakıp yakın bir ile geçip güzel bir restoranda yemek yiyip ertesi sabah geri dönecektik. Yıldönümümüzde sabah 8'de işe gidip akşam 7'de çıkıyordum. Saat 21'e rezervasyonumuzu yaptırdım. Ama yıldönümümüzün olduğu gün konser çıktı. Müdür ile görüştüm; olayı anlattım. 'Konserden sonra gidersin' dedi. Konserden sonra ben nereye gideyim? Tüm ısrarıma rağmen izin alamadım. Tabii eşim erkenden hazırlıklara başlamış; kuaföre falan gitmiş. Konserde herkes bana eşkıya gibi geldi. Polis olduğum güne de amire de müdüre de herkese lanet ettim. Orada bulunmamla bulunmamam arasında hiçbir fark yoktu güvenlik açısından. Şimdi soruyorum konser olacak diye neden bir tek ben fedakarlık yapıyorum? Bizim günahımız ne? Bu olayın etkisinden bir ay kurtulamadım. Hadi ben alıştım; ama artık yeter. Ailemiz de etkileniyor. Düşsünler yakamızdan.

"DOKTOR UCUZ ATLATTIN DEDİ"
A.Ş.: 2008 yılında Nevruz günü sabah 07.00'de görev aldım. Akşam saat 19.00'da normal görevim başlıyordu. Sabah saat 03.00 sıralarında çevre koruma nöbetinde gögüs ağrısı şikâyeti ile hastaneye kaldırıldım. Doktor ucuz atlattığımı söyledi. 'Neyi' diye sorunca da 'Kalp krizini' dedi.

BİZDE KURAL 'ÇAKMA 12/36'DIR
Polis memuru MS çalışma saatlerini içeren bir belgeyi Radikal 'e gönderdi. MS'nin çizelgesinde Aralık 2011, Ocak-Şubat ve Mart 2012'de üst üste 9 ya da 10'ar saat çalıştırıldığı görülüyor. MS'nin beş aylık çizelgesinde ise aylık olarak sırasıyla 234, 198, 243, 206 ve 203'er saat çalıştığı görülüyor. Aralık 2011'de 9 gün üst üste 9, 10 ve son olarak da 14 saat çalıştırılan MS, o gün için "Eve nasıl gittiğimi bile hatırlamıyordum" diyor. Bu çalışma sistemine 12/36 adı verildiğini belirten MS sözlerini şöyle sürdürüyor, "Bunun adı '12 saat çalıştır, 36 saat istirahat ettir'dir. Ancak bu kural bizde farklı uygulanıyor. Buna 'çakma 12/36' diyoruz."

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/polis-ve-yakin...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

EvlilikİstanbulKonserPolismemurlar
Görüş Bildir