Kılıçdaroğlu, Hüseyin Aygün'ün İstifa Önerisini Reddetti

 > -

PKK'lılar CHP'li vekili kaçırdı

PKK'lılar CHP'li vekili kaçırdı

CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün, saat 19.00'da PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldı. Aracının önü durdurulup indirilen Aygün yanında bulunan koruması ve 1 gazeteci serbest bırakıldık...

Haberin Tamamı İçin:

CHP'li Vekil Kaçırıldı!

CHP'li Vekil Kaçırıldı!

Tunceli valisinin yaptığı açıklamaya göre CHP milletvekili Hüseyin Aygün Tunceli'de PKK'lılar tarafından kaçırıldı.

Tunceli merkeze bağlı Erdoğdu Köyü'nde doğan Hüseyin Aygün Ankara Hukuk Fakültesi mezunu. Tunceli merkezde ceza avukatlığı yapmış olan Aygün, bugüne kadar gözaltında kayıplar, 1994 yılında köylerin yakılması ve Dersimliler'in zorla göçü, işkence ve adil olmayan yargılamalar, Dersim 1938 Katliamı başta olmak üzere Dersim'e dair pek çok hukuki girişimde bulundu.

Hüseyin Aygün aynı zamanda yazardır. Dersim, Alevilik, 1938 Katliamı gibi konularla ilgilenmektedir. Biri Kırmancki olmak üzere 3 adet kitabı yayınlanmıştır: "Eve Tarixê Ho Têri Amaene", "Dersim 1938 ve Zorunlu İskân" ve "0.0.1938 Resmiyet ve Hakikat".

Dersim'den CHP adına seçimlere girmesi ve bugüne kadar yürüttüğü çalışmaları CHP çatısı altında özgürce sürdürmesi bizzat Kemal Kılıçdaroğlu tarafından önerildi.

Başta Dersim Katliamı olmak üzere Dersim'in tüm sorunlarını Meclis'te dile getirmek ve daha önemlisi çözümler aramak için bu teklifi kabul etti. etiketler: chp, vekil, pkk

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün PKK'yı Böyle Suçlamıştı

Hüseyin Aygün PKK'yı Böyle Suçlamıştı

Geçtiğimiz Ocak ayında Muhalif Gazete'ye röportaj veren Hüseyin Aygün, PKK'yı yerden yere vurmuştu. İşte o röportaj:

Türkiye’de Barışa neden ihtiyaç var?

Türkiye’de savaş ortamı barış talebini yakıcı hale getirdi. En nihayetinde Barış Anneleri gelip Başbakan’ın kapısının önünde oturma eylemi yaptı. Uludere’de 35 insanın bombardıman edilerek öldürülmesi yüzünden yakıcı bir talep. Çünkü her gün gencecik insanlar ölüyor, dağ başlarında. Kürt çocukları ölüyor, askerler ölüyor. Dolayısıyla akan kanın durması Türkiye’de barış ortamının tahsis edilmesi, vicdan sahibi herkesin ortak talebi.

Barış için gerekli olan yapıldı mı, gerçekten barışın sağlanması istendi mi?

‘’BARIŞ GERÇEKTEN İSTENSEYDİ, KÜRT SORUNU ÇÖZÜLÜRDÜ’’

Öyle güçlü bir istek olduğunu düşünmüyorum. Sadece çocuğu dağda olan ailelerin sağladığı bir insiyatif var. Yine geleneksel günlerde yapılan etkinlikler var. Şehit cenazelerinde barış istekleri çok cılız dile geliyor. Daha çok, büyük acı yaşayan anneler, 'diğer oğlumu da gönderirim' gibi tepki sözleri sarf ediyorlar. 20 yaşındaki oğlunun, bilmediği, anlamadığı bir savaşta, ölümüne şahit olmak korkunç bir şey olsa gerek. Ama barış talebi güçlü bir istek olsa herhalde Türkiye’de Kürt Sorunu çözülürdü.

"KAN DÖKÜLÜRKEN BARIŞ SAĞLANAMAZ"

BDP’nin, barışın sağlanması yönünde, en azından söylem olarak yoğun çabaları var. Fakat örgütün de silah bırakmadığını ve kan dökmeye devam ettiğini görmek lazım. Hiçbir devlet, kan dökülen, her gün insanların öldüğü bir ortamda, barış masasına oturmaz. Hükümet görüşmeler yaptı, Oslo süreci ortaya çıktı ama ortamın uygun olması lazım. Sol bir hükümet bile olsa, dağlardaki silahlı örgüt mensupları eylem yapmaya devam ederken barış isteğini kararlı bir şeklide sürdürmez. Bu bakımdan, PKK’nın, öncelikle, hiçbir şekilde silah kullanmayacağını, bunu taktik değil, stratejik olarak benimsediğini söylemesi lazım.

Daha önce PKK’ya benzer çağrılar yapıldı, daha mı farklı olmalı?

"PKK, SİYASİ FİGÜRLERE BASKI UYGULUYOR"

Örgüt silah bırakmayacağını söylemeli, 3 ay 5 ay bırakıp sonra tekrar kullanması, beni bile artık bu meseleyi anlayamaz bir noktaya sürüklüyor. Ben bile bunun artık taktik olduğunu ve samimi bir istek olmadığını düşünüyorum. Bir de örgütün sivillere yönelik yaptığı eylemle var. Bu yaz boyunca, Dersim’de beş kişiyi kurşuna dizdi örgüt. Örgütün, o bölgede siyaset yapan bütün figürlere uyguladığı şiddet var, Diyarbakır’da ve Dersim’de. Aydın vicdanı bunları da kınamayı, sorumlu olmayı gerektirir. Ama ben, Türk aydınlarından hiç böyle bir şey görmüyorum.

"SEÇİMİ BDP TERÖRÜ İLE GEÇİRDİK"

Orayı tamamen örgüte terk etmişler, örgüt istediğini yapıyor. Biz Dersim’de resmen, PKK terörü altında bir seçim kampanyası yürüttük, BDP terörü altında. Ama aydınlar hiç bunları gündemine almıyor, bunları da tartışmak, eleştirmek lazım. Tek yönlü eleştiri aydın vicdanına uygun değil.

Nasıl bir tehdit bu, BDP Teröründen kastınız ne?

Yani tehdit ettiler bütün güçleri, burası bizimdir, hiç kimse giremez, adaylar ajandır deyip yoğun bir şekilde propaganda yaptılar. PKK’lılar, köylere indi, halkı tehdit ettiler, bu sandıklardan, BDP’nin bağımsız adayına oy çıkacak diye. Diyarbakır’da da AKP’lileri tehdit ettiler. Oysa BDP Ankara’da siyaset yapıyor. Biri, BDP’lileri tehdit etse hepimiz karşı çıkarız. Ama orada PKK resmen terör estiriyor.

Peki, açılım sürecine dönersek, ne oldu Demokratik Açılım Paketine?

İçi boş, hiç bir şey yok. Sadece Artuklu Üniversitesi ve Tunceli Üniversitesi’nde açılan dil bölümleri var. Bunun dışında hiçbir şey yok, Açılım denen şey, gerçekten halkı oyalayan bir şeydi. Kürt yurttaşların taleplerini anlamayı düşünen bir politika değildi. Kırıntı düzeyinde bazı şeyler yapıldı, bu da, Kürt Sorunu’nun, çözüm yoluna girdiği konusunda ciddi bir mesaj içermiyordu. Ama bunun cevabı da yeniden silahlara sarılmak değildi tabi. 'Sizin açılımınız boş, ben yeniden öldürmeye başlıyorum' demek olmaz, hiçbir aydın bunu kabul etmez. O zaman, Uludere’yi de kınayamayız. Derler ki 'Fehman Hüseyin geldi, bende vurdum, öyle istihbarat aldım.'

"TÜRKİYE’DEKİ AYDINLAR PKK’NIN KUYRUĞUNA TAKILMIŞLAR"

PKK’yı da eleştiren bir noktadan bakmalıyız. Türkiye’deki aydınlar uzun süredir, PKK’nın kuyruğuna takılmış durumdalar. Eleştiri yapmıyorlar, sadece devlete, hükümete çağrı yapıyorlar. PKK’da yapsa, Uludere’de Türk savaş uçakları da yapsa, şiddeti her zaman reddetmeliyiz. Çok vicdansız buluyorum, devlet bir şey yaptığında yerden yere vuruyorlar, örgüt, bir sürü kişiyi, sorgusuz sualsiz kurşuna diziyor, tek bir kelam etmiyorlar. Bir sivili öldürmenin gerekçesi olabilir mi? Türk gençleri yönünden bakan da yok, sanki onları bir ana doğurmadı. Şiddete bir girdiniz mi, şiddet sizi mahveder, örgütü de askeri de mahveder.

"KCK, DEVLET TERÖRÜDÜR"

Ak Parti Kürt sorunun çözümünde samimi miydi?

Bazı gelişmeler var, kaba bir siyasetçi olup, hükümetin yaptığı her şey yanlıştır demek vicdanlara sığmaz. Ama açılım denen şey, Kürt Sorununu çözmekten uzak. Hatta bir süredir süren bu KCK operasyonları çok umut kırıcı. Büşra Ersanlı ve Ragıp (Zarakolu) hoca, 30 küsur avukat ve gazeteci bir anda tutuklanıyor. Bunun artık açılım değil resmen devlet terörü olduğunu söylemek yanlış olmaz.

"ANADİL’DE EĞİTİM TANINMALI"

Kürt yurttaşlara ve ne istediklerine bakıp ona göre program yapılmalı. Bence anadilde eğitim hakkının Türkiye’de verilmesi lazım. Türkiye’nin her yerinde, Lazca, Zazaca, Arapça kabul edilmeli, bu Türkiye’nin birliğine bütünlüğüne zarar vermez, bundan korkulmamalı. Türkiye er ya da geç bunu kabul edecek. Bu sorun, TRT 6 (şeş) ile isteyenin dershanede öğrenmesiyle çözülemedi. Bu hakkın tartışılması gerekir ama bu hakkın sürekli silahla dile getirilmesi de Türkiye’de birçok kesimi tedirgin ediyor. Diyorlar ki 'verelim hadi ama nereden biliyorsunuz burada duracaklarını.' Ben ateşkesleri destekleyen biriyim ama ben bile unuttum ateşkeslerin sayısını. Dolayısıyla kimse inanmıyor artık.

"KÜRT SORUNU DEVLET POLİTİKALARINDAN DOĞDU’’

Devlet politikalarında sorun var. Kürt sorunu buradan doğdu, inkâr etmekten, asimile etmekten doğdu, bunu tespit etmek lazım. Ama artık bunu anlayan, değişime açık bir devlet var, bunu da görmek lazım. Bu bakımdan örgütün de silaha sarılmayacağını, şiddete başvurmayacağını anlatması lazım, yoksa bu sorun çözülemez. Biz, Parlamento’ da konuşamıyoruz eylem olduğunda, BDP’liler de konuşamıyor, 20 asker birden ölüyor, kimse sizi dinlemiyor ki. İşte 35 tane genç öldü ne oldu Kürt sorunu mu çözüldü. Fehman Hüseyin içlerinde olsaydı ve öldürülseydi, bu olay vahşi bir katliam olmayacak mıydı? Şiddet ile bir şey elde edilmiyor.

"YENİ ANAYSA ERDOĞAN’ININ İKİ DUDAĞININ ARASINDA’’
"AKP KENDİNE GÖRE BİR ANAYASA YAPACAK’’

Yeni Anayasa’dan ümitli misiniz?

Yo, hiçbir umudum yok. AKP kendine göre bir Anayasa yapacak. Ama Kürt Sorunu da önemli bir sorun, herkes bir şey yapmak zorunda. Atalay (Beşir)yeni bir paketten bahsetti, içeriğini görmedik, Kürt sorunu da içinde yer almalı. Buna ben de destek vereceğim, partide de bunu savunan çok sayıda milletvekili var. Ama Yeni Anayasa, Recep Tayyip Erdoğan’ının iki dudağının arasından çıkacak sözlere bağlı, samimi değil yani. Daha çok Kürt’ler bekliyor bu Anayasa’yı, bir şeyler yapılmaz ise daha çok kan akar.

"ULUDERE’NİN ÜSTÜ KAPATILACAK"

Uludere’yi nasıl okumak gerekir, orada ne oldu?

Uludere bence karanlık bir olay, hala aydınlatılmadı. Çünkü istihbaratın nereden geldiği, o günkü istihbarat akışının nasıl olduğu halka açıklanmadıkça, Uludere hakkında bir kanaate varmak zor. MİT sorumluluğunu reddediyor, hükümet, şuan için bir araştırma önergesini ve komisyon kurulmasını olumlu karşılamıyor. Belliki üzeri kapatılacak, oradaki insanlara biraz tazminat vermek suretiyle. Çoğunluk hükümeti sorumlu tutuyor. Taziye çadırına ‘Katil Erdoğan’ diye kocaman bir pankart asmışlar mesela. Ne olursa olsun bu barış isteğine, Kürt Sorununu çözme çabalarına, büyük darbe vuran bir gelişme oldu. Yerel yetkilinin görevden alınması da ilginç, acaba yerel bir şey miydi, merkezi bir şey miydi? Hükümet, bütün bu bilgi akışını, ne olup bittiğini, bombardımana giden halkaların, nasıl birbirini tamamladığını kamuoyuna açıklamaz ise biz de bir şey söyleyemeyiz. Ama bu, büyük bir katliam, mutlaka faillerin tespit edilmesi ve hesap sorulması lazım.

"BDP HERKES ADINA KONUŞAMAZ, KÜRTLER AYRILMAK İSTEMİYOR’’

Toplumsal bir açıdan bir uçlaşma yarattı mı Uludere?

Demirtaş (Selahattin Demirtaş) söyledi işte, dedi ki ‘bu ülke ikiye bölünmüştür artık’, bunlar çok ağır sözler. BDP’nin şöyle bir hatası var, bütün Kürtler adına konuşuyor maşallah. Bütün Kürtler öyle düşünmüyor ki. Bu sözler, barışa hizmet etmiyor ki, öyle olsun ayrılacaklar mı? Kürtler bunu mu istiyor yani. Ayrılıklar kan dökmeden, silahlı çatışmalar olmadan, soykırıma uğramadan olmamış ki, korkunç trajik sonuçları var. Bu demeçlerin bir yararı yok. Ayrılmalar, pek barışçıl yollarla olmamış tarihte. Dolayısıyla ayrılmayı önerenler çok korkunç bir süreci de önermiş oluyorlar.

"KAN VE TOPRAK MİLLİYETÇİLİĞİ’’

Haberin Tamamı İçin:

CHP'li Vekiller Bölgeye Gidiyor

CHP'li Vekiller Bölgeye Gidiyor

Kaçırılma haberinin ardından CHP harekete geçti.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılma haberinin ardından CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner ve CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba bölgeye hareket etti.

Öte yandan CHP Genel Başkan Yardımcıları Haluk Koç ve Gürsel Tekin kaçırılma haberinin ardından, CHP Genel Merkezi'ne gitti.

Haberin Tamamı İçin:

ŞOKTAYIZ! NEYİN NE OLDUĞUNU ANLAMIŞ DEĞİLİZ Gürsel Tekin kaçırılan vekil hakkında açıklama yaptı

ŞOKTAYIZ! NEYİN NE OLDUĞUNU ANLAMIŞ DEĞİLİZ Gürsel Tekin kaçırılan vekil hakkında açıklama yaptı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılması ile ilgili açıklama yaptı.

Gürsel Tekin: ' Şoktayız, kendisi bölgede bazı çalışmalar yapıyordu. Valinin açıklamasından başka hiçbir bilgi alamıyoruz. Hüseyin Aygün'ün danışmanı serbest bırakılmış ancak Aygün'den henüz haber yok, kendisine ulaşamıyoruz. Şu aşamada herhangi bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Bunun neden yapıldığı konusunda bir bilgimiz yok. Neyin ne olduğunu anlamış değiliz. Yerel kaynaklardan bazı bilgiler var' dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Ak Parti'li Tayyar'dan Kaçırılma Tepkisi

Ak Parti'li Tayyar'dan Kaçırılma Tepkisi

Ak Parti milletvekili Şamil Tayyar CHP'li Sinan Aygün'ün Tunceli'de kaçırılmasıyla ilgili twitter üzerinden bir açıklama yaptı.

Tayyar, "PKK CHP'li Hüseyin Aygün'ü misa...

Haberin Tamamı İçin:

AYGÜN'ÜN KAÇIRILMASI KABUL EDİLEMEZ! BU BİR TERÖR EYLEMİDİR Hükümet’den İlk açıklama Ömer Çelik’den geldi

AYGÜN'ÜN KAÇIRILMASI KABUL EDİLEMEZ! BU BİR TERÖR EYLEMİDİR Hükümet’den İlk açıklama Ömer Çelik’den geldi

Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Hüseyin Aygün’ün PKK tarafından kaçırılması gündeme bomba gibi düştü. Hükümet’den İlk açıklama AKP Genel Başkan Yardımcı Ömer Çelik’den geldi.

Bakan Ömer Çelik’in Twitter sayfasından yaptığı ilk açıklama,

CHP Milletvekili Huseyin Aygun’un PKK tarafindan kacirilmasi kabul edilemez. Bu bir teror eylemidir. PKK budur.

Bir TBMM uyesine karsi PKK’nin saldirisi, tum Meclise karsi yapilmistir!

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün: Çekin vurun!

Hüseyin Aygün: Çekin vurun!

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ile Ovacık'a beraber giden Akşam Gazetesi Muhabiri Kadir Merkit kaçırılma olayını SKY Türk'e anlattı.

‘GELMEZSENİZ ZOR KULLANIRIZ’

Merkit: "Hüseyin Aygün ile Ovacık'a gitmiştik. Ovacık'tan Tunceli merkeze dönerken 2 tane PKK'lı Hüseyin Bey'i alıkoydu. Hüseyin Bey PKK'lıların kaçırma girişimine baya direndi, Aygün PKK'lılara, 'Çekin vurun gelmeyeceğim' dedi. O anlar korku doluydu, bize silah doğrulttular, Aygün'ü kaçırma çabalarına bizde direndik, gelmezseniz zor kullanırız dediler"

Haberin Tamamı İçin:

Başbakan: "EMNİYET GÜÇLERİ TAKİPTE! UMARIM HIZLI SONUÇ ALIRIZ"

Başbakan: "EMNİYET GÜÇLERİ TAKİPTE! UMARIM HIZLI SONUÇ ALIRIZ"

Başbakan'dan ilk açıklama

Başbakan: İçişleri Bakanlığı ve güvenlik güçleri takip ediyor.

Başbakan Erdoğan, "Bu PKK'nın nasıl bir örgüt olduğunu ve amaçlarını göstermesi açısından iyi bir örnektir" açıklamasında bulundu.

PKK'lılarca kaçırılan CHP'li Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasının ardından bir açıklama yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "İçişleri Bakanlığı ve güvenlik kuvvetleri takip ediyor. Emniyet güçleri takipte. Umarım hızlı sonuç alırız" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

PKK Aygün'ü Facebook'tan Takip Etti

PKK Aygün'ü Facebook'tan Takip Etti

PKK'lılar tarafından kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyen Aygün'ün, Ovacık ziyaretini sosyal paylaşım sitesi Facebook'tan duyurduğu ortaya açıktı. Aygün, Facebook sayfasına "Ovacık'a gidip vatandaşlarla buluşacağım" diye yazdı.

İddiaya göre Kandil'den önceki gün şifreli mesajla Tunceli'deki PKK'lılara Hüseyin Aygün'ü kaçırması talimatı verildi. Ancak bu mesaj güvenlik güçlerince deşifre edilemediği için milletvekili Aygün, korumasız kaldı. Facebook'tan da yararlanarak Aygün'ü gezisi boyunca izleyen PKK'lılar, Ovacık dönüşünde aracını takip ederek kaçırma eylemini gerçekleştirdi.

HAVA DESTEKLİ OPERASYON BAŞLATILDI

Tunceli Valisi Mustafa Taşkesen, Aygün'ün kurtarılması için gerekli çalışmaların yapıldığını belirtti. Tunceli Valiliği'nde kriz masası oluşturuldu.

Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı'ndan kalkan helikopterlerle PKK'lıların kaçtığı bölgelere Jandarma Özel Harekat Timleri indirilerek geniş kapsamlı operasyon başlatıldı.

VALİNİN AÇIKLAMASI

Tunceli'de CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün PKK'lılar tarafından kaçırılmasının ardından Vali Mustafa Taşkesen başkanlığında kriz masası kuruldu. Tunceli Emniyet Müdürlüğü'nde Vali Taşkesen, MİT, jandarma, emniyet mensuplarıyla bir toplantı yaptı.

Taşkesen, burada gazetecilere Milletvekili Aygün'ün PKK'lılar tarafından kaçırılmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Vali Taşkesen, Aygün'ün bir haftadır Tunceli'de bulunduğunu belirterek, valilik başta olmak üzere güvenlik güçlerinden herhangi bir koruma talebi olmadığını söyledi.

PKK'nın, ilk eylemlerini yaptığı 15 Ağustos nedeniyle bazı eylemlere girişeceği konusunda ellerinde bilgiler olduğunu kaydeden Vali Mustafa Taşkesen, şunları söyledi:

"Ancak böyle bir eylem yapılacağına dair hiç bir bilgi yoktu. Hüseyin Aygün kamuoyu tarafından sıkca takip edilen bilenen bir vekilimizdi. Özellikle 1938 Dersim olaylarıyla ilgili açıklamalarıyla gündemdeydi. Bugün akşam saatlerinde Ovacık İlçesi'nden dönerken, tahmini 30'uncu kilometrede sivil kıyafetli ellerinde uzun namlulu silah bulunan 2 PKK'lı yola inerek, Hüseyin Aygün'ün aracını durdurmuş ve Hüseyin Aygün'ü kaçıracaklarını yanında bulunan danışmanı Deniz Tunç ve gazeteci Kadir Merkit'ten de yollarına devam etmelerini istemişlerdir. Bölgede zaten operasyonlar devam ediyordu. Şu anda operasyonda davam ediyor. Ancak sayın milletvekiline bir zarar gelmemesi için çok hassas davranıyoruz."

AYGÜN, PKK'LILARA DİRENMİŞ

Gazetecilerin Aygün'ün kaçırılması sırasında PKK'lılar tarafından zor kullanılıp kullanılmadığı yönündeki sorusu üzerine Vali Taşkesen, "Hüseyin Aygün örgüt mensuplarına bir süre gitmeme yönünde tartışmış. Bu durumu kabul etmediğini belirterek, direnmiş. Daha sonra örgüt mensuplarının kararlı tutumu üzerine götürülmüş. Kaçıranların elinde uzun namlulu silah bulunuyormuş" dedi.

Vali Mustafa Taşkesen, Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasının bir tesadüf olmadığını kaydetti. Taşkesen, "Muhtemelen takip ediliyormuş. Zaten silahlı kişiler burada bekliyor ve sadece bu aracı durduruyorlar" dedi.

OVACIK'TA OLDUĞUNU PAYLAŞMIŞ

Haberin Tamamı İçin:

PKK'lılardan Aygün'e: Sizi misafir edeceğiz

PKK'lılardan Aygün'e: Sizi misafir edeceğiz

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Devletin Zirvesinde 'Aygün' Tepkisi

Devletin Zirvesinde 'Aygün' Tepkisi

CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasına devletin zirvesinden tepki geldi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Meclis Başkanı Cemil Çiçek, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu aradı. AK Parti yönetiminden de "Bu, Meclis'e karşı yapılmış bir eylemdir. Kabul edilemez" açıklamaları geldi.

Kılıçdaroğlu ile görüşen Cumhurbaşkanı Gül, milletvekilinin kaçırılmasının çok önemli olduğunu belirterek, geçmiş olsun dileklerini iletti.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek de, Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasını "millet iradesine karşı yapılan en büyük saygısızlık" olarak niteledi.

Olayı nefretle kınadığını bildiren Çiçek, yazılı açıklamasında, "Ülkemizin birlik ve bütünlüğü ile huzuruna kasteden bölücü örgütün, milletin temsilcisi olan bir sayın milletvekiline karşı yapmış olduğu bu eylem, millet iradesine karşı yapılan en büyük saygısızlıktır. Nefretle kınıyorum" ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de, güvenlik güçlerinin bölgede arama faaliyetlerine başladığını bildirdi.

Haberin Tamamı İçin:

'Direnme Yoksa Kafana Sıkarız'

'Direnme Yoksa Kafana Sıkarız'

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Ovacık İlçesi'nden kente dönüşünde PKK'lılarca kaçırıldı. Aracının önü kesilen Aygün 'Birkaç gün bizim misafirimiz olacaksın. Direnmeden bizimle gel' diyen 2 terörist tarafından ormanlık alana götürüldü. Yanında bulunan danışmanıyla temaslarını izleyen AKŞAM Muhabiri Kadir Merkit ise serbest bırakıldı.

Halk ziyaretlerinde bulunmak üzere seçim bölgesi Tunceli'ye giden CHP Milletvekili Hüseyin Aygün, Ovacık İlçesi'nden dönüşünde PKK'lılar tarafından kaçırıldı. Aygün'ün temaslarını izleyen AKŞAM muhabiri Kadir Merkit olaya dakika dakika tanık oldu.
Hüseyin Aygün'ün içinde bulunduğu araç, dün akşam saat 19.15'te Ovacık-Tunceli karayolunda, şehir merkezine 30 kilometre kala Fırtına Veli çeşmesinde silahlı 2 PKK'lı terörist tarafından durduruldu. PKK'lılar, Hüseyin Aygün'le birlikte muhabirimiz Kadir Merkit ve Aygün'ün danışmanı Deniz Tunç'u silah tehdidiyle araçtan indirdi. Aygün'e 'Birkaç gün bizim misafirimiz olacaksın. Bu örgüt kararı. Direnmeden bizimle gel' diyen PKK'lılara Aygün karşı koydu. Milletvekiliyle PKK'lılar arasında tartışma yaşandı. İşte muhabirimizin tanık olduğu o diyalog:

'MİSAFİRİMİZ OLACAKSIN'

PKK: Bize direnme. Partinin kararı. Birkaç gün bizim misafirimiz olacaksın.
Aygün: Beni tanıyorsunuz. Tunceli milletvekiliyim. Yaptığınız yanlış.
PKK: Geleceksin, yoksa zor kullanırız.
Aygün: Ben sizinle gelmeyeceğim. İsterseniz öldürün. Bugüne kadar Tunceli'nin ve Alevilerin çıkarlarını korumak için çalıştım.
PKK: Direnmemeni söyledik. Bizimle gelmezsen kafana sıkarız.
Aygün: Gelmeyeceğim isterseniz sıkın.

KARŞI ÇIKTI AMA TEHDİT EDİLDİ

Yaklaşık 20 dakika süren bu diyaloğun ardından PKK'lılar, Aygün'ü ormanlık alana götürdü. Bu sırada Kadir Merkit ile Deniz Tunç da Aygün'ün götürülmesine karşı çıkmak istedi. Ancak teröristler ikisini de 'Kafanıza sıkarız. Buradan gidin' diyerek tehdit ettiler. Hüseyin Aygün ormanlık alana götürülürken, Merkit ve Tunç'a dönerek 'Dediklerini yapın. Gidin' diye seslendi. Aygün'le birlikte aracın yanından uzaklaşan PKK'lılar ormanda izlerini kaybettirdiler. 'Belki bırakırlar' diye düşünerek bir süre bekleyen Merkit ile Tunç, Tunceli'ye dönüp olayı emniyete ihbar etti. İki görgü tanığının ifadesini bizzat Tunceli Emniyet Müdürü aldı. PKK, milletvekilinin 'alıkonulduğunu' açıklayarak olayı üstlendi.

KADİR MERKİT'İN İFADESİ

'Hüseyin Aygün, bütün gün Ovacık'ta vatandaşla buluştu. Dönüşte aynı araçtaydık. Fırtına Veli çeşmesine geldiğimizde yolumuz kesildi. Kaçma şansımız olmadığı için durmak zorunda kaldık. Hüseyin Aygün, PKK'lılarla gitmemek için uzun süre direndi. Kendisini neden götürmek istediklerini birkaç kez sordu. Her seferinde verdikleri yanıt, 'örgüt kararı' oldu. Engelleme çabalarımız, tehdit edildiğimiz için sonuçsuz kaldı. Biz direnmeye devam edince bizi de ölümle tehdit ettiler. Aygün bu sırada bizim can güvenliğimizi düşünerek 'Dediklerini yapın' diye bağırdı. Silah tehdidiyle ormanlık alana götürdüler. Ne yapacağımızı şaşırdık. Bırakılır mı diye biraz bekledik. O bölgede telefonlar çekmediği için kimseye de haber veremedik. Sonra araca binerek Tunceli Emniyet Müdürlüğü'ne gittik. Olanları anlattık.'

3 dakika sonra emniyetteydim - ERSİN BAL

Eşimin Tunceli'deki ailesini ziyaret için önceki akşam Ankara'dan otobüse bindiğimde, Türkiye'nin gündemine oturan bir olayı canlı tanıklarından ilk öğrenecek kişi olacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. 14 saatlik yolculuğun ardından dün sabah Tunceli'ye vardığımda önce gazetemizin Tunceli muhabiri Kadir Merkit'i aradım. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün bölgede olduğunu, onun temaslarını izleyeceğini söyledi. Sonra görüşmek üzere telefonumu kapattım. Saatler 20.30'u gösterirken telefonum çaldı. Karşıdaki kişi Merkit'ti. Titrek bir ses tonuyla 'Hüseyin Aygün'ü kaçırdılar, her şey benim yanımda cereyan etti' diyordu. Bir an şaka yaptığını düşündüm. Ancak Merkit son derece ciddiydi. Nerede olduğunu sordum Tunceli Emniyet Müdürlüğü'nün kapısında bulunduğunu, yanında diğer görgü tanığı olan Aygün'ün danışmanı Deniz Tunç'un olduğunu söyledi. Evden çıkmamla emniyet müdürlüğüne ulaşmam üç dakika sürdü. Kadir biraz sonra vereceği ifadesinde anlatacaklarını önce benimle paylaştı. Birkaç dakikalık görüşmede aldığım notları anında AKŞAM'ın İstanbul'daki merkeziyle paylaştım. Kısa bir süreye sığan bu bilgilendirmenin ardından Kadir Merkit ve Deniz Tunç, tanık oldukları olayı polise ve savcıya anlatmak üzere yanımdan ayrıldılar. Saat gece yarısını gösterdiğinde Merkit ve Tunç'un ifadeleri halen devam ediyordu.

Genel Merkez'de 'olağanüstü' hal
- Aygün'ün kaçırıldığı bilgisini alan CHP'de acil durum ilan edildi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, genel merkezde Gürsel Tekin, Haluk Koç, Nihat Matkap, Adnan Keskin ve Erdoğan Toprak ile bir araya geldi. Yarın yapılacak olağanüstü TBMM toplantısı, bundan sonra izlenecek hareket planı ve bölgeden gelen haberler değerlendirildi. Milletvekilleri Veli Ağbaba, Müslüm Sarı, İlhan Cihaner, Levent Gök ve Mahmut Tanal'dan oluşan CHP heyeti, gece saatlerinde uçakla Elazığ'a, oradan da karayoluyla Tunceliye geçtiler.
- CHP Sözcüsü Haluk Koç: Türkiye'de ilk defa bir milletvekili teröristler tarafından kaçırılıyor.
- CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin: Milletvekilimiz 15 gündür bölgede her milletvekili gibi çalışmalar yapıyordu. Ovacık'tan Tunceli'ye gelirken yanında gazeteci ve danışmanının olduğu araç durdurulup kaçırıldığı bilgisini aldık. Bizim yapabileceğimiz bir şey yok, yapması gereken devletin kurumlarıdır. Bölge sorunlu ve bilinmezliklerle dolu. Biz sadece bekleyeceğiz. Helin ALP

Saldırı Meclis'in şahsına yönelik
CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, gelişme üzerine CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu arayarak geçmiş olsun dileğinde bulundu. Gül, 'Çok önemli bir olay' ifadesini kullandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da 'PKK, nasıl bir örgüt olduğunu gösterdi. Güvenlik güçlerimiz çalışıyor' açıklamasını yaptı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik twitter hesabından CHP'li Aygün'ün kaçırılmasını kınarken, AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar kinayeli bir dil kullandı.
- Ömer Çelik: CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün PKK'lılar tarafından kaçırılması kabul edilemez. TBMM üyesine karşı bir PKK saldırısı Meclis'e karşı yapılmıştır.
- Şamil Tayyar: PKK CHP'li Hüseyin Aygün'ü misafir etmiş, muhabbetiniz bol olsun, bu millet bu numarayı yemez.
- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik: Bu eylem sadece milletvekilinin şahsına değil, TBMM'nin şahs-ı manevisine yapılmıştır.
- BDP'Lİ Pervin Buldan: Hüseyin Aygün kaçırıldı. Üzgünüm. Salı günü (Yarın) Meclis'i olağanüstü toplamak artık AKP'nin gorevi.

Haberin Tamamı İçin:

AKP'li 2 Vekil Kaçırmayla Dalga Geçince...

AKP'li 2 Vekil Kaçırmayla Dalga Geçince...

AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar ve AKP Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu'nun Aygün’ün kaçırılmasıyla ilgili Twitleri büyük tepki topladı.

Şamil Tayyar “PKK CHP’li Aygün’ü misafir etmiş. Muhabbetiniz bol olsun, olsun da millet bu numarayı yemez” dedi.

Geçtiğimiz günlerde adı "polisi sıraya dizme" olayıyla gündeme gelen Hacı Bayram Türkoğlu'nun "PKK, Aygün yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nu kaçırmalıydı" sözleri ise yine tepkilere yol açtı.

Gelen yoğun tepkliler üzerine Türkoğlu, o twitter hesabının kendisine ait olmadığını belirterek iddiaları yalanladı.

Şamil Tayyar ise kendisini twiti yüzünden kınayanlara lafını esirgemedi...

İŞTE O TEPKİLER

Selami İnce - PKK Hüseyin Aygün'ü kaçırmış, Şamil Tayyar aklını kaçırmış.

Güvenç Dağüstün - Milletin vekilinin terör örgütü tarafından kaçırılmasına "oh olsun" diyen m.vekilleri Şamil Tayyar ve Hacı Bayram Türkoğlu vatan hainidir!

Emine Uçak - Başbakan hoşuna gitmeyen yazılar yazan yazarlara kızıp duracağına; twitterde saçmalayan Şamil Tayyar gibi vekillerine çeki düzen versin.

Yorgo Angelopoulos - PKK Hüseyin Aygün yerine Şamil Tayyar'ı kaçırsaydı keşke. En azından ADAM kaçırmak suçu işlememiş olurdu. Çünkü önce ADAM olmak lazım.

Hayko Bağdat - AKP'de İdris Naimin zekasını istisna görenler, Şamil Tayyar'a haksızlık ediyor.

Başar Başaran - Şamil Tayyar, eğer vekilin başına bir şey gelirse sen insan içine nasıl çıkacaksın?Aygün'ün çoluğu çocuğu haber bekliyor, ayıptır, günahtır.

Sinan Oğan - PKK'nın Hüseyin Aygün'ü kaçırması ile Twitter da dalga geçen AKP milletvekili Şamil Tayyar e de kınanmalıdır. AKP'nin bu bakış açısı sakat.

Duvardaki Tuğla - Şamil Tayyar attığı twiti kınayan vatandaşa haddini bildiriyor; kendisini o koltuğa kimin oturttuğunu unuttu herhalde...

action__man - Bu ülkede Şamil Tayyar milletvekili, Cüneyt Çakır hakem ve Engin Baytar futbolcu. Toplanın çıkışı biliyorum önce kadınlar ve çocuklar lütfen...

Nazlıcan Özkan - Şamil Tayyar ödleklikten atıp tuttuğu Ergenekona tanık olamayan bi adam. O da kaçırılabilirdi ama Aygün'ün olduğu yerlere kafasını uzatamaz.

Mirgun Cabas - evet görüldüğü gibi, milletvekili var (şamil tayyar), milletvekili var (ömer çelik)...

Ayten Kayalıoğlu - Mv Hacı Bayram Türkoğlu, Hüseyin Aygün'ün kaçırılması iyi olmuş CHP aklını başına alır umarım demek ne demek.? Mv bakarmısınız!

Haberin Tamamı İçin:

'Başbakan Beni Hâlâ Aramadı'

'Başbakan Beni Hâlâ Aramadı'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün PKK'lılar tarafından kaçırılması sonrasında Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın kendisini henüz aramadığını söyledi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün PKK’lılar tarafından kaçırılmasını değerlendirdi.
Olayı takip ettiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu , "Kaygı duyuyorum, Hüseyin Aygün'ün durumundan endişe ediyorum" dedi.

Terörün geldiği noktanın “düşündürücü” olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu , şu ifadeleri kullandı: “Bunun bilinmesi, iyi tahlil edilmesi ve sorgulanması gerekir. Defalarca izlenen politikanın yanlış olduğunu, bunun çıkmaz bir yol olduğunu söyledik. Ancak CHP olarak en ağır eleştirileri biz aldık. Gelinen noktada iktidarın oturup düşünmesi ve bu yaşananları görmesi gerekir."

'BAŞBAKAN BENİ ARAMADI'

Hüseyin Aygün’ün kaçırılmasının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın hâlâ kendisini aramadığını ifade eden Kılıçdaroğlu , “Kendisinden böyle bir telefon da beklemiyorum. Duyguların tutsağı olanlar sağlıklı yönetici olamaz” diye konuştu.

'TÜRKİYE BATAKLIĞA SÜRÜKLENİYOR'

Meclis’in toplanmasına karşı çıkan Erdoğan’ı eleştiren Kılıçdaroğlu , “Başbakan da sorunun ‘tek başına çözülmeyeceğini’ söylemişti. Buyurun yarın gelin, hep beraber çözelim. Suriye konusunda yanlış politika izleniyor, Türkiye bataklığa sürükleniyor” dedi.

'BİZ MECLİS'TE OLACAĞIZ'

CHP lideri Kılıçdaroğlu , sözlerini şöyle sürdürdü:

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün’ün Eşi: 'Eşim Bunu Hak Etmedi'

Hüseyin Aygün’ün Eşi: 'Eşim Bunu Hak Etmedi'

PKK'lılar tarafından kaçırılan Hüseyin Aygün’ün eşi Emine Aygün ilk kez Hürriyet'e konuştu. Aygün,"Eşim bunu hak etmedi" dedi. Emine Aygün ve CHP’li vekillerin saat 17.00'de Tunceli'de basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. CHP'li milletvekili Levent Gök, basın toplantısını Tunceli halkıyla beraber yapacaklarını açıkladı.

EŞİ İLK KEZ KONUŞTU: EŞİM BUNU HAK ETMEDİ

Hüseyin Aygün'ün eşi Emine Aygün Hürriyet'e konuştu. Aygün, "Eşim bunu hak etmedi, benim eşim bu eylemin yapılacağın en son kişidir” dedi.

"OPERASYON İSTEMİYORUZ"

Hüseyin Aygün’ün ailesi, yapılacak operasyonların Aygün'ün hayatını riske sokacağı düşüncesiyle operasyon yapılmamasını istedi. Aygün’ün eşi, Emine Aygün valiliğe bu isteğini söyledi. Vali, operasyon yapılıp yapılmaması konusunda değerlendirmede bulunacağını açıkladı.

Sat 10.30'da valiyle görüşen CHP heyeti de operasyon konusunu valiye aktaracak.

LEVENT GÖK: AYGÜN DERHAL SERBEST BIRAKMALI

CHP'li Levent Gök Aygün'ün kaçırılmasından sonra Kılıçdaroğlu'nun kendilerini konuyla ilgili görevlendirdiklerini ve iki saat içerisinde Tunceli'ye geldiklerini söyleyerek şöyle dedi:

Vali, emniyet yetkilileri ve Tunceli'de sivil toplum örgütleriyle görüşerek Hüseyin Aygün'ün derhal serbest bırakılması için girişimlerini sürdüreceğiz. Kabul edilemez bu tutumu Tunceli halkının paylaşacağına ve destek vereceğini umuyoruz. Şu anda dünyada ve Türkiye'de tepki çığ gibi büyümekte. Bu eylemi yapanlar Hüseyin Aygün'ün bölgede ne kadar sevildiğini ve bu nedenle yaptıkları eylemin son derece yanlış olduğu konusunda bir kanıya varılmasını bekliyoruz.. Aygün'ün kılına zarar gelmeden derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Akşam Tunceli halkı ile birlikte basın toplantısı düzenleyeceğiz.

Gök, Aygün'ün kaçırılmasıyla ilgili olarak da "Araç bir virajda durdurulmuş, Aygün bir müddet direnmiş, iki arkadaşı serbest bırakıldıktan sonra bilinmeyen yere götürülmüş. Umut ediyoruz ki yanlış tutum sona erer.

Faruk Balıkçı Tunceli'de

YOĞUN HELİKOPTER TRAFİĞİ

Tunceli'de 1,5 ay içerisinde 3 kez kalabalık gruplar halinde yol kesen PKK bu kez silahlı iki kişiyle Hüseyin Aygün'ün bulunduğu aracın yolunu keserek "Nokta" eylemi yaptı. Tunceli karayolu Ovacık mevkiinde PKK’lılar tarafından ‘Nokta’ eylemi yapılarak 60 km'lik derin bir vadi içerisindeki ormanlık alana götürülen CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün kurtarılması için dün akşamdan beri ‘Nokta’ operasyonu sürerken bu sabah erken saatlerinden itibaren ise yoğun helikopter trafiği yaşandı.

KORUMA TALEBİ OLMADI

Tunceli'de CHP milletvekili Aygün'ün PKK'lılar tarafından kaçırılmasının ardından dün akşamdan beri vali Mustafa Taşkesen başkanlığında kriz masası kurularak MİT, jandarma ve emniyet toplantı düzenledi.

Meclis’in tatil olması nedeniyle beş günden beri Tunceli'de bulunan ve koruma talebi olmayan Hüseyin Aygün’ün memleketi Tunceli'de esnaflarla sık sık görüşme yaptığı ve son olarak da vatandaşların sorunlarını dinlemek amacıyla Ovacık ilçesine gittiği belirtildi.

CHP Tunceli İl başkanı Kemal Bozkurt, Aygün'ün Ovacık'tan ayrıldığının “biliniyor” ihtimalinin yüksek olduğunu ve bunun planlı bir eylem olduğunu söyledi.

PKK’nın Tunceli’de 1,5 ay içerisinde 3 kez kalabalık gruplar halinde karayolunu keserek kimlik kontrolü yaparken bu kez ise sadece iki silahlı militanla Hüseyin Aygün'ün aracının yolunu kesmesi 'Nokta' eylemi olarak değerlendiriliyor.

CHP MİLLETVEKİLLLERİ TUNCELİ'DE

CHP milletvekilleri İlhan Cihaner, Levent Gök, Müslim Sarı ve Veli Ağbaba, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasının ardından Elazığ'dan Tunceli'ye gitti.

Haberin Tamamı İçin:

BDP: 'Aygün'ün Derhal Serbest Bırakılmasını Bekliyoruz'

BDP: 'Aygün'ün Derhal Serbest Bırakılmasını Bekliyoruz'

BDP Genel Başkanı Demirtaş, CHP Milletvekili Aygün'ün kaçırılmasını kabul edilemez bulduklarını belirterek, derhal serbest bırakılmasını beklediklerini söyledi.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak'ın imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün ''silahlı bir grup'' tarafından zorla alıkonulmasını üzüntüyle öğrendikleri belirtildi.

Parti olarak Aygün'ün serbest kalması ve sağ salim geri dönebilmesi için ellerinden gelen insani desteği sunmaya hazır olduklarını bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Her şeyden önce böylesi bir eylemi kabul edilemez buluyor, tasvip etmediğimizi belirtiyoruz. Sayın Aygün'ün zaman geçirilmeksizin derhal serbest bırakılmasını bekliyoruz. Yaşanan olaydan dolayı Sayın Aygün'ün ailesi başta olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi'ne geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Meclis'teki milletvekillerinin tamamının dahi alıkonulmasının insani açıdan hükümetin umurunda olmadığının farkındayız. Nitekim dünden bu yana hükümet partisinden yapılan açıklamaları ibretle izlemekteyiz. Alıkonulan kaymakam, asker, polis için umursamaz, gayrı ciddi, gayri insani tutum takınan hükümetin sayın Aygün için de aynı ciddiyetsizlikle hareket edeceğinden kuşkumuz yoktur. En nihayetinde hükümetin siyasi açıdan yıpranmaması her şeyden ve herkesten daha önemli ve değerlidir.''

AA

Haberin Tamamı İçin:

PKK Ne İstediğini Açıkladı

PKK Ne İstediğini Açıkladı

PKK, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ü kendilerinin kaçırdığını açıkladı.

PKK: OPERASYONLAR DURSUN

PKK, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ü kendilerinin kaçırdığını açıkladı. PKK'ya yakın internet siteleri aracılığıyla yapılan açıklamada, Aygün'ün Tunceli-Ovacık yolunda gözaltına alındığı belirterek, "Bu gözaltından sonra Ovacık İlçesi'ne bağlı Sal Vadisi, Veng ile Turnuva alanlarına yönelik olarak bir operasyon başlatılmıştır. Gerçekleştirilen bu operasyon Hüseyin Aygün'ün can güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. Başta CHP ve kamuoyunun bunu görmesi ve operasyonları durdurtması gerekmektedir" denildi.

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan Kılıçdaroğlu'nun beklediği telefonu açtı

Erdoğan Kılıçdaroğlu'nun beklediği telefonu açtı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu arayarak, CHP'li Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasını şiddetle kınadığını belirtti.

Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasıyla ilgili olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu telefonla aradı. Görüşmede olayı şiddetle kınadığını ifade eden Erdoğan, "Olay, güvenlik birimleri ve ilgililer tarafından takip ediliyor" dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Aygün'ün Kaçırılması Dünya Basınında

Aygün'ün Kaçırılması Dünya Basınında

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

'Aygün Serbest Bırakılabilir'

'Aygün Serbest Bırakılabilir'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Ali Kılıç, Hüseyin Aygün'ün bugün serbest bırakılacağına dair kendilerine bir duyum geldiğini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Ali Kılıç, kendilerine bu konuda bir duyum geldiğini belirterek, "Bir bilgi geldi, serbest bırakılacağına dair. Sanıyorum sayın vekilimiz serbest bırakılacak, bir duyumdu. Biraz sonra bı...

Haberin Tamamı İçin:

CHP'li Koç: "Kral ya da Padişah Değilsiniz"

CHP'li Koç: "Kral ya da Padişah Değilsiniz"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, kaçırılan CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün serbest bırakıldığı iddialarına yönelik olarak, "Söylentiyi biz de duyduk. Bize ulaşan bişey yok" dedi. AK Parti'yi ve Başbakan'ı sert sözlerle eleştiren Koç, "Sorumluluklarınızı bileceksiniz. Totaliter bir rejimde kral yada padişah değilsiniz" dedi.

şte Koç'un açıklamalarından satır başları...

"Aygün kaçırılmadan önce PKK tarafından tam 154 yurttaşımız kaçırılmıştır. Son bir yılda 145 yurttaşımız kaçırıldı. Şu anda 26 vatandaşımız vardır PKK'nın elinde.

Teröristler Doğu'da ve Güneydoğu'da saatlerce yolları keserek vatandaşları ve güvenlik güçlerini kaçırabiliyor. İstediği zaman da getirip aynı yerde serbest bırakılıyor. Bu ülkede girilemeyen, kontrol edilemeyen yerler var ama Başbakan "Herşey kontrolümüzde" diyor.

"MİT duymuyor ya da..."

Temel çelişki burada. Kurtarma operasyonları yapılıyor ama kurtarılan kimse yok. Bunların hiçbirini MİT duymuyor. Ya da duyuyor da bir şeyler yapmasını engelleyen şeyler var. Gereğini yapmıyor.
Tüm bunlar bir istihbarat ya da güvenlik skandalı değilse nedir?

Son 3 aydır kamuoyu "terör örgütü silah bırakacak" denilerek oyalanıyor. Son 3 ayda 70 civarında şehit verilmiş, 60 civarında vatandaşımız kaçırılmıştır. Silah bırakmak isteyen örgüt neden eylemlerini hızlandırıyor.

Oslo görüşmeleri kayıtları ve Suriye ve Şemdinli'de yaşananlar birleştirildiğinde terörle mücadele ve Kürt siyaseti konusunda siyasi irade AKP'nin elinde değildir. Doğru olan tek mutabakat zemini Meclis'tir.

Clinton'ın son ziyareti ve devletin başkentinde değil İstanbul'da gerçekleşti. Cumhurbaşkanı ve Başbakan Clinton'ı kabul ediyor gibi değil de sanki Clinton Gül ve Başbakan'ı kabul ediyormuş diplomatik havasında olması ortaya çok ciddi sorular koyuyor.

"Siz kral ya da padişah değilsiniz"

Bizi bilgilendirin, neler oluyor" diyoruz, sanki boşluğa konuşuyoruz. Başbakan yemekli toplantılarda kin, nefret, öfke dolu konuşmalarla toplumu her yönden germeye çalışıyor. Bu acı bir görüntüdür. Meclis'in toplanması terör örgütünün işine yarar gibi ucuz demagojik fikirler sunuyor.

Başbakan'a hatırlatmak istiyoruz: Sorumluluklarınızı bileceksiniz. Totaliter bir rejimde kral ya da padişah değilsiniz. Aklınızın, hırslarınızın ve kinlerinizin önüne koymak zorundasınız. Meclis'ten kaçmamalısınız. Biz kilonuzu, çapınızı umursamıyoruz. Gelin Türkiye'yi Türkiye'den hep birlikte yönetelim. Ulusal bütünlüğümüzü tehdit edenlere karşı beraber tavır koyma olgunluğuna erişmeliyiz.

Vatandaşlar bizden kavga değil, sağduyu ve çözüm istiyor. El yordamıyla herkesi kendimize düşman hale getirmememizi istiyorlar. Başbakan olarak sorumluluklarınızı hatırlayın istiyorlar.

Terör örgütünün üzerlerinde kurduğu baskından onlar da bunalmış durumdalar. Öfke siyaseti yerine "yapıcı olun" diyorlar. Kısacası "bu ateşi söndürün, bizi mutlu edin" diyorlar.

Kılıçdaroğlu ile ilgili yersiz, nezaketsiz, kaba üslubunuzu biraz erteleyin. Bunlara sizin anlayacağınız dilden cevap verebileceğimizi bilin. O üslupta konuşmayı en az sizin kadar beceririz.

14 Ağustos'ta toplanın ve uygarca tartışın diyorlar. Bu çağrıyı amacından saptırıp demagojiye boğarsanız, ulusal çıkarlarımızı gözeten politikaları sahiplenmezseniz bu millet de tarih de sizi olumsuz olarak yargılayacaktır.

Aygün'ün serbest bırakıldığı iddiası

Söylentiyi biz de duyduk, henüz bize ulaşan bir bilgi yok. Sadece Aygün değil, diğerleri de kurtulmalı.

Haberin Tamamı İçin:

Aygün’ün Ailesinden İlk Açıklama

Aygün’ün Ailesinden İlk Açıklama

Dersim milletvekili Hüseyin Aygün’ün pkk tarafından kaçırılmasının yankıları sürüyor. Aygün ailesi konuyla ilgili bir yazılı açıklama yaptı.

İşte o açıklama:

BASINA VE KAMUOYUNA

CHP Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün memleketinde, halkın sorunlarını dinlemek amacıyla gerçekleştirdiği köy ve ilçe gezileri sırasında, Ovacık İlçesinden Tunceli Merkeze dönerken, 12.08.2012 tarihinde saat:19.00 sularında PKK örgüt mensupları tarafından kaçırılmıştır. Hüseyin Aygün, gerek milletvekili döneminde gerekse vekillik öncesi avukatlığı döneminde her zaman insan hakları mücadelesi veren, Kürt sorununun diyalog ve demokratik yöntemlerle çözümünden yana olan, işçinin, öğrencinin, Alevilerin tüm ezilenlerin hak arama taleplerine destek olan bir kişi olduğu pratiği ile tüm kamuoyu tarafından bilinen bir gerçektir. Şiddet karşıtı düşünceleri ile tanınan bir kişinin bu anlamda maruz kaldığı olaydan ötürü büyük üzüntü içerisinde bulunmaktayız. Türkiye’de yaşanan Kürt sorunu, Alevilerin sorunları ve tüm sorunların tek çözüm adresinin demokrasi olduğu bilinmelidir.

Biz Hüseyin Aygün’ün ailesi olarak yaşanan şiddet ortamından mağdur olan herkesin acısını paylaşıyoruz ve Dersim halkının iradesinin bir temsilcisi olan Hüseyin Aygün’ün bir an önce bizlere kavuşması için serbest bırakılmasını istiyoruz.

Haberin Tamamı İçin:

PKK'dan Hüseyin Aygün Açıklaması

PKK'dan Hüseyin Aygün Açıklaması

PKK, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ile ilgili iki açıklama yaptı. İkinci açıklamada Aygün'ün serbest bırakılacağı belirtildi.

PKK ’ya yakın internet siteleri aracılığıyla yapılan açıklamada, Aygün’ün Tunceli -Ovacık yolunda ’gözaltına alındığı’ belirtilirken bölgedeki operasyonların durdurulması istendi. Açıklamada, "Bu gözaltından sonra Ovacık İlçesi’ne bağlı Sal Vadisi, Veng ile Turnuva alanlarına yönelik olarak bir operasyon başlatılmıştır. Gerçekleştirilen bu operasyon Hüseyin Aygün ’ün can güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. Başta CHP ve kamuoyunun bunu görmesi ve operasyonları durdurtması gerekmektedir" denildi.
İkinci açıklama
Bu açıklamanın ardından öğleden sonra PKK 'dan ikinci bir açıklama geldi. PKK tarafından yapılan açıklamada, Hüseyin Aygün ’ün siyasi tavrı dolayısıyla yapılan “yoğun şikâyetler” üzerine “gözaltına” alındığı belirtildi. Hüseyin Aygün 'ün Türkiye’de devletin “Dersim’e ve Dersim halkına” yönelik yürüttüğü politikalara ve ayrıca "Dersim’de geliştirilmek istenen barajlara" dikkat çekmek ve kendisinin bu politikaların hizmetine girmemesi gerekliliğini hatırlatmak amacıyla gözaltına alındığını belirten PKK , " Hüseyin Aygün gerekli idari ve hukuki işlemlerinin tamamlanmasının ardından kısa bir süre içerisinde serbest bırakılacaktır” dedi.

Ailesi: Serbest bırakılsın

Tunceli ’de PKK ’lılar tarafından kaçırılan CHP Milletvekili Hüseyin Aygün ’ün ailesi yazılı bir açıklama yaparak, milletvekilinin serbest bırakılmasını istedi. Açıklamada Aygün’ün memleketinde halkın sorunlarını dinlemek amacıyla köy ve ilçe gezileri sırasında PKK tarafından kaçırıldığı belirterek, şöyle denildi: " Hüseyin Aygün , gerek milletvekilliği döneminde, gerekse vekil öncesi avukatlık döneminde her zaman insan hakları mücadelesi veren, Kürt sorununun diyalog ve demokratik yöntemlerle çözümünden yana olan, işçinin, öğrencinin, Aleviler’in, tüm ezilenlerin hak arama taleplerine destek olan bir kişi olduğu pratiği ile tüm kamuoyu tarafından bilinen bir gerçektir. Şiddet karşıtı düşünceleriyle tanınan bir kişinin bu anlamda maruz kaldığı olaydan ötürü büyük üzüntü içerisinde bulunmaktayız. Türkiye’de yaşanan Kürt sorunu, Aleviler’in sorunları ve tüm sorunların tek çözüm adresi demokrasi olduğu bilinmektedir. Biz Hüseyin Aygün ’ün ailesi olarak yaşanan şiddet ortamından mağdur olan herkesin acısını paylaşıyoruz. Ve Dersim halkının iradesinin bir temsilcisi olan Hüseyin Aygün ’ün biran önce bizlere kavuşması için serbest bırakılmasını istiyoruz."

CHP heyetinin temasları

Tunceli ’de bulunan CHP heyeti, Vali Mustafa Taşkesen, Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz ve son olarak BDP’li Belediye Başkanı Edibe Şahin’i ziyaret etti. Belediyeye yapılan ziyarete Aygün’ün eşi Emine Aygün de katıldı.

CHP Ankara Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Levent Gök, yaptıkları görüşmelerde düşüncelerini ve Hüseyin Aygün ’ün serbest bırakılmasına dönük girişimlere katkı sağlanması yönünde çabalarını ilettiklerini söyledi. Gök, "Bizim tüm isteğimiz, Tunceli halkının oylarıyla seçilmiş milletvekilimizin kılına dahi zarar gelmeden bir an önce serbest bırakılmasıdır. Bu konuda herkesi itidalli olmaya, soğukkanlı olmaya davet ediyoruz. Bir milletvekilinin böyle hürriyetinin tahdit edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez yaşanan bir hadisedir. Bunun Türkiye’deki insan haklarına, demokrasiye hiçbir katkısı yoktur. CHP , bölgenin sorunlarını en iyi bilen ve çok ciddi çözüm çabalarını kamuoyuyla paylaşmış bir partidir" dedi.

Hüseyin Aygün ’ün derhal, kılına dahi zarar gelmeden bırakılmasını istediklerini belirten Gök, Tunceli ’deki tüm sevil örgütleri ve Tunceli halkını bu konuda duyarlı bir şekilde milletvekillerini sahiplenmeye çağırdı. Gök, saat 17.30’de kent merkezinde bir açıklama yapacaklarını ve halkı orada görmek istediklerini söyleyerek, "Bu bir demokrasi, insan hakları sınavıdır. Hüseyin Aygün , aynı zamanda insan hakları alanında çalışmalarıyla tanınan bir arkadaşımızdır. TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyesidir. Böylesine sıfatları olan bir arkadaşımızın hürriyetinin gasp edilmesini kabul etmemiz olanaklı değildir. Herkesin duyarlı olarak elinden ne geliyorsa katkı yaparak çaba göstermesini ve Aygün’ün derhal serbest bırakılmasına yönelik çabalara ortak olmasını talep ediyoruz" dedi.

Gök, gazetecilerin operasyon yapılmamasına yönelik bir istekte bulunup bulunmadıkları yönündeki sorusu üzerine Gök, "Bizim tüm çabamız Hüseyin Aygün ’ün bir an önce serbest bırakılması. Konu elbette hassastır, güvenlik, insani boyutuyla hassastır. Bizim sayın valimizden ve emniyet müdürümüzden tek ricamız, Hüseyin Aygün ’ün kılına zarar gelmeden bulunması olmuştur. Artık bu konuyu bu şekilde değerlendirmemiz yararlıdır" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Gül: Bu milli iradeye bir saldırıdır

Gül: Bu milli iradeye bir saldırıdır

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül : Bu ciddi bir olaydır. Bu milli iradeye bir saldırıdır. Çok önemli bir olaydır.

Cumhurbaşkanı Gül, Cidde'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında gazetecilerin PKK'nın CHP'li Milletvekili Hüseyin Aygün'ü kaçırması ile ilgili sorusuna cevap veren Cumhurbaşkanı Gül, "Çok ciddi bir olaydır. Milletvekilleri sadece illerini değil, bütün Türkiye'yi temsil ederler. Bu milli iradeye bir saldırıdır. Ayrıca bu olayda tüm siyasi partilerin gösterdiği dayanışmayı taktir ediyorum. İnanıyorum ki en kısa zamanda sayın milletvekili kurtarılacaktır. En önemli şey sağ sağlim kurtarılmasıdır. Nasıl olacağıyla ilgili kararı güvenlik birimlerinin uzmanı karar verecektir. Doğru olanı onlar yapar" şeklinde konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün’ün kaçırılması ile ilgili CHP’li Koç’tan sert açıklama!

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün PKK'lılar tarafından kaçırılmasıyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

İşte Koç'un açıklamalarından satır başları:

“BİR KAÇ MEHMET ŞEHİT OLDU” AÇIKLAMASI

Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis olağanüstü toplantıya çağrılamaz gibi sıkıntılı bazı ifadelerler kendi iç dünyalarını yansıtıyor. Başbakan ‘Bu beklenen bir olaydı’ diyor

Aygün kaçırılmadan önce PKK tarafından tam 154 yurttaşımız kaçırılmıştır. Son bir yılda 145 yurttaşımız kaçırıldı. Şu anda 26 vatandaşımız vardır PKK’nn elinde. Teröristler Doğu’da ve Güneydoğu’da saatlerce yolları keserek vatandaşları ve güvenlik güçlerini kaçırabiliyor. İstediği zaman da getirip aynı yerde serbest bırakılıyor.

“BUNLARI MİT DUYMUYOR YA DA…”

Demek ki bu ülkede girilemeyen yerler var. Başbakan her şey kontrolümüzde diyor. Temel çelişki burada. Kurtarma operasyonları yapılıyor ama kurtarılan kimse yok. Bunların hiçbirini MİT duymuyor.

Ya da duyuyor da bir şeyler yapmasını engelleyen şeyler var.

Son 3 aydır kamuoyu Terör örgütü silah bırakacak denilerek oyalanıyor. Son 3 ayda 70 civarında şehit verilmiş, 60 civarında vatandaşımız kaçırılmıştır. Silah bırakacak örgüt eylemlerini neden arttırsın?

KİLONUZU, ÇAPINIZI UMURSAMIYORUZ

Oslo görüşmeleri kayıtları ve Suriye ve Şemdinli’de yaşananlar birleştirildiğinde terörle mücadele ve Kürt siyaseti konusunda siyasi irade AKP’nin elinde değildir. Doğru olan tek mutabakat zemini Meclis’tir.

Clinton’ın son ziyareti ve devletin başkenti değil İstanbul’da, Cumhurbaşkanı ve Başbakan Clintonı kabul ediyor gibi değil de sanki Clinton Gül ve Başbakan’ı kabule diyormuş diplomatik havasında olması ortaya çok ciddi sorular koyuyor.

“SİZ KRAL YA DA PADİŞAH DEĞİLSİNİZ”

Bizi bilgilendirin neler oluyor diyoruz, sanki boşluğa konuşuyoruz. Başbakan yemekli toplantılarda kin, nefret, öfke dolu konuşmalarla toplumu her yönden germeye çalışıyor. Bu acı bir görüntüdür. Meclis’in toplanması terör örgütünün işine yarar gibi ucuz demagojik fikirler sunuyor.

Siz bir kral ya da padişah değilsiniz. Aklınızın hırslarınızın ve kinlerinizin önüne koymak zorundasınız. Meclis’ten kaçmamalısınız. Biz kilonuzu, çapınızı umursamıyoruz. Gelin Türkiye’yi Türkiye’den hep birlikte yönetelim. Ulusal bütünlüğümüzü tehdit edenlere karşı beraber tavır koyma olgunluğuna erişmeliyiz.

Vatandaşlar bizden kavga değil, sağduyu ve çözüm istiyor. El yordamıyla herkesi kendimize düşman hale getirmememizi istiyorlar. Başbakan olarak sorumluluklarınızı hatırlayın istiyorlar.

SAYIN BAŞBAKAN, KABA ÜSLUBUNUZU BIRAKIN

Terör örgütünün üzerlerinde kurduğu baskından onlar da bunalmış durumdalar. Öfke siyaseti yerine yapıcı olun diyorlar. Kısacası ‘bu ateşi söndürün, bizi mutlu edin’ diyorlar.

Kılıçdaroğlu ile ilgili yersiz, nezaketsiz, kaba üslubunuzu biraz erteleyin. Bunlara sizin anlayacağınız dilden cevap verebileceğimizi bilin. O üslupta konuşmayı en az sizin kadar beceririz.

14 Ağustos’ta toplanın ve uygarca tartışın diyorlar. Bu çağrıyı amacından saptırıp demagojiye boğarsanız, ulusal çıkarlarımızı gözeten politikaları sahiplenmezseniz bu millet de tarih de sizi olumsuz olarak yargılayacaktır.

Serbest bırakılacağı söylentisini biz de duyduk, henüz bize ulaşan bir bilgi yok. Sadece Aygün değil, diğerleri de kurtulmalı.

SEVİM KILIÇDAROĞLU’NUN HEDEF OLDUĞU İDDİASI

Sayın bayan Kılıçdaroğlu babasının ölüm yıl dönümünde onu anmak için gitti ve Ankara’ya döndü. Gazetelerdeki iddialar hakkında bize intikal eden bir şey yok.

Twitter çıktı, mertlik bozuldu. Twitter’dan iki satır yazacağına çıkar iki satır söyler. Sayın Tayyar Ergenekon avukatlığından başka şimdi de komplo teorilerine soyundu. Kendi ayıbıyla baş başa bırakıyoruz.

BAŞBAKAN GEÇ DE OLSA ARADI

Öğle saatlerinde aradı, geçmiş olsun dileklerini iletti. Geciken bir açıklama. Peş peşe kamuoyuna bu duyarlılığı ifade ettikten sonra Sayın Gül, Sayın Özel ve Sayın Çiçek aramıştı, sayın Başbakan da gecikerek bu aramayı yaptı.

This entry was posted on August 13, 2012 at 6:54 pm and is filed under Gündem. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün’ün kaçırılması ile ilgili CHP’li Koç’tan sert açıklama!

Tunceli'de CHP'li milletvekili Hüseyin Aygün'ü kaçıran PKK'lı teröristlerden birinin kimli...

Haberin Tamamı İçin:

Aygün'ü Kaçıran PKK'nın Kimlikleri Belli Oldu

HP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ü kaçıran iki PKK'lı teröristin kimlikleri belli oldu. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ü kaçıran iki PKK'lı teröristin kimlikleri belli oldu. Teröristlerin kimliklerin şimdilik gizli tutulduğu bildirildi

Tunceli'de CHP'li milletvekili Hüseyin Aygün'ü kaçıran PKK'lı teröristlerden birinin kimliği belirlendi. 'Munzur Dersim' kod isimli Cihan Söylemez olduğu bildirildi.

Haberin Tamamı İçin:

AK Partili İki Vekil Aygün'ün Kaçırılmasıyla Dalga Geçince

AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar ve AKP Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu'nun Aygün’ün kaçırılmasıyla ilgili Twitleri büyük tepki topladı.

Tayyar’ın “PKK CHP’li Aygün’ü misafir etmiş. Muhabbetiniz bol olsun, olsun da millet bu numarayı yemez” derken Türjkoğlu'nun "PKK, Aygün yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nu kaçırmalıydı" sözleri tepkilere yol açtı.

Gelen yoğun tepkliler üzerine Türkoğlu, o twitter hesabının kendisine ait olmadığını belirterek iddiaları yalanladı.

Şamil Tayyar ise kendisini twiti yüzünden kınayanlara lafını esirgemedi...

İŞTE O TEPKİLER

Selami İnce - PKK Hüseyin Aygün'ü kaçırmış, Şamil Tayyar aklını kaçırmış.

Güvenç Dağüstün ?- Milletin vekilinin terör örgütü tarafından kaçırılmasına "oh olsun" diyen m.vekilleri Şamil Tayyar ve Hacı Bayram Türkoğlu vatan hainidir!

emine uçak - Başbakan hoşuna gitmeyen yazılar yazan yazarlara kızıp duracağına; twitterde saçmalayan Şamil Tayyar gibi vekillerine çeki düzen versin

Ebru ?- RTE gazete patronuna"boyle adamlara kose veriyorsunuz"dedi ya,bir gazete patronu cikip Samil Tayyar icin"Boyle adamlari MV yapiyorsunuz"dese

Yorgo Angelopoulos - PKK Hüseyin Aygün yerine Şamil Tayyar'ı kaçırsaydı keşke. En azından ADAM kaçırmak suçu işlememiş olurdu. Çünkü önce ADAM olmak lazım.

hayko bağdat - AKP'de İdris Naimin zekasını istisna görenler, Şamil Tayyar'a haksızlık ediyor.

Başar Başaran - şamil tayyar, eğer vekilin başına bir şey gelirse sen insan içine nasıl çıkacaksın?Aygün'ün çoluğu çocuğu haber bekliyor,.ayıptır, günahtır

Sinan Oğan - PKK'nın Hüseyin Aygün'ü kaçırması ile Twitter da dalga geçen AKP milletvekili Şamil Tayyar e de kınanmalıdır. AKP'nin bu bakış açısı sakat

Duvardaki Tuğla ?- Şamil Tayyar attığı twiti kınayan vatandaşa haddini bildiriyor; kendisini o koltuğa kimin oturttuğunu unuttu herhalde..

action__man - Bu ülkede Şamil Tayyar milletvekili, Cüneyt Çakır hakem ve Engin Baytar futbolcu. Toplanın çıkışı biliyorum önce kadınlar ve çocuklar lütfen

Nazlıcan Özkan - Şamil Tayyar ödleklikten atıp tuttuğu Ergenekona tanık olamayan bi adam. O da kaçırılabilirdi ama Aygün'ün olduğu yerlere kafasını uzatamaz.

Mirgun Cabas - evet görüldüğü gibi, milletvekili var (şamil tayyar), milletvekili var (ömer çelik)...

hande ?- Şu Şamil Tayyar'ı birisi kaçırsa asıl, mesela bir uzay kolonisi.. Deneyler meneyler yapsa üzerinde.. Hiç dönemese falan.. Misal yani!

Haberin Tamamı İçin:

Kılıçdaroğlu: Bize, Hüseyin Aygün İle İlgili Resmi Kanallardan Bilgi Gelmiyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasıyla ilgili, ''Bir milletvekilinin kaçırılması büyük bir olaydır." dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasıyla ilgili, ''Bir milletvekilinin kaçırılması büyük bir olaydır. Milli iradeye karşı bir olaydır. Bu konuda biz, CHP olarak, bölgeye milletvekillerimizi gönderdik. Arkadaşlarımız şu an oradalar. Önümüzdeki günlerde kadın kollarımız gidecek. Sayın Aygün'ün annesi ve eşiyle beraber olacaklar'' dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Bize, Hüseyin Aygün ile ilgili Resmi kanallardan bilgi gelmiyor" ifadelerine kullandı.

Haberin Tamamı İçin:

'Örgüt Ses Getirecek Eylemler Yapabilir'

BAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün kaçırılması ile ilgili, “Çok çirkin ve vahim bir durum. Bunu şiddetle kınıyoruz. Umarım birkaç gün içinde özgürlüğüne kavuşur” dedi. Arınç, örgütün 2012’de ses getirecek eylemler yapabileceğini de söyledi.

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası basın açıklaması yapan Arınç şöyle konuştu:

"ŞİDDETLE KINIYORUZ"

“Bu, gerçekten çok çirkin ve terörün hangi boyuta ulaşacağını göstermesi bakımından fevkalade vahim bir durumdur. Bir milletvekilimizin, seçilmiş, halkın reyleriyle parlamentoya gelmiş bir arkadaşımızın bir akşam özgürlüğünden mahrum edilmesi, amacı ne olursa şu ana kadar serbest bırakılmaması fevkalade vahimdir, çirkindir, bunu şiddetle kınadığımızı ifade etmek istiyorum.

"AKSİYON YERİNE CAN GÜVENLİĞİ"

Olay bütün imkanlarımızla takip edilmektedir, araştırılmaktadır ve sayın milletvekilimizin en kısa sürede özgürlüğüne kavuşacağı ümidiyle de bu çalışmalar her an Sayın Başbakanımız tarafından ciddiyetle takip edilmektedir. Ancak burada yapılacak olan tek şey milletvekilimizin can güvenliğini tehlikeye atmamaktadır. Dolayısıyla bir eylem, bir harekat bir aksiyon yerine milletvekilimizin en kısa sürede özgürlüğüne kavuşması amaçlanmaktadır.”

"ÖLÜM KALIM YILI İLAN ETTİLER"

Haberin Tamamı İçin:

Aygün'ün bırakılması için üzerimize düşeni yaparız

Partisinin Diyarbakır il örgütünce Demirok Tesisleri’nde düzenlenen iftar yemeğine, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile birlikte katılan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yaptığı konuşmada çeşitli konulara değindi. Konuşmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiren Demirtaş, "Bir kaç tane Mehmetçik öldü diye siz Meclis’i bile toplamazsınız. Halkın evlatlarının canı sizin nazarınızda bu kadar değerlidir. Biz savaşla olmaz, parlamentoda bu işi konuşalım diyoruz. Kendileri parlamentoya gelmeyi bile zulüm sayıyor. Hani bu iş siyasetle çözülürdü? Hani bu çatı altında konuşulmayacak tek sorun yoktu?" diye konuştu.

BİR MİLLETVEKİLİNİN BU ÜLKEDE GÜVENLİĞİ YOKSA, HİÇ KİMSENİN YOKTUR

CHP Miiletvekili Hüseyin Aygün’ün kaçırılmasına değinin Demirtaş, "Bir milletvekilinin bu ülkede güvenliği yoksa, hiç kimsenin güvenliği yoktur. Demek ki bu devlet güvenlik sağlamaktan aciz duruma düşmüştür, kontrolü yitirmiştir. Askeri açıdan da, siyasi açıdan da Türkiye’yi bir açmaza, çıkmaza sokmuştur. Elbette bir milletvekilinin alıkonulması bizi üzmüştür. Biz bir an önce serbest bırakılması için BDP olarak üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu söyledik. Ama asıl görev hükümetindir" dedi.

KAYMAKAM 1 YILDIR KANDİL’DE, STAJINI ORADA BİTİRDİ

PKK tarafından kaçırılan Kaymakam adayı ve askerlerl ilgili de konuşan Demirtaş, "Bir Kaymakam, 6 asker, polis toplam 12 kişi şu an PKK’nın alıkoyduğu bir grup olarak PKK’nın elinde bulunuyor. Ama hükümet hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Bir yıldır kaymakamın Kandil’de, stajını orada bitirdi, Kandil’de kaymakam olacak. Sen daha girişimde bulunmuyorsun. Böyle bir hükümet, devlet olabilir mi? Şimdi milletvekili alıkonmuş, hükümetin umurunda mı ?" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

CHP Teşkilatı Aygün İçin Oturma Eylemi Başlattı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Teşkilatı, kaçırılan CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün için Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde oturma eylemi başlattı.

Anıt önünde toplanan grup adına konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, bu tür eylemlerin halkın iradesini hiçe saymak olduğunu ve kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Haberin Tamamı İçin:

Akıl Alacak Gibi Değil

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bir anda gündemini değiştiren CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün PKK tarafından kaçırılmasıyla ilgili ilginç tespitlerde bulundu.

“Sayın Başbakan Erdoğan diyorlar ki ülkenin her metrekaresine hâkimiz. Eğer böyleyse o zaman neler oluyor. Bir milletvekili böyle nasıl alınıp rahatlıkla götürülüyor, kaçırılıyor. Akıl alacak gibi değil” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

‘Beklenen olaydı?’ ne demek

  • “Sayın Başbakan beni aradı. Yakından takip ettiklerini söyledi. İçişleri Bakanı’yla da konuştuğunu anlattı. Ama samimi inancımı sorarsanız, hükümetin çözüm üretecek hali yok. Milletvekilimizin kaçırılacağına dair önceden bir duyum almadık. Ama kafamızı kurcalayan başka bir şey var. Erdoğan’ın kullandığı üzerinde durulması gereken bir ifade. Yani, ‘Beklenen bir olaydı’ açıklaması, acaba bu ne anlama geliyor? ‘Hükümetin bir bilgisi bir duyumu vardı’ bunu mu demek istedi? Başbakan bize bu sözüyle ne demek istediğini açıklamalı. Acaba başbakan, Şemdinli olaylarının sonucunda elde edilen bir ihbar vardı ve bizimle paylaşmadı onu mu demek istiyor.

Valiyi suçlamak istemiyorum

  • Tunceli Valisi’ni de çok fazla suçlamak istemiyorum. Mülki amirlerin işine saygı gösteriyoruz. Ama milletvekilinin bu kadar kritik bir bölgede izlenmesi, böyle bir riskle başbaşa bırakılmaması gerekirdi. ‘PKK Facebook’tan öğrenmiş. Bize haber verilmedi’ gibi bahaneler devlete yakışmaz. Milletvekili oradaysa gerekeni yapacaksınız.

Toplantı milli bir görev

  • Meclis’i toplantıya çağırdık, çünkü bu bir milli görev. Terörün çözümü öncelikle bu kutsal çatının altında yatar. Diğerlerinin gelip gelmemesi önemli değil. Biz millete bu çatının altında bu iradeye saygılı bir parti olarak orada olacağımızı göstereceğiz.

Eşim zaten Ankara’daydı

Eşimin, Hüseyin Aygün’ün kaçırılmasında asıl hedef olduğunu söyleyenler var. Aslında onun kaçırılmasının planlandığını iddia edenler var. Ben bunların hiçbirine itibar etmiyorum, tamamen spekülasyondur. Eşim zaten Ankara’daydı. O nedenle iddiaların hepsi boş.”

Kılıçdaroğlu’na telefon

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, “Bir telefon bile etmedi” eleştirilerinin ardından CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün kaçırılmasıyla ilgili olarak dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu aradı. Başbakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na, “Olayı şiddetle kınıyorum. Olayı, güvenlik birimleri ve ilgililer takip ediyor” mesajını iletti.

Koç: Geçikti

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç da dün düzenlediği basın toplantısında konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Başbakan Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nu (dün) 12.00-12.30 civarında aradı. Dün akşam (önceki akşam) Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın TBMM Başkanı, Sayın Genelkurmay Başkanı aramışlardı. Sayın Başbakan gecikerek bu aramayı yaptı.”

Hedef o değildi

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, PKK’nın asıl hedefinin, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu olduğu iddiaları için “Sayın bayan Kılıçdaroğlu, babasının ölüm yıl dönümünde mezarının başında onu anmak için memleketindeydi. Daha sonra salimen Ankara’ya döndü. Böyle bir süreç bize intikal etmedi. Bazı gazetelerde, köşe yazılarında konu edilmiş vaziyette ama bizim böyle bir olayla doğrudan bilgilendirmemiz yok” dedi. Koç, MYK sonrası düzenlediği basın toplantısında, kaçırılan Hüseyin Aygün’ün serbest bırakılacağına yönelik bazı iddialar anımsatıldığında, “Sayın Vali ile bölgedeki arkadaşlarımız görüştüler henüz bu konuda doğrulanmış bir haber söz konusu değil” diye konuştu. Koç, şöyle devam etti: “Başbakan ve iktidar konunun vahametinin üzerini örtmeye çalışıyor. PKK 1990-2010 arasında, 154 yurttaşımızı kaçırdı. Son 1 yılda 145 kişinin kaçırıldığını biliyoruz. Şu anda ellerinde 26 yurttaşımız tutulmaktadır. Kurtarma operasyonları düzenleniyor ama kurtarılan bir tek kişi bile yok. Meclis’in toplanması terör örgütünün propagandasına yarar diye ucuz, basit, sorumluluktan kaçan demagojik savunmalara sığınıyor. Başbakan’a hatırlatmak istiyoruz, aklınızı, hırslarınızın veya hiç tüketemediğiniz kinlerinizin önüne koymak zorundasınız. Meclis’ten kaçmamalısınız.”

Tayyar vicdanını aldırmış

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, CHP’li Hüseyin Aygün’ün PKK tarafından kaçırılmasının ardından Ak Parti Milletvekili Şamil Tayyar’ın Twitter’da yaptığı yoruma tepki gösterdi. İnce, Tayyar’ın, “PKK, CHP’li Hüseyin Aygün’ü misafir etmiş! Muhabbetiniz bol olsun” mesajı için, “Tayyar, vicdanını aldırmış” yorumu yaptı. İnce’nin açıklaması şöyle: “Milletvekilimizin kaçırılması üzerine açıklama yapan Başbakan, “Böyle şeyler bekliyorduk” dedi. Başbakan böyle şeyler bekliyorsa, beklenen bu gelişmelere karşı önlem almak zorundadır. Milletvekilimiz Hüseyin Aygün ve PKK tarafından kaçırılan askerlerimiz, kaymakamlarımız için bir an evvel harekete geçmelerini istiyoruz. Şamil Tayyar’ın ‘PKK, CHP’li Hüseyin Aygün’ü misafir etmiş! Muhabbetiniz bol olsun, olsun da millet bu numarayı yemez!’ mesajını büyük bir şaşkınlıkla okuduk. Anlaşılan o ki milletin değil Tayyip Erdoğan’ın vekili olan Şamil Tayyar, başarılı bir operasyonla vicdanını aldırmış.” CHP’li Haluk Koç da Tayyar’ın mesajıyla ilgili, “Twitter çıktı, mertlik bozuldu. Twitter’dan 2 satır yazacağına mert olan çıkar ortada söyler bunu, alır cevabını. Paraşütle milletvekili olanların kamuoyu duyarlılıklarını nasıl sömürdükleri ortada” dedi.

Neden Aygün!

Hüseyin Aygün’ün kaçırılmasına siyasilerden sert tepkiler geldi.

  • Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Bu milli iradeye bir saldırıdır. Siyasi partilerin gösterdiği dayanışmayı çok takdir ediyorum. İnanıyorum ki en kısa zamanda milletvekili kurtarılacaktır. En önemli şey sağ sağlim kurtarılmasıdır.

  • TBMM Başkanı Cemil Çiçek Elbette üzücüdür, düşündürücüdür. Aynı zamanda kınanması gereken bir husustur. Kınıyorum. Bu millet iradesine, demokrasiye, Meclisimize saygısızlıktır. Neden Tunceli, neden Aygün, neden vekile karşı böylesine bir eylem gerçekleşmiş oluyor?

  • CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan Son yıllarda öğretmenler, korucular, erlerimiz, kaymakamımız kaçırıldı. Şimdi de milletvekili kaçırıldı. Başbakana soruyoruz: Çareniz nedir? Televizyonlara çıkıp herkese saldırmak, etrafı karalamak ve suçlamak çare ise sonuç nedir? 2002’de devraldığınız
    Türkiye’de terör olayları sıfır noktasındaydı. Bugün ise PKK milletvekili kaçırıyor, İzmir Foça’da Mehmetçiği şehit ediyor.

  • BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Parti olarak Aygün’ün sağ salim geri dönebilmesi için elimizden gelen insani desteği sunmaya hazırız. Her şeyden önce böylesi bir eylemi kabul edilemez buluyor, tasvip etmediğimizi belirtiyoruz. Aygün’ün zaman geçirilmeksizin derhal serbest bırakılmasını bekliyoruz. Hükümet partisinden yapılan açıklamaları ibretle izlemekteyiz.

  • MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: CHP, bu eylem karşısında dik durup, belki de parlamentoda da yarınki toplantı çağrısını geri alarak, bu girişime karşı bir tepki ortaya koyabilir düşüncesindeyim. Olay, üzüntü ve endişe verici. Bu eylemler, terör örgütünün nasıl cüretkâr hale geldiğini göstermesi bakımından ibretlik. Hem AKP’yi hem CHP’yi uyarıyoruz. Terörle mücadelenin dimdik yanında durmalıyız. Terör örgütü, bir milletvekilini rehin almış olabilir ama bu milletin egemenliğini rehin alamayacak, Meclis’i yönlendiremeyecektir. Terör örgütüne karşı ‘barış masası kuralım’ diyenlerin aslında bugün kimin değirmenine su taşıdığını göstermesi bakımından bu olay ibretliktir.

Emniyet uyarmış:PKK’ya DİKKAT

EMNİYET Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin Emniyet Müdürlüğü’ne bir süre önce gönderdiği yazıda PKK’nın özellikle Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nde alan hakimiyeti yaratmak için Ak Parti, CHP ve MHP’li milletvekillerini kaçırabileceği uyarısında bulunduğu belirtildi. Bu uyarı yazısında bir bakanın da adının verilerek, bu yönde çok duyarlı ve dikkatli olunması istendiği öğrenildi. Aygün’ü kaçıran PKK’lıların son bir hafta içinde özellikle Ovacık ilçesinde Ak Parti ve CHP’lilerin partilerinden istifa etmeleri yönünde söylenti çıkardığı belirtildi.

Haberin Tamamı İçin:

Dersimliler Vekilini İstedi

Aygün'ün kaçırılması karşısında büyük bir kalabalık yüksek sesle tepki göstermedi ama kentin tamamı sessiz de olsa vekiline gönülden sahip çıktı.

Tunceli ’nin orta yerindeki İnönü Meydanı’nda, bir mitinge göre cılız, bir basın açıklamasına göre ise kitlesel denebilecek bir kalabalık, CHP Milletvekili Hüseyin Aygün ’ün PKK tarafından kaçırılmasını kınıyor. Parkın da dışında bir o kadar kalabalık, gösteriyi izliyor. Aslında bütün bir şehir vekilini sahiplenirken, desteğini aynı ölçüde ifade etmiyor, edemiyor. Görüşler ancak, ‘isimler belirtilmeksizin’ açıklanıyor. Sebep mi? Bazıları “Korkuyorlar” diyor. Bazıları köylere haber salınmadığından, bazıları CHP ’nin yeterince çalışmadığından söz ediyor.

Tepki yarattı

CHP ’li Hüseyin Aygün ’ün önceki gün kaçırılması şehirde şaşkınlık ve tepkiyle karşılanıyor. Sokak, Aygün’ün kaçırılmasını ‘Örgütün devlete mesajı’ diye değerlendiriyor. Tuncelililer Aygün ile ortak kimlikleri olan Alevililiğe dikkat çekerek, “O bizim sesimizdi” diyor. Ne var ki ‘seslerinin’ kısılmasına karşı yeterince ‘ses’ çıkarabildiklerini söylemek hayli zor…
Aslında dün her sokak başında ve kahvehanede, bu konu konuşuluyordu. Yıllardan beri çatışmalar, köy boşaltılmaları ve göçlerin yaşandığı Tunceli için, ‘bir alıkoyma, kaçırma olayı’ ülkenin batısında olduğu kadar şaşkınlık verici olmasa da, kaçırılan kişi, oylarıyla Ankara ’ya yolladıkları Hüseyin Aygün olunca duygu ve düşünceler en sert şeklini alıyor.

Konuştuğumuz vatandaşlar, ilkin “İsmimi yazamayın” diye uyararak söze başlıyor. Sonra, “Burası Tunceli ” demeye getirerek, tedirginliğini dile döküyor. En son geçen ay bir müteahhidin kaçırıldığını ve dün bırakıldığını anımsatarak, “Buralar için artık bu tür şeyler şaşırtıcı değil” diyor. Bir öğretmen, Tunceli ’nin özellikle sol siyaset açısından geniş bir yelpazeye sahip olduğunu vurgularken, “ Hüseyin Aygün özellikle son dönemde Dersim olayları, Meclis’te cemevi açılması ve Alevi vatandaşların evlerine yönelik yapılan çeşitli saldırılardaki tutumu nedeniyle tüm Alevilerin sesi durumuna gelmişti. Şehrin tamamının Alevi olduğunu düşünürsek, kaçırılması Aleviliğe yönelik bir eylem olarak yansıdı” diyor. Kültür Kitap ve Kırtasiye Sarayı’nda konuştuğumuz bir başkası, “Bizler artık barış içinde yaşamak istiyoruz” diyor.

Bu hal, Aygün’ün serbest bırakılması için İnönü Parkı’nda saat 17.30’da yapılan açıklamaya bile yansıdı. Parkta ‘kitlesel basın açıklaması’ denebilecek bir düzeyde, yaklaşık 300 kişilik bir kalabalık toplandı. Parkın dışında da izleyiciler birikmişti. ‘Adını açıklamayan’ Tuncelililer, Aygün’ün herkesin destek vermesine rağmen katılımın az olduğu fikrini paylaşıyordu. Hatta bir yurttaş söz konusu kalabalık için bile, “İyi cesaret” ifadesini kullanıyordu. Gösteride daha çok Avrupa’dan gelen Tuncelililerin olduğu ifade edilirken, bazıları ‘korkudan’ ötürü, bazıları ‘köylülere duyuru yapılmadığını’ ve bazıları da CHP ’nin çalışmadığını gerekçe gösteriyordu.

Eylemde, Aygün’ün eşi Emine, çocukları İdil Deniz ve Taylan Özgür de vardı. Çocukları babalarının resimlerini tuttular. Açıklama, CHP Ankara Milletvekili Levent Gök tarafından yapılan kısa bir konuşmayla son buldu. Eylem biterken, katılsa da katılmasa da tümünün ortak noktası, Aygün’ün ‘burnu kanamadan’ serbest bırakılmasıydı.

CHP ’DEN SERT BİLDİRİ

Samimiyet testinden geçiyoruz

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Milletvekili Aygün’ün kaçırılması konusunda hükümeti eleştirdi. “Bu olaylar istihbarat ve güvenlik skandalıdır” diyen Koç, AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik’in “Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis olağanüstü toplanmaz” açıklamasını da “Sıkıntılı bazı ifadelerle kendi iç dünyasını yansıtıyor” şeklinde değerlendirdi. Koç, BDP ’ye “Samimiyet testinden geçiyoruz. Açıklamalarla, etkin olabildikleri alanlardaki eylemlerin birbirini tutması gerekir” diye seslendi. Koç, Aygün’ün PKK ’lılar tarafından kaçırılması sonrası Türkiye ’ye dönük terör saldırılarının yeni bir aşamaya geçtiğini vurgularken, AKP ’nin ülkeyi yönetemediğini söyledi. Aygün’ün kaçırılmasının tüm boyutlarıyla ‘vahim’ olduğunu belirten Koç, “ Türkiye ’de ilk kez seçilmiş bir milletvekili kendi seçim bölgesinde, yolu kesilerek, silahlı teröristlerce alıkonuluyor ve kaçırılıyor” dedi. Hükümetin konunun vahametini örtmeye çalıştığını iddia eden Koç, şunları söyledi: “Şu anda PKK ’nın elinde 26 yurttaşımız tutulmaktadır. Bunlardan 8 tanesi kamu görevlisi, bir tanesi kaymakam vekili, bir tanesi polis memuru, 6 tane de askerimiz söz konusudur. Tüm bu olaylar bir istihbarat ve güvenlik skandalı değilse nedir? İdris Bal’ın söylediği gibi, ‘Bu ülkede girilemeyen, kontrol edilemeyen yerler var.’ Ve Başbakan ‘Her şey kontrolümüzde’ diyor.”{ RADİKAL / ANKARA }

BDP ’DEN OLAYA NET TAVIR

Kesinlikle tasvip etmiyoruz

Hüseyin Aygün ’ün kaçırılmasına BDP ’den de sert tepki geldi. BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, eylemi kabul edilemez bulduklarını belirterek, PKK ’ya “Tasvip etmiyoruz derhal serbest bırakın” dedi. Aygün’ün ‘zaman geçirilmeksizin derhal serbest bırakılmasını’ beklediklerini kaydeden Eşbaşkanlar şöyle devam etti: “Meclis’teki milletvekillerinin tamamının dahi alıkonulmasının insani açıdan hükümetin umurunda olmadığının farkındayız. Nitekim dünden bu yana hükümet partisinden yapılan açıklamaları ibretle izlemekteyiz. Alıkonulan kaymakam, asker, polis için umursamaz, gayri insani tutum takınan hükümetin Sayın Aygün için de aynı ciddiyetsizlikle hareket edeceğinden kuşkumuz yoktur! Ancak biz BDP olarak Sayın Aygün’ün serbest kalması ve sağ salim geri dönebilmesi için elimizden gelen insani desteği sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.”
BDP ’nin de içinde yer aldığı Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adına yapılan açıklamada da “Aygün, Dersim gibi baskı altında olan bir bölgenin milletvekilidir. Dersim katliamının Meclis’te ve toplumda yeniden güncelleşmesi doğrultusunda yaptığı girişimlerle tanınan, İnsan Hakları Komisyonu’nun üyesi olan bir vekilin kaçırılması Kürt sorununda çözümü kolaylaştırmaz. Diyalogun gelişmesi gereken yer Meclis’tir” denildi.

Milli iradeye karşı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , “Bir milletvekilinin kaçırılması büyük bir olaydır. Milli iradeye karşı bir olaydır” dedi. Ulus Hali’ndeki iftarın ardından soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu , “ CHP olarak, bölgeye milletvekillerimizi gönderdik. Arkadaşlarımız oradalar. Önümüzdeki günlerde kadın kollarımız gidecek. Sayın Aygün’ün annesi ve eşiyle beraber olacaklar” diye konuştu. CHP lideri “Başbakan ile görüşmenizde bir önemli gelişme oldu mu” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Sayın Başbakan geçmiş olsun dileklerini iletti. Konuyu araştırdığını ve İçişleri Bakanı ile görüştüğünü, dolayısıyla Hüseyin Aygün ’ün, kısa bir süre içerisinde bırakılacağını ifade etti.”

Vekillerden olaya tepki yağdı

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: “Terör örgütü ‘yılmadım, varım’ demek için bu eylemi yaptı.”
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün: “ Türkiye , bunun da üstesinden gelecektir.”
Enerji Bakanı Taner Yıldız: “Bunu Türkiye ’nin siyasi istikrarına karşı yapılmış bir adım olarak görüyorum.”

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer: “Kaçırılması insan haklarına yapılan açık bir saldırıdır.”

TBMM Başkanı Cemil Çiçek : “Bu, millet iradesine, demokrasiye, Meclisimize saygısızlıktır.”
HAS Parti Genel Başkanı Kurtulmuş: “ TBMM üyesi bir milletvekilinin kaçırılması siyasi iradeye, barışa ve huzura karşı bir girişimdir.”

Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth: “Aygün’ü özellikle şiddet ve terörün olduğu bir bölgede barışçı yöntemleri cesaretle savunduğu için takdir ediyoruz. PKK , Aygün’ü şartsız serbest bırakmalı.”

Hep ezilenden yanadır

Hüseyin Aygün ’ün ailesi de bir açıklama yaparak olayı protesto etti. Ailenin yaptığı açıklamada şu görüşler dile getirildi: “ Hüseyin Aygün , gerek milletvekili döneminde gerekse vekillik öncesi avukatlığı döneminde her zaman insan hakları mücadelesi veren, Kürt sorununun diyalog ve demokratik yöntemlerle çözümünden yana olan, işçinin, öğrencinin, Alevilerin tüm ezilenlerin hak arama taleplerine destek olan bir kişi olduğu pratiği ile tüm kamuoyu tarafından bilinen bir gerçektir. Şiddet karşıtı düşünceleri ile tanınan bir kişinin bu anlamda maruz kaldığı olaydan ötürü büyük üzüntü içerisinde bulunmaktayız.”

Milli iradeye hakarettir

Haberin Tamamı İçin:

PKK'dan Hüseyin Aygün'le İlgili Flaş Açıklama

''Bugün serbest bırakacağız"

PKK'ya yakınlığıyla bilinen bir internet sitesine açıklama yapan terör örgütü yöneticileri, Tunceli-Ovacık karayolunda kaçırılan CHP ...

Haberin Tamamı İçin:

KCK: 'Hüseyin Aygün Bugün Serbest Bırakılacak'

KCK, CHP milletvekili Hüseyin Aygün'ün bugün serbest bırakılacağını duyurdu.

Fırat Haber Ajansı'nın haberine göre, PKK tarafından kaçırılan CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün'ün bugün serbest bırakılması bekleniyor. KCK'dan yapılan açıklamada, "Bir gerilla birimimiz Milletvekili Hüseyin Aygün’ü kendi inisiyatifi ile bir süreliğine alıkoydu. Söz konus...

Haberin Tamamı İçin:

'PKK Aygün'ü Serbest Bıraktı' İddiası

Doğan Haber Ajansı'nın geçtiği habere göre PKK tarafından kaçırılan CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün serbest bırakıldığı ileri sürüldü.

Cihan Haber Ajansı ise şu haberi geçti:
Terör örgütü PKK tarafından kaçırılan Cumhuriyet Halk Partisi Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün, Ovacık'a bağlı Kedek köyünde serbest bırakılacağı istihbaratını alan güvenlik birimleri bölgeye doğru hareket etti.

PKK'nın pazar günü Tunceli- Ovacık karayolunda kaçırdığı CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün saat 17.00 sıralarında serbest bıraktığı ileri sürüldü.

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün Serbest Bırakıldı

PKK'nin pazar akşamı kaçırdığı CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, serbest bırakıldı.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, önceki akşam saat 17.00 sıralarında Tunceli'nin Ovacık ilçesinden çıktıktan sonra 18.30 sıralarında PKK'li teröristlerce kaçırıldı.

Ellerinde uzun namlulu silah bulunan 2 PKK'linin otomobili durdurduğu zaman Milletvekili Aygün'ün otomobilden inmek istemediği öğrenildi. Aygün'ün PKK'li teröristlerle yörede konuşulan Zazaca dili ile konuşmak istediği, ancak PKK'lilerin "Biz bilmiyoruz" demesi üzerine Türkçe konuştuğu belirtildi.

Aygün, PKK'lilere, "Arabadan inmeyeceğim, kaçırılma olaylarını doğru bulmuyorum. Ben milletvekiliyim, beni halk seçti. Vuracaksınız beni vurun, danışmanımı ve diğer arkadaşı bırakın" dedi. PKK'liler Aygün'ün isteği üzerine yanındaki 2 kişiyi otomobille gönderdikten sonra milletvekilini yanlarına alıp yaya olarak ormanlık alana gittikleri öğrenildi.

Haberin Tamamı İçin:

Aygün Serbest Bırakıldı Kılıçdaroğlu'ndan İlk Açıklama

Terör örgütü PKK tarafından kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, yaklaşık 48 saat sonra Tunceli'nin Ovacık İlçesi'ne bağlı bir köyde serbest bırakıldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de gazetecilerin konuya ilişkin sorusunu yanıtladı. Kılıçdaroğlu, Aygün'ün serbest kalmasına ilişkin, ''Çok mutluyum. Umarım, sağlıklı bir şekilde ailesinin yanına döner'' dedi.

Aygün'ün ailesiyle daha önce görüştüğünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''Kendisiyle de görüştünüz mü?'' sorusuna ise, ''Hayır henüz görüşmedim. Telefon bağlantısı kurulamıyor'' karşılığını verdi.

Haberin Tamamı İçin:

Gözyaşları Mutluluğa Dönüştü

PKK tarafından 48 saat önce kaçırılan ve bu akşam saatlerinde serbest bırakılan CHP'li vekil Hüseyin Aygün'ün kızı İdil, dün akşam babası için Tunceli'de düzenlenen basın toplantısında gözyaşı dökmüştü. İdil bugün yine gözyaşı döktü ama bu kez üzüntüden değil sevinçten ağladı.

Tunceli'de CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün PKK'lılar tarafından kaçırılmasının ardından dün akşam saatlerinde miting düzenlendi.

Mitinge kentte bulunan CHP'li milletvekilleri, Hüseyin Aygün'ün eşi Emine, çocukları İdil ve Taylan Aygün de katılıp babalarının fotoğrafını taşıdı. Hüseyin Aygün'ün kentte avukatlık bürosunun bulunduğu binaya da milletvekilinin fotoğrafının bulunduğu siyah bez üzerine, "Dersim'in sesi Hüseyin Aygün serbest bırakılsın" yazılı pankart asıldı.

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün'den İlk Açıklama

PKK tarafından kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, serbest bırakıldı. Aygün, serbest bırakılmasının ardından yaptığı ilk açıklamada, "Kürt sorunun çözümü ve akan kanın durması için bu yolu seçtiklerini söylediler. Ben de silah zoruyla alınan kararın doğru olmayacağını söyledim" diye konuştu.

PKK'li teröristlerce Tunceli'nin Ovacık ilçesinde önceki gün kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, akşam saatlerinde serbest bırakıldı. Terör örgütünün elindeki Aygün'ün serbest bırakıldığını açıklayan Tunceli Valisi Mustafa Taşkesen, sağlık durumunun iyi olduğunu ve Ovacık'ta bulunan Aşağı Torunoba Karakolu'na kendisinin geldiğini söyledi.

Ovacık ilçesindeki Aşağı Torunoba Karakolu'ndan Hüseyin Aygün ile birlikte Tunceli'ye doğru yola çıkan CHP heyeti, Tunceli'ye ulaştı. Tunceli'ye ulaşmasının ardından telefonla CNN Türk televizyonunun yayınına katılan Hüseyin Aygün şunları söyledi:

  • Başından beri kaygılı değildim. Bu kötü olayın iyi bir başlangıç olmasını diliyorum.

  • Kürt sorunun çözümü ve akan kanın durması için bu yolu seçtiklerini söylediler.

  • Benden Dersim milletvekili olarak, daha çok çaba vermemi talep ettiler.

  • Ben de silah zoruyla alınan kararın doğru olmayacağını söyledim.

  • Dersim dağlarında ağaçlarla kaplı, sular akan bir yerde tuttular beni 2 gün boyunca.

  • Ben CHP milletvekiliyim ve bu onuru sırtımda taşıyorum. Ama barışı savunmak Türkiye’nin her yerinde bazı çevreler tarafından PKK yandaşlığı ile eş tutuluyor.

  • Siyasi propagandaya dönük bir mesajdı. Can güvenliğime yönelik bir şey yoktu. Tamamen siyasi mesaj vermek içindi.

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün Açıklama Yapıyor

PKK tarafından kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, serbest bırakıldı. Aygün, serbest bırakılmasının ardından Tunceli'de bir basın toplantısı düzenliyor.

PKK'li teröristlerce Tunceli'nin Ovacık ilçesinde önceki gün kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, akşam saatlerinde serbest bırakıldı. Terör örgütünün elindeki Aygün'ün serbest bırakıldığını açıklayan Tunceli Valisi Mustafa Taşkesen, sağlık durumunun iyi olduğunu ve Ovacık'ta bulunan Aşağı Torunoba Karakolu'na kendisinin geldiğini söyledi.

Hüseyin Aygün, serbest bırakılmasının ardından Tunceli'de basın toplantısı düzenliyor.

-İki günlük dağ maceram akşam 17.00'de sona erdi. Bu eylemi yapan genç arkadaşlar bu ülkenin çocukları. CHP'nin politikalarını beğendiklerini ama bütün partilerin daha fazla çaba harcamalarını istediler.

  • Bu savaşı başta kendilerinin anlamsız bulduklarını söylediler.

  • Sohbet sırasında bana bağımsız bir kimlikle siyaset yapmamın iyi olacağını söylediler. Yeni CHP'nin Dersim milletvekili olduğum için gurur duyduğumu belirttim.

  • Gördüğüm şu, genç arkadaşlar evlerine geri dönmek istiyor. Anlamsız savaşın bitmesini istiyor. Barış isteğinin dile getirilmesi çok önemli.

  • CHP Kürt sorununa dair program açıklayacak.

  • Bana dair tehdit yok. Haziran 2011'de ortaya çıkan tablonun kendilerini rahatsız ettiklerini gördüm.

  • Akan kanın durması için CHP'den ve benden emek ve çaba beklediklerini ifade ettiler.

  • Yolumuzu kesen grup beni tanıyordu. Benim kendimi tanıtmam üzerine, silah bile doğrultmayacaklarını söylediler.

  • 6-7 saat yürüdük, bir derede kaldık. Hiç kimse dağa çıkmasın, hiç kimse ölmesin.

  • Doğrudan Bahoz Erdal'la görüşülüyordu. Serbest bırakılmamı talimat verdi. Alevi örgütlerinin ve Dersim halkının tepkilerinin bu süreyi kısalttığını sanıyorum. Oluşan yoğun tepkilerle 48 saat içinde serbest bırakıldım.

  • Keşke bu toplumun içinde olsalar, üniversite okusalar.

  • Bana dönük özel bir şeyleri yok, Ankara'ya barış ve ateşkes mesajı vermek için yaptıklarını söylediler.

CNN Türk'e bağlandı: Kürt sorunun çözümü ve akan kanın durması için bu yolu seçtiklerini söylediler

Ovacık ilçesindeki Aşağı Torunoba Karakolu'ndan Hüseyin Aygün ile birlikte Tunceli'ye doğru yola çıkan CHP heyeti, Tunceli'ye ulaştı. Tunceli'ye ulaşmasının ardından telefonla CNN Türk televizyonunun yayınına katılan Hüseyin Aygün şunları söyledi:

  • Başından beri kaygılı değildim. Bu kötü olayın iyi bir başlangıç olmasını diliyorum.

  • Kürt sorunun çözümü ve akan kanın durması için bu yolu seçtiklerini söylediler.

  • Benden Dersim milletvekili olarak, daha çok çaba vermemi talep ettiler.

  • Ben de silah zoruyla alınan kararın doğru olmayacağını söyledim.

  • CHP'den ayrıl bağımsız siyaset yap daha doğu olur, dediler.

  • Ben CHP milletvekiliyim ve bu onuru sırtımda taşıyorum. Ama barışı savunmak Türkiye’nin her yerinde bazı çevreler tarafından PKK yandaşlığı ile eş tutuluyor.

Haberin Tamamı İçin:

"Yolumuzu kesen grup beni tanıyordu. Bana karşı herhangi bir zor kullanılmadı. Kendimi tanıtmam üzerine, bunun yanlış olduğunu bildirmem üzerine silah bile doğrultmayacaklarını, beni bir halk evladı, dost bir arkadaş olarak selamladıklarını söylediler. Ama açıkçası ben direnme yolunu arkadan gelen arabaların herhangi bir çatışmada zarar görmemesi, yanımda bulunan iki arkadaşın can güvenliğinin tehlikeye girmemesi, beni almaya gelenlerin can kaybı yaşamaması için direnmekten vazgeçtim, normalde direnebilirdim, gitmeyebilirdim, silah kullanacaklarını sanmıyorum ama arkadan gelen araçlar çoğalınca olası bir çatışmada herkesin can güvenliği tehlikeye girer diye endişelendim ve gönüllü gitmeyi kabul ettim. Çünkü hiçbir insanın ölümü benim iki gün dağda kalmamdan daha hafif değil. Ölüm çok korkunç bir şey."

Hüseyin Aygün Yaşadıklarını Anlattı

PKK'lılar tarafından kaçırıldıktan sonra serbest bırakılan ve Tunceli'ye gelen CHP Milletvekili Hüseyin Aygün, "İki günlük dağ maceram akşam 17.00'de sona erdi. Örgüt, bu eylemi siyasi propaganda olarak yaptığını ifade etti" dedi.

Torunoba Jandarma Karakolu'ndan araçla Tunceli il merkezine gelen Aygün, konvoy eşliğinde Moğoltay Mahallesi'ndeki evine geçti.

Eşi Emine, kızı İdil, oğlu Taylan, diğer aile bireyleri, bazı CHP milletvekilleri ve partililerle evde kucaklaşan Aygün, bir süre evde dinlendikten sonra beraberindekilerle yürüyerek mahalledeki Kışla Meydanı'na gitti.

Aygün, burada düzenlediği basın toplantısında, sözlerine "Arkadaşlar hoş geldiniz. İki günlük dağ maceram akşam 17.00'de sona erdi. Örgüt bu eylemi siyasi propaganda olarak yaptığını ifade etti" diyerek başladı.

Milletvekili Aygün, yaşadıklarını şöyle anlattı: "İki günlük dağdaki saatler boyunca son derece saygılı bir tavır gördüm. Bu eylemi yapan genç arkadaşlar, bu ülkenin çocukları ve bu eylem aracılığıyla Türk kamuoyuna barış ve ateşkes mesajı vermek istediklerini söylediler. Benden parlamentoda Kürt sorununun çözümü, ateşkesin sağlanması için daha fazla rol üstlenmem konusunda ricacı oldular.
CHP'nin izlediği politikaların, Kürt sorununun çözümü yönünde de olumlu olduğunu, dikkatle izlediklerini ve beğendiklerini ama bütün partilerin daha fazla çaba harcaması gerektiğini bildirdiler. Asker olsun, dağdaki genç olsun ölen bütün çocukların bu ülkenin çocuğu olduğunu ve bu savaşı başta kendilerinin anlamsız bulduklarını söylediler. 'İstediğimiz demokratik özerklik planı, hiç de silahlı mücadeleyi gerektirmeyen demokratik bir taleptir ve Avrupa'da pek çok ülkede vardır. Bu bakımdan biz de yürüdüğümüz mücadelenin artık çok anlamsız olduğunu biliyoruz' dediler."
Aygün, şöyle devam etti: "Tabii bütün bu olumlu mesajların kardeşlik ve barış taleplerinin yanında benim gibi silahsız, korumasız gezen, Dersim'in dağlarında, yaylarında, ovalarında 24 saat halkının sorunlarıyla ilgilenen bir milletvekilini tutsak almanın da Dersim halkının iradesine bir müdahale olarak değerlendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu kendilerine söyledim. Yine sohbet sırasında bana bağımsız bir kimlikle siyaset yapmamın kendilerini memnun edeceğini söylediler. Ben de silahların gölgesinde bu konuda herhangi bir karar verilemeyeceğini, özgür iradem dışında verilecek hiçbir kararın da doğru olmayacağını kendilerine söyledim. Yeni CHP'nin Dersim milletvekili olduğum için gurur duyduğumu, yeni CHP'nin benim gibi insanları partiye kabul ederek dönüşümün işaretlerini çoktan verdiğini belirttim."

Bahoz Erdal'la görüşüldü

Hüseyin Aygün PKK'lıların direk Bahoz Erdal'la görüştüğünü belirterek, "Bahoz Erdal bizzat güvenliğin sağlanması ve en kısa zamanda serbest bırakılmamı kendilerine talimat verdi. Fakat Ankara'da oluşan tepkilerin, Meclis Başkanı'nın, Başbakan'ın, Genel Başkanımız'ın, İHD'nin, bütün Alevi örgütlerinin yürüyüş yapan bütün insanların ve başta Dersim halkının tepkilerinin bu süreyi kısalttığına inanıyorum" dedi.

Aygün, düzenlediği basın toplantısında, "Gördüğüm şu; dağdaki 18-25 yaş arası oluşan 6-7 kişilik grup, benimle muhatap olan genç arkadaşlar, tümü evlerine geri dönmek istiyor. Bu anlamsız savaşın bitmesini istiyor. Kürt sorununun çözümü için parlamentoda bugün yapılamayan, 4 partinin bir araya gelip medeni bir şekilde çözüm aramasının tek yol olduğunu söylüyorlar. Ellerinde silah olan insanlar yönünden barış isteğinin dile getirilmesi bence çok değerli" ifadelerini kullandı.

-"Bana yönelik herhangi bir tehdit yok"-

Milletvekili Aygün, şöyle devam etti: "Unutmayın ki bunlar her an ölüm riskiyle karşı karşıya olan insanlar. İki gündür Torunoba bölgesi yoğun olarak bombalanıyordu, biz izliyorduk bombardımanı. Bu ülkenin çocukları, bu bombalar patlasaydı onlar veya biz ölseydik eminim barış umutları daha fazla ertelenmiş olurdu. Bu bakımdan askeri çözümü asla, başından beri onaylamadığımızı, barışçıl ve siyasi çözümü istediğimizi bizzat sayın Genel Başkanımız'ın 'akil insanlar komitesi' önerisiyle göstermiş olduk, önümüzdeki haftalarda da Cumhuriyet Halk Partisi Kürt sorununa dair daha ayrıntılı bir program açıklayacak, Genel Başkanı izlemenizi öneririm. Bana yönelik herhangi bir tehdit yok. Son derece saygılı ve anlayışlı bir muamele var. Ama Haziran 2011'de ortaya çıkan tablonun kendilerini de memnun etmediğini hissettim. Fakat demokrasilerin de seçmen odaklı rejimler olduğunu, seçmen iradesine herkesin saygı duyacağını, dağdaki eli silahlı kadroların da buna saygı duymak zorunda olduğunu söyledim. Kendileri de saygısızlık ifade eden herhangi bir şey söylemediler ama akan kanın durması için özellikle CHP'den ve özelde de benden Dersim milletvekili olarak daha çok emek ve çaba beklediklerini ifade ettiler."

Kaçırıldığı anı anlatması istenen Aygün, o anları şöyle anlattı: "Yolumuzu kesen grup beni tanıyordu. Bana karşı herhangi bir zor kullanılmadı. Kendimi tanıtmam üzerine, bunun yanlış olduğunu bildirmem üzerine silah bile doğrultmayacaklarını, beni bir halk evladı, dost bir arkadaş olarak selamladıklarını söylediler. Ama açıkçası ben direnme yolunu arkadan gelen arabaların herhangi bir çatışmada zarar görmemesi, yanımda bulunan iki arkadaşın can güvenliğinin tehlikeye girmemesi, beni almaya gelenlerin can kaybı yaşamaması için direnmekten vazgeçtim, normalde direnebilirdim, gitmeyebilirdim, silah kullanacaklarını sanmıyorum ama arkadan gelen araçlar çoğalınca olası bir çatışmada herkesin can güvenliği tehlikeye girer diye endişelendim ve gönüllü gitmeyi kabul ettim. Çünkü hiçbir insanın ölümü benim iki gün dağda kalmamdan daha hafif değil. Ölüm çok korkunç bir şey."

-Eylem talimatı nereden?

Aygün, 6-7 saat yürüdüklerini, bir derede kaldıklarını belirterek, "Benim de aşığı olduğum dağlarında iki gün kaldım, Dersim dağlarını özlemişim ama hiç kimse dağa çıkmasın. Hiçkimse ölmesin, temennim bu" dedi.

Kaçırma eyleminin "Kandil'in talimatıyla mi yoksa bölgedeki bir grubun inisiyatifiyle mi?" gerçekleştirildiğinin sorulması üzerine Aygün, "Yo yo Kandil. Doğrudan Bahoz Erdal'la görüşülüyordu. Bahoz Erdal bizzat güvenliğin sağlanması ve en kısa zamanda serbest bırakılmamı kendilerine talimat verdi. Fakat Ankara'da oluşan tepkilerin Meclis Başkanı'nın, Başbakan'ın, Genel Başkanımızın, İHD'nin, bütün Alevi örgütlerinin yürüyüş yapan bütün insanların ve başta Dersim halkının tepkilerinin bu süreyi kısalttığına inanıyorum. Acelece bugün serbest bırakıldığımı düşünüyorum. Çünkü normalde Dersim üst düzey sorumlularıyla görüştürüp bazı isteklerde bulunacaklardı, oluşan yoğun tepkiler üzerine 48 saat içinde serbest bırakıldım" diye konuştu.

Kendisini kaçıranların 6-7 kişilik bir genç grup olduğunu ifade eden Aygün, "Çok saygılı çocuklardı, keşke bu toplumun içinde olsalar ve üniversite okusalar, normal hayatlarına devam etseler" dedi.
Bir gazetecinin "Bilinçli olarak mi sizin aracınız durduruldu, özellikle mi sizi aldılar, yoksa tesadüf müydü? Sizi orada bekliyorlar mıydı?" sorusu üzerine Aygün, "Yo yo yo. Bana dönük özel bir şeyleri yok. Bunu siyasi bir propaganda olarak yaptıklarını söylediler. Yani Ankara'ya barış ve ateşkes mesajı vermek için yaptıklarını söylediler" ifadelerini kullandı. Basın mensuplarına da teşekkür eden Aygün, "Burada bulunan basın mensupları da iki gün boyunca son derece olumlu roller oynadılar. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Biraz evvel bir duş almak için, karşınıza kötü çıkmamak için sizden süre istedim" dedi.

Aygün, bir soru üzerine, "Beni dost bir milletvekili olarak gördüklerini söylediler. Hatta bağımsız siyaset yapmam halinde daha çok memnun olacaklarını söylediler. Ben de silahların gölgesinde hiçbir karar verilemeyeceğini, kendi kararlarımı özgürce vereceğimi söyledim" diye konuştu. Bir gazetecinin "Efendim Bahoz Erdal'la görüştüğünüz söyleniyor" ifadeleri üzerine Aygün, "Ben söylemedim, hayır öyle bir şey söylemedim" dedi.

"Kaçırılmanızdan örgütün üst düzey yöneticilerinin rahatsız olduğunu, bunun alt tabanda bireysel bir eylem olduğu yönünde açıklamalar oldu. Bunun bir yansıması oldu mu?" sorusu üzerine Aygün, şöyle konuştu: "Şöyle oldu, sabah uyandığımızda Bahoz Erdal bulunduğumuz bölgeyi aradı, olayın doğru olup olmadığını sordu. Beni götüren arkadaşlar doğruladılar. Bunun üzerine 'güvenlik en üst seviyeye çıkarılsın ve kılına zarar gelmesin' diye talimat aldıklarını ilettiler. Yerel bir birimin hareketi de olabilir, bilemiyorum, bunları konuşamadık, bunları sormadım."

Bırakılma sürecini anlatması istenen Aygün, "Yoğun tepkiler üzerine eylemin amacına ulaştığını bildirip beni uğurladılar. Bulunduğum dereden çıktık, yola geldik. Sarıldılar, öptüler, 'burada bulunan kardeşlerini sakın unutma abi' dediler. 'Senden destek istiyoruz' dediler. Ben de onlara destek vereceğime, barışın sağlanması için mücadele edeceğime söz verdim" diye konuştu.
Bırakıldıktan sonra bir süre yürüdüğünü anlatan milletvekili Aygün, "Ben Dersim dağlarının her yerini biliyorum. 40 yıl Dersim'de yaşadım, avukatlık yaptım. Dersim'in 38'in kitaplarını yazdım. İlk kitabımı ana dilim Zazaca'da yazdım. Dersim'in bir evladıyım, dolayısıyla karış karış her yeri biliyorum" dedi.
Bazı vatandaşların "Sizi seviyoruz Hüseyin bey" sözlerine Aygün, "Çok sağ olun" diye karşılık verdi.

-Eşi: "Çok mutluyuz"-

Aygün'ün eşi Emine Aygün ise "Çok mutluyuz. Ben güvenle, sapa sağlam geleceğine inanıyordum. Çünkü eşim hem ülke barışı için hem memleketi için iyi şeyler yaptı. Sadece milletvekilliği döneminde değil avukatlık döneminde de iyi şeyler yaptı" dedi.

Bir basın mensubunun "Bu kadar olacağını düşünüyor muydunuz?" sorusu üzerine Emine Aygün, "Tabii ki değil ama sonra olan kamuoyunda, Türkiye'de ve yurt dışında olan tepkilerden dolayı, Dersim'den olan tepkilerden dolayı olacağına inanıyordum" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Aygün'ün Serbest Bırakılmasına Siyasilerden İlk Tepkiler

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, PKK tarafından kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün serbest bırakılmasına ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Basın mensuplarının sorularına CHP Genel Başkanı, "Çok mutluyum. Umarım sağlıklı bir şekilde ailesinin yanına döner" dedi. "Ailesiyle görüştünüz mü?" sorusuna CHP Genel Başkanı, "Daha önce görüşmüştüm ailesiyle" dedi. "Kendisiyle görüştünüz mü?" sorusuna da Kılıçdaroğlu, "Görüşmedim kendisiyle telefon bağlantısı kurulamıyor" dedi.

Çiçek: Millet iradesine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yapılmış en büyük saygısızlık

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün serbest bırakılmasından mutlu olduğunu belirtti. Çiçek, yaptığı yazılı açıklamada, Aygün'e ve ailesine geçmiş olsun dileğinde bulundu. Açıklamasında, ''Bir kaç gündür yaşadıkları korkulu ve endişeli bekleyişleri sona eren sayın eşine ve çocuklarına da geçmiş olsun diyorum'' ifadesine yer veren Çiçek, şunları kaydetti:
''Milli iradenin temsilcisi bir sayın milletvekilini kaçırmak millet iradesine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yapılmış en büyük saygısızlıktır. Bilinmelidir ki, terör eylemleri hiçbir şekilde milletin yararına değildir. Bu eylemler insanlığa karşı işlenen suçlardandır. Türkiye, halkının sağduyusu ile üzerinde oynanmak istenen oyunları her defasında boşa çıkarmış, varlığını, birliğini ve kardeşliğini koruyarak yoluna devam etmiştir. Bundan sonra da böyle olacaktır.''

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: Neden kaçırdı, niye onu kaçırdı, neden Tunceli'de bu olay oldu size 20 tane senaryo söyleyebilirim. Ama onun zamanı değil. Önemli olan milletvekilimizin belki de sadece propaganda amaçlı özgürlüğünden mahrum edilmesi hepimizi fevkalade üzmüştür. Bu akşam saatlerinde değerli milletvekilimizin ailesine kavuşmuş olmasından gerçekten büyük sevinç duyduk. Yolda öğrendim kendisine ve ailesine geçmiş olsun diyorum. CHP Genel Başkanına da, camialarına da, Tunceli'ye de büyük geçmiş olsun diyorum. Terörün ulaştığı en çirkin noktayı göstermesi bakımından seçilmiş bir milletvekilini, milletin oyunu parlamentoda temsil eden bir siyasetçinin zorbalıkla, silah gücüyle özgürlüğünden alıkonulması artık terör örgütünün cinnet derecede eylem yapabildiğini gösteriyor. Belki de sonları geliyor. Çünkü bu noktaya kadar gelmiş olmak, artık sona yaklaşmış olmakla da birlikte düşünülebilir.

Beşir Atalay: Geçmiş olsun diyorum

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün serbest bırakılmasıyla ilgili olarak, ''Memnun olduk yani üzücü bir olaydı. Hem kendisine hem de ailesine geçmiş olsun diyorum'' dedi.

Tekin: Çok sevinçliyiz

Aygün'ün salıverilmesinin ardından Gürsel Tekin ise, "Öncelikle çok teşekkür ediyorum. Çok mutlu olduk. Geçmiş olsun Türkiye'ye, CHP camiasına. Çok sevinçliyiz. Sağlığıyla ilgili bir sorun yok" yorumunda bulundu. CHP Sözcüsü Haluk Koç, Hüseyin Aygün’ün serbest kalması sonrasında yaptığı açıklamada, "Aklıselim galip geldi" dedi.

CHP'li Sezgin Tanrıkulu: Mutluyuz. Bir daha böyle olaylar olmaması için mücadele edeceğiz. Örgütün elindeki başka insanların da bırakılması gerekir.

CHP'li Şafak Pavey: Sevincimiz, bu toprakların en çelebi insanlarından birisi olan, sade, korunmasız hayatını adalete ve şehrine adamış Hüseyin Aygün için. Üzüntümüzse, Güney Doğudaki yangını söndürememiş hükümetin başka sınırlara çırayla gitmesi, küstahlığının bedelini halkımızın ödeyecek olması. Şimdi sırada, kaçırılıp, adları unutulmuş öğretmen, doktor, muhtar, kaymakam, asker, her vatandaşımızın özgürlüğü için mücadele var.

AKP'li Ömer Çelik: Kendisi, ailesi, Meclis'e, CHP'ye ve Tuncelilere geçmiş olsun. Bırakılmasına çok sevindik.

Haberin Tamamı İçin:

CHP'li Aygün Dağdaki 2 Günü Savcıya Anlatacak

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Aygün: 'Şamil Tayyar'ı Ulu Divan'a Havale Ediyorum'

CHP'li Hüseyin Aygün kaçırılmasıyla ilgili olarak bazı iddialarda bulunan AK Partili Şamil Tayyar'a yanıt verdi.

Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, kaçırılmasıyla ilgili olarak bazı iddialarda bulunan AK Partili Şamil Tayyar'a ''Kendisini Ulu Divan'a havale ediyorum. Ulu Divan, Pir Sultan'ın kullandığı bir kavramdır. Başka bir şey söylemeyeceğim. Ağzımı mı bozayım yani'' tepkisini gösterdi.

Haberin Tamamı İçin:

MHP’den Suçlama: Aygün, Örgütün Propagandasını Yaptı"

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, terör örgütü tarafından kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün serbest bırakılmasını değerlendirirken, "CHP, TBMM'ye yönelik olağanüstü toplantı çağrısını geri çekmeyerek dik duramamıştır" dedi. Vural, Aygün'ü de, terör örgütünün propagandasını yapmakla eleştirdi.

Eyleme alet oldu

Vural, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, CHP'li Aygün’ün serbest kalmasından dolayı ailesine ve CHP’ye, "geçmiş olsun" dileklerini iletti. CHP’nin TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırmasını, "CHP, TBMM’ye yönelik olağanüstü toplantı çağrısını geri çekmeyerek dik duramamıştır" sözleriyle değerlendiren Vural, "Bölücü terör örgütü PKK maalesef kendi siyasi amaçlarına yönelik bir propaganda oluşturması yönünde siyasi partileri yönlendirmeye devam etti. Sayın Aygün’ün kaçırılmasının siyasi bir propaganda olduğu ortaya çıktı. PKK terör örgütü, siyasi propaganda ve siyasi partileri yönledirmek amacıyla bu eylemi yapmış olmakla birlikte bu eyleme alet olmak da kabul edilebilir bir konu değildir" diye konuştu.
"Örgütü '3-5 genç' diye şirin göstermek, 'tek amaçlarının eve dönmek olduğunu' söylemek suretiyle PKK terör örgütünün yaptıklarını aklamak, terör örgütü propagandası yapmaktan başka bir anlam taşımıyor" diyen Vural, şunları söyledi:

Meclis'te Dersim milletvekili yok

Haberin Tamamı İçin:

Bağış: 'Aygün Stockholm Sendromu Yaşıyor'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

'Bırakılmasaydım Açlık Grevi Yapacaktım'

CHP'li Aygün, sonu nereye varırsa varsın kendisini kaçıranların 'İfade alacağız' gibi dayatmalarına teslim olmamaya ve açlık grevi yapmaya karar verdiğini belirterek, 'Ancak açlık grevi yapmama gerek kalmadan kamuoyu baskısıyla bırakmak zorunda kaldılar' dedi.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, dağda geçen 48 saatin ayrıntılarını anlattı. Önceki akşam yaptığı basın toplantısındaki sözlerine de açıklık getiren Aygün, PKK'lıların elindeyken verdiği önemli bir kararı da ilk kez AKŞAM'la paylaştı. Aygün, serbest bırakılmaması halinde 'açlık grevi' yapma karar aldığını, ancak bunu uygulamaya gerek kalmadan, kamuoyu baskısıyla özgürlüğüne kavuştuğunu söyledi. İşte Aygün'ün dilinden dağda geçen iki günün öyküsü:

DAYATMAYA TESLİM OLMAM: Beni kaçıran grubun amacı PKK'nın Dersim sorumlusuna götürmekti. Yaptığım sohbetlerden, ifademin alınacağını ve bu amaçla kaçırıldığımı anladım. Silahların gölgesinde, baskı altında böyle bir dayatmaya teslim olmam söz konusu olamaz. Bu nedenle serbest bırakılmamam halinde açlık grevi yapma kararı aldım. Eğer sorumlunun yanına götürülseydim bu kararımı açıklayacak ve sonu nereye varırsa varsın uygulayacaktım. Ancak açlık grevi yapmama gerek kalmadan kamuoyu baskısıyla beni bırakmak zorunda kaldılar.

İLK GECE ÇOK ÜŞÜDÜM: İlk geceyi beni kaçıran iki kişiyle geçirdim. Ertesi sabah yeniden yola çıkıldı, 3-4 kişilik grupla buluşuldu. İlk gece sadece ince bir şiltenin üzerinde uyudum ve çok üşüdüm. Sonraki gece ise üzerimi örtmem için kalın bir kamuflaj kıyafeti verdiler. Peynir, zeytin, domates ve ekmekle beslendim.

EYLEM, DERSİM'İN KİMLİĞİNE YÖNELİK: Kaçırılma olayını Dersim'in kimliğine ve Alevi inancına yönelik bir eylem olarak değerlendiriyorum. Sayın Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanı seçilmesi ve benim CHP Milletvekili olmam bölgedeki birçok dengeyi değiştirdi. CHP'nin Dersim'de yükselen varlığı PKK'yı rahatsız etti. Beni alıkoyanların dile getirdikleri, 'bağımsız politika yap' taleplerinin altında da aynı rahatsızlık yatıyor.
KİTAPLARIMI OKUMUŞLAR: Beni alıkoyan grup, 18-25 yaş gençlerden oluşuyordu. Sohbetlerimizde şiddetin nasıl korkunç bir travma olduğunu, Yaşar Kemal'in romanlarından örnekler vererek dile getirdim. Bana katıldılar. Bir milletvekili olmamın ötesinde hakkımda neler bildiklerini sordum. Kitaplarımı okuduklarını söylediler. 'Dersim 1938 ve Zorunlu İskan' adlı kitabımı konuştuk. Kitaptaki birçok ayrıntıyı hatırladılar. Aynı kitabın Genelkurmay'ca tavsiye edilen kitaplar listesinde yer aldığını belirttiğimde buna çok şaşırdılar.

Yeni CHP'yi anlattım

CHP'de hissedilir bir değişim yaşanıyor. 'Yeni CHP' tanımlamasının da sebebi bu. Akan kanın durması için CHP olarak Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırdık. Uludere ve Şemdinli'de yaşanan olayları yerinde incelemek üzere benim de içinde bulunduğum heyetler oluşturup bölgeye gönderdik. Beni alıkoyan gruba da yeni CHP'yi ve yaptıklarımızı anlattım.

NEDEN DİRENMEDİM?

Bırakıldıktan sonra yaptığım açıklamada silahlı iki PKK'lıya çok fazla direnmediğimi ve kendi rızamla gittiğimi söylemiştim. Bu sözlerimi kimileri hemen aleyhime kullanmaya başladı. Benim tabancam, korumam yok. Elbette ki silah zoruyla dağa götürüldüm. Çok fazla direnmeden kendi rızamla gitmeyi kabul etmemin nedeniyse yanımdaki iki kişinin ve yoldan geçen araçlardaki sivillerin olası bir çatışmada zarar görmelerinden endişe duymamdır. 'Kendi rızamla gittim' sözümün altında bu yatıyor.

BU DAĞLARI İYİ BİLİRİM: Açıklamamda geçen 'Bu dağları iyi bilirim' ifademi kimse bir tarafa çekmesin. Bu topraklarda büyüdüm, karış karış bilirim. Avukatlık yaparken birçok köye ve olay yerlerine keşfe gittim, kastettiğim buydu.

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün İfade Veriyor

**12 Ağustos Salı günü PKK tarafından kaçırılıp, 48 saat sonra serbest bırakılan ...

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün Savcı Karşısında

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, kaçırılması olayına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında "şikayetçi" sıfatıyla ifade vermek üzere Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na geldi.

Kaçırıldığı gün yanında bulunan Kadir Merkit ile Tunceli Adliye Sarayı'na gelen Aygün, “şikayetçi” sıfatıyla cumhuriyet savcısına ifade verecek. Aygün, aynı zamanda “tanık” olarak da olaya dair gördüklerini anlatacak. Milletvekili Aygün'ün kaçırıldığı gün başlatılan soruşturma kapsamında, Aygün'ün alıkonulma...

Haberin Tamamı İçin:

'Şamil Tayyar, Aygün'ün Kaçırılmadığını Nereden Biliyor?'

CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, “PKK Aygün’ü misafir etmiş” diyen AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar’a, “Kendini bilmez vekil” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, “PKK Aygün’ü misafir etmiş” diyen AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar’a, “Kendini bilmez vekil” dedi.

Tayyar’ın, Aygün’ün serbest bırakıldıktan sonraki açıklamalarını “Beni haklı çıkardı” diye değerlendiğine dikkat çeken Onur, “48 saatte neler yaşandığını nereden biliyor. Şamil Tayyar’a başka yerlerden bilgi gelmişse bilmem yani” diye konuştu.

Tunceli’de, Hüseyin Aygün’e destek veren ve yalnız bırakmayan CHP’li Melda Onur, T24’le izlenimlerini paylaştı.

‘CHP’de karışıklık’ imajı yaratılmak isteniyor?

Aygün’ün, serbest bırakıldıktan sonra parti içinde ve bazı çevrelerde yankı bulan açıklamalarına Onur, “Bu olay üzerinden CHP’de “karışıklık var” imajı yaratılmak isteniyor. Medya reyting amaçlı yapıyor. MHP’nin tavrı ortada. AKP karışıklık çıksın istiyor” dedi.

CHP yönetimi yol haritasını belirlemeli

Hüseyin Akgün’ün salıverilmesinin kriz durumunu bitirmeyeceğine dikkat çeken Melda Onur, CHP yönetiminin, bunun nedenleri, ne olup bittiği, bundan sonra ne yapılacağı konusunda yol haritasını belirlemesi gerektiğini düşünüyor.

Onur şöyle konuştu:

“Ortada, bir milletvekilimizin kaçırılma durumu var. Özellikle de CHP üzerinde yaratılmak istenen bir imaj var? Tüm bunlar değerlendirilip, yol haritası çizilmeli.”

Şamil Tayyar gibi kendini bilmez vekil

Hüseyin Aygün’e, parti içinden lanse edildiği gibi parti içinde yüklenmelerin olmadığına dikkat çeken CHP’li Onur sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şamil Tayyar gibi lafını bilmez bir vekil var. ‘Misafirliğe gitmiştir’ dedi. Akgün’ün, serbest bırakıldıktan sonra açıkmalarına ‘haklı çıktım’ dedi. 48 saatte ne olduğunu nereden biliyor? Aygün kaçırılmamış mı yani? Orada ne yaşandığını biliyor mu? Ona başka yerden bilgi gelmişse bilmem yani.”

Tayyar ne demişti?

AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Hüseyin Aygün'ün PKK tarafından kaçırılmasının ardından, "PKK CHP'li Aygün'ü misafir etmiş. Muhabbetiniz bol olsun, olsun da millet bu numarayı yemez" tweet attı. Aygün’ün serbest bırakılmasından sonra da şöyle devam etti:

“Düne kadar bizi asmaya çalışanlar, bugün bana teşekkür ediyor. Hüseyin Aygün'ün açıklamaları beni haklı çıkardı. Bazı gazeteler Hüseyin Aygün'ün PKK hakkındaki açıklamalarını öne çıkardı ve kaçırılma eyleminin o nedenle olduğu yazdılar. Bu bir hikâye. Hüseyin Aygün'de PKK'nın kaçıracağı en son kişinin kendisi olduğunu söyledi. Daha öncede PKK tarafından tehdit edilmediğini söyledi. Bakıyorsunuz tehdit de yok. Burada bir duygusal birliktelik var.”

Hülya Karabağlı / T24

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Aygün PKK'dan Şikayetçi Oldu

Hüseyin Aygün'nün kendisini kaçıran teröristlerden şikayetçi olduğu öğrenildi.

Haberin Tamamı İçin:

Vatan Bayrak Diyerek Çözülmüyor

PKK'lı Teröristlerce arabası durdurularak kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Habertürk TV'de ekranlara gelen 'Türkiye'nin Nabzı' programına konuştu.

Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu programa telefonla katılan Hüseyin Aygün "PKK sizi neden kaçırdı?" sorusuna şu yanıtı verdi:

Bu uzun bir dönem. PKK, Kürdistan olarak tanıdıkları coğrafyada Dersim'de kendileri dışındaki bütün siyasi akımları, kültürel renkleri, kendi ideolojilerine ve düşündükeleri toplum modeline tehdit olarak görüyorlar. Önceki seçimlerde bürolarımız taşlandı. Bizim olgunluğumuz sayesinde CHP tabanı ile BDP'liler arasında bir gerginlik yaşanmadı. O günden beri alttan alta bir gerginlik sürüyor. Kaçırıldığım gün örgüte yakın olan bazı internet sitelerinde benim kirli planların uygulayacısı olduğum, özel savaşı yürüttüğüm falan dendi. Dolayısıyla tekçi bir algı var. Benim gibi Kürtler'in özgürlüğünü savunan, halkların kardeşliğinden yana dilimden bile rahatsızlar. Başıma gelen olay benim hiçbir güvencemin olmadığını ortaya koydu. Toplumun, demokratik baskı gruplarının AB'nin ABD'nin, BM'nin tepkileri olmasaydı emin olun 30-40 günlük süreç yaşanabilirdi.

İşte Hüseyin Aygün'ün konuşmasından satır başlıkları

BOMBAYI KUCAKLARINDAN ATTILAR

Benimle planlanan görüşme yapılamadı. Yoğun tepkiler, kayıp yakınlarının tepkileri ve girişimleri, kamuoyu, alevi tabanı, sol ve sosyalist çevreler tepkileri sonuç verdi. Ben örgütün bu tepkilerden etkilendiğini ve Kandil'den yapılan bir değerlendirmeyle ellerinde saatli bombanın patlamak üzere olduğunu düşünüp kucaklarından attıklarını düşünüyorum.

KANDİL'E GÖTÜRMEKTEN VAZGEÇTİLER

Kandil'e götürülüp götürülemeyeceğimi bilmiyordum. Görüştürülmem gereken kişilerle görüştürülmeden, oraya ulaşmadan serbest bırakıldım. Demokratik kamuoyunun tepkisi bu sonucu verdi. Bana daha önce görüşmeler yapılacağını, hazır olmam gerektiğini söylediler.

ÇOCUKLAR SAYGILI VE DÜZEYLİYDİLER

En azından CHP'den istifa etmemi, karşılarında yer almamaya zorlayan bir tavır sözkonusuydu. Benimle muhatap olan arkadaşlar son derece düzeyli ve saygılıydılar. Oradaki çocuklar ne Taşkesen ne Karayılan'dır. Onlar yeni katılmış tertemiz insanlardı. Bu nedenle serbest bırakıldığımda örgütün olumsuz yaklaşımına rağmen, kan dökülmesine son verilmesi özlemini, o çocuklardan aldığım dilek ve temennilerimi dile getirdim. Onu şimdi de tekrar ediyorum.

VATAN BAYRAK DİYEREK ÇÖZÜLMÜYOR

Eleştirileri anlıyorum. Savaş 30-40 bin kişinin ölümüne yol açtı. Bu arkadaşlar savaş demiyorlar, terör diyorlar. Ancak terörist, vatan, bayrak, diyerek sorun çözülmüyor. Bu nedenle Türk kamuoyuna, milliyetçiliğin zehirinden etkilenen insanlara söylüyorum. Milletvekili olmadan evvel de bu düşünceleri savunuyordum. Benim dileğim aklı selimin galip gelmesi için parlamentonun üzerine düşeni yapması. Benim serbest bırakıldığım gün bile partimin yaptığı çağrı kabul edilemedi.

CHP'NİN BU TARTIŞMALARA İHTİYACI VAR

CHP askeri bir parti değil ki. Askeri faşist partiler vardır ama CHP öyle değil. Çok kimlikli, içerisinde değişik fikirlerin olduğu bir partidir. Ben de o hareketin içinde yer alan bir milletvekiliyim. CHP bu tartışmaya ihtiyaç duyuyor. Bu meseleyi mutlaka çözelim diyen partilidir. O bakımdan ben CHP'ye yararlı bir iş yaptığımı düşünüyorum.

ŞAMİL TAYYAR CAHİL: ULU DİVANI BİLMİYOR!

Ulu Divan Alevi geleneğinde yüksek mahkeme demektir. Bütün davaların çözüme vardırıldığı makam. Şamil Tayyar o kadar bilgisiz ki, ulu divanın ne olduğunu bilmiyor, savcıları göreve çağırıyor. Ulu divan bu meseleyi öteki dünyaya bırakmak, böyle bir anlam ifade ediyor. Ulu Divan Pir Sultan'ın yaptığı bir kavramdır. Adam o kadar cahil ki, ulu divanı yasa dışı örgüt zannediyor. Adamın düşüncesi herşeyi PKK'ya bağlayan tehlikeli bir düşünce....

O ÇOCUKLARDAN ŞİKAYETÇİ OLMADIM

Savcıya 'iyi çocuklar' dediğim suçladım diye sosyal medyada eleştiriler var. Olay kamu düzenini ilgilendirdiği için gerçeği anlatmak, savcıya bildirmek için gidip 4 sayfalık ifade verdim. O çocuklardan şikayetçi değilim. Onların dağlardan inmesi, Kürt s orununun çözümü Türk toplumunun ortak dileği. 2 günlük dağda kalışımı da onlara helal ediyorum. MHP'li arkadaşlarıma söylüyorum, 100 yıl boyunca bu savaş sürecek mi? Mayın patladığında insanlarınh nasıl acılar çektiğini düşünmeye davet ediyorum. İnsanlar sakat kaldığında neler olduğunu düşünmeye davet ediyorum. Ankara'dan İstanbul'dan beylik laflarla olmaz. Çocuklardan kişisel zararım yok şikayetçi olmadım. Ama kamu düzeni olarak var. Benim kişisel olarak onlarla bir hüsumetim yok dedim. Onları kazanma adına şikayetçi olmadım.

ÖRGÜTÜN YÖNTEMİNİ KABUL ETMİYORUM

Haberin Tamamı İçin:

Kılıçdaroğlu: 'Hüseyin Aygün'ün Arkasındayım'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

CHP'li Aygün'ün Kaçırlmasının Detayları Ortaya Çıktı

PKK’lılar tarafından kaçırıldıktan 48 saat sonra serbest bırakılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ü, ’Azad’ kod adlı PKK’lının başında olduğu 10 kişilik grubun kaçırdığı belirtildi.

Aygün’ün kaçırılmasının ardından örgütün elebaşlarından ’Dr. Bahoz Erdal’ kod adlı Feyman Hüseyin’in, sözde Dersim eyaleti sorumlusu ’Seyithan’ kod adlı Serdar Özdemir ile yaptığı telsiz konuşması deşifre edildi. Kaçırma eylemine kızan Hüseyin’in, "Bu nasıl iştir, bu nasıl bir eylemdir. Dersim’in yapısını bilmiyor musunuz? Bula bula Hüseyin Aygün’ü mü buldunuz? Bu doğru bir eylem değil, asla kabul edilmez bir eylem türüdür. Size adam kaçırın dedik ama bu kadarı doğru değil" dediği kaydedildi.

Tunceli’de geçen pazar akşamı kaçırılan ve 48 saat sonra serbest bırakılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün olayında detaylara DHA muhabiri ulaştı. İstihbarat ve güvenlik birimleri elde ettiği bilgilere göre, PKK’nın Kandil Dağı’nda bulunan ve ’Roj’ telsiz kodunu kullanan ’Dr. Bahoz Erdal’ kod adlı Feyman Hüseyin ile örgütün silahlı kanadının sorumlusu ’Sofi Nurettin’ kod adlı Halas El Muhammed, örgütün sözde Dersim eyalet sorumlusu ’Munzur’ telsiz kodunu kullanan ’Seyithan’ kod adlı Serdar Özdemir’e şifreli mesaj verdi.

EYLEM TALİMATI VERDİ

Güvenlik güçleri tarafından deşifre edilen mesajda, "Artık yeni bir hamle süreci başlıyor. Zafere ulaşma ve Kürt özgürlük hareketinin en önemli aşaması olan Devrimci Halk Savaşını başlatıyoruz. Bu süreçte artık her saha içinde bulunan bütün birimler eylem yapma ve eylemler ve alınacak eylem kararlarında kendi inisiyatifini kullanabilirler" talimatı verildi.

Talimat bölgedeki tüm PKK’lılara iletirken, özellikle örgütün Tunceli ve Ovacık bölgesinde daha etkin olması istendi. Bildiriler dağıtılan Ovacık’ta en fazla CHP örgütü hedef alınırken esnaf, işadamı, siyasetçilerin de bulunduğu 14 kişi, örgütle ilişki kurmadıkları, talimatlarını yerine getirmedikleri gerekçesi 2 yıl boyunca Tunceli dışına sürgün edilmesi kararı alındı. Bazı kişiler ilçede kalırken, bazıları tehdit üzerine ayrılmak zorunda kaldı.

AYGÜN’Ü KAÇIRMA PLANI

CHP’li Aygün’ü kaçıran ve ’Azad’ kod adlı PKK’lıya bağlı 10 kişilik grubun daha önce de bölgede 4 kişiyi aynı yöntemlerle kaçırdığı belirtildi.

’Azad’ kod adlı PKK’lıya bağlı grup, Hüseyin Aygün’ü kaçırmak için planlar yaptı. Aygün’ün kentte bulunduğunu ve geziler yaptığın sosyal medya aracılığıyla öğren grup, takibe aldı. Aygün’ün Ovacık’ta olduğunu öğrenen PKK kuryeleri durumu ’Azad’ kod adlı PKK’lıya bildirdi.

Bunun üzerine 4 kişilik bir grup düzgün giyinip, traşlı ve sivil kıyafetler ile Ovacık’a gönderildi. Gruptan bir kişi vatandaş gibi gezerek Aygün’ü beklerken, diğer PKK’lılar ilçe merkezine 4-5 kilometre uzaklıktaki ormanlık alana gizlendi. Aygün’ün ayrılması üzerine ilçede bulunan PKK’lı durumu telefonla bildirip, kendisini de araçla takibe aldı.

İLK UYARIDA DURMADILAR

Yolda bekleyen bir PKK’lı, milletvekili Aygün, danışmanı Deniz Tunç ve gazeteci Kadir Merkit’in olduğu aracı durdurmak istedi. Ancak otomobili kullanan Kadir Merkit, durmayarak devam etti. Bunun üzerine aracı durduramayan PKK’lı, ilerideki teröristlere durumu bildirip, kendisi de ilçeden gelen PKK’lının kullandığı araca binip, takibi sürdürdü.

Daha sonra silahlı PKK’lılar Aygün’ün içinde bulunduğu aracı durdurup, Hüseyin Aygün’ü direnmesine rağmen kendi kullandığı araca bindirip kaçırdılar.

Hüseyin Aygün’ü kaçıran 2 PKK’lı yürürken, diğer 2 PKK’lı ise gece geç saatlerde erzaklarla birlikte Aygün’ü kaçıran grupla buluştu.

AYGÜN’ÜN YANINDA TELSİZLE KONUŞMADILAR

Güvenlik birimleri, ’Azad’ kod adlı PKK’lının, Hüseyin Aygün’ü kendilerine göre güvenlik bir yere bırakıp, başına da 2 PKK’lı koyduktan sonra gece boyunca 20 kilometere yürüdü. ’Azad’ kod adlı PKK’lı ulaştığı bölgede telsizle durumu sözde örgütün sözde Dersim sorumlusu ’Seyithan’ kod adlı Serdar Özdemir’e bildirip, "Hüseyin Aygün, artık elimizde akşam saatlerinde ilçeden çıktıktan sonra arkadaşlar ile birlikte aldık. Şu an durumu gayet iyi ve güvenli bölgede bekletiyoruz. Bundan sonra nasıl bir süreç izlenecek" diye sordu.

PKK’lı Serdar Özdemir de "Güvenli noktada bekletin ben durumu Roj’a bildireceğim. Size haber gönderdikten sonra bize teslim edin" dedi. Daha sonra telsizini kapatan ’Azad’, Aygün’ün bulunduğu yere geldi.

Yetkililer, ’Azad’ kod adlı PKK’lının Aygün’ün yanında konuşması halinde 10 dakika içinde yerlerinin tespit edileceğini belirterek, "Bulundukları nokta deşifre olur. Bu durumu bilen PKK’lı grup daha uzak noktaya giderek telsiz görüşmesi yaptıktan sonra tekrar geri geliyor. Bu taktik deşifre olmasınlar diye son dönemlerde sıkça kullanılıyor" dedi.

BAHOZ ERDAL; GERÇEKTEN BİZİM GÜÇLER Mİ KAÇIRDI

Milletvekili Hüseyin Aygün’ün kaçırılmasının ardından Kandil’de bulunan ’Dr. Bahoz Erdal’, 13 Ağustos günü saat 10.30-11.00 arasında Tunceli’deki grupla telsiz irtibatı kurup, kaçırılma olayına sert tepki gösterdiği belirtildi. ’Roj’ telsiz kodlu Bahoz Erdal ile sözde Dersim sorumlusu ’Munzur’ telsiz kodunu kullanan Serdar Özdemir ile aralarında şu konuşmalar geçti:

Roj: Hüseyin Aygün gerçekten bize bağlı birimler tarafından mı kaçırıldı? Bu doğru mu, ya da farklı güçler mi kaçırmış?

Munzur: Doğrudur, Azad’ın grubu almış. Şu an Azad’ın yanında, durum gece yarısından sonra bana bildirildi.

Roj: Bu nasıl iştir, bu nasıl bir eylemdir? Dersim’in yapısını bilmiyor musunuz? Bula bula Hüseyin Aygün’ü mü buldunuz. Bu doğru bir eylem değil, asla kabul edilmez bir eylem türüdür. Size adam kaçırın dedik ama bu kadarı doğru değil. Böyle bir eylem yapılacaksa, önceden ana karargahın onayı alınmalı, merkezi karar olmalı bu durum tam bir başıboşluk.

Munzur: Doğrudur, bizim de böyle bir talimatımız olmadı. Azad arkadaşın grubu kendi inisiyatifini kullanarak milletvekilini kaçırmış. Dersim eyaletinin aldığı bir karar değil.

Roj: Biz size kendi inisiyatifinizi kullanarak her türlü eylem yapın dedik. PKK gerçeğini anlamanız, bilmeniz lazım. Neden bireysel davranılıyor? Neden otorite kurulmuyor? Bu nasıl bir eylem, yönetimin haberi yok. Kimsenin haberi yok, alınan bir karar yok. Dersim gibi hassas bir coğrafyada Hüseyin Aygün kaçırılıyor, bu durumu nasıl düzeltecekseniz düzeltin.

Munzur: Anlaşıldı, talimatınız ne ise yerine getirelim.

Roj: Seyithan sen bizzat ilgilen. Grubun sorumlusu Azad yarın sabah gelsin yanına. Ben onunla irtibatlaşacağım. Böyle sorumsuzluk olmaz.

Munzur: Anlaşıldı, Azad arkadaş yarın burada olacaktır.

Roj: Yarın Azad ile konuşacağım karşıma getirin. Hüseyin Aygün’ün güvenliği sağlansın. Kılına zarar gelirse sorumlusu sensin. Bir daha böyle bireysel eylemler olmayacak. Hüseyin Aygün en kısa sürede yani yarın serbest bırakılsın. En güvenli yöntemleri kullanarak bir an önce gönderin.

’AZAD’ AZARLANDI

Güvenlik birimlerinin elde ettiği bilgilere göre 14 Ağustos sabahı Feyman Hüseyin ile Milletvekili Aygün’ü kaçıran ’Azad’ kod adlı PKK’lı arasında kısa bir görüşme geçti. Görüşmede Feyman Hüseyin’in ’Azad’ı azarladığı ve örgütün haberi olmadan bireysel eylemlerden kaçınmasını, böyle durumlarda mutlaka yönetime haber vermesini istedi. Feyman Hüseyin, ayrıca ’Azad’tan merkezi biran önce özeleştiri ve durum raporu göndermesini istedi.

Haberin Tamamı İçin:

Kılıçdaroğlu, Hüseyin Aygün'ün İstifa Önerisini Reddetti

Aygün, Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun kendisini kullandığı üslup konusunda uyardığını vurguladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, PKK'lılar tarafından kaçırılan Hüseyin Aygün'ün istifa önerisini reddettiği ortaya çıktı.

CHP Milletvekili Aygün, Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun kendisini kullandığı üslup konusunda uyardığını vurguladı.

Serbest bırakılmasından sonra CHP lideri ile birkaç kez telefon görüşmesi yaptığını belirten Aygün, “Kemal Bey ikinci gün aradığında, yaptığım açıklamanın zamanı, mekânı, üslubu ve kullanılan kavramlar konusunda özen göstermem gerektiği ricasını iletti” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun uyarılarına kendisinin de hak verdiğini belirten Aygün, “Bilinen nazik üslubu ile konuştu. Bu eleştirilerine de hak verdim. Tüm söylediklerim yüzde yüz doğru, analiz edilip incelenerek seçilmiş ifadeler olmayabilir. O sırada 2 gündür ayrı olduğum aileme, çocuklarıma kavuşmanın verdiği bir duygusallıkla da konuşmuş olabilirim. Bundan sonra daha dikkatli ve serinkanlı kavramlar kullanmamın iyi olacağını düşünüyorum” dedi.

Aygün, telefon konuşmasında CHP liderine “Eğer sizi zor durumda bırakıyorsam istediğiniz an siyaseti bırakabilirim. Ne zaman isterseniz Tunceli’ye gider avukatlık mesleğimi yapmaya devam edebilirim” önerisinde de bulunduğunu açıkladı. Aygün, bu teklifinin Kılıçdaroğlu tarafından kabul edilmediğini de sözlerine ekledi. Kendisine yönelik eleştirilerin asıl hedefinin Kılıçdaroğlu olduğunu ileri süren Aygün, “Benim üzerimden onu vurmak istiyorlar. Daha önce Dersim olayında da, cemevleri tartışmasında da aynısı oldu” diye konuştu.

Partide rahatsızlık iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Aygün, “Parti yönetiminden kimse rahatsız değil. Tepki gösterenler marjinal kesimler. Beni eleştirenlerin omzunda yumurta küfesi yok. Üzerlerinden helikopter uçmuyor, kurşunlar, mayınlar arasında siyaset yapmıyorlar. Onlar sırça köşkten tweet atarken ben PKK baskısına rağmen Tunceli’de halkımı, partimi temsil ediyorum” dedi.

Yaptığı açıklamada ‘özür dilemesini’ gerektirecek bir durum olmadığını belirten Aygün, “Benim tek isteğim barış. Ben 14 yaşındayken bu sorun vardı. Şimdi kızım 16 yaşında bu sorun hâlâ var. Bu savaş 30 yıl daha sürmemeli. Çocuklarımın barış içinde yaşamasını istiyorum. O sözleri biraz empati yapılsın diye söyledim” dedi.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

14 AğustosAbdullah GülAçlık greviAdalet ve Kalkınma PartisiAdnan KeskinAleviAmerika Birleşik DevletleriAnkaraAvrupa BirliğiAydınBakanlar KuruluBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBaşbakan YardımcısıBeşir AtalayBilimBinali YıldırımBirleşmiş MilletlerBülent ArınçBursaCemil ÇiçekCinnetCumhuriyet Halk PartisiCüneyt ÇakırDarbeDiyarbakırErgenekonFacebookFırtınaGenelkurmay BaşkanıGültan KışanakHatayHüseyin ÇelikİstanbulİzmirKatilKemal KılıçdaroğluKitapMalatyaMilliyetçi Hareket PartisiMuharrem İnceÖğretmenOlağanüstü HalÖmer ÇelikPolisRecep Tayyip ErdoğanSavaşŞehitSelahattin DemirtaşSosyal MedyaSuriyeTRTTaner YıldızTerörTunceliTürkiye Büyük Millet MeclisiTwitterUzayYaşar Kemalakil insanlargündemkadınlarolaytatilyumurta
Görüş Bildir