Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

PKK'da İstikrarın Sebebi Ne?

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Pazar Pkkda İstikrarın Sebebi Ne?

Pazar Pkkda İstikrarın Sebebi Ne?

Teröre aşina bir neslin çocuklarıyız. Otuz yıldır kanıyoruz. Verdiğimiz her kurbanla bir kez daha ölüyoruz. Bu haftaya yine bağrımız yanarak başladık. Hükümetler değişse de maalesef bir türlü ateş sönmüyor. Bize bu acıları yaşatan örgütün komuta kademesi ise hep aynı kalıyor. Ekrem Dumanlı pazartesi günkü köşesinde bu durumu dile getirmiş ve sormuştu: Amerika ya da Avrupa ülkelerinden biri, 30 senedir bir örgütle silahlı mücadele veriyor ve o örgütün beyin kadrosu biliniyor olsun; lider kadro bu kadar rahat olabilir miydi? 30 senedir aynı kişilerin örgütü yönetmesi örgütün tabanını bile rahatsız ediyor da terörle mücadele edenler bu tür ayrıntıları dikkate almıyor mu? Daha da kritik bir soru var: Örgüt lideri teslim edilmesine rağmen bu fırsatı iyi kullanamayan Türkiye, nerede hata yapıyor? Kendi planı olmayan başka planlara mı tabi oluyor? Ben de herkesin merak ettiği bu soruları işin uzmanlarına sordum. Nasıl oluyor da örgütün lider kadrosu aynı kalabiliyor ve dünyada pek örneği olmayacak şekilde bütün güçleri elinde toplamış lideri ele geçirildiği halde örgüt yoluna devam edebiliyordu?


Doç. Dr. Yalçın Akdoğan / AK Parti Ankara Milletvekili PKK gibi Stalinist silahlı örgütlerin işleyiş mantığı herhangi bir meşru parti örgütünden veya marjinal silahlı gruplardan çok farklıdır. Öncelikle PKK, farklı alanlarda faaliyet gösteren, güç devşiren, kaçakçılığın her türlüsüne başvuran, tabilerine çeşitli imkanlar sunan bir menfaat şebekesidir, adeta sektörleşmiş bir illegal yapıdır. Böyle bir yapının tepesinde yer alabilmek çok kolay olmadığı gibi, burada kansız bir değişim yaşanması da kolay değildir. Bugün de örgütün tepesinde bir nevi iktidar çekişmesi vardır, ama bu normal bir mücadeleyi veya aşağıdan yukarıya doğru isteyenin ulaşabileceği bir süreci ifade etmez. 'Tek adam kültü', pozisyonların dağıtımında da etkilidir. Örneğin Öcalan'ın isteğiyle kurulan KCK yürütme kurulunun başında Murat Karayılan bulunmaktadır. Normalde belli periyotlarla dönemsel başkanlık şeklinde yürütülmesi gereken görev, uzun zamandır Karayılan tarafından işgal edilmektedir. Öcalan söylemeden bunun değişmesi mümkün değildir.

Başsızlık, tek adama dayanan yapılarda ciddi bir handikaptır. Örgütün kafası kopmuş gibi sağa sola saldırması, irrasyonel ve kendi aleyhine davranışlar sergilemesi bunun bir tezahürüdür. Nitekim Öcalan'ın yönlendirmelerinin kesilmesi uzunca bir süre Kandil'i bloke ettiği gibi, BDP'nin de siyaset belirlemede şaşkınlık yaşamasına sebep olmuştur. Tabulaştırılan liderin cezaevinde olması veya ölmesi, bu tür örgütlerin hemen dağılacağı anlamına gelmez. PKK, çok farklı alanlarda ve sektörlerde menfaat ağı kurduğu için liderinin devre dışı kalması sebebiyle bu saadet zincirini bozmaz. Siyasi uzantısı üzerinden sağladığı kitle desteği, tutunabileceği bir zemin sunar. Bu gücün dağılması toplumsal desteğin kaybedilmesiyle mümkündür. Örgütü lidersiz bırakma girişimi, süre kazandırır ve bu süre içinde sizin ne yaptığınız, örgütün de iç krizini nasıl aştığı belirleyici olur. Örgüt iç çekişmelerle ayrışabilir veya iç bütünlüğünü sağlayacak mekanizmalar geliştirebilir. Burada önemli olan, halk ile örgütü ayrıştıracak, örgütün farklı alanlarındaki desteğini kesecek hamlelerle boşluğun değerlendirilebilmesidir. Terör örgütleri amaç ve hedeflerini, halk desteklerini veya liderliğini kaybetseler de farklı odakların destek ve yönlendirmeleriyle ayakta tutulmaya çalışılabilirler. Ama bunlar PKK gibi yapıları, daha marjinal terör örgütlerine dönüştürür.

Hüseyin Yayman / Gazi Üniversitesi Öğ. Üy. PKK, Marksist/Stalinist ideolojiyle kurulmuş bir örgüt ve çok sert kuralları var. Bugüne kadar varlığını devam ettirebilmesi bu iç düzen yönetmelikleriyle oldu. Genel sekretere veya merkez komite üyelerine başkaldıran herkes bir biçimde tasfiye edildi. Öcalan, PKK'yı kurduğunda dünyadaki gerilla pratiklerini yakından inceledi ve kendine bir mücadele stratejisi çizdi. Aynı zamanda TSK'yı birebir taklit edip, onun tüm yönetmeliklerini kendisine uyarladı. Öcalan, Kara Harp Okulu'nun kapısından çevrilmiş biri ve kara kuvvetleri komutanı olmak istediğini biliyoruz. Öcalan'ın çocukluk anılarında 27 Mayıs darbesi önemli bir yer tutar.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiAnkaraBarış ve Demokrasi PartisiTerörTürk Silahlı Kuvvetleri
Görüş Bildir