Özgür Gündem - Direniş İçinde Direniş

-

Özgür Gündem - Tutsaklar Grevde Halk Sokakta

Özgür Gündem - Tutsaklar Grevde Halk Sokakta

Siyasi tutsakların “Öcalan’a özgürlük” talebiyle başlattığı süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemi 19. gününde dalga dalga yayılıyor. Greve Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi ve Midyat M Tipi Kapalı Cezaevi’nden de 17 tutsak daha destek verdi. İçerideki özgürlük eylemlerine dışarıda da destekler giderek büyüyor. Tutsaklara destek veren ve Öcalan’a özgürlük isteyen Kürtler bugün mitingte buluşuyor. Adana’da bugün tecride ve açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla geniş katılımlı halk toplantısı düzenlenecek.

Tutsaklar grevde halk sokakta

Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde’nde kalan tutsaklar yakınları aracılığıyla gönderdikleri bilgide, 25 Eylül Çarşamba gününden itibaren Yunus Durdu, Musa Arslan, Fırat Arzu, Mehmet Yavuzel, Cumhur Karuman, Hiriş Menberi, Emin Gezer, Şirin Şahin, Züleyha Yılmaz ve Behice Tanrıverdi adlı PKK’li ve PAJK’lı tutsakların süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladıklarını duyurdu. Tutsaklar, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde sürdürülen ağırlaştırılmış tecridin son bulması, özgürlük, güvenlik ve sağlık koşullarının düzeltilmesi, anadilde eğitim ve cezaevlerindeki hak gasplarının son bulması talepleri ile PKK’li ve PAJK’lı tutsakların başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi kapsamında açlık grevine başladıklarını bildirdi.

Midyat M Tipi Cezaevi’nde bulunan 7 tutsağın süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladığı bildirildi. Tutsaklar yaptıkları açıklamada şunları belirtti: “Halkımızın her alanda kesintisiz kahramanca yürütülen direnişi ve mücadelesinin birer neferi olarak bizler de mücadele sahamız olan zindanlarda Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşulları oluşturuluncaya kadar süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemimizi sürdürecek ve görüşlere çıkmayacağız.”

Midyat M Tipi Cezaevi’nde eyleme katılan tutsakların isimleri şöyle açıklandı: Derya Moray, Ayşe Kara, Mustafa Ayhan, Kemal Bahtiyar Hasan, İlyas Demir, Beyhan Gözmen, Gıvara Atıko.

Açlık grevcilerinin talebi Kürt halkının talebidir

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Amed Meclisi, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için 12 Eylül’de siyasi tutsaklar tarafından başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi ile son zamanlarda yaşanan gelişmelere ilişkin Diyarbakır Konukevi’nde basın toplantısı düzenledi. HDK Amed Meclisi Eşsözcüsü Hüseyin Bardakçı, bir çok cezaevinde, 12 Eylül’den bu yana açlık grevlerinin sürdürüldüğüne de işaret ederek, “Binlerce tutuklu cezaevlerinde, tek silahları olan bedenleri ile bir irade savaşına girmişlerdir” dedi. Bu irade savaşının daha önce defalarca denendiğini ve sonuç alındığını bildiklerini aktaran Bardakçı, “Ancak çok ciddi sorunlar ve ölümler yaşanmadan AKP iktidarını adım atmaya davet ediyoruz” dedi. Siyasi tutsakların bedenlerini ölüme yatırmalarına neden olan taleplerin bütünü ile Kürt halkının taleplerinin olduğunu belirten Bardakçı, “Bu kanın durmasını önleyecek en önemli aktörlerden bir tanesi Sayın Abdullah Öcalan’dır. Bu nedenle Sayın Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit son bulmalıdır. Ailesi ve avukatları ile görüşmeleri sağlanmalıdır” dedi. Siyasi soykırım operasyonlarının durdurulması ve siyasi tutsaklar üzerindeki baskılara da son verilmesi gerektiğini belirten Bardakçı, “Dışarıda yüzlerce kişi tutuklanarak Kürt halkı iradesiz bırakılmaya çalışılmaktadır” dedi.

Tecride karşı her yerde sokağa

Adana BDP İl Örgütü, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın üzerinde sürdürülen ağırlaştırılmış tecrit ile cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla bugün geniş katılımlı halk toplantısı düzenleyecek. BDP Adana İl Başkanı Uğur Bayrak, Öcalan üzerindeki tecridin ve tutukluların başlattığı grevin tabanlarında ciddi kaygılar yarattığını belirterek, bu çerçevede bugün Karasu Kavşağı’nda geniş katılımlı bir halk toplantısı düzenleyeceklerini duyurdu.

‘Aileler kaygılı’

Cezaevlerinde başlayan süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine dikkat çeken Bayrak, şöyle konuştu: “Kötü cezaevi koşulları ve Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki 429’uncu gününe giren tecritten dolayı bir dönüşümsüz ve süresiz açlık grevi başladı. Ailelerin bundan dolayı kaygıları var. Sağlıklarından dolayı kaygıları var. Cezaevi koşulları nedeniyle bize doğru başvuruları var. Bizlerde bunlara kayıtsız kalamıyoruz, kalmayacağız da. Bütün bunların bağlamında Adana’da bir basın açıklamamız olacaktır.”

Bayrak, Dağlıoğlu Semti Karasu Kavşağı’nda bugün saat 15.00’te yapacakları açık hava toplantısına Adana’da yaşayan tüm halkları davet etti.

‘Öcalan’a Özgürlük’ otobüsü 5 ülkeyi gezdi

Almanya’nın Mannheim kentinde düzenlenen Kürt Kültür Festivali ardından yola çıkan “Öcalan’a Özgürlük” otobüsü, 20 günde 5 ülkeyi dolaştı. İsveç, Danimarka, Almanya, Hollanda ardından Belçika’ya geçen otobüsün ilk durağı Anwers kenti oldu. Otobüs Belçika sınırında bir konvoy tarafından karşılandı. Konvoy eşliğinde Anwers’in Graandplein alanına gelen eylemciler, burada düzenlenen mitinge katıldı. Eylemciler adına bir konuşma yapan Mirhem Yiğit, Öcalan’ın özgürlüğü için başlattıkları eyleme ilgiden dolayı teşekkür etti. KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal da, Oslo görüşmeleriyle ilgili tartışmalara değinerek AKP’nin bir çözüm projesinin olmadığına dikkat çekti.

Haberin Tamamı İçin:

Özgür Gündem - Direniş İçinde Direniş

Hükümet, Öcalan için cezaevlerinde başlayan açlık grevlerini kırmak amaçlı her yöntemi deniyor. Silivri’de grevdeki tutsaklar tekli hücrelere konuldu. 12 gündür direnen tutsaklar, ‘Direniş içinde direnişimiz sürecek’ mesajı verdi

AÇLIK GREVLERİ HER TARAFA YAYILDI

Cezaevlerindeki siyasi tutsakların Öcalan’ın özgürlüğü ve anadil hakkı için başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 22’inci gününde yayılarak sürüyor. Son olarak Ege Bölgesi’ndeki cezaevleri de bugünden itibaren greve katıldı. Hükümet ise tutsakların direnişini kırmak için Esat Oktay’ın yöntemlerine sarıldı.

HÜKÜMET ESAT OKTAY’I ARATMIYOR

Silivri’de greve giren, “KCK” İstanbul davasının tutuklu sanıkları Bakanlığın talimatıyla hücrelere konuldu. Grevdeki Kürt siyasetçilerden Erdal Avcı şu bilgileri verdi: “Tekli hücrelere götürülen 15 arkadaşımızın direnişi sürmektedir. İdarenin verdiği su, şeker ve limonu almıyoruz. Musluk suyuyla direnişimiz sürüyor.”

‘Özgürlük’ talebi Ege’ye ulaştı

Ege Bölgesi’ndeki cezaevlerinde kalan PKK ve PAJK’lı tutsaklar, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgür hareket etme koşullarının yaratılması ve anadilde eğitim ile mahkemelerde anadilde savunma hakkının tanınarak bunun yasal anayasal güvenceye kavuşturulması talepleriyle başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevine bugünden itibaren dahil olacaklarını duyurdu.

Kırıklar 1 ve 2 No’lu F Tipi, Şakran 2, 3, 4 No’lu T Tipi ile Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan PKK ve PAJK’lı tutsakların aileleri aracılığıyla yaptığı açıklama şöyle: “Önder Apo’nun 13 yıldan beri yaşadığı ağır tecrit, son 14 aydan bu yana insanlık dışı bir boyuta vardırıldı. Bu insanlık dışı tecridin uygulayıcıları derin bir ahlaksızlık ve utanmazlık örneği sergileyerek ciddi bir çarpıtma ve dezenformasyon ile halkımızın kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. Ancak tüm gerçekler gün gibi açık ve berrak bir şekilde ortadadır. AKP iktidarı yalanlarıyla artık hiç kimseyi kandıramaz. Bizim için tek bir gerçek var; o da önderliğimize karşı zalimane bir tecridin uygulanması ve halkımızın yiğit evlatlarına karşı askeri ve siyasi soykırım operasyonlarının en faşist yöntemlerle uygulanıyor olmasıdır. İşte bunun içindir ki 12 Eylül 2012 tarihinden itibaren çeşitli cezaevlerindeki onlarca kadın ve erkek yoldaşımız bedenlerini ölüme yatırdılar. Önder Apo üzerindeki tecridin sonlandırılarak sağlık, güvenlik ve özgürlüğünün sağlanarak barışçıl siyasi çözüme dahil olmasının koşullarının yaratılma ve anadilde eğitim ile mahkemelerde anadilde savunma hakkının tanınarak bunun yasal anayasal güvenceye kavuşturulması taleplerini içeren süresiz dönüşümsüz açlık grevine 3 Ekim 2012 tarihinden itibaren bizlerde dahil oluyoruz.”

‘Gemi yine bozuk’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarının müvekkilleriyle görüşmek için yaptığı başvuru bir kez daha “gemi bozuk” bahanesiyle engellendi. Öcalan avukatlarıyla 27 Temmuz 2011 (433 gündür) tarihinden bu yana görüştürülmüyor.

‘Tecrit içinde tecride’ karşı ‘direniş içinde direniş’

Silivri 2 No’lu L Tipi Cezaevi’nde 24 Eylül’de açlık grevine başlayan, “KCK” İstanbul davasının tutuklu sanığı Erdal Avcı, açlık grevi sürecinde yaşananları gönderdiği mektupta anlatı. Avcı, “Bilindiği gibi süresiz açlık grevi eylemine Silivri Cezaevi’nden 10 Kürt siyasetçi de katıldı. 24 Eylül’de başlayan eylem, cezaevi idaresinin sert ve anlamsız müdahalesi nedeniyle gergin başladı ve öyle de devam ediyor. Eylem gerekçelerini açıklayan dilekçelerle beraber aynı zamanda eylemdeki arkadaşlarımızın aynı koğuşta toplanması ve yanlarında 3-5 arkadaşın kalmasının sağlanması uygun olacaktır önerimize karşı cezaevi idaresi, ‘Adalet Bakanlığı’nın emri var, eylemcileri tek odalara alacağız, direnirseniz zorla götüreceğiz’ biçiminde cevap verdi” dedi. Avcı, robokop giyimli görevlilerin ve gardiyanların koğuşlarına zorla girdiğini de belirtti.

Avcı, cezaevi yönetiminin bu ‘hukuksuz ve zorba’ yaklaşımını kapılara vurma, slogan atma ve idarenin verdiği yemekleri almama, kapalı ve açık spor etkinliklerine çıkmama gibi yöntemlerle protesto ettiklerini belirtti. Avcı şunları anlattı: “Tekli tecrit hücrelerine götürülen 15 arkadaş idare ve Adalet Bakanlığı’na karşı eylemlerini sürdürmektedir. İdarenin verdiği su, şeker ve limonu almıyoruz, sağlık muayenelerini reddediyoruz. Cezaevi temsilcilerimizle görüşerek taleplerimizin karşılanmasını istiyoruz. Zorla getirildiğimiz hücreler ağır ceza almış hükümlü tutsaklar veya ağır cezalık disiplin uygulamasının yapıldığı mekanlardır. Bizlerin bu hücrelere hukuki hiçbir gerekçe yokken getirilmesi ise ayrı bir skandaldır.”

Muhatabımız siyasi iktidar

Tecrit hücrelerine konulmalarının, ‘tecrit içinde tecrit’ politikası olduğunu ifade eden Avcı, “Açlık grevi eylemimize genel, iki maddelik taleplerin yanında eylemcilere uygulanan tecridin sonlandırılması talebi de eklenmiş oldu. Diğer cezaevlerinden farklı olarak bütün tutsaklar sürekli eylem halinde. ‘Direniş içinde direniş’ sürdürmektedir” dedi.

Avcı mektubunda, “Cezaevi idaresi kendi inisiyatifiyle davranıyor, süresiz açlık eylemini fiili olarak ölüm orucu şartlarına sürüklüyorsa buna Adalet Bakanlığı’nın acilen müdahale etmesi gerekir. Cezaevi idaresi bu eylemi kendine dönük yapılmış gibi görmekten vazgeçmelidir. Taleplerimizin muhatabı siyasi iktidar ve Adalet Bakanlığıdır” dedi.

Bakanlık da BDP Milletvekili Sebahat Tuncel’le görüşmesinde hücre uygulamasını itiraf ederek, “Bu yerinde bir uygulama. Diğer cezaevlerinde olanak olmadığı için hücrelere konulmuyorlar” dedi.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAçlık greviAdalet ve Kalkınma PartisiAdanaAlmanyaBarış ve Demokrasi PartisiBelçikaDiyarbakırİstanbulİsveçMardinÖlüm Orucugündemşeker
Görüş Bildir