Saldırgan Değiliz Toprağımızı Koruruz

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Özgür Gündem - Saldırgan Değiliz Toprağımızı Koruruz

Özgür Gündem - Saldırgan Değiliz Toprağımızı Koruruz

Türkiye medyasında uzun süredir kışkırtıcı propagandaların hedefi olan ve son dönemlerde sayıları giderek artan Suriye’deki Kürtlerin savunma gücü YPG, kendilerine yönelik kara propagandaya yanıt verdi: “Kimseye saldırmak niyetinde değiliz. Türkiye ile de Suriye muhalefetiyle de bir sorunumuz yok, ama gerekirse topraklarımızı savunmak için bütün dünyayla savaşabiliriz.”

Saldırgan değiliz ama toprağımızı koruruz

Batı ve Türkiye destekli silahlı gruplar ile baskıcı Baas rejimi arasındaki savaş derinleşirken, yıllarca yok sayılan ve her türlü baskıya maruz kalan Kürtler, Batı Kürdistan’da geçmişten ders alarak, kendi öz güçlerine dayanmayı tercih etti. Kendi kurumlarını oluşturarak, birçok kentte yönetimi ele geçiren halk, en büyük örgütlenmeyi de savunma alanında gerçekleştirdi. 2004 yılından itibaren örgütlenme çalışmaları baskılara rağmen yürütülen ve 2011 yılında resmi ilanı yapılan YPG genç kadın ve erkeklerden oluşan yapılanmasıyla Batı Kürdistan’ın tek savunma gücü konumunda. YPG’nin yetkililerinden Sipan Hemo, YPG’nin bütün kentlerde örgütlendiğini söylüyor.

“Hedefimiz büyük, bir ordu oluşturmak istiyoruz” diyen Hemo, “YPG’ye 18-30 yaş grupları arasında bulunanlar katılabiliyor. Neredeyse erkekler kadar kadınlar da katılım gösteriyor ve yoğun ilgi var” diyor. Kürtlerin yanı sıra, Asuri, Ermeni gençlerin, hatta Arap gençlerin de YPG saflarına katıdığını belirten Hemo, “7 kişiden oluşan üst karargahımız var. Kadın ve erkeklerden oluşan bu 7 kişilik yönetim, bütün YPG güçlerinden sorumlu. Bu karargaha bağlı tugay düzeyinde bölge ve eyalet karargahları bulunuyor” diye örgütlenmelerini anlatıyor.

KYK’ye bağlı olmak istiyoruz

Askeri güçlerin siyasi perspektiften yoksun hareket edemeyeceğini vurgulayan Hemo, “Biz savunma gücünün Kürt Yüksek Konseyi’ne bağlı olmasını istedik. Onlar da çok olumlu yaklaştılar. Ancak, pratikte bunlar gerçekleşmedi, destek vermediler. Bu nedenle bir açıklama ile konseyin kararlarının bizi bağlamadığını belirttik. Fakat, açıklamamız, konseyin inkarı anlamına gelmiyor. Daha sonra bizimle diyalog geliştirdiler, yeni bir toplantı yaparak, YPG’yi resmi olarak kabul etmek istediklerini belirttiler. Siyasi bir güce bağlı olmayı istiyoruz, ancak bu bir siyasi parti olmayacak.

Herkes katılmak istiyor

Sadece PYD’den değil diğer Kürt partilerinden de YPG’ye katılma isteği olduğunu belirten Hemo, Esad güçleri ile hiçbir iletişimlerinin olmadığını, eninde sonunda Qamişlo’da da halkın yönetimi ele alacağını, ancak halka zarar vermek istemediklerinin altını çiziyor. YPG olarak, Hür Suriye Ordusu (HSO) ile iletişimlerinin olduğunu, ancak siyasi muhalefetle Kürt iradesinin tanınması konusunda sorun yaşadıklarını anlatan Hemo, “Kürdistan kentlerinde hiçbir gücün yerleşmesini ve eylem yapmasını kabul etmiyoruz. Bizim savunma gücümüz var, tüm güçlerden isteğimiz Kürdistan’ı üs olarak kullanmamalarıdır” diyor ve Qamişlo’daki patlama için de “Bu tür eylemlere izin vermeyeceğiz” diye kaydediyor.

“Başka bir yere gidip kimseye saldırmıyoruz. Ancak Kürdistan topraklarını savunmak için dünyayla da savaşırız” diyen YPG yetkilisi, “Türklere yönelik bir tehdidimiz olamaz” diye tutumlarının altını çiziyor. “Ancak” diyor Hemo, “Efrin’den Derik’e kadar Kürdistan toprağıdır, Türkiye tek adım bile atsa en üst düzeyde direniş göstereceğiz. Türk devleti iyilikten anlıyorsa Kürtler onlara dost olur, yok eğer, “Ayda bile bir Kürt varsa müdahale edeceğiz” diyorlarsa, o zaman biz de nasıl cevap vereceğimizi tüm dünyaya gösteririz.”

2004 yılında başladı

Hemo, Suriye rejiminin 12 Mart 2004’te Qamişlo’da gerçekleştirdiği katliamın ardından bazı adımlar attıklarını, devletin saldırılarıyla birçok kişinin tutuklandığını belirtiyor ve “Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da başlayan Suriye’de devam eden halk serhildanları, bize de daha fazla örgütlenme olanağı sağladı” diyor. YPG’nin bütün halkları koruma anlayışı ile hareket ettiğini anlatan Hemo, şöyle diyor: “Halep’in Şêxmeqsud mahallesindeki katliama karşın, misilleme eylemlerimiz oldu. Efrin’de kim olduğunu dahi bilmediğimiz, öldürülen bir doktorun katillerini yakalayıp kamuoyuna açıkladık. Kobanî’de bir Kürt yurtseverin katledilmesine karşı, rejimin askeri üslerine yönelik sonuç alıcı eylemlerimiz oldu. Qamişlo’da Kürt gençlerinin tutuklanmasına karşı eylem gerçekleştirdik.”

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Beşer EsadKYKSavaşSuriyeTercihgündemkadınlar
Görüş Bildir