Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Gençay Gürsoy Yazdı: ‘Yeni Bir Türkiye’

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Özgür Gündem - Gençay Gürsoy - ‘Yeni Bir Türkiye’

Özgür Gündem - Gençay Gürsoy - ‘Yeni Bir Türkiye’

Evet süreç ilerliyor. En azından öyle görünüyor. Yol kazaları bir şekilde atlatılıyor. Baş aktörler tarafından sarfedilen kimi sorunlu ifadeler ve yorumların neden olduğu tartışmalar, aşırı tepkilere yol açmadan normal mecrasında sürüyor. Öcalan’la varılan, kapsamını yeterince bilmediğimiz mutabakata, Kandil’den de temelli bir karşı çıkışın gelmeyeceği anlaşılıyor. PKK’nin elindeki kamu görevlisi rehineler, bir sakarlık çıkmadan sağ salim evlerine döndü. Yani Başbakan’ın başından beri hedeflediği “silahların susması ve PKK militanlarının sınır dışına çekilme süreci planlandığı gibi adım adım ilerliyor.

Sonraki aşamalar

Sonrasında, yani PKK militanlarının kazasız belasız sınır dışına çekilmesinden sonra ne olacak? Bu insanların dağa çıkmasına neden olan Kürt sorununun çözümü konusunda taraflar arasında bir mütabakat oluşmuş mudur? Yoksa PKK’nin sınır dışına çekilmesiyle süreç şimdilik noktalanmış ve gerisi vadesi belirsiz bir geleceğe mi devredilmiş olacak?

Bu tür soruların ortaya atılması, sürece oyun kurucuların tarafından bakanlarca hiç hoş karşılanmıyor. Endişelerini belirten herkes, adeta barış karşıtı muamelesi görüyor. Oysa çatışmaların durdurulması yolunda her iki tarafın attığı adımları içtenlikle destekleyen Kürt kamuoyunun bu konularda rahatlatıcı, umut verici, güven artırıcı adımlara şiddetle ihtiyacı var. Açıkca ifade edilmese de, 30 yıldır devam eden bu kanlı mücadelede kaybedilen 50 bine yakın insanın neredeyse 45 bininin Kürt olduğunu bilenlerin içlerini kemiren şu sorulara inandırıcı yanıtlar bulunmadan huzura kavuşması mümkün değil: “Bunca insanımızı boşuna mı kaybettik? Bunca acıyı boşuna mı çektik?”

Kürt kamuoyu tedirginlik içinde bu soruların yanıtlarını ararken Başbakan’ın ağzından hiçbir yatıştırıcı ya da umut vaad eden cümle çıkmıyor. Yakın çevresi ise, yarı tehdit kokan soyut vaatlerle süslenmiş ifadelerle herkesi susup beklemeye davet ediyor: ”Öcalan sürecin önemli bir aktörü ama mimarı değil. Bu sürecin mimarı Başbakan Erdoğan. Ayrıca Türkiye’nin yürüttüğü süreç, sadece PKK’nın tasfiyesini amaçlayan bir süreç değil. Yeni bir Türkiye inşa ediliyor. (...) Çözüm için ‘baldıran zehiri’ içmeyi göze alan Erdoğan, bir noktada ‘Aldatılıyor muyuz?’ kuşkusuna kapılıp, elini taşın altından çekerse, süreç tepemize çöker”(Abdulkadir Selvi, Yenişafak, 11 Mart 2013).

Hangisine inanalım?

Olup biteni yakından izlemeye çalışan Kürt ve Türk kamuoyu, İmralı-Kandil arasındaki mektup teatisinin sonuçlarını sabırla beklerken, 12 Mart 2013 günü Fırat Haber Ajansı’nda Cavit Mervan imzasıyla kaleme alınan bir haber/yazı, süreçle ilgili hayli farklı bir yol haritasının ipuçlarını açıklıyordu. Bu yazıya bakarsak, ateşkesi takiben PKK’nin sınır dışına çekilmesi belirli koşullara bağlıydı. Bu koşullar esasen Öcalan’ın Kandil’e ilettiği mektupta da yer alıyordu: ”PKK ve KCK dahil olmak üzere Kürt hareketinin bütün aktör ve yöneticileri dahil olmak üzere, özgür siyaset yapmaları önündeki engeller bir bir kaldırıldıkça ve bu konuda güven verici yasal düzenlemeler yapıldıkça, PKK aşamalı olarak ikinci adımı atacak (...) Görünen o ki, Türk Hükümeti ‘genel mütabakat metnine’ bağlı kalır ve atacağı adımları zamanında atarsa, Kürt gerillası Kuzey Kürdistan sınırı dışına çıkmaya başlayacak. Ancak bu çıkış aynı zamanda yeni bir Kürt-Türk ittifakının temelini oluşturacak. Kürdistan parçaları arasındaki ilişkiler özgürleşecek. Bir anlamda Kürdistan’la birlikte ‘misak-ı milli’ güncelleşecek. (...) Peki Türkiye ne kazanacak? Cevabı çok basit. Ortadoğu coğrafyasının en köklü halklarından Kürtlerin dostluk, kardeşlik ve işbirliğini ve dahası koca bir Kürdistan’ı kazanacak”(T24, 12 Mart 2013).

İnsan ister istemez, Öcalan’ın Milliyet aracılığıyla kamuoyuna yansıyan görüşme notlarındaki bazı kanatlı cümleleri anımsıyor: ”Ne ev hapsi ne af, bunlara gerek kalmayacak. Herkes, hepimiz özgür olacağız. (...) Eski yaşam alışkanlıklarını topyekun bırakmak gerekir. Neden, çünkü bir rejim değişikliği olacak. Tanzimat , Meşrutiyet, Cumhuriyet, 1950 çok partili hayata geçişten çok daha önemli, bu hepsinden daha derinlikli olacak. Başarılı olursak yepyeni bir cumhuriyete (...) Radikal demokrasi, tam demokrasi, Anadolu ve Mezopotamya’nın tam demokratikleşmesi, hazırlığım bu yönde...”

Abdulkadir Selvi’nin yukarıda andığım “Yeni bir Türkiye inşa ediliyor” sözü boşuna söylenmemiş anlaşılan.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanBaşbakanDiyetİmralıgündemoyun
Görüş Bildir