Ben Yaşamın Önünü Açmak İçin Grevdeyim

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Özgür Gündem - Ben Yaşamın Önünü Açmak İçin Grevdeyim

Özgür Gündem - Ben Yaşamın Önünü Açmak İçin Grevdeyim

Ben bu toplumun içinde sistem tarafından kurban edilmiş adli bir mahkumum. Kimseden emir almadan bu coğrafyada zamansız ölümlerin olmaması için bedenimi ölüme yatırdım. Yaşamın önünü açmak için ölmek... Bu durum benim açımdan insani bir görevdir. İnsanın kendi vicdanıyla, ilkeleriyle bir sınavdır.

Yaşamın önünü açmak için açlık grevindeyim

Nereden başlamalı, neresinden tutmalı anlamış değilim. Türkiye’de yaşanan “beyin ölümü”nü üzülerek izlemekteyim. 57 gündür açlık grevindeyim. Kararan gözlerim mi beni aldatıyor, yoksa çınlayan kulaklarım mı beni yanıltıyor, yoksa, yoksa... Beynim mi iflas etti? Yoksa aklım bana oyun mu oynuyor? Yoksa biri aklımızla dalga mı geçiyor?

Başbakan’ın 30 Ekim tarihli Meclis grup konuşmasını dinlediğimde yukarıda yazdığım düşünceler birbirini kovaladı. Bir insan daha cümlesini bitirmeden aynı cümle içinde kendisiyle çelişebilir mi? Biri beni cimciklesin.

Yaşamın önünü açmak için ölmek... Bu durum benim açımdan insani bir görevdir. Bu durum insanın kendi vicdanıyla sınavıdır. Kendi ilkeleriyle bir sınavdır. İnsanın dili insanın kimliğidir, ruhudur, onurudur, yaşam gerekçesidir

Ne diyor Başbakan; “Efendim bunlar aç falan değil, yemek yiyorlar, gerekirse müdahale ederiz” diyor. Niçin müdahale ediyorsun? 56 gündür açlık grevinde olduğumuz için mi? Ve adım adım ölüme yaklaşıyoruz ondan mı? Eğer ölüm geliyorsa mantıken yemek yemiyoruz sonucu çıkmaz mı? Haydi bir an için Başbakan’ın doğru söylediğini varsayalım. Bizler F Tipi’nde lahmacun+ayran sparişi vermiş ve afiyetle yiyoruz diyelim. O zaman neden müdahale edeceksin ki! Madem bir şeyler yiyoruz ve durumumuz normal o halde müdahale etmeni gerektirecek bir şey yok. Anadilim Türkçe olmadığı için Türk dil kurallarını yanlış biliyor olabilirim. Yanlış anlamışsam -ki yanlış anladığımı sanmıyorum- o zaman bir Türk dil uzmanı yahut bir filolog çıkıp beni aydınlatsın. Yok ben yanılmıyor ve duyduklarım doğruysa o zaman soruyorum! Haydi kral görünmez bir elbise istemekte; ya bunca Bakan neye bakıyor? Bunca milletvekili neyin vekili? Haydi onları da geçtim ya muhalefet? Hadi sizi de geçtim, ya yazarlar, sanatçılar, gazeteciler, eğitimciler? Biraz vicdan diyorum.

Ben bu toplumun içinde sistem tarafından kurban edilmiş adli bir mahkumum. Hiçbir çıkar gözetmeden ve kimseden emir ve direktif almadan insani sorumluluğumdan kaynaklı ve bu coğrafyada zamansız ölümlerin olmaması için bedenimi ölüme yatırdım. Yaşamın önünü açmak için ölmek... Bu durum benim açımdan insani bir görevdir. Bu durum insanın kendi vicdanıyla sınavıdır. Kendi ilkeleriyle bir sınavdır.

İnsanın dili insanın kimliğidir, ruhudur, onurudur, yaşam gerekçesidir. Dilimi, kimliğimi, onurumu korumak bir insan olarak görevimdir. İmralı Adası’ndaki insanlık dışı tecride karşı sessiz kalmak hiçbir vicdanlı Kürt’e yakışmaz.

Buradan medyaya da seslenmek istiyorum. Ey medya görevlileri; 30 yıldır tek bir gün ölüm haberi vermeden stüdyolarınızdan, çalışma ofislerinizden ayrıldınız mı? Bir gün siz de elden ayaktan düşeceksiniz. Nihayetinde kariyeriniz boyunca bir gün ölüm olmadan haber sunamadım düşüncesi yüreğinize oturacak. İçinde ölümün, kanın, gözyaşının olmadığı bir habercilik duygusu acaba nasıl bir şeydir diyeceksiniz. Çok insani, çok doğal talepler uğruna canımızı ortaya koyduğumuz bu eylemimizi “nasıl harcayalım” yoğunlaşması içine giriyorsunuz. Gerçekleri çarpıtmak, insanlık dışı inkar politikalarına ortak olmak, bizlerin ölümüne davetiye çıkarmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Bundan önceki açlık grevlerinden, ölüm oruçlarından ders çıkarmak en fazla medyanın görevi olmalıdır. Spekülatif haber yaparak nereye kadar gideceksiniz?

Haykırıyoruz; bu coğrafyamızda artık ölümler olmasın...

**Anne bak medya çıplak!

Anne bak sanat çıplak!

Anne bak! Anne bak! Kral çıplak!**

12 Eylül’den bu yana açlık grevinde olan adli tutuklu.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Başbakanİmralıgündemoyun
Görüş Bildir