Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Özduyarlılık Ölçeğine Göre Kendi Benliğinle Ne Kadar Barışıksın?

-

Hem felsefe, hem de psikoloji bilimleri açısından oldukça yeni bir kavram olan özduyarlılık, kişinin kendine karşı olan düşünce ve davranışlarını inceleyen bir olgu.

Peki bu ölçeğe göre siz kendi benliğinize karşı nasıl düşüncelere sahipsiniz?

1. "Gelecek" kavramının beyninizde neyle eşleştiğini sorarak başlayalım.

2. Genel Davranış Analizi

Davranış analizleri sırasında sorgulanan bazı yargılar şöyle:

  • Karar verirken duygularımın değil, mantığımın yolundan yürürüm.

  • Zihnim sıkı korunan bir kaledir, farklı fikirlerden kolay kolay etkilenmem.

  • "Keşke"ler hayatımda ciddi bir yer edinmiştir.

  • En iyi arkadaşım olarak kendimi görürüm.

  • Karşımdaki insanın cümlelerine değil, davranışlarına dikkat ederim.

  • İşin detaylarıyla değil, ana hatlarıyla ilgilenirim.

Bu yargılardan kaç tanesi senin için de geçerli?

3. Beyninin sağ tarafını ne kadar iyi kullanabildiğini ölçelim. Bu fotoğrafta kaç farklı kadın var?

4. Şimdi de iç dünyana kulak vermeni ve bu cümleyi tamamlamanı istiyoruz.

5. Bunlardan hangisi ruhunu daha çok rahatsız ediyor diye soralım.

6. Zamanda Nedensellik

Bir gün bir bilim insanı zaman makinesini icat ediyor ve izafiyet teorisi üzerine çalışmaları nedeniyle hayran kaldığı Albert Einstein'ın yaşadığı döneme gidiyor. Kendisiyle bir şekilde tanıştıktan sonra izafiyet teorisiyle ilgili bütün akademik belgelerin kopyalarını veriyor ve birkaç yıl sonra bu teoriyi kendisininmiş gibi yayınlamasını, böylece gelmiş geçmiş en ünlü bilim insanlarından biri olacağını söylüyor. Einstein da gerçekten öyle yapıyor ve teoriyi sanki kendine aitmiş gibi yayınlayarak tarihe geçiyor. Bu noktada Einstein'la ve bilim insanıyla ayrı ayrı konuşup "Teori sana mı ait?" diye sorduğumuzu ve yalan söylemeyeceklerinden emin olduğumuzu düşünelim. Soru Einstein'a yöneltiğinde "Hayır, ben bulmadım. Biri gelip çalışmaları bana verdi, kendiminmiş gibi yayınladım" derken, zaman yolcusu ise "Çalışmalar benim değil, Einstein'ındı. Ben sadece kopyalarını aldım" diyecek ve ikisi de çalışmanın kendisine ait olmadığını söyleyecektir.

Bu paradoksu nasıl açıklarsınız? Zihin birikiminiz hangi açıklamayı daha olası bulur?

7. Zihni biraz serbest bırakalım. Bu görsel hangi rengi çağrıştırıyor sana?

8. Karar mekanizması

Psikolojik araştırmalara göre zor ve etik sınırlarında gezen bir karar almadan önce insanın kendisine sorması gereken 6 soru şöyle:

  • Yaptığım doğru mu?

  • Yaptığım adil mi?

  • Eğer birisi zarar görecekse bu kim?

  • Verdiğim karar gazetelerin birinci sayfasında yer alsaydı kendimi rahat hisseder miydim?

  • Aileme veya akrabalarıma bu kararımı söyleyebilir miydim?

  • Olay gerçekten göründüğü gibi mi?

Karar verme süreciniz sırasında bu sorulardan kaçını kendinize soruyorsunuz?

Kendi benliğinin düşmanı olmuşsun!

Sen kendine karşı her daim acımasız olan bir kişiliğe sahipsin. İnsanlar tarafından sevilmene, önemsenmene ve takdir edilmene rağmen, içinde bir yerlerde hep eksik olduğunu düşünüyor ve insanların tüm bu davranışlarına layık olmadığın yanılgısına düşüyorsun. Kendini sevme yolunda attığın her bir adım, insanların seni daha çok sevmesini sağlasa da senin kendine karşı olan acımasızlığını azaltamıyor. Mükemmelliyetçi bir birey olman da bunun en başlıca nedenlerinden. Ne yaptığın işlerde, ne de kendi öz benliğinde hiçbir kusur görmek istemiyorsun. Senin için en ufak kusur, tüm doğruların yanıp kül olması anlamına geliyor. Kendi elinde olmayan, bu nedenle de kapatamayacağın kusurlar üzerinde durarak zihnini ve benliğini öylesine yoruyorsun ki, bu bitkinlik hissi seni kusurlu olduğun kanısına ulaştırarak büyük bir kısır döngüye sokuyor. Bu kısır döngüyü kırmaksa bir tek senin elinde, kimsenin veya hiçbir işin kusursuz olmayacağını anlaman gerekiyor.

Benliğinin kaşifi olmuşsun!

Pek az insan kendi benliğini tarafsız bir şekilde yorumlayabilme yeteneğine sahiptir. Bu bakımdan, kendi özünün dehlizlerinde birer birer gezinmişsin ve kendin hakkındaki her bir gerçeğe ulaşmayı başararak özkeşfini tamamlamışsın. Kendini olduğun gibi kabul ediyor, iyi ve kötünün keskin bir çizgiyle ayrılmadığını biliyorsun. Benliğini kusursuz bir tarafsızlıkla algılayabilmen, atacağın her adımın getireceği sonuçlara karşı çok daha hazırlıklı olmanı ve herkesten bir tık önde olmanı sağlıyor. Zayıf noktalarını biliyor ve böylece kendini sağlama alabiliyorsun. İnsanların eleştirilerini çok iyi süzebilmen ise yapıcı olanlarla yıkıcı olanları ayıklayabilmeni sağlıyor; bu da kendini sürekli geliştirmenin önünü açıyor ve her şeyin karşısında dik durabilmene yardımcı oluyor.

Kendini zihin zincirlerinden kurtarmışsın!

İnsan, doğası gereği kendi zihni ve algıları tarafından zincirlenmiş bir canlıyken, sen tüm bunların bilincine vararak farkındalığını üst bir seviyeye çıkarmışsın. Böylece benlik kavramının, insanın kendi eylemleri sonucu oluşan bir kavram olmadığını, doğal süreçler içerisinde her bir insana ait farklı ve özel olgular olduğunu benimsemişsin. Bu nedenle kendine karşı acımasız bir tutum sergilemekten uzaklaşmış, tüm yanlışlarınla ve doğrularınla kendi benliğini hayat boyu ilişkinin devam edeceği bir arkadaş olarak görmeyi başarmışsın. Kendinle barışık bir yaşam sürmenin anahtarını keşfetmiş olman da, hayatının pek çok alanında başarıya çıkan yollarda yürümeni sağlamış. Tıpkı senin gibi diğer insanların da her zaman doğruyu yapmalarını beklememen gerektiğini öğrenmen, sosyal ilişkilerinde beklentilerini çok yüksek tutmamanı sağlamış. İyiliğin ve kötülüğün asla tek başına bulunmayacağını, hiçbir şeyin net siyah veya net beyaz olmadığını anlamış ve benliğini serbest bırakarak kendi zihninde özgürce dolaşmayı başarmışsın.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
zeynep-begum

Benliğinin kaşifi olmuşsun! Pek az insan kendi benliğini tarafsız bir şekilde yorumlayabilme yeteneğine sahiptir. Bu bakımdan, kendi özünün dehlizlerinde birer birer gezinmişsin ve kendin hakkındaki her bir gerçeğe ulaşmayı başararak özkeşfini tamamlamışsın. Kendini olduğun gibi kabul ediyor, iyi ve kötünün keskin bir çizgiyle ayrılmadığını biliyorsun. Benliğini kusursuz bir tarafsızlıkla algılayabilmen, atacağın her adımın getireceği sonuçlara karşı çok daha hazırlıklı olmanı ve herkesten bir tık önde olmanı sağlıyor. Zayıf noktalarını biliyor ve böylece kendini sağlama alabiliyorsun. İnsanların eleştirilerini çok iyi süzebilmen ise yapıcı olanlarla yıkıcı olanları ayıklayabilmeni sağlıyor; bu da kendini sürekli geliştirmenin önünü açıyor ve her şeyin karşısında dik durabilmene yardımcı oluyor.

gulizaydin

Pek az insan kendi benliğini tarafsız bir şekilde yorumlayabilme yeteneğine sahiptir. Bu bakımdan, kendi özünün dehlizlerinde birer birer gezinmişsin ve kendin hakkındaki her bir gerçeğe ulaşmayı başararak özkeşfini tamamlamışsın. Kendini olduğun gibi kabul ediyor, iyi ve kötünün keskin bir çizgiyle ayrılmadığını biliyorsun. Benliğini kusursuz bir tarafsızlıkla algılayabilmen, atacağın her adımın getireceği sonuçlara karşı çok daha hazırlıklı olmanı ve herkesten bir tık önde olmanı sağlıyor. Zayıf noktalarını biliyor ve böylece kendini sağlama alabiliyorsun. İnsanların eleştirilerini çok iyi süzebilmen ise yapıcı olanlarla yıkıcı olanları ayıklayabilmeni sağlıyor; bu da kendini sürekli geliştirmenin önünü açıyor ve her şeyin karşısında dik durabilmene yardımcı oluyor.

nergiz-sirinova

Kendini zihin zincirlerinden kurtarmışsın!

selin-ksc

Kendini zihin zincirlerinden kurtarmışsın!

zuzie

Vay, alkış vallahi.

Başlıklar

BilimEinsteinolay
Görüş Bildir