Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

"Genç, Güzel Bir Kadınım ve Evet, Yalnız Başıma Dünyayı Geziyorum!"

-

''Çok mu güzel olduğunu sanıyorsun?'' ya da ''Dikkat çektiğini biliyorsun madem neden tek başına dolaşıyorsun?'' gibi yorumlar, genel olarak tüm kadınlar için kaçınılmaz. Bir de yalnız seyahat ediyorsanız daha kötülerini duymamanız işten bile değil.

Genç bir kadın olarak çok çalışıp tatil için kendi masraflarınızı karşılayabilmenin, hatta farklı ülkeleri gezip görmenin takdir edileceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Üstelik sadece ülkemizde değil dünya genelinde bu böyle; ön yargıları yıkmak atomu parçalamaktan daha zor gerçekten.

Kadınlar olarak bu işe el atmamızın zamanı geldi de geçiyor bile. İsterseniz bu mevzuyu biraz açıklığa kavuşturalım:

Kaynak: http://www.huffingtonpost.com/alyssa-ram...

1. Hayır, düşündüğünüz gibi bedenimizle bir yerlere gelmiyoruz.

Genellikle yalnız seyahat eden kadınlara otomatik olarak ''kötü kadın'' damgası yapıştırılıyor. Hayır şaka değil. Biraz makyaj yapmışsa, biraz teni görünüyorsa, üstüne bir de bikiniliyse bir de... Hemen kötü bakışlara maruz kalıp, insanların zihninde kötü bir profil oluşturuyoruz.

Rahatsız edici ve utanç verici bu düşüncelere bir de kulağınıza kadar gelen fısıltılar eşlik ediyor. Tam bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. Hiç kimse genç bir kadının tek başına seyahat edebileceğini getirmiyor aklına. Bir de turist kadın olgusu var tabi. Hem olabilecek en kötü şekilde damgala, hem de sanki 'gelenler senin kocanı elinden alacaklar' gibi saçma bir fikre kapıl...

2. Yeni bir ayrılığı atlatmaya çalışmıyoruz.

Tek başınıza yolculuk yapıyorsanız yeni bir ayrılık yaşadınız ve kesinlikle onu atlatmaya çalışıyorsunuzdur! Kimse sizin ilişki durumunuzu ya da tatil yapma isteğinizi doğal olarak bilemez. Yine de otomatik olarak varsayımlarda bulunurlar: ''Kesin birisi terk etti yazık, tek başına kafa dağıtmaya gelmiş.''.

Belirli bir yaşa gelmiş kadının illa ki bir ilişkisi olabilir ya da böyle düşünülebilir anlarım. Peki neden yalnız başına tatile çıkmış olabileceği düşünülmez?

3. Evet, sizler gibi tatilimizin parasını ödüyoruz.

İşte sosyal medyadaki en kaçınılmaz soru: ''Fotoğrafı kime çektirdin peki?''. Yani demek istiyor ki tek başına değilsin, yanındaki karşılıyor masrafları.

Sorunun cevabı ise şöyle: Merhaba, ben de sizler gibi çalışıyorum. Tatil için tüm sene boyunca para biriktirdim, arkamda babam da yok, ailemden para yardımı da istemedim. Bir yerden toplu para da gelmedi; maaşımla ödüyorum. Hoş bir kadın olduğum gerçeği para kazanamayacağım ya da tüm paramı alışverişe yatıracağım anlamına gelmiyor. Hatta bir ton para verip bir çanta almaktansa, para biriktirip tatile çıkmayı tercih ediyorum.

4. Biz de sizi yargılıyoruz.

Bizim gözümüzde herkes eşit; ta ki bize yan yan bakıp rahatsız etmiyorsanız... Ben senin kaba saba hareketlerine, yürüyüşüne, aşırı öz güvenine ya da pejmürde görüntüne yorum yapmıyorsam, senin de bana yapma hakkın yok! Fakat işte bu yüzden ben de yargılıyorum artık; hem turist olarak hem de senin yaptığın gibi bilinçsiz bir şekilde...

5. Güzel olduğumu düşünebilirsin sorun değil.

Nasıl göründüğünü biliyoruz, kendini beğenmiş, şımarık ve sanki tüm gözler üzerimizde! Evet dışarıdan bakınca böyle görünüyor kabul edelim. Aslında olan şey ise herkes gibi üstümüze başımıza, görüntümüze dikkat ettiğimiz. Bunun için uğraşıyoruz ve yargılamaya gerçekten hakkınız yok.

Üstelik, artık az çok kimin ne düşünebileceğini öğrendik. Hoş olduğumuzu düşünüyorsanız tamam, teşekkür ederiz. Ama salak ya da 'yollu' olarak nitelendiriyorsanız, işte orada bir durun diyoruz...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
jord

Tek basina yaparsin bu tur seyleri, sonra da tek basina topraga donersin. Hicbir zaman olene kadar suren bir beraberligin olmaz. Cunku yanliz olmak beynine yerlesmis, benim hayatim demissin bir kere (halt etmissin). Insanlar arasindaki bag, boyle beraber paylasinca, anilar yapinca daha da kuvvetlenir. Her yil yapabildigin kadar beraber gezersin, en son donup baktiginda iste dersin, bunu beraber yaptik ve o yanindadir. Yanliz gezmelerini kime anlatacaksin, seni en fazla 10 dakika dinler insanlar sonra da giciklanirlar.

munzuradam

Feminist bir insanım ama açıkça söyleyeyim, hoşlanmıyorsan gezmeyeceksin. Gülü seven dikenine katlanır. Hiçbir şey sadece iyi yanlarıyla gelmiyor. 8 tane bol acılı çiğ köfteyi tek seferde gömeyim, sonra da tuvalette bunun acısı çıkmasın diye bir şey yok. Asgari maaş bile vergisiyle birlikte geliyor.

mrym_khrmn

Gülü seven dikenine katlanır nedir? Sırf kadın olduğumuz için eziklenmeye veya anlamsız yere yaftalanmaya göz yumamayız kusura bakma.

munzuradam

Okuduğun şeyi anladığını sanmıyorum. Sanırım gülü seven dikenine katlanır sende yanlış bir izlenim oluşturdu. Senin için aynı anlama gelen uzak doğu atasözlerinden bir tane seçip şöyle diyeyim; Her iyinin bir kötü yanı, her kötünün bir iyi yanı vardır.

codebender

yazı ilgi çekme amaçlı. bir anlam ifade etmiyor. yazıyla ilgili yorumum: türkiye'ye gelmesinler lütfen. buraya dünyayı gezen hangi kadın geldiyse tecavüze uğrayıp öldürüldü. ki tecavüze uğrayıp öldürülmeleri de zaten millete g*t vermek yerine kendi paralarıyla seyahat ettiklerini gösterir. öbür türlü adı tecavüz olmaz zaten. sevgili ilmissha anladığım kadarıyla dünyayı gezmek istiyorsun. umarım gezebilirsin.

zembe-reck

ilgi çekme amaçlı bir yazı gibi geliyor bana. bir açık var erkeklerin tarafında bu zarafet kılıfına giydirilmiş erkek nefretiyle yapılan bazı kılçık davranışlar var. arkadaşını sinirlendirmek için yaptığın bir şaka gibi. ama o şakayı dikkat çekmek ve arkadaşının seninle ilgilenmesini sağlamak için yaparsın genelde. arkaplandaki düşünce budur. ben bu tip yazılarda aşağılık kompleksi görüyorum. ve aslında çok belirgin şey bu. benim şahsi bir yorumum yakıştırmam veya tahminim değil. çünkü mesela tipik bir kendi cinsiyetini kutsallaştırma güdüsü var. mesela " Ben senin kaba saba hareketlerine, yürüyüşüne, " diyerek karşı cinsteki kastettiği güruha değil oradan tüm erkeklere sıçratmaya çalışıyor bu düşünceyi. bunun arkasındaki dürtüyü ve sahteliği görebiliyorum. bir aşağılama girişimini aslında aşağılık kompleksinin semptomu olan şeyi görebiliyorum. çünkü o konuda asıl önemli şey atlanıp senin kabasabalıgın noktasına getirilip tüm erkeklere gönderme yapılacak gereksiz bir yöne çevriliyor konu. çünkü onun için orada önemli olan şeyin söylenmesi değil mesele. dikkat çekilmek istenen noktalara konunun sürüklenmesi. kadınların çoğu bunu yapıyor. ama asıl sorun erkeklerin çoğunun bunu anlamadıklarını sanmaları. ve bir kadın günün 24 saat boyunca erkekleri aşağılamaya ve erkeklerin olmadıkları şeyi onlara öyleymiş gibi gösterme çabalarına yetecek enerjisi oluyor. ama iş güç sanat, gerçek hayat problemleri ve yaşamın sorgulanması, insanlığın sorgulanması, sistemlerin sorgulanması gibi ciddi konulara bu kadar önem vermediklerini hatta bunun çeyreği kadar önem vermediklerini görüyorsunuz bu kastettiğim güruhun içinde olan kadınların. bir kadının 24 saatini inceleyerek anlayabilirsiniz bunu ama mümkünse fark ettirmeyin ve rahatsız etmeyin. kadınlara söylüyorum. bir kadının kendisini tarafsız inceleyebilmesi konusunda şüpheliyim (birileri bu şüphemi giderirse sevinirim). onun için başkalarını inceleyin diyorum.

zembe-reck

aynısını erkekler yapsa "kadın düşmanı" diye karalama kampanyaları yapılmayacağına kadınlar dahil inanmayan var mı? kendimizi kandırmayalım. çağın hastalıklarından birisi slogan ve kılıflara bürünmüş zarafet ve estetik ambalajlı erkek nefreti. buna erkeklerin etkisinin ötesinde farklı yollarla ve kendi içinde kendini besleyen aykırı olduğu zannedilen yada öyle inanılmak istenen ama aslında bir kabuk örme veya dikkat çekme mücadelesinden ibaret düşüncelerin daha çok etkisi var. kadınlar 100 sene öncesine göre çok farklı. erkek nefretini ikiyüzlüce ve sloganlar arkasında meşrulaştırmaya çalışan bir güruh oluştu. çözüm ve gerçek eşitlik yerine karşı-şiddet gibi bir düşünceyi yeğliyorlar. bir intikam zihniyeti var neyin intiklamı olduğuda tam belli değil tipik ataerkil ve çağ dışı erkek modelinin denginin çok ötesinde haddinden fazla bir erkek nefreti. çünkü olaylar abartılıyor bir cinsiyetin üzerine yıkılıyor bunun algısını yaratmak için medya ve toplum kullanılıyor vs. bunu bu zamanda en çok kadınlar yapıyor. tecavüz taciz olaylarını istismar ediyorlar. gerçek duyarlı insanlar ise çözüm odaklı bakıyorlar. çözüm odaklı bakmayıp karşı-şiddet düşüncesiyle hareket eden yani şiddetin laciverdini yeğleyen bu güruhu gerçek duyarlı, çözümcü ve insani düşüncelerle hareket eden insanlardan kolayca ayırt edebiliyorsunuz. ve son olarak karşı-şiddet denen şey sadece şiddeti büyütür. yani karşı-şiddet ve onun karşısındaki "şiddet" in daha fazla büyümesine yol açar. sadece zarar artar ve insanca duygular hızla terk edilir. ta ki herkesin insanlık denen şeyi özleyeceği ve acılar ile kuşatılmış bir hale gelene kadar. savaş sonrası insanların ruh halini düşünün. işte şiddet yolunun varacağı sonuç bundan başkası değil. insanın ayarını bozacak bazı durumlar vardır. mesela fanatizmin her türlüsü, ayrımcı duyguları besleyen her şey.

Görüş Bildir