Ömer Dinçer: Dershaneler Eşitlik Değil, Eşitsizlik Yaratıyor

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Ömer Dinçer: Dershaneler Eşitlik Değil, Eşitsizlik Yaratıyor

Ömer Dinçer: Dershaneler Eşitlik Değil, Eşitsizlik Yaratıyor

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, deshanelerin eşitsizlik yarattığını belirterek, “Türkiye’de fen lisesi öğrencilerinin yüzde 95’i, düz liseye gidenlerin ise yüzde 13’ü dershaneye gidiyor. Kendi elimizle eşitsizlik yaratıyoruz” dedi.

Bu yıl Bahçeşehir Üniversitesi Hükümet Liderlik Okulu’nun düzenlediği Siyaset Okulu dokuzuncu programının açılış konuşmasını Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer yaptı. 4+4+4 kademeli eğitim sistemi, dershanelerin kapatılması ve kılık kıyafet konularına değinen Dinçer, yaptığı konuşmada dershanelerin eşitsizlik yarattığını savundu. Dinçer, “Türkiye’de fen lisesi öğrencilerinin yüzde 95’i dershaneye giderken Anadolu lisesinde okuyanların yüzde 43’ü, düz lisede okuyanların ise yüzde 13’ü ek eğitim alıyor. Burada bir yanlışlık var. Fen lisesi öğrencileri zaten iyi eğitim alıyor. Dershaneler sayesinde daha fazla ders görüyorlar. Kendi elimizle eşitsizlik yaratıyoruz” dedi. Okullarda formanın kaldırılması kararına yönelik ise şunları söyledi: “Bu uygulama eğitimde demokratik tarzı sembolize eden bir adım olarak görülmeli. Yapılan eleştiriler doğru değil. Zaten artık büyük şehirlerde mavi önlük zorunluluğu kalmadı. Sadece doğudakilere zorla giydirmiş oluyorduk. Okulların anlaştıkları yerlerde formalar satılıyordu. Bu da veliye maddi yük getiriyordu. Formaların kaldırılması eşitsizlikleri ortaya çıkaracak deniyor. Varsa eşitsizlik bırakın çıksın. Ayrıca asıl farklılık ayakkabı ve kot pantolondan belli oluyordu. Onlar da zaten serbestti.”

Gelişmiş ülkeler lise mezunu iken biz, orta birden terk

Eğitim sisteminde yapılan değişikliklerin hepsinin birbiri ile paralel olduğunu söyleyen Ömer Dinçer, “Eğitim sisteminin paradigmasını değiştiriyoruz. Otoriter bir yaklaşımdan demokratik bir yapıya geçiyoruz. Her şeyin yukarıdan belirlendiği bir mekanizma sunmamaya çalışıyoruz. Özgüveni yüksek, girişimci çocuklar yetiştirmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu. Dinçer, şöyle devam etti: “Hedeflerimize ulaşmak için dünyayı takip etmeliyiz. Türkiye ile diğer ülkeleri kıyasladığımızda çok geride olduğumuzu görüyoruz. Örneğin gelişmiş ülkelerde eğitim süresi 12 yıl iken, bizde 6. Yani onlarda toplam nüfus lise mezunu, bizde ise orta birden terk. Okullaşma oranları yüzde 88, Türkiye’de ise yüzde 68’lerde. AB ülkeleri nüfusunun yüzde 90’ınlise mezunu olmasını hedefliyor. Japonya, Güney Kore 18-22 yaş gençlerin yüzde 100’ünün; ABD ve AB ülkeleri ise nüfusun yüzde 40’înın üniversite mezunu olması için çalışıyor. Bizde ise toplam nüfusun sadece yüzde 5’i üniversite mezunu. Batılı ülkeler ilerlerken biz, yerimizde sayamayız. Dünyada erken yaşta ve daha uzun süre eğitim veriliyor. Mesleki eğitim daha ileriki yaşlara bırakılıyor. Bunları kendimize örnek almalıyız.”

Öğretmenlere iş garantisi vaad etmiyoruz

Dünya ile rekabet edebilir bireyler yetiştirebilmek için Türkiye’nin eğitimde değişime ihtiyaç olduğunu anlatan Bakan Dinçer, “Atama bekleyen öğretmenler için bize ‘madem iş veremeyeceksiniz, neden okutuyorsunuz?’ diye soruluyor. Japonya, Güney Kore gibi ülkeler toplumun yüzde 100’ünün üniversite mezunu olmasını hedeflerken, hiçbirine iş garantisi vermiyor” dedi. Ömer Dinçer, şöyle devam etti: “8 yıllık zorunlu eğitimde birinci sınıftaki çocuk da 8. Sınıftaki de 720 saat eğitim alıyordu. Halbuki ders saati yaş ilerledikçe artmalı. 43 ülke ile kıyaslama yaptığımızda ise 674 saat eksik eğitimimiz bulunuyordu. 198 saat matematik, 155 saat sosyal, 155 saat fen, 169 saat din ve 215 saat ise beden dersini daha az veriyorduk. Fazla verdiğimiz ders ise Türkçe. Az saat ile Singapur’un öngördüğü matematik kazanımlarının fazlasını vermeye çalışıyorduk. PISA’da da 94 ülke arasından 33. Olunca eleştiriliyoruz.”

Mesleki eğitimi piyasa aktörlerine bırakacağız

Eğitimde yapılan değişikliklerle küresel standartları yakalamanın zeminini hazırladıklarını belirten Bakan Dinçer, “Eğitim saati olarak AB ülkelerinden 5 saat gerideyiz. Bazı okullarda ikili eğitim yapmak zorunda olduğumuz için ders saatini arttıramadık. Alt yapımızı genişleterek buna da son vereceğiz. 10 ilimizde derslik sayımızın az olması nedeniyle istediklerimizi gerçekleştiremedik. Zamanla hedeflerimize ulaşacağız” diye konuştu. Farklı lise türlerinde aynı eğitimin verilmesini amaçladıklarını vurgulayan Dinçer, şunları ekledi: “Ortaöğretimde fazla olan lise çeşitliliğini azaltacağız. Farklı farklı lise diplomaları vermeyeceğiz. Mesleki eğitimi de piyasa aktörlerine bırakacağız. Öğrencilere teşvikler vereceğiz . Eleman arayan işadamları ile iş arayan gençleri buluşturacağız.


4 yılda liseler aynı seviyeye gelebilir

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel’in de sorusunu yanıtladı. Yücel’in ‘Her çocuğa mahallesindeki okula gitmesini söyleyerek, nasıl onları en iyi üniversitelere sokayacağız?’ sorusuna Dinçer, “Liseye gidecek hiçbir çocuğa şu okula gideceksin demeyeceğiz. Kimsenin özgürlüğünü kısıtlamayacağız. Bir plan çerçevesinde hareket edeceğiz. Belli şartları yerine getirerek istedikleri tercihleri yapabilecekler. Henüz çalışmalarımızı tamamlamadık” dedi.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

4+4+4Amerika Birleşik DevletleriAvrupa BirliğiGirişimciJaponyaKoreÖğretmen
Görüş Bildir