Ömer Çelik: 'İsrail ile Görüşmelerin İyi Gittiğine Dair Bilgiler Var'

 > -

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail ile İsviçre'de yapılan görüşmelerin iyi gittiğine dair bilgiler bulunduğunu ancak pratiğe dökülmeden bu işin hallolmuş sayılamayacağını belirtti. Ayrıca Çelik, "Birleşmiş Milletler'in Türkiye'ye 'sınırını aç' çağrısında bulunmasını büyük bir hayretle karşılıyoruz" dedi ve bunu iki yüzlü bir yaklaşım olarak değerlendirdi. 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik yaptığı açıklamada, "Birleşmiş Milletler ve diğer odakların Türkiye'ye 'sınırını aç' çağrısında bulunmasını büyük bir hayretle karşılıyoruz. Doğrusunu söylemek gerekirse, uluslararası toplumun tarihine geçecek bir ikiyüzlülük olarak değerlendiriyoruz. Türkiye'nin zaten sınırları açıktır. 20-30 bin mülteciyi almak için aylarca pazarlık yapanlar, bir sürü şart öne sürenler, Türkiye'nin zaten açık olan kapılarını açmasını talep etmekle, kendi sorumluluklarını gizlemekten başka bir iş yapmıyorlar" ifadelerini kullandı.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun İkinci Toplantısında Hem Uzlaşma Hem İhtilaf - onedio.com
Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun İkinci Toplantısında Hem Uzlaşma Hem İhtilaf - onedio.com

"Sürecin kendisi de son derece kıymetli"

Çelik, yeni anayasayla ilgili çalışmaların başladığına değinerek, MKYK toplantısında süreci yürütmek üzere geniş bir heyetle AK Parti'de çalışma yapılmasına karar verildiğini aktardı.

Uzlaşma Komisyonu üyelerinin de yer alacağı ve kendisinin başkanlığında geniş bir heyetle içinde hukukçuların, siyaset bilimcilerin bulunduğu bir mekanizmayla bütün bir sürecin takip edileceğini ifade eden Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yeni anayasa meselesi, Türkiye'nin en büyük, en üst meselesi, Türkiye'nin yönetiminin yazılımıyla ilgili bir mesele. Türkiye'nin büyük meselelerinin çözümü için de referans verilmesi gereken bir süreç. Dolayısıyla Türkiye'nin yeni bir anayasaya kavuşmasını çok önemsiyoruz. Esas olarak bu sürecin kendiside son derece kıymetli. Sürecin Türkiye'nin büyük meselelerinin tartışıldığı, demokrasinin gelişmesine, sivil siyasetinin güçlenmesine katkı sağlayacak bir şekilde sevk ve idare edilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu sebeple de AK Parti olarak bütün siyaset üretme kapasitemizle bu sürece katkı vermeye çalışacağız. Çalışmalarımıza en yakın zamanda başlayacağız."

"Kimliği ne olursa olsun gereken sağlık hizmetine kavuşması için girişimlerde bulunuyoruz"

Basında HDP sözcülerinin  "Cizre'deki yaralılar meselesi"ni gündeme getirdiklerini dile getiren Çelik, şunları söyledi:

"Biz, cenazeler ve yaralılar konusunda bize hangi ihbar gelirse, hangi telefon bize ulaşırsa gereken hassasiyeti gösteriyoruz. İlgili arkadaşlarımızla konuşarak bir yerde cenaze varsa ona gereken saygının gösterilmesi, kimliği ne olursa olsun, aynı şekilde yaralılar varsa onların kimliği ne olursa olsun gereken sağlık hizmetine kavuşması için girişimlerde bulunuyoruz.

Fakat HDP, yaralılardan bahsediyor. Oraya ambulanslar gitmesine rağmen, ambulanslara ateş açılmasına, o binadan hiçbir yaralının çıkarılmamasına karşın hala bir 'katliam dilinden' bahsedip, yürüttüğü bu tutumun cenazelere dönük saygıyla, yaralılarla ilgili bir duyarlılıkla ilgilisinin olmadığını düşünüyoruz. Giden ambulanslara ateş açılması karşılığında sessiz kaldılar. Oraya sağlık hizmetinin ulaştırılmasına dönük olarak yapılan bütün çalışmaların terör örgütü tarafından engellenmesine sessiz kaldılar. Ama hala bu tutumlarını sürdürüyorlar."

Türkiye ile ABD arasında PYD - YPG krizi

"Türkiye'nin düşman olarak belirlediği, terör örgütü olarak belirlediği bir yapının, bir müttefikimiz tarafından 'terör örgütü değildir' diye tanımlanması kuşkusuz kabul edilemez ve ciddi bir hayal kırıklığıdır" diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik şunları söyledi:

"Müttefiklik, ortak dostluk tanımları geliştirmek, müttefik ülkelerden birisine karşı düşmanca tutum içerisine giren örgüt ya da devlete karşı ortak davranış geliştirme kavramıdır, zeminidir. Bunun korunmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bu konudaki hassasiyetimizin başta Amerika Birleşik Devletleri tarafından ve bütün müttefiklerimiz tarafından ciddi bir biçimde ele alınması gerektiğini değerlendiriyoruz."

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik sözlerini söyle sürdürdü:

"Herhangi bir şekilde bu büyük güçlerin Suriye'de birbirleriyle olan bu vekalet savaşlarıyla ilgili ortaya çıkan tablonun Suriye'nin hayrına olmadığını düşünüyoruz. 'Esadlı bir geçiş olsun sonra bir hükümet kurulsun' deniyordu, şimdi ise Esad'ın içinde ve başında olduğu ama muhaliflerin içinde olduğu bir hükümet formülüne doğru birtakım şeyler Cenevre-3'te ifade edildi. Bu bir felaket olur. Bu kadar kan dökmüş birisinin hala Suriye'nin başında kalabileceğini düşünmek, bu bir felaket olur bölge için, Suriye için de bir felaket olur."

"Türkiye müttefiklerini yanında görmek ister"

aa.com.tr

Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasında PYD konusundaki görüş ayrılığı bulunduğuna değinen Çelik, müttefiklik ilişkisinin ortak dostluklar ve ortak düşmanlar karşısında ortak davranış biçimleri geliştirmek olduğunu vurguladı.

Çelik, ortak dostluk tanımları ve ortak düşmanlar karşısında ortak davranış kalıpları geliştirilmezse müttefiklik ilişkisinde çeşitli dalgalanmalar ortaya çıkacağına dikkati çekti. Çelik, bunun da terör örgütlerine karşı ortak mücadeleyi zayıflatacağını, insanlığa karşı suç olan terörle mücadele konusunda zaafların ve kara deliklerin ortaya çıkmasına yol açacağını belirtti.

Türkiye'nin bugünlerde karşı karşıya kaldığı Suriye kaynaklı ulusal güvenlik riskleri karşısında müttefiklerinden daha çok dayanışma bekleme hakkına sahip olduğunu dile getiren Çelik, Türkiye'nin müttefikleriyle paylaştığı değerler konusunda dünyanın her yerinde üzerine düşeni varlık göstererek yerine getirdiğini vurguladı.

"Yeterli destek görmedik"

Türkiye-Suriye sınırındaki gelişmelere değinen Çelik, daha fazla sayıda mülteci akınının Türkiye sınırına doğru dayandığına dikkati çekti. Çelik, Türkiye'nin tarihe geçecek büyük bir duyarlılık gösterdiğini, açık kapı politikası güderek insani hassasiyetleri azami gayretle yerine getirerek milyonlarca insanı misafir ettiğini aktardı.

Vatandaşların ekmeğini, çorbasını büyük bir mutlulukla paylaştığını ifade eden Çelik, ölümden kaçan insanların şan ve şerefle Türkiye'de misafir edildiğini belirtti.

Ömer Çelik, şu ana kadar 10 milyar dolara yakın para harcandığını, paraların hepsinin de milletin helal parası olduğunu söyledi.

Milletin kendi varlığının zekatını mazlumlara, ölümden kaçan insanlara sahip çıkarak ödediğini anlatan Çelik, "Bunun karşısında özellikle Avrupa Birliğinin sadece göçmen politikası temelinde ilişkileri canlandırma gibi siyasete gitmemesi gerektiğini, bunun küresel bir sorun olduğunu ve küresel vicdanın bir yansıması olarak ele alınması gerektiğini defalarca ifade ettik. Maalesef bu duyarlılıklarımız, taleplerimiz karşılık bulmadı. Şimdiye kadar da ne manevi ne maddi olarak hiçbir şekilde Türkiye'nin altına girdiği bu yükü paylaşmak konusunda yeterli destek görmedik" ifadesini kullandı.

'AK Parti'ye karşı bir yapılanma siyasi hareket değil'

Ak Partili eski bakanlar Hüseyin Çelik ve Bülent Arınç'ın partiyle ilgili yaptığı eleştirilerin sorulması üzerine Çelik, politikaların eleştirilebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan veya partililerin şahsının eleştirilmesini doğru bulmadıklarını belirten Çelik, “Siyasi hayatımızda birçok toplantıya katıldık. O toplantılarda çeşitli arkadaşlarımızın birbirine zıt görüşleri ortaya çıkabiliyor. Ama AK Parti geleneği, orada bir karar alındıktan sonra hepimiz arkasında kenetleniriz. Aradan belli bir zaman geçtikten sonra, 'ben o toplantıda farklı bir tavır almıştım' gibi değerlendirmelerin doğru olmadığını düşünüyorum. Hiçbir şekilde spekülatif haberlerde olduğu gibi AK Parti'ye karşı bir yapılanma, siyasi bir hareket şeklinde bir tutum olarak değerlendiremeyiz. Bu arkadaşlarımız AK Partilidirler ve hassasiyeti bilirler.” ifadelerini kullandı.

"Görüşmelerin genel hatları itibariyle iyi gittiğine dair bir bilgiye sahibiz"

Çelik, AKP Genel Merkezi'ndeki basın toplantısında görüşmelere dair soru üzerine, hükümet tarafından talimatlandırılan Dışişleri yetkililerinin görüşmeler yaptığını doğrulayarak şunları kaydetti:

"Görüşmelerin genel hatları itibariyle iyi gittiğine dair bir bilgiye sahibiz. Ama bu görüşmelerde detaylar çok önemlidir. Son nokta koyulana kadar hatta son nokta koyulması da yetmez, İsrail'in geçmiş uygulamalarına bakılınca bunun pratiğe dökülmesine ve işlemesine kadar bu iş hallolmuş diyemeyiz, süreci izliyoruz."

Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine İsrail komandolarının 2010 yılında düzenlediği operasyonda 10 Türk'ün hayatını kaybetmesi ikili ilişkilerde krize neden olmuş, Türkiye ilişkilerin normalleşmesi için özür, tazminat ve Gazze ablukasının kaldırılması talebinde bulunmuştu.

Türk ve İsrail heyetleri Aralık ayında bir araya gelerek uzlaşı aramıştı. İsrail gazeteleri iki ülke heyetlerinin dün Cenevre'de yine bir araya geldiğini yazmıştı.

AA, Reuters ve CHA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAmerika Birleşik DevletleriBeşer EsadBirleşmiş MilletlerBülent ArınçGazzeHDPHalkların Demokratik PartisiHüseyin ÇelikİsrailİsviçreÖmer ÇelikRecep Tayyip ErdoğanSuriyeTerör
Görüş Bildir