Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Olimpiyat Meşalesinin “Kâşif”i Oldu

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Olimpiyat meşalesinin “Kâşif”i oldu

Olimpiyat meşalesinin “Kâşif”i oldu

Londra Olimpiyatları için eser besteleyen Türk asıllı Britanyalı besteci Tolga Kashif: Gencebay, Aksu ve Tatlıses Türk müziğine deha katıyor.

Dünyanın hemen hemen her tarafındaki müzikseverlerin uzun zamandır tanıdığı, sevdiği bir besteci ve orkestra şefi Tolga Kashif. Kıbrıslı Türk bir ailenin oğlu olarak Londra’da doğdu ve farklı müzik türlerinden etkiler taşıyan eserleriyle her daim kendinden söz ettirmeyi başardı. Rock grubu Queen’in şarkılarındaki temalardan esinlenerek bestelediği Queen Senfonisi, Britanya’nın en önemli bestecilerinden Tolga Kashif’in adını geniş kitlelere duyurdu. Rock müziğin diğer bir ünlü grubu Genesis’in müziğinden ilham alarak yazdığı Genesis Süiti de çok sevildi. Bir klasik müzik bestecisi olmakla birlikte kendini bu müzik türünün sınırları içine hapsetmeyen Tolga Kashif, şimdi de 2012 Londra Olimpiyat Oyunları için Let Your Light Shine adlı bir eser besteledi. Kashif’in iki bin kişilik koro ve orkestra için bestelediği Let Your Light Shine, 6 temmuzda Olimpiyat meşalesinin Southend kentine varışı vesilesiyle seslendirildi.

Kıbrıslı işadamı Asil Nadir’in yeğeni olan Tolga Kashif, Londra Olimpiyatları için sipariş üzerine bestelediği son eseri Let Your Light Shine’ı, müzikle ilgili planlarını, Orhan Gencebay, Sezen Aksu ve İbrahim Tatlıses’e duyduğu hayranlığı Taraf ’a anlattı.

Olimpiyat Oyunları için bir eser bestelemeye nasıl karar verdiniz?

Olimpiyat Kültür Ajansı bana olimpiyat meşalesinin yakılması ve 6 temmuzda Southend kentine varması vesilesiyle bir eser bestelememi önerdi. Ben de seve seve kabul ettim ve Let Your Light Shine ’i besteledim. Sekiz binden fazla kişinin seyirci olarak katıldığı bu etkinlik hem BBC hem de Independent televizyonları tarafından yayınlandığı için şanslıydık. Sekiz ila 85 yaş arasındaki insanlardan oluşan bir koroyu biraraya getiren bir eser üzerinde çalışmak benim için büyük bir onurdu.

Let Your Light Shine’ın tarzını nasıl tanımlarsınız?

Let Your Light Shine’ın müzikal olarak son derece melez bir yapısı var. Bu eseri besteleme sürecine piyanoyla doğaçlamalar yaparak başladım. Dünyanın farklı yerlerindeki ilahiler ve yerli ritimler üzerine araştırmalar yaptım ve çalışmayı bunlar üzerine inşa ettim. Bunlar arasında Orta Doğu, Afrika ve yeryüzünün daha uzak köşelerindeki ritimler de var. Daha sonra Britanya duyarlılığını en iyi şekilde temsil edecek ilahi formunda basit ve akılda kalıcı olduğuna inandığım dört şarkı besteledim. 12.30 dakika uzunluğundaki eser, çeşitli uzun ve yansıtıcı bölümlerden oluşuyor. Let Your Light Shine, antik zamanlara geri dönüşle başlıyor. Sesler üst üste gelerek kabilelerin seslerini taklit ediyor. Bunların bazıları eski Japonya’da doğan sesler. Orta bölümde Batı kent kültürüne ait daha çağdaş ritimler ve motifler var. Son bölümde ise eser daha senfonik bir hale geliyor ve sonuçta doruğa ulaşıyor. Eseri orkestra ile dört çocuk ve dört yetişkin korosu icra etti.

Performans esnasında orkestrayı siz mi yönettiniz?

Performansın ana şefi bendim, bunun yanında iki bin şarkıcıyı da yönettim. Öte yandan farklı korolardan sorumlu olan dört ayrı şefimiz daha vardı.

Queen Senfonisi ve Genesis Süiti en çok sevilen eserleriniz arasında. Queen ve Genesis şarkılarının temaları üzerine iki eser bestelemenizden rock müziği de çok sevdiğinizi anlıyorum.

Aslında kaliteli olması koşuluyla her tür müzikle ilgileniyorum. Rock da buna dâhil. Beş yaşımdan 18 yaşıma kadar piyano, keman ve klavsen eğitimi aldım. Daha sonra Londra’daki Royal Müzik Koleji’nde bestecilik ve orkestra şefliği üzerine eğitim gördüm. Eğitim hayatım boyunca geçimimi sağlamak için pop ve rock tarzında birçok beste yaptım ve müzik gruplarında çaldım. Ancak birçok müzik türü üzerine çalıştıktan sonra asıl aşkımın klasik müzik ve film müzikleri olduğunu söyleyebilirim.

Sanırım Queen ve Genesis favori rock gruplarınız. Bunun nedeni nedir diye sormak isterim.
Queen ve Genesis, rock müziğin çehresini değiştirdi. Ben bu iki grubun modern popüler kültürü biçimlendirerek birçok çağdaş müzik grubunun yolunu açtığını düşünüyorum.

Türk müziği çalışıyorum

Şu sıralar neler yapıyorsunuz? Türk müziği üzerinde çalışmak gibi bir planınız var mı?

Evet, şu an Türk müziği etkili bir klasik müzik eseri üzerinde çalışıyorum. Bu eser orkestra ve koro için. Türk enstrümanlarını kendi tarzımda kullanıyor ve makamlardan yararlanıyorum. Umarım Türk kültür kardeşliğinin ve sanatçı arkadaşlarımın desteğiyle hayalimdekileri gerçeğe dönüştürebilirim. Sanırım bu, Türkiye’de de benimle ilgili böyle bir dilek olup olmamasına bağlı. Ben kesinlikle Türkiye ile aramdaki bağı güçlendirmek istiyorum. Bugünlerde bestelediğim diğer bir eser ise mezzosoprano ve orkestra için şarkı serisi.

Türkiye’ye ne zaman geliyorsunuz? Buralarda konser vermek gibi bir planınız var mı?

Bu günlerde Türkiye konserimle ilgili görüşmeler sürüyor ancak henüz detaylar netleşmediği için kesin bir tarih veremiyorum. Benimle aynı kültürel arka plana sahip müzisyenlerle çalışmak ve olağanüstü zenginlikteki Türk kültürünün dünyada daha tanınır olmasına katkıda bulunmak için sabırsızlanıyorum.

Hangi Türkiyeli besteci ve müzisyenleri seviyor ve dinliyorsunuz?

Hayatım boyunca Türk dinî müziğini, klasik Osmanlı şarkılarını ve Cemal Reşit Rey, Adnan Saygun gibi 20. yüzyıl klasik müzik bestecilerini dinledim. Geçmişte Cumhurbaşkanlığı Orkestrası’nı yönetme ayrıcalığına sahip oldum. 1980’li yılların sonunda Royal Liverpool Filarmoni Orkestrası ile birlikte İstanbul Müzik Festivali’ne katıldım. Orhan Gencebay, Sezen Aksu ve İbrahim Tatlıses gibi sanatçıların Türk müziğine özel bir deha getirdiğini düşünüyorum.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İstanbulJaponyaKonserLiverpoolSezen Aksumüzik
Görüş Bildir