Olcan Adın: "En Büyük Hayalimdi..."

-

Olcan Adın: "En Büyük Hayalimdi..."

Olcan Adın: "En Büyük Hayalimdi..."

Galatasaray'ın yeni transferi Olcan Adın, GSTV'ye yaptığı açıklamalarda en büyük hayalini gerçekleştirdiğini söyledi.

Trabzonspor'dan Galatasaray'a transferi oldukça sancılı geçen ve sonucunda imzayı atan Olcan Adın, sarı kırmızılıların Budapeşte kampında konuştu.

İşte Olcan Adın'ın açıklamaları;

Futbola başlamamda ailemin etkisi inanılmaz. Benden daha fazla istediler futbolcu olmamı. Sekiz yaşımda Balıkesirspor’un altyapısında başladım futbola. Başta arkadaşlarla, kaldığımız lojmanlarda kendi aramızda oynuyorduk. Ondan sonra gelişen süreçten Balıkesirspor’da altyapıda başladım. Altyapıdan başladıktan sonra belirli seviyelerde oynadım, Balıkesirspor'da hiç profesyonel olamadım. Hep amatör kümede oynadım. O zamandan bugüne kadar çok yol kat ettik.

Futbolcu olmayı her şeyden çok istiyordum. Açıkçası çalışkan bir öğrenci değildim. Liseyi de sonradan bitirdim. Benim ve ailemin hayatı tamamen futboldu. Futbolla doğdum, futbolla büyüdüm. Futbolcu olmayı inanılmaz çok istiyordum ve Allah da bana bugünleri nasip etti.

"EN BÜYÜK HAYALLERİMDEN BİRİ GALATASARAY'DI"

Bizim aile bağlarımız çok kuvvetli. Amcam, babam, abimler, kardeşim… Hep futbolun içindeyiz. 16 yaşında Kartalspor’a transfer oluncaya kadar, hiç ailemden ayrı kalmamıştım, kamp görmemiştim. Ailem bana inanılmaz yardımcı olmuştu. Bugünlere gelmem de onların çok büyük desteği var. Ailemi, hep ayrı bir yere koyarım.

En büyük hayallerimden biri Galatasaray’da oynamak ve bunu başardığım için her anne – baba gibi ailem de benimle büyük gurur duydu. Galatasaray’a gelerek hem ailemin hayalini hem de kendi hayallerimi gerçekleştirdim. Onlar da benim buraya transfer olmamdan çok mutlu oldular.

"COUCEIRO VE TOLUNAY HOCAMIN YERİ AYRI"

Gaziantepspor serüvenim aslında benim için biraz sıkıntılı başladı. Fenerbahçe’den ayrılma dönemim vardı ve o zaman Karşıyaka’da kiralıktım. Kampa katılacağız mı katılamayacağız mı bayağı bir sorunlar yaşadım. Ve Gaziantepspor’a geldiğim sezonun ilk yarıda oynama şansım olmadı. Bazı maçlarda kadroya girebildim, düzenli oynama şansı bulamamıştım. Ondan sonra Portekizli teknik adam Couceiro geldi takımın başına. Aslında o zamanda fazla forma şansı bulamamıştı. Takımda yetenekli isimler vardı. Ancak o ara takımda bir sol bek sıkıntısı yaşanmıştı. Ben de genç takımlarda daha önce sol bekte oynamıştım. Hocam, bana “Sol bek oynayabilir misin?” diye sordu. Ben de daha önce oynamıştım dedim. Gaziantepspor’da başta sol bekte oynamaya başladım. Coucerio ve Tolunay Hoca'nın bende inanılmaz katkıları oldu. İki hocamın bana çok katkısı oldu, ikisini çok ayrı yere koyarım.

"TRABZONSPOR'UN BANA KATKISI İNANILMAZ"

Trabzonspor’da da zorluklar yaşadım. İlk başta alışma süreci olmuştu. Çünkü en yakın arkadaşlarım Burak ve Selçuk takımdan ayrılmışlardı. Ama Trabzon’un bana olan katkısını hiçbir zaman inkar edemem. Benim daha başarılı olmam da en büyük etkenlerden biridir. Daha başarılı olmamda en büyük etkenlerden biridir. Gaziantepspor’da gelişme sürecimi tamamladım, Trabzonspor’da ise en olgun dönemimi yaşadım. Trabzonspor’a katkılar vermeye başlamıştım. Trabzonspor'un bana katkıları inanılmazdı. Trabzonspor’da futbolu iyice öğrenmeye başladım diyebilirim. Ve Trabzon'da gerçekten mutluydum, hiçbir zaman sıkıntı yaşamadım. Hiç saygısızlıklarını görmedim, ben de saygısızlık etmedim. Şöyle söyleyebilirim; Karşılıklı anlaşarak, hem ben hem de onlar mutlu olarak Galatasaray’a transferim gerçekleşti. Trabzonspor camiasına çok teşekkür ediyorum. Şenol Hocam, Tolunay Hocam, Mustafa Hocam, hepsinin bana katkısı çok oldu. Buraya kadar ulaşmamda onların çok büyük emeği var.

"BURAK İLE BİRLİKTE OLMAK FARKLI BİR DUYGU"

Burak benim çok yakın arkadaşım. Antalyaspor’da da 18-19 yaşındayken birlikte oynamıştık, beraber yine aynı takımda maceramız olmuştuk. Milli takımlarda zaten hep beraberdik. Tabii ki Burak’ın da hedefleri vardı, benim de kendime göre hedeflerim vardı. Ben her zaman hedeflerime ulaştığımı söyleyebilirim. İstediğim zamanda, istediğim şekilde ulaştım. Tekrar aynı takımda olmak da mutluluk verici, bunu her zaman söylüyorum. En yakın arkadaşlarımla aynı takımda olmak, daha farklı bir durum, daha farklı bir duygu.

G.SARAT'A TRANSFER SÜRECİNDE NELER YAŞADI?

Galatasaray'a transfer sürecim, biraz zor bir süreç oldu benim açımdan. Mancini ayrıldı, ondan sonra yeni hoca geldi. Tabii ki futbolcu ister istemez düşünüyor, “Transfer olacak mıyım, olamayacak mıyım, ne olacak?” Çünkü çok istiyorsunuz bu takıma gelmeyi, tekrar eski arkadaşlarınızla beraber olmayı. Zor bir süreçti; ama benim adıma, Galatasaray adına mutlu bitti. O yüzden benden yana bir sıkıntı olmadı.

Arkadaşlarımla yazın büyük bölümünde beraberdik. Aynı yerde tatil yapmıştık. Onlarla sürekli fikir alışverişinde bulunduk, onlar da sağolsunlar benim gelmemi çok istemişlerdi. “İnşallah gelirsin” diye hep söylüyorlardı, sürekli nasihatlerde bulunuyorlardı, “Şöyle olur, şu kadar başarılar elde ederiz, şöyle gelişiriz, inanılmaz olur, çocukluktan beri beraberiz, yine aynı takımda bir araya geleceğiz, çok güzel zamanlar geçireceğiz, şampiyonluklar yaşayacağız, mutluluklar yaşayacağız” diye. Bana tavsiyelerde bulunmuşlardı. Sağolsunlar, onların da buraya gelmemde, kararımı vermemde etkin bir rol oynadılar. Onlara da teşekkür ederim.

"PRANDELLI, ARKAMIZDA OLACAĞINI HİSSETTİRİYOR"

Cesare Prandelli ile 14 günlük bir süredir beraberiz. Futbolcuya yaklaşımı, futbolcuyla ilişkisi inanılmaz üst seviyede. Ben daha önceki hocalarımla da bunu yaşamıştım. Yabancı antrenörler ile yerli hocalar arasında iletişim açısından çok farklar vardı; fakat Prandelli ile bu süreci çok çabuk atlattık. Her arkadaşımızla yakından ilgileniyor, özellikle gençlerle, tecrübelilerle özel bir ilgisi var. Bizlerden genç arkadaşlarımıza bir şeyler öğretmemizi istiyor. Bizim ona gösterdiğimiz saygıyı kendisinden görüyoruz. Bu çok önemli bizim için. Hocanız size her şekilde saygı duyuyor, her şeyde sizinle beraber olabileceğinizi gösteriyor. Her zaman arkanızda olacağını hissettiriyor. Biz onunla çalışmaktan ötürü çok mutluyuz. Bize öğretecekleri, bize katacakları tabii ki de tartışılmaz. İnşallah onunla da sezon sonunda mutlu sona ulaşacağız diye düşünüyorum.

Başarıda kimin ne derece katkısı olduğunu yüzdeye vurmayalım da; bu bir ekip işidir. Daha önceki röportajlarımda da söylemiştim. Bireysel değil, bir takım sporu yapıyoruz. Bu ekibin içinde malzemecilerimizden, siz çalışanlarımıza, taraftarlarımıza herkes var. Ekip olarak bu işi başarabileceğimizi düşünüyorum. O yüzden ben bir yüzde vermeyeyim. Şampiyonluğumuzda herkesin ufak ufak payı olacak.

OLCAN ADIN'DAN KISA KISA...

Biz her zaman kazanmayı isteyen bir takımız. Galatasaray, kazanmaya alışkın bir takım. Bunu daha önceki senelerde de gördük. UEFA Kupası, Süper Kupa, lig şampiyonlukları... Sahaya sadece kazanmak için çıkacağız. Ve bundan başka bir düşüncemiz olmayacak.

Yeni sezona hazırlanmak, vücudunu tekrar hazırlamak bunlar çok uzun bir süreç ama bu süreci en iyi şekilde atlatıp hazırlık maçları oynayıp, ilk oynayacağımız Süper Kupa maçına tam olarak hazır bir şekilde çıkacağız.

Rapid wien maçında inanılmaz heyecanlıydım, ilk çıktığımda sanki hazırlık maçı değil de Şampiyonlar Ligi’nde final maçı oynuyormuş gibiydi. Umarım bu heyecanımı kaybetmem, çok gururluydum.

Beğendiğim oyuncuları söylemek gerekirse bütün oyuncuları söylemek gerekir, inanılmaz yetenekli oyuncular var.

"BEN HİÇ VAZGEÇMEDİM"

Genç arkadaşlara tavsiyem, hiçbir zaman çalışmaktan vazgeçmesinler. Ben hiç vazgeçmedim, belki uzun zamanlar oynamadım, forma şansı bulamadım ama buralara yılmadan, pes etmeden çalışarak geldim. Bizim mesleğimiz.

Bu senenin daha farklı bir anlamı var. Dördüncü yıldızı inşallah takacağız. İyi bir takımımız var. Tabi ki zorlu bir maraton olacak ama bütün kulvarlarda gülen taraf bir olacağız.

4- yıldız bizim üzerimizde baskı değil motivasyon oluşturuyor. Herkese sorun tek hedef şampiyonluk. İnşallah 4. yıldızla kalmaz bu 5, 6, 7. yıldıza kadar çıkar.

"UMARIM ŞAMPİYONLAR LİGİ ŞAMPİYONU OLURUZ"

Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray formasıyla sahaya çıkmak ayrı bir gurur ve heyecan olacak. Başka takımlarda da Şampiyonlar Ligi kadrolarında yer aldım ama sahaya çıkmadım. 2000 yılında abilerimiz başardılar ve UEFA Kupası’nı kazandılar. Umarım biz de çıtayı yükseltiriz ve Şampiyonlar Ligi şampiyonu oluruz.

Rakip olarak Arena’ya geldiğimizde inanılmaz heyecanlanıyorduk. Muhteşem bir baskı oluşuyordu üzerimizde. Bu sezon biz, sahamızda oynayacağımız maçları kaybedeceğimizi sanmıyorum.

Taraftarlarımız her zaman bizim yanımızda oldular. Ben yeni geldim ama gittiğimiz her yerde o coşkuyu hissedebiliyoruz. Onlar bize, biz de onlara güveniyoruz. Hep beraber arzu ettiğimiz sonuçları alacağız. Benim onlardan tek isteğim, desteklerini hiçbir zaman bizden esirgemesinler. Zaten esirgemiyorlar da.

Sporx

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AntalyasporArda TuranBudapeşteFenerbahçeGalatasaray Spor KulübüŞampiyonlar LigiTrabzonspor KulübüUEFAtatiltransfer
Görüş Bildir