Okulun Sorunlarını Çocuklar Anlatıyor: 'Okulun İnsanı Çekmesi ve İç Açıcı Olması Gerek, Yoksa Kimse Gitmez'

 > -

Hepimizin bir dönem oturduğu okul sıralarının yeni sahipleri çocuklar, eğitim gördükleri okullarla ilgili şikayetlerini dile getirdi. Uzun zaman önce o sıralardan ayrılmış olsak da, genç beyinlerin sorunlarını dinlediğimizde, eğitim yuvası okullarımızda aynı sorunların yıllardır devam ettiğine kanaat getireceksiniz.

Al Jazeera Türk'ten Umay Aktaş Salman'ın haberine göre; Eğitim Reformu Girişim (ERG) ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) çocukların gözüyle eğitim koşullarını araştırdı.

Çocukların anlattıkları çarpıcı. İkili eğitim yapan çocuklar kahvaltı ve öğle yemeğinden mahrum,10 çocuktan sadece 4'ü "tuvaletler temiz" diyor, 'akranları ve öğretmenlerinin kötü davranışlarına maruz kaldıklarını' söylüyor.

Öğrencilerin kimi erken uyanmaktan, kimi de okulların fiziksel durumlarından şikayetçi

  • "Ben sabahçıyım, sabahın 5’inde kalkıyorum. Çok zor oluyor."

  • "Teneffüslerimiz çok kısa, nasıl geçtiğini bile anlamıyoruz. Dışarıya çıkıyoruz bir bakıyoruz zil...10 dakika teneffüs çok az."  

  • "Tuvaletler pis, böyle burnunu tıkıyorsun öyle giriyorsun. Ben elimden geldiğince girmiyorum, elimden geldiğince tutmaya çalışıyorum"

  • "Yani bence, hani öncelikle insan okula gelmek istiyorsa yani okulun biraz güzel olması gerekir. Hani kendine doğru çekmesi gerekir insanı, yoksa iç açıcı değilse kimse gelmek istemiyor."

Çocuklar okullarındaki koşulları böyle anlatıyor.

Eğitim Reformu Girişim (ERG) ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) çocukların gözüyle eğitim koşullarını araştırdı. Araştırma, okulların fiziki ve sosyal koşullarının yetersizliğini ortaya koyuyor. 

"Çocukların Gözünden Okulda Yaşam" isimli bir araştırma, TEGV’in eğitim birimlerindeki çocuklarla görüşülerek yapıldı. 25 ilde yapılan çalışmaya 2014-2015 eğitim yılında 4,5 ve 7. sınıfta okuyan 2 bin 72 çocuk katıldı. Araştırma 2019’a kadar kaldırılması planlanan sabahçı-öğlenci olarak uygulanan ikili öğretimin yarattığı sorunlara dair de önemli veriler sunuyor.

Sabahçılara kahvaltı, öğlencilere öğle yemeği yok

Sabahçı çocukların yüzde 24,6’sı her zaman kahvaltı edebildiğini söylerken, tam gün eğitim alan çocuklarda her gün kahvaltı edenlerin oranı yüzde 51,9. Öğlenci olan çocukların sadece yüzde 26,8’i öğle yemeği yiyebiliyorken, tam gün eğitim alanların yüzde 66,1’i her zaman öğle yemeği yiyebiliyor.

Hijyen de öğrencilerin yakındıkları konulardan biri; yalnızca 10 çocuktan 4’ü 'okul tuvaleti temiz' diyor

Araştırma okulların ısınma ve temizlik sorununu da verilerle ortaya koyuyor. İkili eğitim veren okullarda bu sorunlar daha çok yaşanıyor. Okulunun iyi ısınmadığını söyleyen çocukların oranı ikili öğretim yapan okullarda yüzde 41, tam gün eğitim veren okullarda ise yüzde 34. Araştırmaya katılan her 10 çocuktan sadece 4’ü tuvaletin temiz olduğunu söylüyor. Bazı çocuklar zorunda kalmadıkça tuvalete gitmediğini, tuvaletlerde sabun olmadığını, tuvaletlerin koktuğunu anlatıyor.

Okulların sosyal alanları da kısıtlı. Spor salonu, kütüphane, revir bulunma oranı çok düşük.

Öğretim türüne göre okuldaki olanaklar

Araştırma, okullarda kimi zaman fark edilmeyen ya da önemsenmeye akran zorbalığına dair veriler de sunuyor. Araştırmaya katılan çocukların yüzde 24’ü okulda kendisini itip kakan ve rahatsız eden çocuklar olduğunu söylüyor, yüzde 14’ü okulda kendisiyle dalga geçildiğini söylüyor. 

Öğretmenlerin de çocuklara şiddet uyguladığına dair veriler var. Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 15’i okulda kendisine kötü davranan öğretmen ya da çalışan olduğunu söylüyor.

'Okulda bana kötü davranan öğretmen veya çalışanlar var'

Sınıf büyüdükçe okul algısı olumsuzlaşıyor

Bu sorunların önlenmesinde önemli olan rehberlik servisi ise yeterli değil. Okulların yüzde 80’inde rehberlik servisi var. Ancak araştırmada Türkiye genelinde rehber öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 650 olduğu da hatırlatılıyor. Bir rehber öğretmene 200-250 öğrenci düşmesi gerektiğine vurgu yapılıyor.

Çalışma, ortaokul son sınıfa doğru çocukların okul algısının daha olumsuz olduğunu gösteriyor. 4. sınıfların yüzde 68,5’i okulda öğrendiklerini ilgi çekici bulurken, 7. sınıflarda bu oran yüzde 54,7’ye düşüyor. Okulda kendini mutlu hisseden çocuklar da sınıf büyüdükçe azalıyor. 4. sınıfların yüzde 68,1'i okulda mutlu olduğunu söylerken bu oran 7. sınıflarda yüzde 57,5.

Araştırmanın tamamını okumak isteyenleri buraya alalım.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Öğretmen
Görüş Bildir