Öcalan, Nevruz'da Video Konferansla Mı Seslenecek?

 > -

Öcalan, Nevruz'da Video Konferansla mı Seslenecek?

Öcalan, Nevruz'da Video Konferansla mı Seslenecek?

TBMM Başkanı Çiçek, Öcalan'ın Nevruz'da video konferansla bir açıklama yapacağı yönündeki iddialarla ilgili olarak, kesinleşmemiş bir kısım işlemler için, yorum almayı doğru bulmadığını bildirdi.

Cemil Çiçek, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Başkentte Kastamonu Günleri"nin açılışında konuştu.

Bir gazetecinin, "Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın 21 Mart'ta video konferansla bir açıklama, çağrı yapacağı yönündeki iddialarla ilgili ne düşünüyorsunuz" sorusuna Çiçek,kesinleşmemiş bir kısım işlemler için, eylemler, fiiller için yorum almayı doğru bulmadığını bildirdi.

Öcalan'ın F tipi cezaevinde yaşadığına dikkati çeken Çiçek, şöyle devam etti: "Oranın kuralları var, oranın statüsüne tabi. Bu türlü görüntüler, kararlar için de ondan evvel karar vermesi gerekenler var. Onlar bir açıklama yapmadan, bunun üzerine biz yorum yaparız, ayın 21'ine geldiğimizde bu türlü olaylar olmaz, 21'ine kadar da birbirimizi taşlar dururuz. Onun için bence makam sahiplerine, sorumluluk sahiplerine, işi kesinleştirmeden, kesin olarak yetkililer açıklama yapmadan, ihtimaller üzerine, 'öyle diyorlar' üzerine yorum inşa etmek bence doğru olmaz. İnsanlar acılar yaşıyor, acıları katlandırır bunlar. Bu ülkede şehit aileleri var, gaziler var. Biz bunlarla zaman zaman görüşüyoruz. Daha iki gün evvel bana geldiler. Onları da rahatsız edecek aslı, esası olmayan ya da karara bağlanmamış konularla ilgili yorumları yapmayın, siz de sormayın çünkü bu memlekette yazılacak bir sürü şey var."

TBMM Başkanı Çiçek, Nevruz'un Türkiye tarihinde, kültüründe, barışın, kardeşliğin, insani duyguların öne çıktığı, öne çıkarıldığı önemli bir tarih, kültürün önemli bir parçası olduğunu kaydederek, "Ama maalesef yaşadığımız terör olayları sebebiyle Nevruz günlerini Türkiye'de bir endişe, bir kaos günleri olarak yaşadık. Artık bunların bitmesi lazım. Kime ne faydası oldu diye de bir geriye dönüp bakmamız gerekiyor. Onun için ümit ederiz herkes olup bitenlerden ders çıkarmıştır" değerlendirmesini yaptı.

Haberin Tamamı İçin:

Öcalan, Nevruz'da Video Konferansla mı Seslenecek?

Öcalan, Nevruz'da Video Konferansla mı Seslenecek?

Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Başkentte Kastamonu Günleri''nin açılışını yapan Çiçek, buradaki konuşmasında, Kastamonu'nun yakın tarihte çok özel bir yeri olduğunu ifade etti.

Kastamonu'nun, Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının öncülüğünde yürütülen bağımsızlık mücadelesinin en evvel destek bulduğu il olduğuna işaret eden Çiçek, bu ülkede yaşayan herkesin Kastamonululara bu nedenden dolayı bir şükran borcu olduğunu söyledi.

Çiçek, böyle günlerin hemşehrilerin bir araya gelmesi, buluşması, kaynaşması açısından önemli olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

''Biz büyük bir milletin mensubuyuz. Millet dediğimiz şey sıradan insanların bir araya gelip oluşturduğu kalabalık değildir. Millet dediğimiz şey evvela kültürü olan bir varlıktır. Bu kültürün yaşatılması gerekiyor. Maalesef ülkemiz çok değişik sebeplerden dolayı değişik kültürlerin istilasıyla da karşı karşıya. Elbette kültür alışverişi, değişim, etkileşim olacak. Çağımızın gereğidir, buna kimsenin itirazı olmaz ama bağımsızlığımızın sadece siyasi alanda olması yetmiyor. Kültürel alanda da ekonomik alanda da bağımsızlığımızı sürdürmemiz, varlığımızı korumamız gerekiyor. Aziz Atatürk'ün bizim için ortaya koyduğu hedeflerden bir tanesi de budur. Her yönüyle bağımsızlığımızı korumak. Bunun başında da kültürümüzün yaşatılması gerekiyor.''

''İnşallah bir daha bu sıkıntılar yaşanmaz''

''Terör örgütü tarafından kaçırılan kamu görevlilerinin serbest bırakılması''yla ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine Çiçek, kamu görevlilerine geçmiş olsun dileklerini ilettiğini belirtti.

Kamu görevlilerinin ailelerinin sevincini paylaştığını ifade eden Çiçek, şöyle konuştu:

''Bundan sonra ne kendileri ne de milletimiz için böyle üzücü olaylar, tablolar yaşanmasın. Yeteri kadar bu ülkenin insanları acı çekti, sıkıntı çekti. Bu coğrafya maalesef acıların coğrafyası oldu. Bunda elbette, her zaman söyleriz: Dış güçlerin dahli var. Dış güçler her defasında bir kısım tertiplerin, oyunların peşinde geçmişte de oldu, bugünde de oldu, bundan sonra da olacak ama mühim olan bizim millet olarak, toplum olarak, yaşadığımız acılardan ders çıkarıp aynı hatalara düşmememiz, aynı çukurlara düşmememiz, aynı acıları yaşamamamız lazım çünkü ölen insan bizim insanımız, yaralanan insan bizim insanımız, sevinen başkaları oluyor. Onun için yeteri kadar ders çıkaracak acıları da yaşadık. Bundan sonra geleceği daha sağlam, daha güvenli inşa etmemiz gerekiyor. Onun için de kimin ne bilgisi varsa ne tecrübesi varsa bu sürece nasıl olumlu katkı verecekse bunun üzerine kafa yormamız gerekiyor. Gelişmeleri bu manada değerlendirmek gerekir. İnşallah bir daha bu sıkıntılar yaşanmaz.''

''Terör örgütü elebaşı Öcalan'ın video konferansla açıklama yapacağı iddiası''

Bir gazetecinin, ''Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın 21 Mart'ta video konferansla bir açıklama, çağrı yapacağı yönündeki iddialarla ilgili ne düşünüyorsunuz'' sorusuna Çiçek,kesinleşmemiş bir kısım işlemler için, eylemler, fiiller için yorum almayı doğru bulmadığını bildirdi.

Öcalan'ın F tipi cezaevinde yaşadığına dikkati çeken Çiçek, şöyle devam etti:

''Oranın kuralları var, oranın statüsüne tabi. Bu türlü görüntüler, kararlar için de ondan evvel karar vermesi gerekenler var. Onlar bir açıklama yapmadan, bunun üzerine biz yorum yaparız, ayın 21'ine geldiğimizde bu türlü olaylar olmaz, 21'ine kadar da birbirimizi taşlar dururuz. Onun için bence makam sahiplerine, sorumluluk sahiplerine, işi kesinleştirmeden, kesin olarak yetkililer açıklama yapmadan, ihtimaller üzerine, 'öyle diyorlar' üzerine yorum inşa etmek bence doğru olmaz. İnsanlar acılar yaşıyor, acıları katlandırır bunlar. Bu ülkede şehit aileleri var, gaziler var. Biz bunlarla zaman zaman görüşüyoruz. Daha iki gün evvel bana geldiler. Onları da rahatsız edecek aslı, esası olmayan ya da karara bağlanmamış konularla ilgili yorumları yapmayın, siz de sormayın çünkü bu memlekette yazılacak bir sürü şey var.''

TBMM Başkanı Çiçek, Nevruz'un Türkiye tarihinde, kültüründe, barışın, kardeşliğin, insani duyguların öne çıktığı, öne çıkarıldığı önemli bir tarih, kültürün önemli bir parçası olduğunu kaydederek, ''Ama maalesef yaşadığımız terör olayları sebebiyle Nevruz günlerini Türkiye'de bir endişe, bir kaos günleri olarak yaşadık. Artık bunların bitmesi lazım. Kime ne faydası oldu diye de bir geriye dönüp bakmamız gerekiyor. Onun için ümit ederiz herkes olup bitenlerden ders çıkarmıştır'' değerlendirmesini yaptı.

Nevruz'un dünyanın birçok bölgesinde kutlandığına işaret eden Çiçek, ''Onun için geniş bir coğrafyada kutlanan bu günü, barış için, kardeşlik için insani duyguların öne çıktığı bir gün olarak değerlendirmek lazım. Kim ki bu günü, bunun ötesinde anlar ve bu günü kan dökmeye, kin kusmaya vesile kılarsa Allah ona da lanet etsin'' diye konuştu.

4. yargı paketi

4. yargı paketiyle ilgili muhalefet partilerinin eleştirilerinin bir gerginliğe sebep olup olmayacağı sorusuna Cemil Çiçek, meclisin gerginliklerin merkezi olmaması gerektiği yanıtını verdi.

Meclisin, herkesin özgürce düşüncesini hem komisyonlarda hem genel kurulda söylediği, söyleyebildiği bir mekan olduğunu vurgulayan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Gerginliğe gerek yok. Gerginlik olup da sonuçta kimse karlı çıkmıyor ama kim ne düşünüyorsa gelen tasarıyla ilgili eksiği varsa düzeltilir. Yanlışı varsa düzeltilir. Daha doğru, daha kaliteli bir yasa çıkması için arkadaşlarımız, tüm milletvekilleri görüşlerini orada özgürce söylerler, söyleyebilirler. Ümit ederiz beklentilere uygun da bir yasa çıkmış olur.''

Yeni anayasanın mart ayının sonuna yetişip yetişmeyeceğiyle ilgili soruya Çiçek, ''mart sonu hedefini zaman zaman değerlendirdiklerini'' kaydetti.

Anayasaya ilişkin çalışmaların devam ettiğini bildiren Çiçek, şunları belirtti:

''Yargı bölümüyle ilgili müzakerelere başladılar. Mart sonu tarihi bir çek, bir senet tarihi değil ama bu kadar zamandan beri yani 19 Ekim 2011'den beri Türkiye'ye yeni bir anayasayı kazandırabilmek için bir çabanın, bir gayretin içerisindeyiz. Tabii bir gecede anayasa yazılmaz ama ucu açık bir süreç içinde de anayasa yapımı söz konusu olmaz. Çünkü Türkiye'nin meseleleri bir ölçüde anayasayla bağlantılı. Onun için biraz daha fazla gayret göstererek bu işi belli bir zaman dilimi içinde bitirmemiz gerekiyor. İşin tabiatında, özünde zaten bir tarihi var. Çünkü arka arkaya 3 seçim yapılacak. Seçim ortamında anayasa yapmanın mümkün olmayacağını siyasetle uğraşan herkes bilir ama bir başka şey daha ifade edeyim: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vücut veren Lozan Anlaşması 6 ayda bitirilmiştir müzakeresi. Üstelik de başka devletlerle bu müzakereyi yapıyorduk. Şimdi meclisimizde bulunan 4 siyasi parti bu müzakereyi yapıyor. Demek ki Lozan Anlaşması 6 ayda bitirildiğine göre biz 6 sene bu işi sürdürmeyelim bir an evvel önümüzdeki işi bitirmeye bakalım.''

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanCemil ÇiçekŞehitTerörTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir