ABD Seçimlerine İki Hafta Kala Mücadele Kızıştı

 > -

'Obama Bin Laden' Gafı | Ntvmsnbc

'Obama Bin Laden' Gafı | Ntvmsnbc

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Son Düello Obama'nın | AA

Son Düello Obama'nın | AA

Obama ve Romney, son kez yüz yüze kozlarını paylaştı. Amerikan medyasının anketlerine göre, Obama münazarada daha başarılı bulundu.

WASHINGTON

ABD Başkanı Barack Obama ve Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Mitt Romney, CBS televizyonundan Bob Schieffer'in moderatörlüğünü yaptığı 90 dakikalık münazarada, dış politika konusunda tartıştı.
İki adaya, Amerika'nın dünyadaki rolü, Afganistan'daki savaş, İsrail ve İran, Ortadoğu'daki değişim süreci, terörizm ve Çin'in yükselişi şeklindeki 6 başlıkta sorular yöneltildi.

Programda, dış politika konusunda daha deneyimli olan Obama'nın kendine daha güvenli ve emin konuştuğu gözlendi.

İlk açık oturumdakinin aksine, hem Romney konuşurken hem de kendisi konuşurken sürekli rakibine bakan, zaman zaman doğrudan Romney'ye hitap eden veya sorular soran Obama'nın bu açık oturumdaki taktiği, Romney'nin değişen söylemlerini vurgulamak oldu.

Münazarada tartışılan hemen her konuda Romney'nin ön seçimlerde farklı, seçime az süre kala farklı yaklaşımlar sergilediğini söyleyen ve hatta Romney'nin cümlelerinden alıntılar yapan Obama, rakibini dış politika konusunda zayıf ve yetersiz göstermeye çalıştı ve Romney'yi kendi sözleriyle iğneledi.

Romney ise program boyunca Amerikalıları, Obama yönetimi altında ABD'nin gücünün ve liderliğinin azaldığına ikna etmeye odaklandı.

Obama, Romney'nin dış politika yaklaşımını ''tutarsızlık sergileyen yanlış ve pervasız liderlik'' olarak tanımlarken, Romney ise Obama'nın ''tek gündeminin kendisine saldırmak'' olduğunu savundu.

Anketlere göre kazanan Obama
Program sonrasında Amerikan medyasınca yapılan anketlerde Obama, gecenin ''kazananı'' oldu.

CNN'in anketine göre, açık oturumda Obama'nın daha iyi performans gösterdiğini söyleyenlerin oranı yüzde 48 olurken, ''Romney'' diyenlerin oranı yüzde 40 oldu.

CBS'in anketinde de Romney yüzde 23, Obama yüzde 53 oy aldı.

Böylece, ilk açık oturumda Romney güçlü performans sergilerken, son iki münazarada Obama daha başarılı bulundu.

AA

Haberin Tamamı İçin:

Obama ve Romney'nin 'Diplomasi Düellosu' | BBC Türkçe

Obama ve Romney'nin 'Diplomasi Düellosu' | BBC Türkçe

Amerikan başkanlık seçimlerine iki hafta kala ülke çapında yapılan anketlerin Başkan Barack Obama ile Cumhuriyetçi rakibi Mitt Romney’i başabaş gösterdiği sırada, iki aday son kozlarını dün akşamki üçüncü televizyon tartışmasında paylaştı.

Amerika Birleşik Devletleri, Sandık Başında

Florida eyaletinin Boca Raton kentindeki Lynn Üniversitesi’nde yapılan ve dış politika konuları üzerinde yoğunlaşması planlanan son “düello,” adayların tartışmayı sık sık iç politikaya getirme çabalarına da sahne oldu.

CBS televizyonunun ünlü haber sunucusu Bob Schieffer tarafından yönetilen ve 90 dakika süren oturumda Demokrat Başkan Obama ve eski Massachusetts valisi Mitt Romney, başta Suriye, İran, İsrail, Libya ve Afganistan olmak üzere çeşitli kriz noktalarına ilişkin politikaları tartıştılar.

Obama atak, Romney savunmada

Baştan sona çekişmeli biçimde geçen tartışmada, Başkan Obama’nın daha atak biçimde Romney’ye yüklenmesi, Romney’nin ise savunmada kalması dikkat çekti.
CNN televizyonunun tartışmadan hemen sonra yaptırdığı bir kamuoyu yoklaması, Obama’nın performansının daha çok beğenilmesine rağmen son tartışmanın açık bir galibi olmadığını ortaya koydu.

Buna göre, ankete katılanların yüzde 48’i Obama’yı, yüzde 40’ı ise Romney’yi başarılı buldu.
Schieffer’in Ortadoğu’daki duruma ilişkin ilk sorusu üzerine bölgedeki pek çok krizin endişe kaynağı olduğuna dikkat çeken Romney, Suriye’de başkan Esad’ın hala koltuğunda oturduğunu ve ordunun 30 bin sivili öldürdüğünü, İran’ın nükleer silaha dört yıl daha yaklaştığını, Libya’da Amerikan büyükelçiliğine terörist saldırı düzenlendiğini, Mısır’da Müslüman Kardeşler’in başkanlığa geldiğini ve Kuzey Mali’nin El Kaide'nin yönetimine geçtiğini belirtti.

El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in ölü olarak ele geçirilmesinden dolayı Obama’yı tebrik ettiğini hatırlatan Romney, “Ama sadece insan öldürerek bu karışıklıktan çıkamayız. İslam dünyası ve dünyanın diğer bazı bölgelerinin şiddet yanlısı aşırıcılığı reddetmesini sağlamak için çok güçlü ve kapsamlı bir strateji uygulamalıyız” dedi.

'Özür turunda İsrail'e uğramadın'

Obama’nın başkan seçildikten hemen sonra aralarında Türkiye ve Mısır’ın da bulunduğu Ortadoğu ülkelerini turlamasını “özür turu” olarak nitelendiren ve orada Amerika’nın politikaların eleştirmekle suçlayan Romney, “bölgedeki en yakın dostumuz” olarak nitelendirdiği İsrail’e başkanın bu tur sırasında uğramadığını ve bunun İsrailliler tarafından not edildiğini de söyledi.
Obama ise, başkan seçilmeden önce İsrail’i ziyaret ettiğini ve orada Soykırım Müzesi ile Hamas füzelerinin düştüğü Sdorot kentine gittiğini hatırlattı.

“Burada önemli olan soru, konunun tüm taraflarının kimi inandırıcı bulacağıdır” diyen Obama, insanların İran yaptırımlarından terörle mücadeleye kadar kendi siciline bakabileceğini ve “ABD ile ABD Başkanı, tarihin doğru yanında durmuştur” diyebileceğini söyledi.

Obama, “İşte bugün dünyanın karşı karşıya olduğu pek çok sorunda liderlik ortaya koyabilmemizin nedeni de tam bu inandırıcılıktır” şeklinde konuştu.

Obama: Nükleer İran, karşısında beni bulur

Schieffer’ın “Size göre İran’ın İsrail’e yapacağı bir saldırı, Amerika’ya mı yapılmış demektir” sorusu üzerine, hem Obama, hem de Romney, böyle bir durumda ABD’nin İsrail’in yanında olacağını vurguladılar.

Romney, Obama’yı İran’a zayıf liderlik imajı vermekle suçayıp yaptırımların daha da sıklaştırılmasını isterken, Obama, İran’a uygulanan katı yaptırım rejiminin sonuç verdiğini ve ekonomisinin harap olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı, “İran, benim başkanlığım döneminde nükleer silaha sahip olmayacak. İran ya diplomatik yolu seçip nükleer programına son verir, ya da birleşik bir dünyayı ve hiçbir seçeneği masadan çekmeyeceğini söyleyen beni, yani ABD başkanını karşısında bulur” dedi.

'Esad gidecek, ama...'

Obama ve Romney, Türkiye’ye olan tek atıflarını ise Suriye bağlamında yaptılar.
Obama, Suriye konusunda yaptıkları her şeyi İsrail, Türkiye ve bu konuyla ilgili olan diğer bölge ülkeleri ile koordinasyon halinde yaptıklarını vurgularken, “Esad’ın günleri sayılı ve gidecek, ama Romney’nin zaman zaman yaptığı gibi Suriyeli muhaliflere ağır silah göndermek gibi bir öneriyi yapamayız” dedi.
Başkan Obama, Romney’nin de kendisi gibi Esad’ın gitmesi gerektiği, ancak bunun için Amerikan askerlerinin gönderilemeyeceğini savunması üzerine, “Sizin de duyduğunuz gibi Romney’nin farklı fikirleri yok, çünkü biz ılımlı bir Suriye liderliğini desteklemek ve etkili bir geçiş süreci ile Esad’ı devre dışı bırakmak için yapmamız gereken en doğru şeyi yapıyoruz” şeklinde konuştu.
'Soğuk Savaş' tartışması

Romney, tartışma sırasında Obama’yı dünyaya zayıf bir Amerika imajı vermekle suçlarken, Obama Romney’nin “yanlış ve pervasız” politikalar önerdiğini ve Irak, Afganistan ve diğer konularda sık sık fikir değiştirip Amerikan askerleri ve müttefiklerine kafa karıştırıcı mesaj gönderdiğini savundu.
Romney’nin bu şekilde başkomutanlık yapamayacağını ima eden Obama, rakibinin ABD’nin karşısındaki en büyük jeopolitik tehdidi El Kaide örgütü değil, Rusya olarak gördüğünü belirtmesinin 1980’leri çağrıştırdığına da dikkat çekti ve Soğuk Savaş’ın 20 yılı aşkın süredir bittiğine işaret etti.
Romney’nin donanma filosundaki savaş gemilerinin 1916 yılına oranla daha az olmasını eleştirmesi üzerine “Sayın Vali, ama bizim atlarımız ve süngülerimiz de daha az, çünkü ordumuzun doğası değişti” diyen Başkan Obama, “şimdi uçakların üzerine indiği uçak gemileri diye bir şeyimiz var. Suyun altında giden nükleer denizaltılarımız var. O nedenle buradaki soru, gemileri saydığımız Savaş Gemisi oyunu değil, yeteneklerimizin ne olduğu” şeklinde konuştu.

Geçen ay Obama’ya oy veren yüzde 47’lik seçmen grubunu küçümseyen sözlerinin yeraldığı gizli bir video bandının ortaya çıkmasıyla zor duruma düşen Romney’nin, Kentucky’deki ilk tartışma sırasında gösterdiği performans, pek çok gözlemci tarafından “baskın” ve “göz doldurur” sözleriyle nitelendirilmiş, Obama’nın ise Romney’e göre daha tutuk ve monoton kaldığı belirtilmişti.
Başkan Obama, geçen hafta New York’un Hofstra Üniversitesi’nde yapılan ikinci tartışmada ise çok daha atak ve enerjik davranmasıyla dikkat çekmiş ve genel olarak bu raundun “galibi” olarak görülmüştü.

Haberin Tamamı İçin:

'Türkiye'nin Tercihi Obama'

'Türkiye'nin Tercihi Obama'

Ankara, ABD yönetimiyle başta Suriye ve terörle mücadele konusu olmak üzere yaşadığı görüş ayrılıklarına rağmen Başkan Barack Obama'nın bir dört sene daha görevine devam etmesinin Türkiye'nin çıkarları açısından en uygun olduğunu düşünüyor.

Hükümet yetkilileri, "Başka bir ülkenin iç politikasıdır" diyerek, bu yönde herhangi bir tercih ya da görüş belirtmekten kaçınıyorlar, ancak diplomatik kaynaklar, Obama liderliğinde Amerikan yönetiminin Türkiye ile ilişkilere verdiği öneme dikkat çekerek, Ankara'nın tercihi hakkında fikir veriyorlar.

Bir diplomat, Obama'nın göreve gelmesinin ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye'ye yaptığını anımsatırken, "Türkiye'ye verdiği önem ve Türkiye ile ilişkin bakışı çok önemli. Sadece Başkanın kendisi değil tüm Amerikan sistemi, bu dönemde birçok konuda Türkiye ile sıkı bir danışma ve dayanışma içinde oldu" diye konuştu.

Bu pozitif değerlendirmeye karşın Obama yönetimiyle --İran'a uygulanacak yaptırımlarla ilgili Güvenlik Konseyi oylaması sırasında olduğu gibi-- zaman zaman görüş ayrılıkları yaşandığını anımsatan diplomat, "Evet sorun oldu o zaman ama onu geride bırakmasını bildik. Bazen farklı görüşlerin de yararı olur. İstişare bunun içindir ve ABD ile aramızda tam anlamıyla işliyor" değerlendirmesini yaptı.

Obama da Türkiye ile koordinasyon konusuna Cumhuriyetçi rakibi Mitt Romney ile gerçekleştirdiği son tartışma sırasında Suriye politikalarını ele alırken değindi. Ancak hem Obama hem de Romney, askeri bir müdahaleye karşı olduklarını yinelerken, her ikisi de seçimlerden sonra da temkinli bir politika izleyecekleri mesajını verdiler.

Türk diplomat, "Obama ve Romney'nin tartışma sırasında Türkiye ile diyalogdan bahsetmiş olduklarına" dikkat çekerek, bunu Ankara'nın bölgesel önemini her iki tarafın da tespit ettiği göstergesi olarak değerlendirdi. "Aslında Türk-Amerikan ilişkilerini sadece Suriye boyutuyla görmemek gerek. İki müttefik ilişkisi çok boyutludur ve birçok konuda işleyen işbirliği mekanizmalarımız var" diyen diplomat, seçimlerin ardından da bu durumun devam edeceğini kaydetti.

Yetkili makamların olumlu ifadelerine karşın, Beşar Esad yönetiminin bir an önce devrilmesini isteyen ama Washington'dan bu konuda yeterince destek göremeyen Ankara'nın hayal kırıklığı yaşadığı da bir gerçek. New York'ta Fransa'nın liderliğinde 31 Ağustos 2012 tarihinde gerçekleştirilen BM Güvenlik Konseyi'ne ABD'nin düşük düzeyde katılması ve Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Washington'u da kasteden sitemkâr konuşması bu sürecin en önemli dönüm noktası olarak görülüyor.

ABD'ye karşı hissedilen bu hayal kırıklığı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından daha farklı ve daha can alıcı bir noktaya da çekildi. Erdoğan, ABD'yi Türkiye'nin PKK ile mücadelesinde yeterince destek vermemekle suçlarken, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ise "ABD'nin istihbarat desteğinin sınırlı olduğunu" kaydetti.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone, bu suçlamalara dolaylı olarak yanıt verirken, ABD'nin destek vermediğine ilişkin bu açıklamalar karşısında "üzüldüğünü ve aynı zamanda sinirlendiğini" söyledi.

Bu iki temel konunun yanı sıra, Türkiye'nin ifade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmaya yanaşmaması, İsrail'in çeşitli kereler yaptığı "görüşelim" çağrılarına olumsuz yanıt vermesi ve Ermenistan ile başlattığı yakınlaşma sürecini tamamlamamış olması da Türk-Amerikan ilişkilerinde sıkıntılı alanlar olarak değerlendiriliyor.

Haberin Tamamı İçin:

ABD Seçimlerine İki Hafta Kala Mücadele Kızıştı

ABD Seçimlerine İki Hafta Kala Mücadele Kızıştı

ABD seçimlerine iki hafta kala Başkan Barack Obama ile Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Mitt Romney arasındaki mücadele en çetin aşamasına girdi.

Televizyonda yaptıkları üçüncü ve son tartışmayla bir kez daha kozlarını paylaşan adayları zorlu bir seyahat ve miting takvimi bekliyor.

Televizyonda yayınlanan tartışmaya ağırlığını koyan konu dış politika oldu.

İki başkan adayı özellikle de Arap baharı, İran, İsrail ve Çin konusunda tartıştılar.

Tartışma sonrasında yapılan iki kamuoyu yoklamasında, Obama'nın önde olduğu gözlendi.

Obama ve Romney şimdi en önemli seçim bölgelerine odaklanıyor. Obama kampanyasına Florida ve Ohio'da, Romney ise Nevada ve Colorado'da devam ediyor.

Obama'nın kurmayları, ABD başkanının seçim vaatlerini içeren 20 sayfalık bir broşür yayınladılar. 3,5 milyon nüsha dağıtılan broşürde, sık sık gelecek dönem için bir planı olmamakla eleştirilen Obama'nın tekrar seçilirse neler yapacağı anlatılıyor.

Broşürdeki mesaj, tartışma programı ardından yayınlanan 60 saniyelik bir reklamda da tekrarlanıyor. Obama'nın doğrudan ikinci dönem planlarını anlattığı reklam filmi, seçmenin kararsız olduğu düşünülen dokuz eyalette yayınlanacak.

Buna karşılık Cumhuriyetçiler ise, televizyondaki tartışmada Romney'i Orta Doğu politikası nedeniyle Obama'nın üzerine giderken gösteren yeni bir TV reklamı çıkardı.

Obama, Romney ile aralarındaki son tartışma programında atak davranmış ve rakibini savunmaya zorlamıştı. Ancak gözlemciler, ABD başkanınınn rakibini tuşa getirecek bir darbe indiremediğini ve seçim mücadelesinin hâlâ başabaş gittiğini belirtiyorlar.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAmerika Birleşik DevletleriAnkaraBarack ObamaBaşbakanBeşer EsadBirleşmiş MilletlerÇinDarbeFransaGenelkurmay BaşkanıIrakİranİsrailMısırMitt RomneyRecep Tayyip ErdoğanRusyaSavaşSuriyeTercih
Görüş Bildir