Nokia 808 Pureview

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Nokia 808 Pureview

Nokia 808 Pureview

Facebook'un hayatımızda ciddi anlamda önemli bir yer edinmesinin ardından kullanıcılar, akıllı telefonların da ortaya çıkmasıyla fotoğraf paylaşımı çılgınlığına ilerlemeye başladılar. Düşük kalitede kameraya sahip olan telefonlar ile daha çok ilginç bulunan anlar fotoğraflanırken, artık günümüzde oldukça yüksek kalitede fotoğraf çekebilen telefonlar ile de manzara fotoğrafları bile çekiliyor.
Her zamanın, her alanda bir teknolojik ortalaması bulunmakta. Mesela şu anda monitörlerde 22 inçlik olanlar makul. Bunun gibi akıllı telefonlarda da 8 megapiksel makul durumdayken, 5 megapiksel de hala tercih edilebilen bir çözünürlük. Fakat şu anda bu "ortalama" miktarlarını kırmak üzereyiz. Zira önce Sony 12 megapiksel ile bu ortalamayı bir adım öne taşımayı denedi. Ardından asıl vuruş ise Nokia'dan geldi. Aylar önce tanıtımı yapıldığında ağzımızın suyunun akmasına sebep olan kameraya sahip akıllı telefonu, nihayet elimizde. Amatör fotoğraf çekmeyi çok seven ben için de harika bir fırsat oldu bu telefonu incelemek.
Açıkçası bu özel telefonun incelemesini de herhangi bir akıllı telefon gibi değil de, daha çok yoğunlaştığı nokta üzerine konuşarak yapmak istiyorum. Zira 808, PureView serisinin ilk üyesi. Bir bakıma "ilk deneme" diyebiliriz.
Önce tasarım
Yine de önce bir tasarımından söz edelim. Telefon fotoğraflarında da göreceğiniz üzere, oldukça kalın bir yapıda tasarlanmış. Kameranın kabarttığı kısmı çıkarsanız dahi, PureView 808 kalın bir telefon. Fakat dış malzemesi gerçekten çok kaliteli. Elinizden düşürdüğünüzde yeri parçalayacak olan Nokia 3310'ları anımsattı bana. Bu irice kasa, 160 gramlık bir ağırlığa sebep oluyor. Son dönemlerde ince ve hafif telefonlara alıştıktan sonra biraz garip kaçıyor doğrusu.
Buna rağmen 808 PureView'in ergonomisi gayet iyi. Alt tarafta arama ve kapatma tuşları, ortalarında menü tuşu bulunuyor. Telefonun sağında ses açma - kısma tuşları, sürgülü tuş kilidi ve deklanşör tuşu yer alıyor. Deklanşör tuşunun son derece yumuşak olduğunu, bu sebepten dolayı basarken titretmenizin neredeyse imkansız olduğunu belirteyim. Zira bazı telefonlarda bulunan deklanşörler o kadar sert ki, fotoğraf çekerken lüzumsuz kaydırmalarla karşılaşıyorsunuz. Üst tarafta da HDMI, USB ve 3.5 mm kulaklık girişleri yer alıyor.
Belle, maalesef...
Gelelim yazılıma... Nokia 808 PureView, Belle işletim sistemini kullanıyor. Her ne kadar işletim sistemi son derece hızlı tepki veriyor olsa da, Android veya iOS kullanmış olan biri için büyük sıkıntı yaşatacaktır. Masaüstünü widget'larla doldurabiliyor olmamız, Belle işletim sistemini bir adım ileri götürüyor. Ayrıca geçiş animasyonları ve hızı da gayet iyi. Fakat menülerdeki seçenek sıkıntısı, bariz bir şekilde görülüyor. Bunun yanısıra, uygulama mağazasındaki uygulamaların da kaliteleri hakkında çok da olumlu konuşamayacağım. Facebook bile alıştığımızdan çok daha farklı ve uğraş verici. Yazılımın, bu telefonun en zayıf noktası olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Düşük donanım yetiyor
1.3 GHz saat hızında çalışan tek çekirdekli işlemcisiyle 808, ilk etapta performans konusunda bir şüphe uyandırsa da, az önce bahsettiğimiz gibi uçuyor telefon. Tabii bunda ekranının 360 x 640 piksel çözünürlüğe sahip olmasının da büyük payı var. 4 inçe yayılan bu pikseller 184 ppi değerini sağlıyor. Günümüzün ileri seviye telefonlarının gerisinde kalsa da, göze çok da batmıyor. Bu arada ekranın AMOLED olduğunu da belirtmeden geçmeyelim. 512 MB RAM, 16 GB depolamaya eşlik ediyor. Bu 16 GB'lik depolama alanına microSD kart ile desteklenebiliyor.
Ve kamera...
Telefonun PureView kamerası, ciddi anlamda yetenekli. 41 megapiksel sensöre sahip olan bu kamera, 4: 3 oranı tercih edildiğinde 38, 16: 9 oranı tercih edildiğinde 34 megapiksele kadar fotoğraf çekebiliyor. Ayrıca PureView seçeneğini tercih ederek piksellerin sıkıştırılması temeline dayanan 8, 5 veya 3 megapiksellik fotoğraflar elde edilebiliyor. Tabii bu haliyle, diğer 8 megapiksellik telefonlara bariz bir şekilde fark atıyor.
Kamera özelliğinin kullanımı ise oldukça basit. Bu bölümün yazılımı gayet iyi hazırlanmış. Otomatik, Sahneler ve Yaratıcı ana seçeneklerinden birini seçmemiz gerekiyor. Otomatik, adı üstünde "otomatik". Herhangi bir ayar yapmanıza gerek bırakmıyor. Sahneler ise makro, gece, manzara gibi çeşitli sahneler sunuyor, bunların ayarlarını otomatik yapıyor. Yaratıcıda ise her şey size kalmış. Tüm ayarları kurcalayıp, farklı farklı modlar yakalayabilirsiniz. Ben, standart fotoğrafları tam çözünürlükte, 4: 3 formatında çekmeyi tercih ettim. Arada yakın çekimleri de Sahneler'den makroyu tercih ederek yaptım. Fethiye'de çektiğim fotoğraflara yukarıdaki "Foto Galeri" sekmesinden ulaşabilirsiniz.
Xenon flaşı da var
Yakın çekimleri PureView modunda, 20 cm kadar uzaklıktan netleyebildiğimi söylemem gerek. Daha yakın bir mesafeden netlemek oldukça zor. Fakat netleme süresinin kısa oluşuyla bu açığı bir nebze olsun kapatıyor diyebiliriz. Arka tarafındaki LED aydınlatma ile sürekli ışık sağlayabilen cihaz, fotoğraf çekimi için de Xenon flaş kullanıyor. Xenon flaş ile çekilen fotoğraflar, haliyle LED ışığa göre çok daha güzel çıkıyor. Ayrıca flaş anlık olarak patladığı için, LED ışığın yarattığı geçici körlükten de yırtmış oluyorsunuz.
1080p video kaydı da yapabilen 808 PureView, stereo mikrofonuyla da büyülüyor. Zira 140 desibele kadar yüksek seste, sorun yaratmadan kayıt alan başka bir telefonun olmadığını düşünüyorum (varsa da ben bilmiyorum). Video modunda da akıcılığını konuşturan PureView, 30 fps hızında kayıt alabiliyor.
Telefon, aynı zamanda batarya konusunda da başarılı. Fotoğraf çekimine abanmak için hatsız kullandığım bir günde, çektiğim 500 tane fotoğraf ve 3 - 4 tane videonun ardından %40 kadar şarjı kalmıştı. 1400 mAh gücündeki batarya, standart kullanımda 1 günden fazla gidebiliyor. Eğer uygulamalarla fazla uğraşmazsanız (ki Belle yüzünden isteseniz de uğraşamazsınız), 2 günü bulabilirsiniz.
Telefon + kamera > Nokia 808 PureView (boyutta)
Sonuç olarak, her ne kadar telefonun "akıllı" tarafında sıkıntıları olsa da, herhangi bir dijital fotoğraf makinesi + giriş seviyesi akıllı telefondan daha az yer kapladığı, daha taşınabilir olduğu kesin. Akıllı telefon olarak haketmese de, çılgın kamerasıyla 1500 lirayı hakediyor gibi görünüyor. Ama kesin olan şu ki, bunun içerisinde bir şekilde Android yüklemeyi başaran birileri olursa, 808 PureView'in peynir ekmek gibi satması gerekir. Tek dezavantajı yazılım...

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Akıllı telefonAndroidFacebookSonyTercihiOS
Görüş Bildir