New York Times'ı Karıştıran Tartışma

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

New York Times'ı Karıştıran Tartışma

New York Times'ı Karıştıran Tartışma

New York Times’ı, eşcinsel evliliği gibi sosyal konularda ilericilikle suçlayan okur temsilcisi ABD’de yeni bir tartışma başlattı: Gazeteler tabanının eğilimini yansıtır mı ?

ABD'nin en prestijli gazetesi "taraflı" habercilik mi yapıyor? New York Times'ın okur temsilcisi Arthur Brisbane, görevini bıraktığını açıkladığı son yazısında, gazetesini fazla liberal bir çizgi benimsemekle itham etti.

İki yıldır okurların şikâyetlerini derleyen Brisbane'e göre New York Times editörleri ve muhabirleri, adil habercilik konusunda sıkı bir eğitim almış olsalar da, bazen dünya görüşleri ağır basıyor; özellikle de sosyal konularda.

Veda yazısında Brisbane eski meslektaşlarını şöyle eleştiriyor: "Gazetede çoğu kişi benzer şekilde siyasi ve kültürel olarak ilerici bir bakış açısına sahip ve Times'ın damarlarında işte bu dünya görüşü akıyor. Bunun bir sonucu olarak, Occupy Wall Street hareketi ve eşcinsel evliliği gibi gelişmeler aşırı derecede sevildiği için, sanki haberden ziyade benimsenen bir davaymış gibi gazetenin her yerinden fışkırıyor." Times'a yönelik suçlamanın, ailesindeki üçüncü kuşak gazeteci olan, büyükbabası 20. yüzyıl başlarında New York Journal gazetesinde genel yayın yönetmenliği yaparken Pulitzer Ödülü alan Brisbane'den gelmesi de büyük yankı uyandırdı.

"KİTLEMİZİ YANSITIYORUZ"

New York Times'ın Genel Yayın Yönetmeni Jill Abramson ise Brisbane'e cevabında gazetenin New York kenti ile özdeşleşen okur kitlesinden kopuk kalamayacağını savundu. Kendi dünya görüşlerinin ABD'nin başka köşelerinde baskın olan fikirlerle her zaman uyuşmadığının bilinciyle hareket ettiklerini belirten Abramson, "Bazı sosyal ve kültürel konuları işlerken, Times bazen kendi kentli ve kozmopolit tabanını yansıtıyor. Ama esas olan gazetenin çizgisini korumak" dedi.

" MALUMUN İLANI "

Tahmin edileceği gibi, Brisbane'in iki yıl çalıştığı gazetesine yönelttiği suçlama, muhafazakâr ve liberal yorumcular tarafından farklı değerlendirildi. Cumhuriyetçi kalemlerden Jonathan Tobin, Brisbane'in yazısını "malûmun ilanı" olarak değerlendirirken "Kaptan Ed" lakaplı muhafazakâr gazeteci Ed Morrisey meslektaşını "Abramson neymiş biliyor musunuz? Bekleyin bir dakika... liberal. Şok edici, değil mi" diye ti'ye aldı.

New York Times'ın aslında Brisbane'in vurguladığı kadar liberal olmadığını savunanlar da var. Ülkenin diğer prestijli büyük gazetesi Washington Post yazarı Erik Wemple, New York Times'ın ilk beş gün boyunca Occupy gösterilerinden hiç söz etmediğini, hatta protestoların yapıldığı mahalleyle ilgili tek haberinin bir pizzacı dükkânının iflası olduğunu hatırlattı.

Medya uzmanı Jay Rosen ise Brisbane'in ayrıldığı gazetesini suçlarken çelişkiye düştüğüne işaret ederek "Gerçek şeffaflık, New York'ta hazırlanan bir gazetenin oranın kültürünü benimsemesidir" diye konuştu.

TİMES OKURLARININ ÜÇTE İKİSİ LİBERAL

Chicago Üniversitesi'nin iki yıl önce yaptığı bir araştırmada ABD'nin en liberal gazetesi New York Times çıkmıştı. Ülkenin en çok okunan medya kuruluşlarının hitap ettiği kitlenin ideolojik dağılımını aydınlatmayı amaçlayan çalışmaya göre New York Times okurlarının yüzde 67'si kendini liberal olarak tanımlarken, yüzde 33'ü muhafazakâr olduklarını söyledi. Araştırmada ayrıca kitleler içindeki dağılımın en dengeli olduğu iki yayın kuruluşu Newsweek dergisi ile CNN televizyonu çıktı. En muhafazakâr gazeteler ise yüzde 68 ileWall Street Journal ve USA Today çıkarken, televizyonlar kategorisinde Fox News yüzde 81'lik oranla muhafazakârlıkta birinciliği kimselere kaptırmadı.

GRİ LEYDİ'NİN İLK LEYDİSİ ...

Jill Abramson, başarıları ve araştırmacı gazetecilik kültürü ile ABD'nin en prestijli gazetesi olarak görülen New York Times'ın 160 yıllık tarihinin ilk kadın genel yayın yönetmeni. "Gri Leydi" lakaplı gazetenin başında olmak o kadar önemli bir görev ki, Forbes dergisi Abramson'ı Eylül 2011'de bu göreve seçilmesinin ardından dünyanın en güçlü beşinci, ABD'nin ise, Dışişleri Bakanı Clinton ve Microsoft'un kurucusu Bill Gates'in eşi Melinda'nın ardından, en nüfuzlu üçüncü kadını olarak gösterdi. Bu güç bir anlamda kamuoyunun gündemini belirlemenin ya da değiştirmenin Abramson'ın iki dudağı arasında olduğu anlamına da geliyor.

NEW YORK DÖVMESİ VAR

1954'te New York'ta dünyaya gelen Abramson, kentiyle ve kültürüyle özdeşleşmiş bir kadın. Ama Washington'ın kulislerini de en iyi bilenlerden biri o. Kader onu kentinden uzun süre ayrı bıraktı, Harvard Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra Time dergisine girdi ve uzun bir Washington serüveni başladı. 1987'de, Times'a nazaran daha muhafazakâr bir kültüre sahip Wall Street Journal'a geçen Abramson, New York'a 2003'te geri dönebildi. 50 yaşında kentine döner dönmez de ilk işi New York'un dövmesini yaptırmak oldu. Abramson, o dönemde yalan haber skandalıyla sarsılan gazete için "prestiji yeniden tesis edecek genel yayın yönetmeni yardımcısı" olarak lanse ediliyordu. Söylediği her kelimeyi tartarak konuşmayı adet edinen Abramson, bu özelliğini gazete yönetimine de taşıdı. Ancak New Yorklu bakış açısını hep öne çıkararak...

Taraf

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriEşcinselMicrosoft
Görüş Bildir