Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Neden, Niçin, Nasıl? Merak Edilen Enteresan Sorulara Verilmiş 12 Aydınlatıcı Cevap

-

Neden veya nasıl gibi soruları zaman zaman bir şey ile karşılaştığımızda sorarız ama detaylarını araştırma konusuna gelince genelde bu durumu pas geçeriz. İşte bu tarz sorulara cevaplar veren çeşitli kaynaklardan derlediğimiz bilgiler sizlerle...

1. Soğuk Yiyecekleri Hızlı Tükettiğimizde Neden Beynimiz Donar?

Ağzımızın çeperleri damar ağlarıyla kaplıdır. Bu damarlar özellikle beyni besleyen atardamarlardır. Soğuk yiyecekleri hızlı yediğimizde ağzımızın içinin sıcaklığı çok hızlı değişir. Bu durum damarların hızla daralmasına ve ardından genişlemesine neden olur. Soğuk besinlerin sebep olduğu baş ağrısının nedeninin bu durum olduğu düşünülüyor.

Beynimizde milyarlarca sinir hücresi olmasına rağmen acı reseptörlerine sahip olmadığı için aslında beynimiz acıyı hissetmez. Ancak beyni besleyen atardamarlardaki daralma ve genişleme, beynin dışını saran beyin zarındaki acı reseptörleri tarafından algılanır ve bu durum beyin tarafından ağrı olarak değerlendirilir.

Kaynak

2. Gece Görüşü Dürbünleri Nasıl Çalışır?

Hemen hemen her obje (-273 santigradın üzerinde olmak şartı ile) belli miktarlarda foton yayar. Gece görüşü dürbünü ile baktığımızda çevremizde bulunan nesnelerden vs. yayılan fotonlar görüntü geliştirme tüpü içerisindeki elektronları tahrik eder. Bu tahrik sırasında elektronlar kopmaya başlar. Görüntü geliştirme tüpü içerisine uygulanan akım yardımı ile kopan elektronlar son derece hızlı bir biçimde tüp içerisinde bulunan fosfor kaplı yüzeye çarptırılır. Bu fosfor kaplı yüzey hızla çarpan elektronlarla ışımaya başlar. Bu işlem sonucu ışık insan gözünün görebileceği dalga boyunda foton yaratır. Bu işlemin sonucunda ortaya çıkan görüntü cihazın arkasında bulunan lens sistemi aracılığı ile göze iletilir. İşte bir gece görüşü dürbününde kullanılan adına görüntü geliştirme tüpü , görüntü yoğunlaştırma tüpü veya elektronik yoğunlaştırıcı tüp dediğimiz aslında gece görüşü dürbünlerinin kalbi sayılan bölümünün basit anlatımlı çalışma prensibi budur.

Kaynak

3. Kutup Ayılarının Gerçekte Siyah Oldukları Doğru mu?

Aslında kutup ayılarının kürkleri şeffaf, yani renksiz. Ama tıpkı saydam olan bulutları da beyaz görüyor olmamız gibi, bu oluşumlar gözümüze ışığı geri yolladığı için beyaz renk olarak yansıyor. Kutup ayılarının tüylerinin şeffaf olmasının tek sebebi, kolay kamufle olabilmelerini sağlaması.

Gözümüze yansıdığı gibi değerlendirecek olursak, kutup ayılarının kesinlikle beyaz olduğunu söylememiz gerekir. Ama bilimsel olarak bir değerlendirme yapmamız gerekirse, kutup ayılarının tenleri siyahtır. Tüyleri de şeffaf olduğu için, gerçekte siyah olduklarını söyleyebiliriz. Ancak biz yoğun tüylerin altında gizlenmiş olan derilerini asla göremeyiz.

Kaynak

4. Emniyet Kemeri Nasıl Olur da Sadece Hızlı Çekildiğinde Kilitlenir?

Emniyet kemerinin sarılma ve salınma miktarını kontrol eden dişlinin altında ufak bir kilit mekanizması bulunur. Kemer çok hızlı bir şekilde çekildiğinde veya kaza anında, bu kilit mekanizmasının bir parçası olan genelde gümüş renkli bir bilye ileri doğru fırlar. Bu fırlama hareketi sırasında, mekanizma içerisindeki kilit de yukarı doğru itilir ve kemeri salınımını kontrol eden dişliye takılıp kalır. İşte bu noktada kemer kilitlenip olduğu yerde kalır, böylece yolcu ileri doğru fırlamaktan kurtulur. Yavaş çekildiğinde de tahmin edileceği üzere bilye ileri fırlamaz ve uzunluğunu istenilen şekilde kolayca ayarlanabilir.

Kaynak

5. Yağ Oranını Veren Tartılar Nasıl Çalışıyor?

Ayaklarınızı tartı platosunun üzerindeki metalik elektrotlara koyduğunuz zaman, vücudunuzdan düşük yoğunlukta bir elektrik akımı geçiyor. Organizmadaki yağın varlığına göre, bu elektrik akımının direnci değişiklikler gösteriyor. Çünkü yaklaşık yüzde 70 oranında su içeren yağsız kütlelerde elektrik akımı daha kolay iletilirken, yağlı kütlede daha güçlü bir direnç ile karşılaşıyor. Alet bu direnci tahlil ettikten sonra, kişinin yaşına, boyunun uzunluğuna ve cinsiyetine göre, bedendeki yağ miktarını bir oran olarak değerlendiriyor.

Kaynak

6. Güneşte Cildimizin Rengi Koyulaşırken Saçımızın Rengi Neden Açılır?

Cilde rengini veren melanin derideki melanosit olarak isimlendirilen hücreler tarafından üretilir. Güneş ışınlarının etkisiyle cilt renginde ortaya çıkan koyulaşmanın temel nedeni, güneş ışınlarına maruz kalındığında ciltteki melanosit hücrelerinin deriyi koruma amaçlı daha fazla melanin pigmenti üretmeye başlamasıdır.

Saç kökü, saçın biyokimyasal süreçlerin gerçekleştiği canlı olan bölümüdür. Saç kökünün içinde büyümeye başlayan saç tellerinin yapısındaki melanin pigmenti saça rengini verir. Morötesi dalga boyundaki ışınlar melanin pigmentinin kimyasal yapısında değişimlere yol açar. Saç telinin içinde herhangi bir biyokimyasal süreç gerçekleşmediği için saçın renginde açılmaya neden olan bu durum saç uzayana kadar kalıcıdır.

Kaynak

7. Neden İkiz Doğumu Sayısı Artıyor?

2014 yılında ABD’de her 1000 doğumdan 34’ü ikiz. 2013 yılından ise bu sayı 33.7 idi. Ancak asıl can alıcı kısım 1980 yılında ikiz doğumunun her 1000 doğumdan 19’una denk geliyor olması. 

Öyle görünüyor ki bunun en muhtemel sebebi gelişen üremeye yardımcı yöntemler. Tüp bebek yönteminin gelişmesi ile ikiz sayısının artması da yakından alakalı. Bunun en büyük nedeni, doktorların en az birisi yaşar ümidiyle birden fazla embriyoyu döllemesi. Yöntem başarılı olunca da ikiz sayısında artış kaçınılmaz oldu. Ayrıca 2013 yılında yer 100 bebekten 2'si tüp bebek yöntemi ile dünyaya geldi.

Elbette başka faktörler de mevcut. Mesela annenin ideal yaşın üstünde olması beraberinde hormon farklılıklarını getirebilir ve bu da bir seferde birden fazla yumurtanın üretilmesine yol açıyor olabilir. 

Kaynak

8. Bir İnsanın Kan Grubu Değişebilir mi?

Kan hücrelerinin büyük kısmı bazı kemiklerin içindeki boşluklarda bulunan ve süngerimsi bir yapıya sahip olan kemik iliği tarafından üretilir. Bir insanın kan grubu kemik iliği nakli sonrası değişebilir.

Kemik iliği naklinde hastaya önce yüksek dozda kemoterapi ya da radyasyon verilerek kendi kemik iliğinin işlevini kaybetmesi sağlanır ve hastalıklı kan hücreleri yok edilir. Daha sonra vericiden alınan kemik iliği kök hücreleri hastaya nakledilir. Kan hücreleri nakilden sonra vericiden gelen kemik iliği tarafından üretildiği için hastanın kan grubu birkaç hafta içinde vericinin kan grubuna döner.

İlik naklinin yanı sıra çok nadir de olsa bazı hastalıklar kan grubunun değişmesine neden olabilir. 

Kaynak

9. Plütonyum Bir Metal Olduğu Halde Neden Mıknatısa Yapışmaz?

Plütonyum bir metaldir, ancak bir mıknatısa tutunmaz; bu da on yıllardır bilim adamlarının kafasını karıştırıyor.

Normal metallerde en dış orbitallerdeki elektron sayısı sabittir – örneğin bakırda, bu sayı 1 iken demirde dış orbitaller 2 elektron barındırır. 

Plütonyumun elektronlarının temel halde nasıl olduğunu görmek için, bir araştırma ekibi, bir plütonyum numunesi üzerine nötron ışın demeti yollamış. Böylece plütonyumun temel halde dış kabukta 4, 5 veya 6 elektron içerebileceğini ve bu rakamın sürekli olarak değiştiğini gözlemlemişler. Metaller kararlı yapıda oldukları halde son yörüngesindeki bu değişken yapı mıknatısa yapışmama olarak sonuçlanabiliyor yorumu yapılmıştır.

Kaynak

10. Kadınlar Yüksek Topuklu Giymeye Nasıl Başladı?

16. yüzyılda başlayan bu gelişimin öncüleri erkeklerdi. Erkeklerin yüksek topuklu ayakkabı giymelerinin sebebi başlangıçta ata daha rahat binmekti. 

Bir süre sonra Avrupa'da insanların yaşamaya başladıkları yoksulluk yılları yüksek topuğa olan gereksinimi daha da arttırdı. Çünkü büyük şehirlerin caddeleri çöpten, insan ve hayvan pisliklerinden geçilmiyordu. Yerden 5-6 cm yükseltilmiş ayakkabılar hem kişileri pisliklerden uzak tutuyor hem de asiller kendilerini halkın bastığı yerden biraz daha uzaklaşmış hissediyorlardı.

18. yüzyılda Fransız kadınları yükseklikleri neredeyse 8-9 cm'ye varan işlemeli, kabartmalı ayakkabılar giyerlerken modayı Fransa'dan takip eden Amerikalı kadınlar da bu tip ayakkabıları giymekte gecikmediler. Zaman geçtikçe, kadınların ayakkabıları daralıp, incelip, topukları yükseldikçe, erkeklerin ayakkabıları da o derecede kabalaştı ve topukları iyice alçaldı. 1900'lü yılların başlarına gelindiğinde, zarif ve yüksek topuklu ayakkabı sadece kadını simgeliyordu.

Kaynak

11. Silah Susturucuları Nasıl Çalışır?

Örneğin bir balonu iğneyle patlatırsanız büyük bir patlama sesi çıkar ama balonun ağzını açarak havanın dışarı yavaşça çıkmasını sağlarsanız ses azalır. Susturucunun çalışma prensibi de bu şekildedir.

Tabancadaki kurşunun fırlatılabilmesi için kurşunun arkasındaki barut ateşlenir, barutun yanmasıyla sıcak gaz basınç yapar ve kurşun basıncın etkisiyle ileri doğru fırlatılır. Kurşun namludan çıktığında sanki şampanya şişesinin mantarı açılıyormuş gibi bir durum oluşur. Kurşunun ardında yaklaşık 3000 psi gibi büyük bir basınç vardır, kurşun ateşlendiğinde çıkan yüksek ses de esas olarak buradan kaynaklanır.

Susturucu namlunun ucuna vidalanır ve namlunun 20-30 katı büyüklüğünde hacme sahiptir. Susturucu takıldığında namludan çıkan basınç susturucu içerisinde birikir böylece sıcak gazın basıncı düşer ve namluda 60 psi gibi bir basınç kalır. Bu sayede tabancadan çıkan ses azalır.

Kaynak

12. Maymunlar Neden İnsanlar Gibi Konuşamıyor?

Princeton University’den araştırmacılar; Emiliano isimli uzun kuyruklu bir erkek makak maymunun ses sistemine dair X-ray görüntülerini ve videolarını kullandı. Baryum-temelli kontrast madde yardımıyla, araştırma ekibi, çeşitli sesler ve çağrılar oluşturdukça, Emiliano’nun bütün vokal sisteminin görsel bir profilini oluşturdu. Bu ölçümlerin ardından, ekip, eğer Emiliano söyleyebilseydi; “Will you marry me?” (Benimle evlenir misin?) cümlesini nasıl söyleyeceğini oluşturdu. O ses kaydı.

Bu araştırma; maymunların vokal sistemlerinin anatomisi, teorik anlamda 5 temel ses çıkarabilme kapasitesinde olduklarını gösteriyor. Ve görünüşe göre, pek çok insan dilinin temel aldığı bu sesler kullanılarak akıllı cümleler oluşturulabilir. Ancak, beyinleri öğrenebilme ve konuşmadan sorumlu motor eylemleri sergileme kapasitesine sahip olmadıkları için bu durum imkansız gibi görünüyor.

Kaynak

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
pegasusus

Saat 6.00da kalkicam erken yaralıyım dedikten 2 saat sonra aklıma 6.soru takildi.siyahiler bronzlasir mi? Bronzlassalar dahi ben hiç sarışın yada kumral bir siyahi görmedim onca güneşe rağmen saç renkleri neden açılmıyor? Bilgisi olan?

bthnksk

ayrıca 9 numarada da biraz saçmalık var. "tüm metaller mıknatıs tarafından çekilir" diye bir şey yoktur. sadece demir, nikel, kobalt gibi birkaç metali çeker mıknatıs. aluminyum, bakır gibi metalleri de çekmez.

bthnksk

4 numara yanlış. anlatılan mekanizma kemerin hızlı çekilmesi sırasında çalışmaz. aracın ani bir şekilde durması sırasında çalışır sadece. ancak araçlarımızdaki emniyet kemerleri hızlı çekildiğinde de kilitlenir. bu da kemerin sarılı olduğu makarada bulunan tırnaklar merkezkaç etkisiyle dışa doğru açılır ve dıştaki sabit tırnaklara takılarak kilitlenir.

hastalik-hastasi

#12 ilgincmis ya

astalavistaa

#3 numaradaki bilgiyi gif yüzünden okuyamadım, bi türlü dikkatimi veremedim :D

hastalik-hastasi

cok tatlı dimi bi an elini uzatıp tutası geliyor insanın

astalavistaa

aynen ya

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBilimFransakadınlartopuklu ayakkabı
Görüş Bildir