Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

15 Maddeyle Christopher Nolan'ı Tanıyalım

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

1. Kimdir bu adam?

"Christopher Nolan da kim ya?" diyenler hala vardır diye hayatını özet geçelim. 1970 senesinin sıcak bir temmuz ayının 30'unda dünyaya geldi bu adam. Jonathan diye de bir kardeşi var ayrıca. Beraber senaristlik yaptıkları olmuştur, olmaya da devam edecektir. Daha ayağında donu yokken sinemaya ilgi duymaya başlar ve babasının 8 mm. kamerasıyla kısa film çeker bu velet. Böylece ilerde "üstad" olacağının sinyallerini verir. Bizi ilgilendiren kısmı zaten hayatı değil devrim niteliğindeki başyapıtları. Ha yanındaki de eşi Emma Thomas. 1997 senesinde evlenmişler ve üstadın filmlerinin yapımcılığını yapmaktadır. Yakışmış yakışmamış bizi ilgilendirmez, gönül meselesi sonuçta.

2. İlk filmi: The Following

Kısa filmlerini atlayarak ilk uzun metraj filmi The Following kendi hayatında yaşadıklarından yola çıkarak kameraya almıştır. Genç yaşta ilginç bir senaryoyla karşıma çıkar üstad. İşi gücü olmayan bir yazar arkadaş insanların evine girip onların hayatını inceler. Fazla ayrıntıya girmeyelim belki hala izlemeyenler vardır. Filmin arka planında zaman zaman "çıkıtıçıkıtıçıkıtı" çalan müzik gerilimi arttırmaya birebirdir. Ayrıca o zamanlar yokluk çeken Chris, filmde arkadaşlarını, ailesini oynatmıştır.

3. Devrim başlıyor...

Üstad kafasına koymuş bir kere. "Sinema dünyasında kült olacağım." diyerek geceleri uyumamış demek isterdik ama buna ihtiyacı yok zaten. O kadar zeki ki her filmi başlı başına yaratıcılık kokar. "Hani şu sondan başa doğru giden film var ya işte hah o!" cümlesi bu filme lügatimize girmiştir. Her işin cılkını çıkaran Bollywood, aynı senaryo ile filmi çekmiştir ama filmin ismini buraya yazarak Chris abimize hakaret etmek istemiyoruz. Merak edenler google'a yazsın "Memento çakması Hint filmi"

4. Uykusuz geceler için: Insomnia

Al Pacino, Robin Williams ve Hilary Swank gibi isimlerle Norveç yapımı bir filmi 2002 senesinde baştan çekmiştir. Rahmatli Robin amcamız filmde o nurlu sakallarıyla karşıma çıkar. Al Pacino hakkında konuşmaya gerek yok. Hilary bacımızda pek fena sayılmaz. Pek reklamı olmasa da film, oldukça başarılı bir hikayeye dayanmaktadır. Biz ayrıntıya girmiyoruz ve en başta unuttuğumuz tavsiyemizi burada dile getiriyoruz: Chris kardeşimizin filmlerini sırayla izleyerek nasıl da kendini geliştirdiğini görebilirsiniz.

5. Ay em Betmen!!!

Ve işte tarihe yeni bir sayfa açtıran o film. Ta çocukluğundan beri hayranı olduğu süper kahramanı için gerekli parayı biriktirmiş ve kendine has anlatımıyla kameraya almıştır. 50 yıllık Batman tarihini anlatmaya başlayan Chris kahramanımızı o eski laçkalaşmış her türlü olgudan kurtarmıştır. Kuru aksiyon değil içine serpiştirdiği felsefik diyaloglarla da ders niteliği taşımaktadır. Sinemayla pek ilgisi olmayan sadece vurdu-kırdı için izleyen biri "yahu bu Batman amma da güçsüz arkadaş, süper kahraman değil mi o?" diye sorabilir. Bunun cevabını verme gereği duymuyor ve Chris abimizin bakış açısını anlamalarını umuyoruz.

6. "Siz sırrı çözmek değil, kandırılmak istiyorsunuz."

” Her sihirbazlık numarası üç
bölüm ya da perdeden oluşur. Birincisi “Vaat” bölümüdür. Sihirbaz size sıradan
bir şey gösterir. İskambil destesi, bir kuş ya da bir insan. Bu nesneyi size
gösterir. Son derece gerçek, üzerinde oynanmamış, normal bir şey olduğunu
görmeniz için nesneyi incelemenizi ister. Fakat gerçek, farklı olabilir. İkinci
perdeye “Dönüşüm” denir. Sihirbaz olağan bir nesneyi alır ve onu olağanüstü bir
şeye dönüştürür. Hilenin sırrını arıyorsunuz ama bulamazsınız çünkü dikkatli
bakmıyorsunuz. Siz sırrı bilmek değil kandırılmak istiyorsunuz. Henüz
alkışlamazsınız, çünkü bir şeyi yok etmek yeterli değildir. Onu geri getirmeniz
gerekir. İşte bu yüzden her sihirbazlık numarasında üçüncü bir perde bulunur.
İçlerinde en zorlusu. Bizlerin deyişiyle: Prestij."

7. "Why so serious?"

Devam filmi olan Dark Knight (Kara Şövalye) gösterime girdikten sonra gelmiş geçmiş en iyi filmler listesine kolaylıkla girdi ve bize unutulmaz Joker karakterini kazandırdı. Film için öldü diyen kıt kafalar bile olsa da biz Heath Ledger asla unutmayacağız ve Joker olarak anlattığı hikayeleri anlatarak yaşatmaya devam edeceğiz.

8. "Bir şey sorayım. Rüyanın başlangıcını hiç hatırlamazsın değil mi? Olup bitenin ortasında bulursun kendini."

Chris abimiz boş durur mu, yine dillere destan bir film çekiyor. Leonardo'nun uğursuzluğu mu bilemeyiz ama ana dallarda Oscar alamasa da gönlümüzün Oscar'ını kazanmıştır. Chris neden Oscar'ı alamadığını sormaları üzerine "O son rüya katmanına girmeyecektik, biraz uzattık." diyerek akıllardaki soru işaretini de gidermiştir :) Ayrıca film, IMDB'de ilk 5'e girmiştir. Hasılatını söylemiyoruz bile.

9. The End

Batman serisinin son filmi. Destanın sonuç kısmı. Christian Bale abimizin son kez Batman oluşu. 1 milyar doların üzerinde hasılat. IMDB ilk 20. Her kesin kahraman olabileceği gerçeği. Christian Bale kardeşimizin film için aldığı kilolar. Yaptığı vücut. Anne Hathaway bacımızın performansı. Daha fazlası için izleyin artık şu Chris babanın filmlerini arkadaş.

10. Yıldızlar arası

Jonathan Nolan yani kardeşiyle kameraya almaya başladığı son filmidir bu da. Gündemimizden düşmeyen paralel evren, solucan delikleri ve daha fazlasını konu eden bir başyapıt. Evet başyapıt diyoruz çünkü Nolan kardeşler olurda pırt film mi olur? Matthew McConaughey reis olur da neyse siz biliyorsunuz zaten. İzlemeyenler de Chris abimizin filmlerini en baştan izleyerek konuyu anlayacaktır. Nokta.

11. Nolan kardeşler

12. Evrim vardır. Evet.

13. Her yönetmende yok bundan. Chris'e kulak verelim şimdi:

"Teknik açıdan bu kameraların sunduğu şeyi takdir ediyorum ama beni daha çok ilgilendiren şey hikaye anlatımı aracı olarak bana verebilecekleri. İzleyiciyi bu dünyanın daha derinine nasıl çekebilirim? IMAX mümkün olan en geniş ekran yüzeyini sağlayarak en kapsamlı deneyimi yaratıyor."
Not: Bu kameralardan The Dark Knight filmi çekilirken sadece 4 tane vardı ve bir tanesi 500.000 $ değerindeydi.

14. Ve son olarak...

Gerçekten dikkatli bakıyor musunuz?
İpucu: 5'i 1 yerde.

15. Bonusu unutmadık: Ay em fırom Batman. Nat Betmen. Ok?

"The Dark Knight"ın Blue-Ray DVD'leri çıkmadan önce Warner Bros şirketi Batmanlılar tarafından isim çalmak suçuyla dava edildi ve tabi ki dava düştü.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
muhalifbasgan

Harika bir içerik olmuş, Emeğine sağlık

Başlıklar

BollywoodDeepMindNorveçSinemaen iyi filmlermüzik
Görüş Bildir