Ne Sosyalizm! Ne Faşizm! Tam Bağımsız Bir Yönetim Biçimi: Meritokrasi!

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Meritokrasi: Toplumda en zeki ve en yetenekli olduğu düşünülen kişilerin, o toplumun yönetiminde yer alması demektir.

Bkz. Albert Einstein, Marie Curie, Niels Henrik David Bohr, Nikola Tesla gibi...

Meritokrasi yönetim gücü, yetenek ve kişilerin bireysel üstünlüğüne, yani liyakata dayandığı yönetim biçimidir.

Bu yönetim şeklinde idare gücü, üstün özellikleri olduğu düşünülen kişiler arasında paylaştırılmaktadır, kayırma yoktur.

Meritokrasi; Latince meritum ile Yunanca kratein (κρατεῖν) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.

Meritum; yeterli ve değer anlamına, kratostan üreyen krasi ise güç, etki ve kuvvet anlamına gelmektedir.

Kelimeler birleşince ortaya çıkan kelime ise toplumda değerlilerin, seçkinlerin güçlü ve etkili olmasını savunan bir görüşün adıdır.

Dolayısıyla üst kademelerde zeka, çalışkanlık ve diğer mesleki hünerleri bulunan kişilere yer verilmesi anlamına gelmektedir.

İngiltere merkezli Meritokrasi Partisi'nin beş maddeden oluşan bir manifestosu vardır. Bu maddeler şöyledir;

1. Kayırmacılık yoktur:

Ailenizin değil, sizin kim olduğunuz önemlidir.

2. Yandaşçılık yoktur:

Başkalarının sizin için ne yapabildiği değil, sizin ne yapabildiğiniz önemlidir.

3. Ayrımcılık yoktur:

Cinsiyet, ırk, din, yaş, geçmiş önemsizdir. Yetenek her şeydir.

4. Eşit imkanlar:

Herkesle aynı noktadan başlar ve yeteneklerinizin sizi götürdüğü yere gidersiniz.

5. Tatminkar erdemler:

En başarılı insanlar, en yüksek tatmine erişirler.

Ülkemizde ise böyle bir sistemin varlığı; gelişme ve refah düzeyi açısından oldukça etkili olacaktır.

Böylelikle; cahilliğin egemenliği son bulacak,

Sanata, edebiyata, bilime önem veren; IQ'su yüksek olan bireyler yönetimde yer alacaklardır.

Aziz Sancar gibi bir insan, Bilim ve Teknoloji Bakanı,

Fazıl Say gibi bir insan Kültür Bakanı,

İlber Ortaylı gibi bir insan Başbakan ya da Cumhurbaşkanı olacaktır.

Meritokrasi'ye göre çoğunluk yanlış kararlar verebilir. Karar verme yetkisi her zaman bilinçli olanların yetisinde olmalıdır...

Böylelikle, pırıl pırıl beyne sahip olup hiç kullanmadan çamaşır niyetine balkona asanlar değil, gerçekten düşünebilen, ülkenin gelişimi için doğru kararlar verebilen insanların sözü her zaman daha çok dikkate alınacaktır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
milanmilano

Yöneten ve yönetilen yok demiştim. Yani Başbakanı, Maliye Bakanı'nı veya Bilmem ne Sorumlusunu unutun. Toplumun temeli insandır. İnsanın anlamı çok büyüktür ama içi boşaltılmıştır.

milanmilano

Yöneten ve yönetilen izmle krasi ilen biten kavramları atın gitsin. Önemli doğaya uygun ve doğayla uyumlu olan bir insan yaşamıdır. Herkes kendi başına ve kendine karşı sorumlu olacaktır. Herkes ürettiğini yiyecek ve üretim fazlasını bir başkasına verebilecektir. Para ekonomi siyaset din medya olmayacak ve herkes bunlardan arındırılacaktır. Dünyanın dönmesi için zekaya yoktur. Yalnızca onu döndürecek bir akıla ve öngörüye sahip olmanız yeterlidir. Başta doğa dedim hatırlarsanız, yani binaların içinde ve şehir dışında gene aynı şeyleri yapabileceğiniz bir yaşam değil tamamiyle %100 ilkel tarımsal çiftçiliğe dayalı bir yaşam. Zaten bu dünya bu haliyle yeteri kadar stres faktörü ve stres istemiyorsanız sorunlarla boğuşmamanız gerekiyor. Bu da ilkel yaşam da var. Bazıları bunu başardı. Biz de başarabiliriz.

zuzie

İnşallah bir gün...

birkaleci

Yönetilen bir ülkede; vatandaşa ve ülkeye zarar veren hainlere ayrımcılık yapılmamalı mı? Bence yapılmalı. Şu an yapılmadığı için ülkemiz büyük sıkıntı içerisinde! (Türk'üm, Kürt benim kardeşimdir. Hangi ırktan olursa olsun haine karşı faşistim.)

147258369

bence mantıklı bazı hususlar hariç

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

BaşbakanBilimEinsteinFazıl SayİngiltereTesla
Görüş Bildir