Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Nasıl Başarısız Yönetici Olunur?

Girişimcilik-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Nasıl Başarısız Yönetici Olunur?

Nasıl Başarısız Yönetici Olunur?

Geçtiğimiz kasım ayında yapılan bir araştırmaya göre, şu an bir yerde çalışmakta olanların %85′lik bir kısmı kendi işinin başına geçmek istiyor. Yönetici veya patron olmak her çalışanın en gözde hayalleri arasında yer alıyor diyebiliriz.

Son yapılan araştırmaların bazılarında da “ CEO ” dijital dünyadaki en popüler ünvanlar arasında ilk 5′te yer alıyor. Bir şirket açıp, onun başına geçerek kendimize CEO ünvanı vermek aslında çok da zor değil; ama peki gerçekten sadece ünvana sahip olmak bizi gerçek anlamda bir yönetici yapıyor mu diye sormak lazım.

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre; çalışanların %60′ı işinden memnun değil ve bunun sebebinin ne az maaş ne çalışma koşulları ne de imkanlar olduğunu söylüyorlar. Mutsuzluklarının asıl sebebi kötü yöneticiler .

Sadece çalışanlar açısından bakmamak lazım, işin bir de gerçekten “iş” kısmı var. Ekonomik güçlükler ve etkenlerle nasıl mücadele edeceğini bilmeyen yöneticiler de şirketlerin kapanmasına sebep olabilir. Hatırlarsanız 2000′li yılların başlarında patlayan Dotcom Balonu‘ndaki genç ve deneyimsiz yöneticilerin de bu krizdeki payları büyüktü.

Peki nasıl kötü ve başarısız yönetici olunabiliyor? Hangi konular yanlış yapılıyor ki şirketler, çalışanlar ve tabii ki yöneticiler bu kötü sonuçlarla yüzleşmek zorunda kalıyorlar. Gelin beraber yöneticilerin en sık yaptığı hatalara beraber göz atalım.

En büyük hatalardan biri, kişinin bu sorumluluğa hazır olmaması . Çalışanlar, yönetici olmadıkları zaman kendi işlerinden sorumlu olurlar ve birilerinin gözetimi altında işlerini yapmaya çalışırlar. Fakat bu kişi yönetici koltuğuna oturduğunda kendi işinin dışında bir de diğerlerini gözlemlemek zorunda kalır ve eğer kendisini denetleyecek biri olmazsa ve yönetici bu duruma hazır değilse, bir süre sonra yaptığı işlerin kontrolünü kaybedebilir.

Hayatta insanın karşısına sürekli farklı fırsatlar çıkabiliyor ve birçok insan bu fırsatları kaçırıyor. Fırsatları kaçmasını şansızlığa bağlasalar da aslında bu fırsatların kaçmasının en büyük unsuru, kişinin o an bu sorumluluk ve fırsata hazır olmamasıdır . Bu sebeple yönetici olmak isteyen kişiler, kendilerini geliştirmek için pozisyonlarının yükselmesini beklememeli ve işi almadan önce kendilerini bir lider ve yöneticiymiş misali bu işe hazırlamalılar.

Kendinizi geliştirmek için yeterince çalışmamak ve vakit ayırmamak da yöneticileri başarısızlığa götürecek bir diğer faktör. Spor, müzik, sanat ya da iş dünyası fark etmeksizin, alanının en iyi isimlerine bakın. Hepsinin kendi alanlarında sürekli pratik ve egzersiz yaparak, işlerini bir adım öteye taşımak için çalışıyor.

Dünyanın en iyi futbolcusu ödülünü son iki yıldır arka arkaya alan Messi , Barcelona’nın A takım kadrosuna girdiğinde belli ki çalışmayı bırakmadı; Madonna ‘nın konser şovlarının koreografileri 2 günde tamamlanmadı. Ya da Jameikalı Usain Bolt 100 metreyi 9,63 saniyede koşmasının ardından bir sonraki olimpiyatlarda, bana yeter bu kadar demedi ve kendi rekorunu tekrar kırdı ve 9,58 saniyede 100 metre koştu. İşini bir adım öteye taşımak ve kendinizi geliştirmek için kilit nokta asla “ben oldum” dememek olsa gerek.

Düzensiz ve plansız olmak da bir yöneticinin en büyük düşmanı diyebiliriz. Programınızı düzgün bir şekilde ayarlayarak işlerinizi organize edebilir, toplantılarınıza vaktinde katılabilir, küçük notlar tutarak yapılması gereken işleri ayarlayabilirsiniz. Eğer teknolojiyle iç içeyseniz ve mobil cihazlarınızdan kopamıyorsanız, bu cihazlardaki mobil uygulamalar ile kendinize hatırlatmalar koyabilirsiniz. iPhone için 10 farklı hatırlatma uygulamasının olduğu bu sayfaya bakabilir ya da Google’ın takvim özelliğini akıllı telefonunuzla senkronize hale getirerek günlük tutabilirsiniz.

Patronsunuz diye her şeyi biliyormuşsunuz gibi davranmamanız lazım. Türkiye’deki herkesin en büyük zaafının bu olduğunu düşünüyorum. Bunun en basit örneği bir esnafın dükkanına girip yol tarifi sorsanız, bilmiyorsa bile size bir şeyler anlatmaya kalkar. “ Bilmek ” fiilinin TDK’daki karşılığı “ bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak ” olarak veriliyor. Bilmemek de o zaman bir şeyi anlamamış ve öğrenmemiş olmak olarak açıklanabilir. O yüzden bilmiyorum demenin ayıp veya güçsüzlük göstergesi gibi bir anlamı yok . Patronsunuz diye her şeyi bilmek zorunda değilsiniz, aksine bir şeyi bilmediğinizi söyleyip, diğerlerinin fikrini almak çalışanların fikirlerini önemsediğinizi gösterir.

Herkese ve her şeye evet demek de şirketinizin yönetiminizi etkileyen bir faktör. Gün içinde tüm çalışanlarınıza vakit ayırır, onların sizin işinizi bölmesine sürekli izin verirseniz, belki onları işi tamamlanmış olacak; ama kendi işlerinizi toparlamak için fazla mesai yapmak zorunda olacak olan siz olacaksınız. Bunun gibi durumların önüne geçmek için çalışanlarınıza belli zamanlarda vakit ayırmak ve onların sizin de çalışmanız gerektiğinin farkında olmalarının sağlamanız gerekiyor.

Şirket ve ekip içi toplantılar yapmayan yöneticiler de uzun vadede bakıldığında bir gün başarısızlıkla yüzleşebilirler . Haftalık ekip toplantıları işlerin gidişatını değerlendirip, ekibin moralini ve ihtiyaçlarını dinlemek için oldukça önemli. Yaptığınız işe ve yoğunluk durumuna göre bu tip toplantılar 2 haftada bir ya da ayda bir olacak şekilde de düzenlenebilir. Buradaki amaç, her ne kadar yönetici olsanız dahi, ekibin bir parçası olduğunuzu ve en önemli işin başında olduğunuzu ekibe göstermek. Çalışanlarına ve onların yaptıklarına değer veren yöneticiler kendi değerlerini de yukarı taşımış olurlar.

Karar verme ve bu kararları eyleme geçirme konusunda iyi değilseniz ve sürekli işleri erteleme yoluna gidiyorsanız, kulübe hoş geldiniz . Yakın bir zaman içinde siz de başarısız yöneticiler kulübünde “ ekonomi çok kötü, çalışanlar işlerini iyi yapmıyor, sektör çok bozuldu ” gibi konuların konuşulduğu bu kulüpte mazeret üretebilirsiniz. Lider olmanın ve peşinizden birilerini sürüklemenin en göze çarpan yönlerinden biri de karar verme ve bunu uygulama yeteneği diyebiliriz. Verdiğiniz kararın doğru olduğuna inanıyorsanız, hemen harekete geçin, ertelemeyin.

Yönetici olmak sizi ünvan olarak diğer çalışanlardan sadece aldığınız maaş ve yaptığınız iş kadar farklı kılar . Ünvanlar kaldırıldığında herkes eşittir, bu yüzden de karşınızdakilere sırf ünvanınız var diye gaddar ve zulmeder gibi davranmak, uzun vadede markanıza ve sizin yönetici kişiliğinize zarar vermekten öteye gitmeyecek. Yöneticisi olduğunuz şirketteki her bir çalışanın içindeki en iyi potansiyeli çıkartmaya gayret gösterin.

Çalışanların içindeki en iyiyi çıkartarak, mümkün olan en iyi şekilde mücadele etmelerini sağlayan en güzel örneklerden biri Barcelona Futbol Kulübü’nün eski teknik direktörü Pep Guardiola ‘dır sanırım. Takımın başına ilk geçtiğinde futbolcularla yaptığı konuşmada: “eğer elinizden gelenin en iyisini vererek sahaya çıkarsanız, yenildiğimizde dahi arkanızda dururum; ama gayret göstermiyorsanız bu takımda forma giyemezsiniz” diyerek futbolcuların içlerindeki en iyiyi ortaya koymaya teşvik etti. Sonuçlar ise ortada. 5 yıl içinde 16 farklı kupa için mücadele ettiler ve 14′ünü kazandılar .

Yönetici olmak dışarıdan bakıldığında çok kolaymış gibi görülse de, aslında bakıldığında ciddi anlamda özveri ve liderlik gerektiriyor. Kötü patron olarak da işler yürür, döner sermaye yine döner; fakat nereye kadar? Günün sonunda sevilmeyen bir patron, mutsuz işçiler, orta veya vasat bir şekilde ortaya koyulmuş işler ortaya çıkar.

Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık mezunu. EticaretMag’de Türkiye ve dünyadaki e-ticaret girişimlerini, haberlerini ve başarı hikayelerini yazıyor. Aynı zamanda sitedeki birçok görsel çalışmasında parmağı var.

-

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AppleArda TuranBarcelonaCEODeepMindKonserMessifutbolmüziktarifi
Görüş Bildir