Müzeden Rembrandt Kaçırma

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Mart ayında iki adam, Rembrandt’ın 1999’da Fransa’da bir müzeden çalınan Child With a Soap Bubble tablosunu satmaya çalışırken tutuklanmıştı. Olayı basından duyan tablonun gerçek hırsızı, polis merkezine gelerek başından geçenleri anlattı.

Tabloyu ilk kez 13 yaşındayken müzede gören Vialaneix, yıllar geçtikçe tabloya derin bir tutku beslemeye başlar. Öyle ki, bir süre sonra tabloyu haftada iki kere ziyarete gider. O yıllarda alarm teknisyeni olarak çalışan Vialaneix, tabloyla arasındaki tutkunun boyutu arttıkça, eseri müzeden çalma fikriyle yanıp tutuşur. Sonunda da tabloyu çalmaya kararı verir. Müzeye ziyaretçi gibi gelen adam, kapanış saati yaklaştığında bir dolabın içine saklanır. Bastille Günü anmaları sırasında müze civarında dolaşan helikopterlerin yüksek sesinden faydalanan adam, polis gelene kadar tabloyu çalar ve kaçar.

“Direksiyona geçtiğimde, hayatımın en mutlu anıydı. Eve ulaştığımdaysa adeta yerimde duramıyordum. Mutluluktan çığlık atıyor, tablonun fotoğraflarını çekiyor ve kendimi “Superman” gibi hissediyordum” diyor Vialaneix,o günü soruşturmada anlatırken. Olaydan birkaç ay sonra eşi Christine ile tanışır ve evlenir. Eşi ve çocuğuna, yatağının altında sakladığı tablonun, büyükbabasının portresi olduğunu söyler.

EVDEKİ HESAP UYMADI

Tabloya o kadar bağlıdır ki, tablonun koruyucusu mu, yoksa tutsağı mı olduğunu bilemez. “Evde yalnız olduğumda, çıkarıp tabloyla sohbet ederdim. Belki aptalca gelecek ama tablodaki küçük çocuğun yerinde olduğumu düşündüğüm zamanlar bile oldu” ifadelerini kullanıyor Vialaneix. Yıllar sonra amansız bir hastalığa yakalanır. Bu yüzden çok bağlı olduğu tablodan kurtulma kararı alır. Bir arkadaşına konuyu açar. Arkadaşı birkaç gün sonra, kendisini sigorta uzmanı olarak tanıtan iki sahtekarla çıkagelir. Vialaneix, tabloyu müzeye iade edileceğini sanarak 40 bin Euro’luk çeki alır. Çok geçmeden de iki sahtekârın, tabloyu, altı milyon dolara yasadışı yollarla satmaya çalışırken yakalandığı haberini görür. Olayın üzerinden 15 yıl geçtiği için ceza almayacağını düşünen Vialaneix, vicdan azabı çektiği için polis merkezine gelerek her şeyi itiraf eder. Ancak polis merkezine gittiğinde, evdeki hesap çarşıya uymaz. Birkaç saatlik sorgudan sonra, yetkililerden kendisi hakkında da dava açılacağını öğrenir.

“15 YILIMI KAYBETTİM”

Vialaneix’nin, 15 yıl önce yaptığı hırsızlık zaman aşımına uğramıştı. Ancak başka bir problem vardır. Vialaneix, tabloyu iki sahtekara satarak, “yasadışı yollardan sanat eseri satmak” suçuyla yargılanacaktır. “Benim için çok özel olan bir şeyi ve 15 yılımı kaybettim. Ne kadar üzgün olduğumu kelimelerle anlatmam mümkün değil” dedi. Yasalara göre Vialaneix, 10 yıl hapis cezası alabilir.

HIRSIZ ALDI GÖTÜRDÜ SATAMADAN GETİRDİ

Çalıntı Rembrandt eseri, Fransa’da yaşanan sanat eseri hırsızlıklarından yalnızca bir tanesi. Geçen hafta ülkede iki hırsızlık olayı daha yaşandı. Hırsızlardan biri, Espace Dali on rue Poulbot adlı Dali sergisinden, Danse du Temps I heykelini çalmaya kalktı. Uyanık bir ziyaretçinin çabalarıyla engellenen olaydan sonra hırsız, galeriden kaçmayı başardı. Ancak 100 metre ötede bulunan galerideki başka bir Dali sergisine giren ikinci hırsız, bronz bir heykeli çalmayı başardı. Sürrealist sanatın en önemli simgelerinden biri olarak nitelendirilen Melting Clocks adlı çalışma, sergilendiği yerde alarm veya güvenlik önlemi olmadığı için rahatça galeriden çıkarıldı. Şimdiyse Fransız polisi, iki hırsızın peşine düşmüş durumda. Kim bilir belki de Rembrandt tablosu gibi Dali heykeli de yıllar sonra iade edilmek üzere geri getirilir. 

ARTNET | Taraf

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

FransaPolis
Görüş Bildir