Mutlu Çiftlerin Sosyal Medyada İlişkileri Hakkında Daha Az Paylaşım Yapmalarının 8 Nedeni

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Sosyal medya hayatımızın büyük bir kısmında yer alıyor çağımızda. Yediğimiz içtiğimizden, giydiğimize aldığımıza kadar her şeyi sosyal medyada paylaşmaktan keyif alıyoruz. Bu paylaşımlarımızın arasına bir de "Bakın biz ne kadar mutluyuz." temalı çift fotoğraflarımızı ekliyoruz. 

Fakat sosyal medyada bu kadar fotoğraf paylaşan çiftler aslında kapalı kapılar ardında gerçekten büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Mevzu tam olarak şu ki; gerçekten mutlu çiftler bunu insanların gözüne sokmak için uğraşmıyorlar. Hatta sosyal medyada ilişkilerini mümkün mertebe az yansıtıyorlar. İşte Iconic'ten sizler için derlediğimiz haberimizde, bunun ardındaki sekiz nedeni inceleyeceğiz.

Kaynak: https://www.inc.com/john-rampton/8-reaso...

1. Sosyal medyayı etkin kullananlar, kendilerini inandırmak için önce başkalarını inandırmaya çalışırlar.

İki insan aralarındaki şakalarla, aşklarını birbirlerine itiraf etmeleriyle ilgili gönderiler paylaştıklarında veya romantik yahut eğlenceli zamanlarının fotoğraflarını paylaştıklarında, aslında bu ne kadar sağlıklı ve mutlu bir ilişkiye sahip oldukları konusunda herkesi inandırmaya çalıştıklarını gösteriyor. Çünkü ancak bu şekilde kendilerini de mutlu ve sağlıklı bir ilişki içinde olduklarına inandırırlar. 

Seksolog Nikki Goldstein "Genellikle ilişkileri konusunda onay almak isteyen insanlar sosyal medyada çok fazla bu konu hakkında paylaşım yaparlar. Beğeniler ve yorumlar bu insanlar için o kadar onaylayıcı olabilir ki, eylemde bulunan kişiden ziyade başkalarının söylediğine göre hareket ederler." dedi bu konuda.

2. İlişkileri hakkında çok sıklıkla gönderi paylaşan bireyler, narsist veya psikopat olmaya daha meyillilerdir.

Yaşları 18 ile 40 arasında değişen 800 erkeğin katıldığı araştırmada, narsizm ve psikopatinin sosyal medyada paylaşılan selfie sayısı ile, narsizm ve kendini nesneleştirmenin bireylerin kendi fotoğraflarını düzenlemeleriyle ilgili olduğu ortaya çıktı." 

Başka bir çalışma da Facebook'ta paylaşım yapma, etiketleme ve yorum yapmanın hem kadınlarda hem de erkeklerde narsizm ile ilişkili olduğunu ortaya çıkardı. 

Kısacası, sosyal medyada ne kadar çok paylaşımda bulunursanız veya sosyal medya ile ne kadar içli dışlı olursanız, narsist veya psikopat olma ihtimaliniz de o kadar artıyor. Ve eğer merak ediyorsanız, Ohio Devlet Üniversitesi profesörlerinden Brad Bushman "Narsist bireylerin ilişki içinde çok kötü partnerler olduğunu" söylüyor.

3. Gerçekten mutlu çiftler, beraber keyifli vakit geçirdikleri zamanlarda dikkatlerini sosyal medya ile dağıtmazlar.

Elbette birbirinize olan aşkınızla ilgili bir şeyler veya birlikte olduğunuz bir fotoğraf paylaşacağınız zamanlar olacaktır. Fakat mutlu çiftler, o an sosyal medyanın da birbirleriyle geçirdikleri zamanın tadını çıkarırlar. Yani çok eğlenceli vakit geçirirken birden snap atma veya selfie çekme telaşına düşmezler. 

Bu nedenle mutlu çiftlerin, o mükemmel tatillerinin fotoğraflarını hemen o an değil de eve geldikleri zaman paylaştıklarını göreceksiniz. Çünkü o an sosyal medyada fotoğraf paylaşmak yerine beraber geçirdikleri zamanın tadını çıkarıyor oluyorlar.

4. İlişkileri hakkında çok fazla gönderi paylaşanlar, bu konuda kendilerini güvende hissetmeyenlerdir.

100'den fazla çift üzerinde yapılan araştırmaya göre, partnerleriyle ve ilişkileriyle ilgili çok fazla paylaşımda bulunan bireyler ilişkilerinde kendilerini güvende hissetmiyorlar.

5. Tartışmalarını sanal dünyanın dışında tutanların ilişkileri çok daha iyi durumda.

Hiç kavga eden bir çiftin yanında bulundunuz mu? Dürüst olmak gerekirse fazlasıyla tuhaf bir durum. Şimdi bu tartışmanın bütün dünyadan insanların olduğu Facebook, Twitter, Instagram veya YouTube gibi platformlar üzerinde olduğunu düşünün. 

Küfürler ve öfke ile dolu anları kaydetmek ve sosyal platformlarda paylaşmak yerine, çiftler tartışmalarını kendi aralarında birebir yaşamalı. Arkadaşlarınızın, ailelerinizin veya müşterilerinizin kirli çamaşırlarınızı bilmelerine gerek yok.

6. Sosyal medyada çok sık paylaşım yapanlar genellikle mutluluklarına güvenirler.

Albright Üniversitesindeki araştırmacılara göre bu durum "ilişkinin nasıl iyi gittiğine bağlı olan öz saygının sağlıksız bir biçimi.". Bu insanlar sosyal medyayı ilişkileriyle böbürlenmek, başkalarını kıskandırmak veya partnerlerini gözetlemek için kullanırlar. 

"Öz saygıya bağlı ilişkiler yaşayan insanlar, ilişkilerinin ve partnerlerinin iyi olduğunu, dolayısıyla da kendilerinin iyi olduğunu başkalarına ve kendilerine gösterme ihtiyacı hissettiklerini gösterdi sonuçlar. " diyor Albright psikoloji bölümü yardımcı doçent doktorlarından Gwendolyn Seidman.

7. Gerçekten mutlu çiftlerin kanıtlayacak bir şeyleri yoktur.

Gerçekten mutlu çiftler, ne kadar mutlu olduklarını kanıtlayarak onay alma ihtiyacı hissetmezler. Gösteriş yapmaya, başkalarını kıskandırmaya veya birbirleri için ne kadar önemli olduklarını gözler önüne sermeye ihtiyaç duymazlar. Kendilerine ve ilişkilerine o kadar güven duyarlar ki, ilişkilerini insanların gözüne sokma ihtiyacı hissetmezler.

8. Facebook'tan uzak duran çiftler daha mutlular.

Danimarka'nın Mutluluk Araştırma Enstitüsü insanların Facebook'tan uzak kaldığında neler olabileceğini öğrenmek istedi. Bu yüzden 1.095 kişinin katıldığı bir deney organize etti. 

"Facebook olmadan geçirilen bir haftanın ardından, deney grubu hayattan daha fazla zevk aldığını bildirdi." dedi araştırmacılar.

Deneyden önce gönüllülerden hayattaki mutluluklarını 1'den 10'a kadar oylamaları istendi. Facebook kullanımı kısıtlanan grup ortalama 7.75'ten 8.12'e yükseltti mutluluk oranlarını. Facebook kullanmaya devam eden grup ise 7.67'den 7.56'ya düşürdü bu oranı. 

Araştırmacılar ayrıca çok sık Facebook kullananların daha kızgın, depresif ve endişeli hissettiğini bildirdi.

Sonuç olarak;

Gerçekte araştırmaların ne söylediği önemli değildir; önemli olan sizin ne düşündüğünüz ve hissettiğinizdir. Fakat yorumlar ve bulgular en azından bu konuda bir düşünmenizi sağlayabilir. Ve eğer kendinizin, arkadaşınızın veya partnerinizin sosyal medya ile bu şekilde içli dışlı olduğunu düşünüyorsanız, bu verilere dayanarak çevrenizdeki kişiler hakkında analiz yapabilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
futursuz

Kendi içimde cevabını bulamadığım sorunun yanıtını vermişler :D Eyv. Güzel içerik! * . *

begumdebegum

kesinlikle katılıyorum. her maddesi doğru bir analiz yapılmış. en azından benim de gözlemim aynı şekilde.

uranuste

Bence kıskançlık hastalıktır. Ve kıskanç insanlar hiç bi zaman mutlu olamaz. Mesela sürekli mağdur edebiyatı yapan sorunlu insanlar; Sevgilimiz yokki, paramız yok ki, böyle arkadaşlarımız yok ki vs vs tripli cümleler kuran tipler herşeye sahip olsalar da mutlu olamazlar. Herkese, 'neyini kıskansam ' gözüyle bakanlardan uzak durun cidden.

neromois

Facebook'tan uzak duranların geneli daha mutlu zaten.

sema-takumi

sosyal medya hesaplarım yok sevmiyorum gizlilik iyidir hoş gerçi sevgilimde yok asdfkljghadd

Başlıklar

FacebookInstagramSosyal MedyaTwitterYoutube
Görüş Bildir