Murat Karayılan'ı Kim Kurtardı?

-

Murat Karayılan'ı Kim Kurtardı?

Murat Karayılan'ı Kim Kurtardı?

Fehmi Koru, (Taha Kıvan ç adıyla) 31 Mart günkü Star gazetesinde "Ajanlık zor zanaat" başlıklı ilginç bir yazı kaleme aldı. Yazının son paragrafı şöyle:
"Polis ile MİT arasındaki kapışma bütün hızıyla devam ediyor gibi... Polis bir MİT ajanının kimliğini deşifre ederek golünü attı; karşı hamle gelir mi dersiniz?"
Aklınıza hemen şu sorular gelebilir:
1- MİT'in görevi zaten PKK ya da KCK gibi yapıların içine ajan sızdırmak değil midir?
2- polis de, MİT de aynı devletin kurumları değil mi, niye birbirilerine gol atmaya çalışıyor?
3- MİT'in ajanını deşifre etmek PKK'ya yapılacak en iyi yardım değil midir?
Bu sorular uzar gider. Cevap olarak da denebilir ki; "Yahu polis ne bilsin MİT ajanı olduğunu, operasyonda yakalamış işte..."
Ancak bu kadar basit değil. Fehmi Koru'nun yazısındaki bir paragraf aynen şöyle:
"Meğer ödüllü bir foto muhabiri MİT’e ‘ajanlık’ etmekteymiş... Muhalif göründüğü için BDP çevrelerinde kendine yer tutmuş; hatta sınırı geçip Kandil’e kadar uzanıp PKK liderleriyle mülâkatlar da yapmış...
MİT adına... Önce Emniyet’le yolu kesişmiş ajanlığa meraklı gencin; polisler kendisini MİT’e yönlendirmişler... MİT de James Bond filmlerinde rastlanabilecek türden işler yaptırmış genç gazeteciye: İçinde PKK’ya sığınan 500 KCK’lının listesi bulunan bir dosyayı çalmış meselâ... Örgüt bilgisayarına USB takarak program yüklemiş; MİT makinayı uzaktan takip edebilir hale gelmiş... Ajan-gazeteciye bir haber ajansı bile kurdurmuş MİT...
Polisle MİT arasında çekişme var ya, o sayede haberimiz oldu bu çarpık ilişkiden... "
Bu satırlardan çıkan anlam şu: MİT'in KCK'ya sızdırdığını sandığı ajan, aslında Emniyet'in MİT'e sızdırdığı ajan!
Bu doğru mudur bilmiyorum ama, eğer doğruysa ortaya çok vahim bir soru çıkar: MİT içinde çok daha kritik görevlerde bulunan ve Emniyet ile de bağları olan daha kaç kişi var?
Şimdi bu bilgilerden sonra başka bir köşe yazarının yazısına geçelim:
MURAT KARAYILAN'I KİM KURTARDI
Habertürk gazetesinden Özcan Tikit 5 Nisan günkü köşe yazısında, ajan gazetecinin faaliyetleri hakkında önemli bir bilgiye yer verdi. Ajan gazetecinin "geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Murat Karayılan'ın yerini belirlediğini" kendi ifadesinde söylediğini belirterek şu hatırlatmayı yaptı:
Geçtiğimiz yıl Ağustos ayı başında "Karayılan Yakalandı" haberleri yayınlanmıştı. Haberin kaynağı belli değildi ama medyada bir anda öyle hızlı yayıldı ki herkes inandı.
Konu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a sorulduğunda ilginç bir cevap verdi:
"Bir şey var ama ne olduğunu anlamış değiliz. MİT müsteşarımız veya İçişleri Bakanımız açıklamış olabilir. Özcan Tikit şu yorumu yapıyor:
"Arınç'ın pasına rağmen MİT'in toptan uzak durması ilginç bir detay olarak kaldı..."
Karayılan'ın yerini ajanları vasıtasıyla öğrenen MİT'in bir operasyon hazırlığında olabileceğini belirten Özcan Tikit şu can alıcı soruyu soruyor:
"MİT böyle bir hazırlık içindeyken 'Karayılan yakalandı' haberini kimler hangi amaçla servis eder?"
Soru çok anlamlı. Gelin başa dönelim. Önce bildiklerimizi, sonra da öğrendiklerimizi sırasıyla yazalım.
1- Cemaat polis içinde örgütlü bir şekilde yerleşiyor. (Bu bildiğimiz tek şey)
2- Polis bir gazeteciyi ajan olarak kullanılmak üzere MİT'e yönlendiriyor.
3- MİT bu ajanı KCK ve PKK'ya sızdırıyor ve hayati bilgiler elde ediyor.
4- MİT bu bilgilere dayanarak bir operasyon yapacakken, bilinmeyen(!) bazı güçler "Karayılan yakalanacak" der gibi, "Karayılan yakalandı" haberini servis ediyor ve Karayılan tedbirleri alıyor. Yani kurtarılıyor...
ÖCALAN DA BÖYLE KURTARILDI
Yıl 1996. MİT, Öcalan'ın Şam'da kaldığı yeri tespit etti. Operasyon yapılacaktı, ama bu bir imha operasyonuydu. Patlayıcı yüklü bir Mercedes Suriyeli kaçakçılar tarafından Öcalan'ın evinin yakınına park edilecek ve Öcalan eve geldiğinde araç patlatılacaktı.
Operasyonun yapılacağı günün bir gün öncesinde beklenmedik bir şey oldu. Türkiye'de bir gazetede Öcalan'a suikast yapılacağı haberi yayınlandı. Ve arabayı evin yakınına park edecek olan Suriyeli kaçakçı, o gün evin yakınlarında kontrol yapan "trafik polisleri"ni görünce çok şaşırdı. Çünkü bu beklenmedik bir olaydı.
Araç eve yaklaşamadı, planlanan yerden 100 metre uzağa park edildi. Şam'ın her yerinden duyulan patlamaya rağmen Öcalan kurtulmuş, operasyon başarısız olmuştu. O haberi gazetelere kimin sızdırdığı asla öğrenilemedi.
CEMAATİN İSTEDİĞİ OLDU
Tekrar bugüne dönelim. Bu ajan gazeteci polis tarafından yapılan KCK operasyonlarında yakalandı ve kimliği de böylece açığa çıktı.
Sonuç: Murat Karayılan kurtuldu. MİT operasyonu çökertildi. Açılımlar durduruldu.
Cemaatin varlığının meşruiyetini sağlayan güvenlik politikalarına geri dönüldü. Hem cemaatin hem de PKK'nın istediği oldu.
Yani cemaat polise, polis MİT'e, MİT KCK'ya sızınca devletin terör politikalarının dümenine de cemaat geçmiş oldu. Cemaat= ABD olduğuna göre, gerisini siz getirin.
Mehmet Yiğittürk

Haberin Tamamı İçin: http://www.odatv.com/n.php?n=murat-karay...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

TWITTER'DA NE DİYORLAR?

Şükrü
Şükrü@sivasli58c

http://t.co/q8aPaMeBFK Murat Yılanı Kurtaran Ölümden Kurtaran Paralel Polisler http://t.co/bg81p3LpTA

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAmerika Birleşik DevletleriBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakan YardımcısıBülent ArınçCasusJames BondPolisStar tvTerör
Görüş Bildir