Muharrem İnce'ye Saldırı Girişimi

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Muharrem İnce'ye Saldırı Girişimi

Muharrem İnce'ye Saldırı Girişimi

Çorum'da bir programa katılan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, bir üniversite öğrencisinin saldırı girişimine maruz kaldı. Üniversiteli, Başbakan Erdoğan'a yönelik ifadeleri nedeniyle üzerine yürüdüğü İnce'ye, "Muharrem İnce senin canın cehenneme" diye bağırdı.

İnce, CHP Çorum Merkez İlçe Başkanlığı tarafından Kültür Sitesi'ndeki bir düğün salonunda organize edilen Danışma Meclisi Toplantısı'nda partililere seslendi. İlk olarak Suriye'de yaşanan olayları ve Türkiye'nin bu olaylar karşısındaki tutumunu eleştiren İnce, AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın '3 saatte Şam'a gireriz' şeklinde sözler sarf ettiğini hatırlatarak, "Şam'a girip Emevi Camisi'nde namaz kılacağını söyleyeceğine, 10 senedir Kandil'e girseydin de memleketin çocukları şehit olmasaydı" diye konuştu.

"Çağdaş olacağız, çalmayacağız, çaldırmayacağız"

Suriye ile gelinin noktaya da değinen İnce, "Başbakan ucuz, sığ bir dış politikanın takipçisi olduğu için bize şöyle dedi: 'Esad alevi, sizin genel

başkan da alevi. Dolayısıyla siz Esad'a alevi olduğu için destek oluyorsunuz.' Yok kardeşim böyle bir şey. Biz alevi-sünni olana değil, Türkiye'nin çıkarlarına bakarız. Türkiye'nin çıkarları neredeyse ona bakarız" dedi.

"Esad bir Alevi diktatördü, Saddam da Sünni bir diktatördü. Ne fark eder? Diktatör diktatördür, bize ne..." diyen İnce, "TBMM kürsüsüne çıktım, 'Esad'ın canı cehenneme, bana ne, ben Türkiye'ye bakarım' dedim. Başbakan bir gün sonra çıktı ve dedi ki, 'Esad'ın canı cehenneme dedi. Amerika'nın canı cehenneme diyebilir mi?' dedi. Çıktım kürsüye 'Obama'nın da canı cehenneme' dedim. Peki ben dedim, sen diyebilir misin? Başbakan'da o günden beri tık yok" diye konuştu.

Kimsenin telefonunu dinlemediğini, kimsenin üzerine maliyeci göndermediğini, kimseye pusu kurarak baskı yapmadığını belirten İnce, "1500 korumam yok. Mangal gibi yüreğim var. Sizden korkan sizin gibi olsun. Ölümden öte köy var mı? Ölümden öte köy yok, Silivri'den öte mapushane yok. Bunlardan mı korkacağım. Asla ve asla korkmayacağız. Çağdaş olacağız, çalmayacağız, çaldırmayacağız. Sloganımız bunlar olacak" dedi.

Milletvekillerinin şu anda genel başkanlarının emir eri durumunda olduğunu öne süren İnce, şunları kaydetti:

"Önemli olan Türkiye'de parlamenter demokrasinin gelişmesidir. Önemli olan Türkiye'de milletvekillerinin güçlü hale gelmesi. Milletvekilleri şu anda güçlü değildir. Milletvekilleri şu anda genel başkanların emir eri konumundadır. Türkiye'de siyaset ne yazık ki böyledir. Yasamayı güçlendirirsek, milletvekili gücünü genel başkanından değil halktan alırsa, o zaman sorun çözülür. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Türkiye'nin adam gibi bir siyasi partiler yasasına ihtiyacı var. Türkiye'nin tartışması gereken birinci konusu bu. Yani başkanlıkta ne istedin de olmadı? Zaten sultansın."

Açlık grevleri

Türkiye'nin gündeminde açlık grevi gibi bir sorun olduğuna dikkati çeken İnce, bir insanın kendini ölüme yatırması, bir insanın kendi yaşamını feda

etmesinin gerçekten zor bir şey olduğunu ve bunu anlamak gerektiğini kaydetti. Açlık grevleri ile ilgili Başbakanın üslubunun yanlış olduğunu iddia eden İnce, şöyle devam etti:

"Başbakan'ın üslubu, tahrik eden bir üsluptur. 'Onlar aç değil, kebap partilerindeler' falan diyor. Aç değilse bile aç olsun istiyor, o grevi yapsın

istiyor, tahrik ediyor. Bu doğru değil. Ama açlık grevi yapanlara da şunu sormamız lazım. 'Siz bunu ne için yapıyorsunuz?', 'Cezaevi koşullarını düzeltmek için mi?', 'Yemekleriniz kötü, size işkence var, orası çok soğuk, şartlarınız çok ağır...' Bunları düzeltmek için mi yapıyorsunuz? Hayır. Bir siyasi sebep için yapıyorsunuz. Siyasi talepleriniz var, onların yerine gelmesi için... Yani diyorsun ki, 'Benim siyasi taleplerimi yerine getirmezsen dağa çıkar seni öldürürüm. Dağa çıkıp öldüremezsem hapse girince kendimi öldürürüm.' Taleplerin her ikisinde de ölüm var. Bu da doğru değil. Türkiye'nin bu olayları doğu algılaması lazım."

Belediyeler Kanunu

İnce, Türkiye'nin gündemindeki bir diğer konunun da belediyeler yasası olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Yine gündemde Belediyeler Yasası var. O yasa, bir rant yasasıdır. O yasanın içinde insan yok, refah yok, mutluluk yok, akıl ve zeka yok. Kurnazlık

var. Hani biliyorsunuz, 'Kırşehir oy vermeyince Demokrat Parti'ye, ilçe yapılmıştı' Cetvelle çiziyorlar böyle yerleri. 'Nasıl yaparsak biz kazanırız

seçimi diye...' Geçmişte İzmir'e yaptılar bunu, tutmadı. Ne yaparsa yapsınlar. Önce sandığı deniyorlar alamadılar mı, ardından savcıyı deniyorlar, soruşturma ve dava açıyorlar. O da olmadı bu sefer de kanun çıkarıyorlar, kanunla almaya çalışıyorlar. Önce sandıkla deniyor, olmadı savcıyla deniyor, olmadı kanunla deniyor. Türkiye bu beladan kurtulacak. Hiç merak etmeyin. Zaten Allah'ın güneşi varken ampule ihtiyaç yok."

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Açlık greviAdalet ve Kalkınma PartisiAleviBarack ObamaBaşbakanBeşer EsadCumhuriyet Halk PartisiİzmirMuharrem İnceŞehitSuriyeTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir