Metin Göktepe Belgeseline Üniversite Sansürü

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Göktepe belgeseline Yeditepe'den sansür

BirGün gazetesinde yer alan Ahmet Şık imzalı özel habere göre, Yeditepe Üniversitesi, Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümlerindeki öğrencilerin suikasta uğrayan gazeteciler için hazırladığı belgesel serisinde Metin Göktepe ile ilgili kısım, üniversite yönetimi tarafından sansürlendi. Göktepe için yapılan röportajlara ise el koyuldu.

Gazeteci Metin Göktepe’nin polis dayağıyla öldürülmesinin üzerinden 16 yıl geçti. Göktepe cinayeti, devletin kabul ettiği ilk gazeteci katliamı olsa da, hâlâ sansürlenmekten kurtulamıyor.

Yeditepe Üniversitesi (Y.Ü.) İletişim Fakültesi Gazetecilik ile Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümlerindeki öğrencilerin suikasta uğrayan gazeteciler için hazırladığı belgesel serisinde Metin Göktepe ile ilgili kısım, üniversite yönetimi tarafından sansürlendi. Çalışmayı yürüten öğrencilere gayrıresmi olarak, "ülkenin içinden geçtiği dönemin hassasiyeti” nedeniyle, polis tarafından öldürülmüş bir gazetecinin belgeselde yer alamayacağı bildirildi.

İLK 'RAHATSIZLIK' MUSA ANTER'E

Süreç şöyle işledi:

Y.Ü. İletişim Fakültesi öğrencileri, aynı zamanda üniversitede ders veren gazeteci Derya Sazak’ın koordinatörlüğünde 2 yıl önce “Faili Meşhur” adıyla; Abdi İpekçi, Uğur Mumcu ve Hrant Dink cinayetlerini konu alan bir belgesele imza atmıştı. Belgesel, kamuoyunda beğeniyle karışılaşılınca serinin devam ettirilmesi kararlaştırıldı ve Ahmet Taner Kışlalı, Çetin Emeç ve JİTEM’in katlettiği Kürt bilgesi Musa Anter’in isimleri seçildi. Rektörlüğün de onay vermesinin ardından öğrenciler, gruplara ayrılarak çalışmalara başladı. Ancak bir kaç hafta sonra Musa Anter belgeseli için çalışan öğrencilerden, kış şartlarında Güneydoğu’da çalışmanın zorluğu ve 'Musa Anter isminin de netameli olduğu' gerekçeleriyle değişiklik yapmaları istendi. Öğrenciler karşı çıksa da belgeselin koordinatörlügünü yapan Derya Sazak’ın, Anter yerine Metin Göktepe adını önermesiyle isim değiştirildi.

KATİLE KATİL DEMEME HASSASİYETİ

Bunun üzerine öğrenciler Göktepe’nin ailesi, sürece tanık olan meslektaşları ve avukatlarıyla buluşarak röportajlar yaptı. Belgeselin çekimleri tamamlanmak üzereyken bu kez de Metin Göktepe ismiyle ilgili sorun çıktı. Rektörlüğün onayı alınan belgesel, üniversite mütevelli heyetinden onay alamamıştı. öğrencilere gayrıresmi olarak ülkenin “hassas” bir dönemden geçtiği, belgeselde konuşanların, Göktepe’nin polis tarafından öldürüldüğünü anlattığı ve polis tarafından öldürülmüş bir gazetecinin belgeselde yer alamayacağı söylendi.
Bunun üzerine koordinatör Derya Sazak da öğrencilere çalışmalara devam etmelerini ancak mütevelli heyetinin kararıyla belgeseli okul projesi olarak kullanamayacaklarını söyledi. Daha önce yapılan belgeselin kitaplaştırıldığını belirten Sazak, Göktepe belgeselinin de okulun değil öğrencilerin adıyla kitaplaştırılacağını söyledi. Bunun üzerine tepkileri hafifleyen öğrenciler de röportajlara devam etti.

ÖĞRENCİLERİN KAYITLARINA EL KONDU

Ancak röportaj ve çekimler sona erip montaj yapmak isteyen öğrencilere bu kez yeni bir engel çıkarıldı. Belgeselin metnini yazmak ve montaj yapmak için deşifre yapacak öğrencilere görüntüler, 'kayıtların okula ait olduğu' iddiasıyla verilmedi. Israr etmeye çalışanlara ise “gelecekte sahip olacağı iyi bir gazetecilik kariyerini hırçınlıklar yaparak heba etmemesi” söylendi. Sosyal medya alanlarında bu konuyla ilgili yazan öğrencilere de “Okulun avukatları iyi avukatlardır, ben uyarıyım da” şeklinde göz dağı da verildi. Şuanda da kriz aşılmış değil. Metin Göktepe ile ilgili olan çalışmanın görünütüleri okul tarafından öğrencilere verilmiyor.

Ahmet Şık / BirGün

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet ŞıkPolisSinemaSosyal Medya
Görüş Bildir