Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Mehmet Ali Deniz Yazio: Ormanlar ve Yaşam Dengesi

Anasayfa > Yazio

Ülkemizdeki ormanlar ve dünyaya baktığımızda gördüklerimiz o kadar üzücü ki kelimeler boğazımızda düğümleniyor. Deyim yerindeyse dünya ateş topu gibi yanıyor. Eskisi gibi…

Bakın bugün hava çok sıcak diye motosikletime bindim. Saatte 100 km hıza ulaştığımda bile cayır cayır yanan bir alev topunun içinden geçiyormuş gibi terledim. Ülke yanıyor, ormanlar nasıl dayansın diye iç geçirirken birdenbire köşeyi döndüm ve inanılmaz bir serinlikle oh çektim. Sağlı sollu ağaçların arasında uzanan bir sokaktan geçiyordum. Sokak adeta nefes alıyor gibiydi. Bir kez daha ağaçlarımız olmadan nefes alamayacağımızı hissettim.

Eskisi gibi yanıyor dünya diyorum çünkü dünyada henüz yaşam yokken dünya bir ateş topu gibiydi. Bu yangın bir milyar yıl sürdü ama yavaş yavaş soğudu. İşte yaşam böyle imkânsız bir yerden gelip kendini var etti. Geçen zaman içinde dünya cehennem topundan, içinde canlıların yaşadığı bir yuvaya dönüştü. Her şey çok güzel gidiyordu.

Ta ki yaşamın ve canlıların kendisi için var olduğunu düşünen insan yaşama savaş açana dek…

Ta ki yaşamın ve canlıların kendisi için var olduğunu düşünen insan yaşama savaş açana dek…

Yaşam her şeye rağmen 3,5 milyar yaşında ve 8,7 milyon türe ev sahipliği yapıyor. İnsansa kayıtlara geçen milyonlarca canlı türünden sadece biri ve diğer canlılara bağımlı. Kabul edin ya da etmeyin, hepimiz aynı gemideyiz. Ormanlar yoksa biz de yokuz. Neden mi?

Şu an bulunduğunuz yerden bir avuç toprak alıp ona bakın. Eğer elinizde elektron mikroskobu olsaydı içinde milyonlarca küçük canlı olduğunu görürdünüz. Bir avuç toprağın içindeki milyonlarca mikro organizmanın bir tanesinin yaşamını incelesek bile, insanların yaşamına katkıda bulunan bir işlevi olduğunu görürüz. Canlı türleri öyle bir dengeyle birbirlerine yardım eder ki canlılığın tek tür olarak var olması imkânsızdır. İşte bu yüzden.

İnşa ettiğimiz medeniyetler canlıların yaşamına uygun olmadığı için dünyayı ciddi sorunlar bekliyor diye yıllardır anlatıyor, yazıyor, çiziyoruz… Isıttık, yakıyoruz. Bari aklımızı kullanıp söndürmeyi başarsaydık…

Yaşamda ve evrende her şey zincir gibi bir bütünlüğe sahiptir. Hepimiz bu bütünlüğün içinden geldik. 13.8 milyar yıl önce bir patlamayla göbek bağımız kesildi. 4.5 milyar yıl önce dünya diye bir gezegen oluştu. Dünyanın içinde 3.5 milyar yıldır canlılık dediğimiz bir şey zuhur etmiş durumda. Bugün 8.7 milyon türle aynı anda, aynı yuvada yaşıyoruz. Biz sadece ama sadece diğer bütün canlı türleri gibi bir türüz. Ne cesaretle canlıların yaşayabildiği tek yuvaya bu kadar zarar veriyoruz? 

Dünyayı kurtarma sözleri ediyoruz ancak dünya bütün güzelliğiyle orada duruyor. Kurtaracaksak kendimizi kurtaracağız. Yaşamın bile dünyadan doğduğunu ve yaşam ırmağının içerisinde sadece birkaç saniye geçiren balıklar olduğumuzu unutmayın. İnsan ömrüne göre balıkların hafızası nasıl kısaysa, yaşam ırmağına göre insan ömrü de öyle kısadır...

Web

Instagram

Facebook

Twitter

Linkedln

Samsung Data Code
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
15
8
6
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?