Marmara'nın Sonu Böyle Olmasın! Devletin Sorumsuz Uygulamalarıyla Mahvedilen Bereketli Aral Gölü'ne Ne Oldu?

1.2bPAYLAŞIM

İnsanlığın mahvetmek için gösterdiği çabayla burası artık Aralkum Çölü olarak anılıyor...

İngilizce'de Aral Denizi olarak geçen, bizim ise Aral Gölü olarak bildiğimiz doğa harikası eskiden şöyle bir manzaraya sahipti.

Bundan çok değil 40 yıl önce altmış bin kilometre karelik bir alanı kaplıyor, derinliği yer yer kırk metreye kadar ulaşıyordu. Uçsuz bucaksız, çevresinde yaşayanlar için sonsuzluğun simgesi olan bir mucizeydi.

Dünyanın en büyük kapalı havzalarından biri, iki ayrı çölü ayırıyor Aral Gölü.

Siri Derya ve Amu Derya nehirlerinin on binlerce yılda meydana getirdiği göl bugün sağlığı için endişe ettiğimiz Marmara Denizi'nin yedi katı büyüklüğünde bir alanda insanların geçimini sağlıyordu. 

Nasıl böyle değerli bir yer olmuştu? Gölü besleyen nehirlerin taşıdığı oksijeni, alüvyonu yüksek sular ekolojik anlamda bir cennet yaratmaya yetiyordu. Normal bir gölün canlı zenginliğinden neredeyse altı kat daha fazlası bu gölde vardı.

1989'da gökyüzünden baktığınızda gördüğünüz manzarada, işte bu zenginlik yatıyordu.

Bu arada ilginç bir bilgi, gölün kuzeyi ve güneyi farklı türde sulara sahipti. Yani, güneyde tuzlu kuzeyde ise tatlı su varlığı normalde bir arada bulunması imkansız balıkların, deniz canlılarının görülmesini sağlıyordu. Göl çevresine olan ekonomik katkısı bunları düşününce iyice kafamızda yer ediyor. 

II. Dünya Savaşı'nda Karadeniz dahil tüm denizler Almanlar tarafından abluka altındayken Aral Gölü Sovyetler için "kıtlığı çözebilecek tek kaynak" olmuştu.

Peki o günlerden bugüne, Aral Gölü'nün yok oluşu nasıl gerçekleşti?

Sovyetler Birliği ekonomik kalkınma planları çerçevesinde 1960 ve sonrası, kısıtlı pamuk üretimini arttırmak istiyor. Pamuğun sanayi için önemi arttıkça bu üretimi gerçekleştirecek alan bulma zorunluluğu da artıyor. Önce Ceyhun ve Seyhun nehirleri arasında kalan bölgede üretim fikri ortaya atılıyor ancak sıcaklık için uygun olan bölge sulama açısından büyük zorluklar taşıyor.

Ve akıllara dahiyane olduğuna inanılan bir fikir geliyor.

1956'da Stalin'in onayından bir karar geçiyor.

Karara göre Aral Gölü'nü yaratan ve besleyen Siri Derya ve Amu Derya nehirleri üzerinde yirmiye yakın sulama barajı inşası yapılacak ve pamuk üretiminde büyük bir atılım yapılacak.

Plan işe yaramadı diyemeyiz, on yıl içerisinde Özbekistan toprakları pamuk üretiminde zirveye oynamaya başlar.

Hatta üretim öylesine artar ki Özbekistan o dönemde en fazla pamuk üreten üçüncü ülke sıfatını bile kazanır. Sovyet sanayisi için can suyu olmuştur bu hamle.

Peki, hikayenin diğer kahramanı Aral Gölü ne alemde? Onu besleyen iki nehir on yıldan uzun süredir sadece pamuk üretimine çalıştığı için Aral hiçbir şekilde beslenemez.

İki nehirden gelen suyu eksilttiğimizde gölün mahvolacağı kimsenin aklına gelmemiştir.

1970'ten itibaren yukarıda da görüldüğü üzere Aral Gölü çekilmeye başlar. 

1960’da 75.000 km2 olan göl 1980'de yarı yarıya küçülür. Küçülme güney kısmında daha yoğun olduğundan tuzlu su azalır, balık çeşitliliği de dibe vurur.

Sovyetler yıkıldığında geride bıraktığı enkazla Kazakistan ve Özbekistan uğraşmak zorunda kalır.

Proje hayata geçtikten kırk yıl sonra, 2000 yılında gölün sınırları kırkta bir oranında küçülüp canlılık tamamen yok olmuştu.

Sular çekilmiş, canlılık sona ermiş ve havzada tuzluluk kritik seviyeye çıkmıştır. Gölün yüzeyi zararlı maddelerle kaplanır, bir nevi yok olmuş mucizenin ardından çöle dönüşür. Rüzgarlar zararlı maddeleri insanların yaşadığı bölgeye taşıdıkça hastalıklar da artar...

İçeriğin başında çöller arasında doğduğunu söylemiştik, insanlığın mahvetmek için gösterdiği çabayla artık Aralkum Çölü olmuş halde.

Aral Gölü için çok geç kalınmış gibi görülüyor, Kazakistan yönetimi 2030'a dek kurumuş alanın 1 milyon hektarlık bölümüne ağaç dikmeyi planlıyor. 

Peki biz denizlerimiz, göllerimiz yok olmadan onları kurtarabilecek miyiz?

Bu içerikler de ilginizi çekebilir.

Aileleriyle Yaşayıp Hiçbir Sorumluluk Almayan, Tüm Problemlerden Kaçan Erkekler: Peter Pan Sendromu - onedio.com
Aileleriyle Yaşayıp Hiçbir Sorumluluk Almayan, Tüm Problemlerden Kaçan Erkekler: Peter Pan Sendromu - onedio.com
Havacılık Tarihinin En Büyük Krizinin Uçak Pencerelerinin Oval Olmasıyla Ne Alakası Var? - onedio.com
Havacılık Tarihinin En Büyük Krizinin Uçak Pencerelerinin Oval Olmasıyla Ne Alakası Var? - onedio.com
Ünlü Sosyal Psikoloğun Deneyimleri Sonucunda Paylaştığı İçgörüler Hayatın Kullanma Kılavuzu Niteliğinde - onedio.com
Ünlü Sosyal Psikoloğun Deneyimleri Sonucunda Paylaştığı İçgörüler Hayatın Kullanma Kılavuzu Niteliğinde - onedio.com
Mutlu Olduğunuzu Zannetseniz de Sizi Tüketen Bir İlişkideyseniz Bu Sinyalleri Görmezden Gelmeyin! - onedio.com
Mutlu Olduğunuzu Zannetseniz de Sizi Tüketen Bir İlişkideyseniz Bu Sinyalleri Görmezden Gelmeyin! - onedio.com
Sadece İnsanlar Satın Alsın Diye Üretilen "Cins" Kedi ve Köpekler Acı Çekmek İçin Dünyaya Geliyor! - onedio.com
Sadece İnsanlar Satın Alsın Diye Üretilen "Cins" Kedi ve Köpekler Acı Çekmek İçin Dünyaya Geliyor! - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
erci-e

Pardon da 1953'te ölen stalin 1956 yılında nasıl bir karar onaylayabiliyor?

bjkemre1999

Hükümet ne alaka amk

sir-andrew-edysson

İçeriği hazırlayan temel coğrafya biliyor mu? Marmara ne alaka? (Manisa'daki değilse eğer)

erdal-murat-kesici

1953 yılında ölen Stalin nasıl oluyor da 1956 da karar alıyor. "1956'da Stalin'in onayından bir karar geçiyor" diye cümle kurarken az araştırma yapsaydınız.

kenodeno

İnsan neye elini atsa mahvediyor..

Görüş Bildir