Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

10 Maddede Yırca'da Neler Oluyor?

 > -

"And olsun incire ve zeytine, Sina dağına ve şu güvenli şehre! Biz insanı en güzel biçimde yarattık" diye başlar Tin Suresi . Zeytin üstüne yemin edilecek kadar kutsal ve önemlidir. 

Türkiye 2 haftadır Yırca Köyü'nü ve zeytini konuşuyor. Manzara şöyle:

1. Yırca Köyü

Yırca Manisa'nın Soma ilçesine bağlı bir köy. Yaklaşık 400 nüfusu var. Hemen yakınında Soma Termik Santrali'nin kül barajı bulunuyor. Köyün geçim kaynakları tarım ve zeytincilik. İçme suyu şebekesi yok. Bir ilköğretim okulu, asfalt bir yolları bir de elektrik, telefon ve internet hizmeti var. Yırca'nın devletten görüp görebildiği bu kadar.

2. Termik Santral yaptırma kararı devletin projesi

28 Ağustos 2012 tarihinde Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun düzenlediği termik santral ihalesine giren Kolin A.Ş isimli şirket bölgeye termik santral yapma ihalesini kazandı. Nitekim Kolin Şirketler Enerji Grubu Sorumlusu Murat Aydın da katıldığı bir televizyon programında aynen şu ifadeleri kullandı: "Bu proje Kolin Şirketi'nin projesi değil, devletin projesidir. Türkiye Kömür İşletmesi Müdürü, Soma havzasındaki kömürleri ekonomiye kazandırmak ve termik santral kurulması için ihale açmış ve düzenlenen ihaleyi şirketimiz kazanmıştır." (Kaynak: GriHat)

3. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) belgesi verdi

İlgili şirket tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) ön lisans belgesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ise ÇED olumlu belgesi alınmış durumda. Ancak projenin yapılması için mutlaka gereken ÇED belgesine yönelik de hukuksuzluk iddiaları var. Avukatlara göre termik santrale ilişkin ÇED raporu usulsüz bir şekilde düzenlenerek verilmiş durumda. ÇED öncesi halkı bilgilendirme toplantısı yapılmadığı gibi, Tarım Bakanlığı'nın görüşü de alınmamış. Avukat Deniz Bayram şöyle anlatıyor: "Biz Çevre Bakanlığı’na şunu sorduk: Tarım Bakanlığı ÇED toplantısına katıldı mı, katıldıysa ne görüş verdi. Çevre Bakanlığı Manisa İl Tarım Müdürlüğü’nün kurulun bir üyesi olduğunu ancak haber vermelerine rağmen ne görüş verdiğini ne de toplantıya katıldığını söyledi. Ancak aynı soruya Manisa İl Tarım Müdürlüğü ‘bize bu toplantı hakkında bilgi verilmedi, görüş istemedi’ cevabı verdi. Olay çok açık yani.” (Kaynak: Diken)

4. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı projede "Kamu Yararı" gördü.

26 Aralık 2013 tarihinde EPDK projenin yürütülmesi yolunda "kamu yararı" kararı verdi. 13 Ocak 2014 tarihinde de Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı bu kararı onayladı. Yani Bakanlığa göre Yırca Köyü'nün temel geçim kaynağı olan ve kanunen 3 kilometre yakınına fabrika kurulması bile mümkün olmayan bir alana Termik Santral kurulmasında "kamu yararı" bulunmaktaydı.  (Bkz:  3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun)

5. Bakanlar Kurulu hukuka aykırı şekilde "Acele Kamulaştırma" kararı aldı.

21 Nisan 2014 tarihinde toplanan Bakanlar Kurulu Yırca Köyü'nde Termik Santralin yapılacağı bölgeye ilişkin acele kamulaştırma kararı  aldı. Bu karar 10 Mayıs 2014 tarihli Resmi Gazete’de de yayımlandı. Halbuki Bakanlar Kurulu'nun da "acele kamulaştırma" kararı hukuka uygun değildi. Zira Acele Kamulaştırma 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesinde öngörülen ve olağanüstü sayılabilecek bir yol. Yalnızca 2 durumda yapılabilir. Milli Müdafaa Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacının ivedilik gerektirdiği haller ile olağanüstü durumlarda. Halbuki Bakanlar Kurulu kararının alındığı tarihte Yırca'nın düşman işgali altında olmadığı belli olduğu gibi, olağanüstü bir hal olmadığı da açıktı. (bkz: Acele Kamulaştırma)

Bakanlar Kurulu'nun bu kararının ardından zeytin ağaçlarının bulunduğu araziye ilişkin tahliye emri Hazine adına Soma İcra Müdürlüğü tarafından köylülere gönderildi.

6. Kolin 511 zeytin ağacı kesti, kalan ağaçlar da Kolin'e emanet edildi

Acele kamulaştırma süreci bir yandan yürürken, Kolin A.Ş köylülere paralarının yatırıldığı iddiasıyla bölgeye girerek 511 zeytin ağacını kesti. Köylüler 17 Ekim 2014 tarihinde,  Manisa Valiliği'nin önüne giderek kesilen ağaçlarla eylem yaptılar. O günlerde köy sakinlerinden Sedat Sami Özdemir şöyle diyecekti: "Mağdur durumdayız. Motorlu testerelerle zeytinlik alanına girip, kanunsuz bir biçimde zeytin ağaçlarını kesiyorlar. Böyle bir şey yasal değilse neden kesiyorlar? Devletimiz bizi neden korumuyor? Neden bizimle anlaşmıyor? Bizim yaşama hakkımız yok mu? Bu tarım arazilerimiz neden yok ediliyor? Bizimle bile temasa geçmiyorlar."" (Kaynak: Radikal)

Aynı günlerde bir başka gelişme daha oluyordu. Bölgedeki zeytin ağaçlarına ilişkin Soma Belediyesi'nin açtığı koruma kollama ihalesine köylüler ile Kolin A.Ş rakip olarak girdiler. Köylüler ihalede sadece 10 bin TL önerebilirken, ihaleyi 28 bin TL öneren Kolin grubu kazandı. Bu ihale ile Kolin grubu bölgedeki 760 zeytin ağacının bakımını yapmaktan, yangın, sabotaj ve ‘kesim’ gibi risklere karşı korumaktan üç yıl süreyle sorumlu olurken, zeytinleri de toplama hakkını elde ediyordu. Köylülere göre "kuzu kurda emanet edilmiş"ti. (Kaynak: Cumhuriyet)

7. Gaz, çivili sopa, kelepçe, adam kaçırma.. Şirket baskın düzenleyerek 6000 zeytin ağacını kesti

Köylüler zeytinlik alanda ağaçlarının kesilmemesi için nöbet tutuyordu. Şirket, köylülerin nöbet tuttuğu alana kendi özel güvenlik görevlileri eliyle ani bir baskın düzenledi. 7 Kasım günü sabah saat 06.00 sıralarında dozerlerle birlikte termik santralin yapılacağı alan giren görevliler, 6000 zeytin ağacını kökünden söktü. Dikenli tellerle çevrili olan alanda termik santrali inşa edecek şirketin özel güvenlik görevlileri, nöbet tutan köylülerin alana girişini engelledi. Köylüler ile özel güvenlik görevlileri arasında arbede çıktı. Yırca Muhtarı Mustafa Akın olayları şöyle anlattı: "Kesildi demiyeyim ama köklendi ağaçlar, 6 bin ağaç. Biber gazı sıktılar, Emin Özkılıç gaz kapsülüyle başından yaralandı. Sabaha kadar müşahede altında kaldı. Cezaevlerinde olan dikenli teller vardır ya hani onlardan koydular. Başından yaralanan arkadaşın eşi o tellere sıkıştırılmış, vücudunun her yerinden yara aldı. İçeriden taş atıyorlar, gaz atıyorlar, çivili sopalarla saldırıyorlar. Kendi araçlarının camlarını kırdılar vatandaşın üstüne atmak için.  Dört kişi bilinmeyen bir yere kelepçelenerek götürülmüş, bırakılmışlar. Adam kaldırma mı bunun adı hukukta nedir bilmiyorum ama insanların engel olmaları böyle engellendi” (Kaynak: Diken)

Aynı gün Danıştay'ın projeye ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdiği açıklandı.

8. Kolin: "Proje devletin projesi, her şey hukuka uygun"

Yırca'da, yargının yürütmeyi durdurma kararına rağmen, termik santral inşası için binlerce ağacı iş makineleriyle söken, buna direnen köylüleri özel güvenlik görevlileriyle darp eden Kolin Şirketler Grubu bir açıklama yaparak, "Yapılanlar hukuka uygun işlemlerdir" iddiasında bulundu. Kolin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Yapılan işlemler, acele kamulaştırma kararı ve bu karara istinaden hukuka uygun şekilde alınan mahkeme kararları ve buna uygun yapılan işlemlerdir. Dün akşam itibariyle medyada, Greenpeace avukatının UYAP'tan aldığı bilgiler dayanak gösterilerek, Danıştay’ın Bakanlar Kurulunun verdiği acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurduğu şeklinde haberler yayınlanmış ve konu hakkında bilgi sahibi olunmuştur. Şirketimizce bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukuka uygun şekilde hareket edilecektir."

9. Danıştay: Hem acele kamulaştırma kararı hem de Termik Santral projesi hukuka aykırı

7 Kasım tarihinde, yani ağaçların kesildiği günle aynı gün Türkiye Danıştay'ın "yürütmeyi durdurma kararı" verdiğini öğrendi. Gerekçeli karar 10 Kasım'da ortaya çıktı. Karara göre "termik santralin kurulacağı alanın zeytinlik alan olması nedeniyle Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararda hukuka uyarlılık yok"tu, "zeytinliklerde enerji santrali kurulabileceğine ilişkin yönetmeliğin de yürütmesi durdurulmuş"tu. 

Danıştay 6. Dairesi aynen şöyle diyordu:

"Termik enerji santrali kurulacak olan alanın zeytinlik alan olması, bu alanda enerji santrali kurulmasına olanak sağlayan Yönetmelik hükümlerinin yürütmesinin durdurulması ve bu sahanın amacı dışında kullanılmasına izin verilmemesine karşın, taşınmazlar için kamu yararı kararı alınması ve acelecilik yolu ile el konulmasına olanak bulunmamasının yanı sıra, zeytinlik alanın oluşturduğu bütünlük ve dava dilekçesinde ileri sürülen hususlar dikkate alındığında, davacıların dava açma ehliyetinin bulunduğu, davanın süresinde açıldığı, aksi yönde iddiaların ise yerinde olmadığı görülmüştür. Termik santral yapılması amacı ile planlamaya konu edilemeyen ve bu amaçla kullanılmasına da izin verilmeyen alanda, kamu yararı kararı alınarak acele kamulaştırma yoluna gidilmesine mevzuata göre olanak bulunmadığından, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı’nda hukuka uyarlılık görülmemiştir."

Karar 28 Ekim 2014 tarihinde, ağaçlar kesilmeden 9 gün önce alınmıştı. Daha önce alenileşmiş olsa şirket ağaçları kesemeyecekti. Nedense, kararın UYAP'a yüklenerek alenileşmesi için bu kadar süre beklenmiş, o arada Kolin grubu da, tam kararın alenileşeceği gün baskın düzenleyerek ağaçları kesmişti..

10. Bülent Arınç: "Dağ taş zeytin ağacı dolu. Türkiye'nin enerjiye ihtiyacı var. Biz taraf değiliz"

11 Kasım günü Bakanlar Kurulu toplantısı arkasından konuşan Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç yaptığı açıklamada "Danıştay'ın verdiği karar, yürütmeyi durdurma kararıdır. Bu karara uymak ve gereklerini yerine getirmek bizim içinde görevdir. İlgili şirket Danıştay'ın verdiği karara uymalı, biz bu konuda taraf değiliz. Türkiye'de bazı bölgeler hükümetimizin verdiği destek nedeniyle her taraf zeytin tarlası olmuştur. Dağ taş zeytin ağaçlarıyla dolmuştur. Ama Türkiye'nin enerjiye de ihtiyacı var.  Zeytin alanlarıyla ilgili sıkıntı sadece termik santral yapılmasıyla ilgili değil" dedi.

Sonsöz: "O zeytin boğazınızdan nasıl geçecek?"

Bir zeytin ağacı 400 - 500 yıl yaşayabiliyor. 10 yaşında ürün vermeye başlıyor. Yaklaşık 100 tanesi bir aileyi geçindiriyor. O kesilen zeytin ağaçlarının hepsi köylülerin dedelerinden emanet.  

Devlet, o bölgede zeytin ağaçlarının olduğunu bilerek bir ihale açıyor, hükümete yakınlığı ile bilinen bir şirket ihaleyi alıyor, Tarım Bakanlığı'ndan görüş alınmadan ÇED raporu çıkıyor, alel acele "kamu yararı" tespit ediliyor, Bakanlar Kurulu "acele kamulaştırma" kararı veriyor, şirket üstün finansal gücüyle o bölgeye giriyor, belediyenin açtığı ihaleyi de kazanıp bölgede "zeytin ağaçlarını koruyacağını" beyan ederek arazide hakim konuma geliyor, Danıştay'ın "yürütmeyi durdurma" kararı verdiği anlaşılınca da döve döve insanları kendi topraklarından çıkartıp, ağaçları kesiyor. Devleti temsil eden Jandarma, Savcı, Kaymakam, Valilik sadece uzaktan izliyor.

0 6000 ağaç 400 kişinin hayatı, geçinmesi, boğazlarından geçen lokmalar, çocuklarına verecekleri harçlıklar demek. O 6000 ağaç Yırcalı çocukların sofrasındaki ekmek, okula giderken ayaklarına giyecekleri ayakkabı, bütün gelecekleri...

0 ağaçler kesildikten sonra Yırcalılara kalan tek şey "dilencilik yapmak veya madene inmek."

Somalı bir maden işçisinin dediği gibi "yukarıda açlık kesin, aşağıda ölüm olasılık." Onların hayatlarındaki seçenekler bunlar...

Belki de Türkiye'nin enerji açığı kadar insanlık açığı üzerinde de düşünmemiz lazım.. O zeytinlerle çocuklarının kaderinin ortak olduğu gibi, bu ülkedeki insanların da kaderi ortak.

"Andolsun incire ve zeytine, Sina dağına ve şu güvenli şehre!"

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mrnobody

"yukarıda açlık kesin, aşağıda ölüm olasılık."

turkulivestream

ABV, Tarım Bakanlığı da utanmadan kamu spotu yayınlıyor tarım arazilerine inşaat yapmayın diye.

kaskas123

arkadaş anlamıyorum. Bu devlete bu kadar beddua ediliyor yine de bir bok olmuyor be bunlara

kuzeycephesi

yukarıdaki kayırıyor

Başlıklar

AydınBakanlar KuruluBaşbakan YardımcısıBiber GazıBülent ArınçDanıştayGreenpeaceManisaSomaolaytahliye
Görüş Bildir