Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Şizofreni de Dahil Olmak Üzere Psikotik Hastalıkların Çözümünde Kullanılan Uyuşturucu: LSD

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

LSD bugüne kadar çoğunlukla 1960'ların hippi akımıyla özdeşleştirilmiş bir uyuşturucu olsa da, son zamanlarda yapılan araştırmalar bu psikoaktif maddenin 1962-1968 yılları arasında Bulgaristan'da yürütülen bazı deneylerde kullanıldığını gösteriyor. Doktorlar, sanatçılar, madenciler, kamyon şoförleri, mahkumlar ve akıl hastaları gibi toplumun farklı kesimlerinden insanların denek olarak kullanıldığı bu çalışmaları yürüten kişi ise psikiyatrist Marina Boyadjieva. İşte 12 madde ile tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş bu gizemli deneyler:

Kaynak: http://www.atlasobscura.com/articles/the...

1. Aşağıdaki fotoğrafta deneyleri yürüten Prof. Marina Boyadjieva (ilk sıra, sağdan ikinci) ve çalışma arkadaşlarını görüyorsunuz.

Bulgaristan'da yürütülen bu deneyler, henüz psikoaktif maddeler üzerinde çok fazla fikir sahibi olunmayan bir dönemde, soğuk savaşın ilk yıllarında gerçekleştirildi. Bu arada, başlıkta da ifade ettiğimiz gibi o dönemde bu deneyler tamamen yasaldı ve devlet kontrolünde gerçekleştiriliyordu.

2. Amaç, psikozların ortaya çıkmasına sebep olan süreçleri aydınlatmaktı.

II. Cihan Harbi sonrasında tamamen sağlıklı bir zihne sahip olan insanlar üzerinde psikozu ortaya çıkaran sebeplerin araştırılması oldukça sıcak gündem maddelerinden biriydi. Dünyanın dört bir yanındaki psikiyatristler bu dönemde psikomimetik maddeler ve kimyasal ajanlar yardımıyla akıl hastalıklarını (psikozları) taklit etmeye ve onları ortaya çıkaran süreçler hakkında sağlam veriler elde etmeye çalışıyorlardı ve LSD de kullanılan bu maddelerin başında geliyordu.

3. Şizofreni hastalığı önemli çalışma alanlarından bir tanesiydi.

Bazı insanlarda doğal olarak gelişen bu rahatsızlıkları belirli kimyasallar kullanarak sağlıklı insanlarda açığa çıkarmaya çalışan psikiyatristler, doğal olarak gelişen psikozlarla uyuşturucuların etkisiyle oluşanlar arasında belirli benzerlikler yakalamışlardı ve kimyasalların ortaya çıkardığı psikozlar üzerinde sistemli bir çalışma yürütmenin daha kolay olduğunu düşünüyorlardı.

4. LSD ilk olarak İsviçreli bilim insanı Albert Hofmann tarafından 16 Kasım 1938 tarihinde, Basel'de bulunan Sandoz laboratuvarlarında üretildi.

Daha sonra Sandoz şirketi, buldukları bu kimyasal bileşiği kullanarak Delysid isimli ilacı üretti ve 1960'ların başında 3 milyon dolar harcayarak bu ilacı dünyanın dört bir yanındaki üniversitelere ve akıl hastanelerine yolladı. Amaç, birilerinin ilacın hangi hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini açığa çıkarmasını beklemekti. Çünkü kimyasalı tüm dünyaya satarak para kazanmalarının tek yolu buydu.

5. Şirket tarafından gönderilen LSD'nin ulaştığı isimlerden bir tanesi de Profesör Boyadjieva idi.

Marina Boyadjieva, o zamanlar Sofya Tıp Üniversitesi'nin psikiyatri bölümünde araştırma görevlisiydi. LSD kullanarak deneyler yapmaya başladığında ise Sandoz firmasından bir temsilci ile tanıştı ve ihtiyaç duydukça daha fazla LSD almaya başladı. Yapılan bu alışılmadık deneyler insanlar arasında kulaktan kulağa yayıldı ve böylece Boyadjieva, deneyleri üzerinde gerçekleştirebileceği pek çok denek elde etmiş oldu.

6. Deney katılımcılarından bir tanesi bugün 71 yaşında olan doktor Venko Alexandrov idi.

Alexandrov 1964 yılında, tıp fakültesi 4. sınıf öğrencisi olan 24 yaşında bir gençti ve ilk LSD deneyimini dün gibi hatırladığını belirtiyor.

"Hemşire bana LSD enjekte etti ve ardından odadan ayrıldı. Etrafımda yalnızca bipolar bozukluktan muzdarip olan hastalar vardı ve 20 dakika içerisinde midemde bir sıcaklık hissetmeye başladım. Etkisi her geçen dakika artıyordu ve kendimi harika hissediyordum. Bir süre sonra kontrolsüzce kahkaha atmaya başladım ve odadakiler hayrete düştü. Epey eğlenceliydi..."

7. Gönüllü olarak katılan denekler arasında birkaç ressam da bulunuyordu.

Bu ressamlardan bazıları LSD'nin onları daha yaratıcı yapacağını düşündükleri için hastaneye şövale ve boyalarıyla birlikte geldiler. LSD etkisinde yapılan bu resimler daha sonradan Boyadjieva'nın doktora tezinde yer aldı ve yukarıda gördüğünüz resim de bunlardan bir tanesi. Kaldı ki Boyadjieva'nın elde ettiği verilere göre LSD'nin insanı daha yaratıcı yapma gibi bir özelliği bulunmuyor; yalnızca sinestezi benzeri bir etki yaratarak renkleri olduğundan farklı görmenizi sağlıyor.

8. Boyadjieva bu deneyleri yalnızca gönüllüler üzerinde değil, hastanede bulunan akıl hastaları üzerinde de uyguladı.

Profesör Boyadjieva, 1966 yılında şizofreni ve manik depresyon hastaları üzerinde de bir takım deneyler gerçekleştirdi ve çok geçmeden ordunun radarına takıldı. Profesör Boyadjieva süreci şöyle anlatıyor:

"Soğuk Savaş'ın zirvede olduğu yıllardı ve batıda gerçekleştirildiği bilinen LSD deneyleri orduyu tedirgin ediyordu. Bana ilacın kitle imhası için kullanılma ihtimalini, insana doğruyu söyletip söyletmediğini ve batının bu ilacı bizi delirtmek için kullanıp kullanamayacağını sordular."

9. Ordunun gösterdiği bu ilgi üzerine profesör Boyadjieva, deneyleri iki genç asker üzerinde gerçekleştirmeyi kabul etti.

İlk olarak bir gizlilik anlaşması imzaladı ve bir albay ve bir askeri doktorun nezareti altında askerlere LSD enjekte etti. Deneyler ordu tarafından filme alındı ve Boyadjieva ordu görevlilerini bir daha hiç görmedi.

10. O dönemde LSD deneyleriyle ilgilenen tek doğu bloğu ülkesi Bulgaristan değildi.

LSD'nin muhtemel tıbbi faydalarını araştıran bir başka isim de Çek doktor Stanislav Grof idi. 1958 yılında başladığı deneyleri Prag Psikiyatrik Araştırma Enstitüsü'nde yürüten Grof, LSD'nin mucidi Hofman'ın şu ünlü sözleriyle tüm dünyaca tanındı: "Eğer ben LSD'nin babası isem, Grof da vaftiz babasıdır."

11. 1960'lı yılların ikinci yarısına gelindiğinde LSD'nin eğlence amaçlı kullanımı yaygınlaştığı için ilaç devletler tarafından inceleme altına alındı.

Amerikan devletinin protestosu sebebiyle Delysid'in Amerika'ya sevkiyatı durduruldu ve bu ilaçla deneylerin yapılması yasaklandı. 1965 yılında ise ilacın üretimine Sandoz firması tarafından tamamen son verildi. 6 Ekim 1966 tarihine gelindiğinde ise LSD, Kaliforniya eyaletinde yasadışı ilan edildi ve ardından diğer eyaletler de onu izledi.

12. Yaşanan tüm bu olaylar sebebiyle Bulgaristan'daki deneyler de azaltıldı fakat Boyadjieva çoktan araştırmalarını bitirmiş ve LSD üzerine yazdığı doktora tezini tamamlamıştı.

1974 yılında Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü, LSD'nin hiçbir tedavi edici etkisi olmadığını duyurdu ve böylece yürütülen tüm çalışmalar durduruldu. Boyadjieva, LSD ile gerçekleştirdiği bu deneylerin ardından Dünya Sağlık Örgütü için bağımlılık danışmanı olarak çalışmaya başladı. 

Deneyleri yürüttüğü dönemde birkaç kez tıbbi amaçla LSD kullandığını belirten profesör Boyadjieva, o dönemde şizofreni hastalarını anlamak konusunda büyük bir içgörü kazandığını ifade ediyor. Artık amaç ne kadar şizofrenleri anlamaktı orasını bilemeyeceğiz...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ferdi.susler

EX te çook az var işte al gör :D

efe-gulkan

LSD galerileri çoğaldı bu aralar.

vertenyan

Halusinojen diyelim

Gizli Kullanıcı

oo lsd alırım bi dal

zelax

Hemen kullanmalıyım sanırım istediğiniz bu

Başlıklar

BilimPragSavaşUyuşturucugündem
Görüş Bildir