Kürtlere Statü Düşüncesi Avrupa'da Yerleşti

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Kürtlere Statü Düşüncesi Avrupa'da Yerleşti

Kürtlere Statü Düşüncesi Avrupa'da Yerleşti

BRÜKSEL - Avrupa’da ekonomik krizinin derinleştiği bir dönemde sosyal demokrat partiler etki alanını giderek genişletiyor. Altı ülkede hükümette yer alan sosyalistler, köklü bir değişime yol açmasalar da önümüzdeki dönemde Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’ndaki temsil gücünü arttırmayı umuyor.

Ağırlıklı olarak sosyal demokratlardan oluşan Avrupa Sosyalist Partisi (PES) 28-29 Eylül günü Brüksel’de kongresini yaptı. Her beş yılda iki kez kongresini toplayan PES, bu yıl özellikle ekonomik krizle mücadele, demokrasinin geliştirilmesi, sosyalist değerlerin korunması, dayanışma ve hoşgörüye vurgu yaptı. PES’in başkanlığına Bulgaristanlı sosyalist Sergei Stanishev seçilirken, aralarında BDP Avrupa Temsilcisi Eyyüp Doru’nun da yer aldığı 28 parti üyesinden oluşan Başkanlık Konseyi yenilendi. Kongreye CHP ve BDP, "ortak üye" statüsünde katıldı. Her iki parti, PES’te eşit statüye sahip.

BDP, PES BAŞKANLIK KONSEYİ ÜYESİ

Mevcut durumda PES, doğrudan seçim yolu ile Avrupa Parlamentosu’nda temsil edilirken, Avrupa Konseyi ve Bakanlar Kurulu’nda hükümetler düzeyinde yer alıyor. Bununla birlikte bölge komitelerinde de yer alıyor. Avrupa Komisyonu’nun birçok komiseri de PES’e bağlı parti üyelerinden oluşuyor. Avrupa Parlamentosu’nun başkanı Martin Schulz, aynı zamanda PES Başkanlık Konseyi üyesi olarak BDP ile aynı toplantılara katılıyor. Parlamentodaki sosyalist ve demokratlar grubunun 190 üyesi bulunuyor, bu da grubu parlamento nezdindeki ikinci siyasi güç yapıyor.

Başta Fransa olmak üzere altı ülkede hükümette yer alan sosyalistler özellikle 2004’teki Avrupa Parlamentosu seçimlerine hazırlık yaparken, Almanya ve İtalya’da da hükümetin başına geçmeyi umuyor. Bu aynı zamanda önümüzdeki dönemde genel olarak Avrupa politikasında değişimlerin yaşanacağı anlamına geliyor.

Sosyal demokratların iktidarda olduğu ülkelerin hem iç hem de dış politikalarında şu ana kadar köklü değişimler olmadı. Yunanistan ve İspanya’daki sol hükümetler ekonomik krizin altında kaldı, Fransa’da sert ve yıkıcı geçen Sarkozy dönemi ardından Sosyalist Parti (PS) iktidara geldi. Toplumda belli oranda bir rahatlama yaratsa da, iktidarının daha ilk aylarında liberal ve güvenlikçi politikaları nedeniyle içerde işçiler ve göçmenlerin tepkisini alan PS, dış politikasında da henüz bir değişikliğe gitmeyerek önceki hükümetin çizdiği yolda ilerliyor.

TÜRKİYE’NİN ÜYELİĞİNİ DESTEKLİYORLAR

Sosyal demokratların etki alanını genişlettiği bir Avrupa’da Türkiye ve Kürtlere yaklaşım nasıl olacak? BDP Avrupa Temsilcisi ve PES Başkanlık Konseyi üyesi Eyyüp Doru’ya göre, önümüzdeki dönemde Avrupa siyasetinde, özellikle Avrupa Konseyi’ni teşkil eden gücün değişeceği bir yeni tablo ortaya çıkabilir.

BDP iki yıldan beridir düzenli olarak Brüksel’de yapılan PES Başkanlık Konseyi toplantılarına katılıyor. Bu toplantılarda her üye kendi ülkesindeki genel durum ile toplantı gündemleri üzerine görüş belirtiyor. BDP’nin gündeminde ise her zaman Kürtler var. Doru, “Bizler de genellikle Kürdistan’daki gelişmeleri ve duruma göre, Kürdistan’ın diğer parçalardaki durumları gündeme getiriyoruz. Toplantılarda BDP olarak sorunlara yaklaşımımızı ve yine Ortadoğu krizi karşısında BDP’nin bakış açısını dile getiriyoruz” diyor.

Sosyal demokratların ağırlıkta olduğu bir hükümetlerde ve Avrupa kurumlarında, Sarkozy-Merkel ikilisinin aksine Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin destekleneceği belirtiliyor. Doru, PES’in Türkiye’ye yaklaşımı konusunda “Bunlar şimdiden bir program geliştirdiler. Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyecek bir politika uygulayacaklar. Daha önce Merkel-Sarkozy Avrupa’sında Türkiye’nin AB’ye üyeliğinden çok, ekonomik olanaklarından faydalanmak ve yatırımlar yapmak öncelikli olurken, AB’ye üyeliğine de kesin olarak karşı bir politika izleniyordu” değerlendirmesinde bulunuyor.

PES KÜRT SORUNUNU ÖNCELİKLERİ ARASINA ALDI

Ancak özellikle Fransa’dan sonra diğer ülkelerde de sosyal demokrat partilerin başa gelmesiyle Avrupa Birliği’nde genel bir politika değişikliği olacağını belirten Doru, Kürtlere yaklaşımın da değiştiğini düşünüyor.

PES geçen yıl yaz aylarında Kürt sorununun kendi çalışma programında öncelikleri arasına aldı. Diyarbakır’daki KCK davasını izlemek üzere büyük bir heyet gönderdi. 2011’de aynı zamanda ilk kez tüm PES partilerini temsilen Diyarbakır’a resmi bir ziyaret de gerçekleşti. PES’in Kürt sorununu öncelik haline getirmesinin başlı başına bir “tanıma” olduğunu söyleyen Doru, “Bu başlı başına bir tanıma anlamına geliyor. Buna karşın ancak daha fazla çaba bunu ileriye taşıyabilir” diye konuşarak.

Peki Kürt sorununda nasıl bir program oluşturulacak? Doru, “Bu önümüzdeki dönemde PES bir çalışma programı uygulamayı düşünüyor. BDP ile CHP arasındaki sorunlar ve genel olarak Kürt sorununa çözüm ile ilgili bir plan-program çıkarmak istiyorlar. Bunda da tabi ki BDP’nin çalışması belirleyici olacaktır” ifadelerini kullanıyor.

KÜRTLERE STATÜ DÜŞÜNCESİ YERLEŞTİ

Ancak henüz netleşen bir program yok. Doru’ya göre yıl içinde bu yönlü çalışmalar daha da belirginleşecek: “Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz da bizim Başkanlık Divanı üyemiz. Önümüzdeki süreçte inisiyatif alma çabaları olacak. Kendisi daha önce Ankara’ya gitti ve Kürt sorununa ilişkin düşüncesini açıkça ortaya koydu. PES’te şöyle bir düşünce artık net: Kürt sorununu çözümü, PKK ile diyalogdan geçer. Türkiye Kürt sorununu çözmek için PKK ile görüşmek zorundadır. Bu net bir şekilde ortaya konuyor. Bunu hızlandırmak ve daha somut bir programa dönüştürmek biraz bizim yapacağımız çabalara ve belirleyici güç olarak alacağımız role bağlıdır.”

Doru, şu çarpıcı değerlendirmede bulunuyor: “Kürt halkının verdiği mücadele sayesinde AB nezdindeki tüm kurumlarda Ortadoğu’nun yeni şekillenmesinde Kürtleri statüsüz bırakmanın imkansız olduğu düşüncesi artık yerleşmiş durumda.”

FRANSA’DA HENÜZ CİDDİ BİR DEĞİŞİM YOK

Sosyalist Parti’nin iktidarda olduğu Fransa’da Kürtlere yaklaşım konusunda henüz ciddi bir değişim gözlenmedi. PKK ile mücadele adı altında Ankara ile Paris arasındaki güvenlik işbirliği anlaşması iptal edilmedi. Kürtlere yönelik operasyonlar ve baskıcı Türk rejimi ile ekonomik ve siyasi ilişkiler sürüyor. Hükümet Türkiye’deki ağır hak ihlalleri karşısında eleştiri yapmaktan bile uzak duruyor. Diğer bir ifadeyle eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy döneminin Türkiye ile ekonomik ve siyasi çıkarlar doğrultusundaki işbirliği çizgisi korunuyor.

“Devlet politikalarında ciddi bir değişiklik sözkonusu değil” diyen Doru, Sosyalist Parti vekilleri ve yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde artık Sarkozy politikasının değişmesi ve Kürt gerçekliğinin görülmesi gerektiğini söylediklerini belirtiyor. “Ancak halen ciddi bir değişiklik görmüyoruz. Önümüzdeki sürekçe biraz daha kendisini ortaya koyacak” diyerek sözlerini sürdüren Doru, Kürt mücadelesine yönelik dayanışması ile de dikkat çeken PES Genel Sekreteri Philip Cordery’nin Fransa Parlamentosu dışilişkiler komisyonunda yer aldığına işaret ediyor.

Diplomatik mücadelenin uzun süreceğini belirten Doru, “Bir günde, iki ayda, beş ayda değişecek şeyler değil” diye ekliyor. Devlet politikalarının onlarca yıl üzerine kurulu olduğunu dile getiren Doru, “Bunları değiştirmek kolay değil” vurgusunu yapıyor.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAngela MerkelAnkaraAvrupa BirliğiBakanlar KuruluBarış ve Demokrasi PartisiCumhuriyet Halk PartisiDiyarbakırFransaİspanyaİtalyaYunanistaniçerde
Görüş Bildir