Kriz Suriye'de Büyük Yankı Bulmadı

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Kriz Suriye'de Büyük Yankı Bulmadı

Kriz Suriye'de Büyük Yankı Bulmadı

Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine top mermisi yada havan topunun düşmesi sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından, ülke adı belirtilmemiş olsa da Türk ordusuna sınırötesi operasyon izni verilen tezkerenin çıkması "iki ülke arasında savaşa uzanan yola mı çıkıldı?" sorularını doğurdu.

Türkiye'de medya ve kamuoyu gündeminin birinci maddesi olan bu gelişmeler, Suriye iç gündeminde ve halk arasında Türkiye'deki kadar geniş yankı yapmadı.

Akçakale'deki olayın üzerinden iki gün geçmiş olmasına rağmen Enformasyon Bakanı Ümran Zobi ve BM Temsilcisi Beşşar Caferi'nin konuşmaları dışında Suriye yönetiminden resmi açıklama yapılmadı.

Yönetim, Türkiye ile ilgili gelişmelerde ve basında zaman zaman yer alan çeşitli iddialara ilişkin şimdiye kadar hep "yalanlama yada teyid" açıklamaları yapardı.

Ümran Zobi'nin bu seferki açıklamasında "Evet biz yaptık" yada "Hayır, biz yapmadık" şeklinde bir ifadenin yer almaması dikkat çekici olarak nitelendirildi.

Böylece Akçakale'den Tel Abiyad bölgesine açılan topçu ateşiyle hangi askeri hedeflerin vurulduğu, ölen ya da yaralanan asker olup olmadığı, İdlib-Türkiye sınırında yaşanan olayların detay ve boyutları gibi birçok soru ile birlikte, Akçakale'ye düşen merminin sorumluluğu konusunda da ortaya net olmaktan uzak bir tablo çıktı.

Suriye basınında Zobi'nin Akçakale'de hayatını kaybedenler için şehit ifadesini kullanması ve taziye dilekleri ile Caferi'nin "Olaya ilişkin soruşturmanın devam ettiği ve Suriye'nin özür dilemediği" sözleri ön plana çıkarıldı.

Basın üzerinde ağır bir devlet kontrolünün olduğu Suriye'de, medya yoluyla tartışma ve değerlendirme yapılamıyor, fikri takip gibi basın-yayının en önemli unsuru yerine getirilemiyor.

Yine televizyonlarda cumhurbaşkanı, kabine vs şeklinde protokole göre haber sıralamasının uygulandığı ana haber bültenlerinde son kriz birinci haber olarak yer almadı.

Bazı tartışma programlarında da olaya ilişkin değerlendirmeler güncele ilişkin bilgi ve detay aktarımından çok "Türkiye'nin Suriye krizindeki duruşu" çerçevesinde yapıldı.

Türkiye, ABD, çeşitli ülkeler ve NATO'dan yapılan açıklamaların "itidal çağrıları" ön plana çıkarılarak aktarıldığı Suriye basınında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından sadece "Savaş çıkaracak halimiz yok" ve Beşir Atalay'ın "tezkerenin savaş amaçlı olmadığına" ilişkin söylemleri yer aldı.

Son krize ilişkin televizyon röportajları, radyo bağlantılarına katılanların ifadeleri, sosyal medyada yer alan yorumlar ile sokakta taksici ve esnaf gibi halkın konuşmalarında birbirine zıt görüşler yer alıyor.

Bu anlamda "Akçakale'ye düşen merminin Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından atıldığını ve Türkiye'nin savaşa girmesi için yapıldığını" savunanlar, "Türkiye'nin bunu tampon bölge oluşturmak için fırsata çevirmeye çalıştığını" öne sürüyor.

Merminin "Suriye ordusu tarafından yine Türkiye'yi savaşa çekmek için atıldığını" düşünenlerin bir kısmı, "Suriye'de yaşananların ABD-Rusya eksenli bir savaşın parçası olduğunu, safların belirginleşmesi gerektiğini ve bölgesel bir savaşın mevcut gerginlikten daha az yıpratıcı olacağını" iddia ediyor.

Bir kısmı da "Esad yönetiminin Türkiye ile bir savaşa girerek rejiminin ömrünü uzatmaya ve meşrulaştırmaya çalıştığını" söylüyor.

TBMM'de onaylanan tezkereye ilişkin yaklaşımlar da oldukça sakin.

Genel olarak Türkiye'nin Suriye'ye bir askeri operasyon yapması yönünde beklenti olmadığı söylenebilir.

Türk jetinin Suriye ordusu tarafından düşürülmesi sırasında Türkiye'nin askeri operasyon yapması ihtimali sık sık konuşulurken, önceki gün yaşanan olayın ardından bu ihtimalin "düşük olduğu" yönünde görüşlerin yaygın olması dikkat çekici.

Yine, "Türkiye'nin uluslararası konsensus sağlanmadan tek başına bir operasyona girişemeyeceği" görüşü hem medyada hem halk arasında sıkça dile getiriliyor.

Yönetim yanlısı gazete bayisinin sahibi alaycı bir dille, Türk ordusunun Tel Abiyad bölgesine yönelik bombardımanı için "Kandil'de yaptığınız gibi boş dağları, arazileri mi bombalıyorsunuz?" diyor.

Yönetim muhalifleri ise, Suriye'nin Türkiye'ye yönelik saldırılarının devam edeceğini savunuyor.

Facebook'taki muhalif sitelerinden birinde ise "Allahu ekber. Beşşar herkesin kendisine karşı sessiz kalacağını zannediyor" dendikten sonra Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun açıklamaları verilmişler.

Mesajın altındaki yorumlardan biri "Artık girin de şu halkı katil Beşşar'ın elinden kurtarın" diyor.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAmerika Birleşik DevletleriBaşbakanBeşer EsadBeşir AtalayBirleşmiş MilletlerFacebookİdlibKatilNATORecep Tayyip ErdoğanRusyaŞanlıurfaSavaşŞehitSuriyeTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir