Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Çankırı'da Köylü Kendi Müzesini Kurdu

-

Köylü Kendi Müzesini Kurdu

“ Çankırı ili Çerkeş ilçesi Bedil köyündeki gelişmeler uzun yıllardan beri dikkat çekiyordu. Ülkemizin bir çok köyünde arzulanan ve erişilmeyen başarılar Bedil köyünde hayata geçirildi. Bedil Köyü, Müzesiyle, ormanıyla, toprağa saygı günleri geleneğiyle, köylerimiz arasında seçkin bir yer edindi. Bu gelişmeleri sizlere duyurmak için eşi Reyhan Hanımla birlikte gelişmelerde önemli rol oynayan Yaşar Kaynar ile yeni yılın ilk haftasın da Bedil Köyü Müzesini konuştuk… „

Yaşar Bey , Çankırı ili Çerkeş ilçesi Bedil Köyü'ne sahip çıkarak katkılarınızla birlikte tüm dünya’ya tanıtma imkanı sağlıyorsunuz, neden? Bedil Köyü diye soracağım ama öncesinde hatırlatmak için Bedil Köyü tam nere kalıyor ? En az arkeolojik müzeler kadar değerli olduğunu biliyoruz istenilen ziyaretçi sayısına ulaşıyor mu?

Gülay Hanım köyümüzü ve tarihi önemini anlatmakla bitmez. Yeni yılın ilk haftasında doğa ve tarihe ilginizi biliyorum Köyümüzün tanıtımında sizde katkı sağladığınız için çok teşekkür ederim.

Bedil Köyümüz, İstanbulSamsun yolunun 365. Km’deki (E80) Bedil Köyü sapağında ”MÜZE” levhasının gösterdiği gibi Köyde bir müze vardır. Genellikle müze denince eski çağlardan kalan arkeolojik kalıntıların sergilendiği yerler akla gelir. Bedil köyünde kayda geçmiş, kitaplara girmiş arkeolojik bir kalıntı yoktur, ancak Bedil Köyü Müzesi de en az arkeolojik müzeler kadar değerlidir. Genel müzeler binlerce yıl öncesinden kalan eserleri günümüze taşırken Bedil Köyü Müzesi binlerce yılı, son yüz yılı günümüze; günümüze ait eserleri de binlerce yıl sonrasına taşımayı amaçlamaktadır.

Bedil Köyü Müzesi’nin kuruluş öyküsünü dinleyelim sizden...

Bedil Köyü benim doğum yerim. Köydeki 5 yıllık ilkokuldan sonra Hasanoğlan köy enstitüsüne gittim, öğretmen oldum. Köy enstitüsünde bize idealizmi aşıladılar. “Okuldan mezun olduktan sonra köylere öğretmen olarak gideceksiniz. Oralara ışık olacaksınız, umut olacaksınız, önder olacaksınız. Her biriniz bir köyü kalkındırsa Tüm Türkiye kısa zamanda refaha erer” dediler. Bu idealle Bedil Köyünü kalkındırmak, örnek bir köy yapmak için öğretmen olarak atandığım köyümde çalışmalara başladım. 1964- 1969 yıllarında yoğun olarak yaptığım çalışmaları aralıksız olarak sürdürüyorum, gücüm elverdiğince de sona kadar sürdüreceğim.

Bedil köyüne bağlılığınız , ve yaşam tarzınız sizinde dediğiniz gibi öğrencilik döneminde başlamış, ailenizle birlikte hayatınızı adamışınız Bedil köyünü kalkındırmak için , peki köyünüzde mi halen yaşıyorsunuz?

Bedil Köyünde sürekli yaşamıyorum ama ilk günkü gibi köyüme sahip çıkıyorum..Her yıl birkaç defa köye gelirim. Köye her gelişimde değişiklikleri izliyorum. 50/60 yıl öncesi ile günümüz köy yaşamı arasında büyük farklar var. Köye elektrik geldi, şebeke suyu geldi, ziraat tamamen makinelerle yapılıyor. Eskinin karasabanı, at arabası, dibeği, gaz lambası, çıkrığı, körüğü artık kullanılmıyor. Bu aletler samanlıklarda, evlerin izbe köşelerinde çürümeğe terk edilmişti. Bu aletlerin üzerinde pek çoğu rahmetli olmuş bir çok köylümün parmak izleri vardı. Bu aletler çürüyüp yok oldukça geçmişimiz, anılarımız da yok oluyorlardı. Aletler yok oldukça onları kullananlar bir kere daha ölüyorlardı. Köyde bulunduğum bir gün konuşma arasında bu duygularımı, araçların değerlendirilmesi gerektiğini söyledim.

Sizin gibi düşünen köyüne çıkan birçok gönüllü var diyebiliriz.

Elbette bu bir ekip işi , benimle birlikte tarihine, anılarına , sahip çıkan toplulukta bulunan Dernek Başkanımız Akif Kaynar benden de duyarlı imiş. Araçların çürümeye terk edilmesinin kendini de kahrettiğini belirtti, sonrasında Köy imamı Ömer Genç fikrimizi destekleyince hemen oracıkta bir köy müzesi kurmaya karar verdik. Bina olarak boş olan köy okulunu, köy konağının üst katını, terk edilmiş birkaç evi fikren inceledik. Müze için en uygun yer olarak köyde peynir imalatı için yapılmış daha sonra oyuncak yapım atölyesi olarak kullanılmış, halen boş olan kooperatif binasını uygun bulduk. Dernek başkanı ve köy imamına köy halkından Sefer Tahran ve Ahmet Çelik’te katılarak binayı yıkattılar, temizlettiler, kırık camlarını taktırdılar.

Köye tekrar geldiğimde müze ekibimizle (Akif Kaynar, Ömer Genç, Sefer Tahran, Ahmet Çelik, Yaşar Kaynar. Kişi isimlerini teşekkürü hak ettikleri için özellikle vurguluyorum.) Köydeki evleri, ahırları, samanlıkları tek tek gezdik. Kullanımdan kalkmış, korunmaya değer, müzeye uygun eşyaları köylülerden istedik, ertesi gün müze binasına getirmelerini söyledik.

Amacınızı iyi anlatmış olmalısınız ki, gelişmelere hiç itiraz eden de olmamış...

Kesinlikle katılıyorum çünkü hedefimiz belliydi köyümüzü kalkındırmak , büyütmek.. sonrasında çalışmalarımız devam etti. İnsan gücü ile taşınamayacak olanları da biz traktörle getirdik. Bir hafta içinde müzemiz eşyalarla doldu. Bedil köyünde çürüğünü bile bulamadığımız karakağnı, ahşap samanlık kilidi, çengel zevle gibi araçları şehre uzak dağ köylerinde arayıp, satın alıp getirdik.

Bu arada varlığından hiç haberdar olmadığımız, demirci körüğü, çıkrık, baston biçimi kınında gizli kılıçlar, dolma tüfekleri Bedil halkı Müze’ye bağışladı. Bediloy oyuncak firması da örnek olarak Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç, Eski Yugosvya ülkelerinden toplanmış zengin bir ağaç işleri (oyuncak ve mutfak eşyaları) koleksiyonunu müzeye bağışladı. Daha sonra kapanan köy ilkokulunun öğrenci kayıt defterleri ve diğer bazı evraklar da müzede muhafaza altına alındı.

Müzemiz değme etnoğrafik müzelere taş çıkartacak kadar zenginleşti. Müze için katı bir kural koyduk: “Müzeye giren hiçbir eşya hiçbir şekilde Müze kapısından dışarı çıkartılamaz!

Müzemiz 2001 yılında kuruldu. Müzemizin anahtarı Dernek başkanında bulunuyor. Müzemiz her yıl Toprağa Saygı Günleri’nde (23 Nisan’ı takip eden hafta sonu) iki gün açık oluyor. Yılın diğer günleri Dernek Başkanından randevu alınarak gezilebiliyor.

Peki Yaşar Bey , müzede neler var?

Daha önce bahsettiğim gibi eski tarım araçları: saban, tırmık, at arabası, kağnı, düven, yaba, at koşumları, dirgen…

Mutfak araçlarından; kazan, bakraç, küp, testi, turfan (yayık), gaz ocağı, lüks lambası, idare lambası (kandil), kömür ütüsü… ve diğerleri: çıkrık, demirci körüğü, işlemeli çeyiz sandığı, bulgur dibeği, tokmak, köy civarında bulunmuş kullanım tarihi bilinmeyen yontma taşlar, sütunlar, zengin bir ağaç oyuncak ve mutfak eşyaları koleksiyonu, daha bir çok eşya müzemizde koruma altına alınmıştır.
Yeri gelmişken müzemizde bulunan ve çok ilgi çeken fotoğrafları anlatayım.

Memnuniyetle keyifle dinliyorum sizi.

Köyümüzde yaşamış insanların fotoğraflarını bulup büyüterek müzemizin bir duvarına astık. Fotoğraflar hem eski köy yaşamını gösteriyor hem atalarımızı bize unutturmuyor. Çok eski fotoğraflar var. Özellikle gurbette yaşayan köylülerimizden “ bu kimin fotoğrafı?, ….. dayının amma da gür sakalları varmış, … halanın çemberindeki işlemeler ne kadar da güzelmiş” gibi sözleri sıkça duyuyoruz.

İddia ediyorum Bedil Müzesindeki karasaban koleksiyonu dünyanın hiçbir müzesinde yoktur. Müzemizde karasabanın tamamen ahşap ilkel halinden, üç çekerli pulluk halini alıncaya kadarki altı aşaması örnekleriyle sergilenmektedir.

Müzemizin kayda girmiş, Kayseri’den İstanbul’a kadar bir çok ziyaretçisi olmuştur. Müzemiz Hürriyet gazetesinin bir ekinde de yer bulmuştur. Açılış için özel sorumlu bir görevlisinin bulunmaması problemimizdir.

Müzemizde bir de anı defteri vardır. Müzeyi gezenler duygularını bu deftere yazmaktadırlar. Köye gelen konuklardan anı defterini okumalarını ve kendi duygularını deftere yazmalarını beklerim.“Yurt için de ve yurt dışında bir çok müze gezdim, Bedil müzesinin pek çoğundan daha zengin olduğunu belirtiyorum. Bedil Müzesinden çok daha zayıflarını devlet müzesi olarak gezdirdiler…” gibi cümleleri anı defterinde okuyabilirsiniz.

Çok teşekkür ediyorum Yaşar Kaynar Bedil Köyüne ve tarihimize sahip çıktığınız için...

Ben teşekkür ediyorum, Gülay Tunçel Bedil Köyü ve Müzesi binlerce yılı, son yüz yılı günümüze; günümüze ait eserleri de binlerce yıl sonrasına taşımayı amaçlamaktadır. ve iddia ediyorum gelip görsünler.. Bedil Müzesindeki karasaban koleksiyonu dünyanın hiçbir müzesinde yoktur. katkılarınız için çok teşekkür ediyorum, başarılar.

Röportaj : Gülay Tunçel

www.facebook.com/gulaylagundem
www.twitter.com/tuncelgulay

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaFacebookFransaİstanbulİsveçKayseriÖğretmenSamsunTwitter
Görüş Bildir