'Başbakan Üniversitenin Ne Olduğunu Bilmeli'

 > -

Kılıçdaroğlu: AKP'nin Atadığı Rektörlerin Görüşü

Kılıçdaroğlu: AKP'nin Atadığı Rektörlerin Görüşü

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Kılıçdaroğlu: ODTÜ'ye neden 2500 polisle gidiyorsun?

CHP lideri Kılıçdaroğlu, ODTÜ'deki olaylar için polisi Ve Başbakan'ı 'Siz bir düşman ülkesine mi giriyorsunuz? Üniversiteye neden 2500 polisle gidiyorsunuz?' diyerek suçladı. Erdoğan'ın böcekle dinlenmesine vahim diyen Kılıçdaroğlu 'hükümet bunun için ne yaptı' ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle kahvaltılı toplantıda bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dünyanın bütün çağdaş demokrasilerinde haksızlığa ilk tepkiyi verenlerin gençler olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Gençlerin hiçbir çıkar beklentisi yoktur. Onlar bütün düşüncelerini yaşadıkları ülkenin özgürlüğü ve bağımsızlığı üzerine kurgularlar. Şimdi size AİHM'nin hemen hemen bütün kararlarında ifade ettiği ifade özgürlüğü nedir ? Tanımı sunmak istiyorum. AİHM'nin kararlarına göre ifade özgürlüğü "Sadece olumlu karşılanan zararsız yada kayıtsız kalınan değil aynı zamanda yetkilileri ve toplumu incitici ve şok edici yada rahatsız edici düşünceleri de kapsar." Dolaysıyla elbette ki şiddete karşıyız. Şiddet olmamalı. Ama gençlerin slogan atma, pankart açma gibi özgürlüklerini şiddet olarak gören bir anlayışı da karşıyız" diye konuştu.

"BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN ÜNİVERSİTENİN NE OLDUĞUNU BİLMESİ GEREKİYOR"

ODTÜ'de yaşanan olayları Başbakan Erdoğan'ın gözüyle görmeleri ve onun söylemiyle dillendirmelerini de kabul etmediklerini belirten Kılıçdardoğlu, "Onlar üniversitelerin görüşü değil, AKP 'nin atadığı rektörlerin kendi görüşleridir. Çünkü üniversite sadece yöneticilerden oluşmaz. Üniversite farklı bir şeydir. Öğrencisiz üniversite olmaz. Laboratuvarsız üniversite olmaz. Hocasız üniversite olmaz. O nedenle Başbakan Erdoğan'ın üniversitenin ne olduğunu bilmesi gerekiyor. Slogana karşı biber gazı, polis copu... Bunları devreye koyarsanız orantısız güç kullanıyorsunuz demektir. Bazı üniversite yöneticilerinin bunu görmeyip sadece öğrencilerini görmelerini doğru bulmuyoruz. Bu onların gördüğü akademik kariyere de aykırıdır" dedi.

"ÜNİVERSİTEDE KARŞIT GÖRÜŞLER VE EYLEMLER ELBETTE OLACAK"

"Üniversitelerin birer özgürlük alanı olmasını hepimizin bilmesi ve görmesi gerekiyor" diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi : "Bir ülkenin Başbakan'ı bir üniversiteye 2 bin 500 polis ile giriyorsa orada olay olmayacak diye düşünmek mümkün değildir. İster Fransa, ister Amerika, ister Japonya, ister Uganda. Hangi ülkeyi ele alırsanız alın bir ülkenin Başbakan'ı bir üniversiteye 2 bin 500 - 3 bin 500 polis ile girecek, zırhlı araçlarla girecek ve orada olay olmayacak. Siz bir düşman ülkesine mi giriyorsunuz ? Bir üniversiteye giriyorsunuz. Üniversitede karşıt görüşler ve eylemler elbette olacak. Ama bunları bastırmak için şiddet kullanıyorsanız bu doğru değil. Hastanede yoğun bakımda yatan kim ? Bir öğrenci mi? Öğrenci."

"ONLARA ÜNİVERSİTE HOCASI DEMEK DOĞRU DEĞİL"

Kılıçdaroğlu, "Şiddetin arkasında durulmaması doğrudur. Şiddeti hiç kimse benimsemiyor. Ama ODTÜ'de yaşanan olayları sadece Başbakan Erdoğan'ın gözüyle ve söylemiyle görmelerini de doğru bulmuyoruz. Onlara üniversite hocası demek doğru değil" diye konuştu.

"YASA DIŞI DİNLEMELERE ORTAK TEPKİ GÖSTERMEK ZORUNDAYIZ"

Yasa dışı dinlemenin herkesin ortak tepki göstermesi gereken bir suç olduğunu belirten Kılıçdaroğlu "Bu bir Başbakan olabilir, sade bir vatandaş olabilir, bir kamu görevlisi olabilir. Yasa dışı dinlemelere ortak tepki göstermek zorundayız. Yasa dışı dinlemeyi yasal hale getiren uygulamalar var. Siz bazı gazetecileri dinlemek için sahte isimlerle yargıdan karar çıkarıyorsanız bu da daha vahim bir suçtur. Bazı gazetecilerin telefonları sahte isimler kullanılarak yargıdan izin alındı ve dinlendi. Dinlemeden şikayet eden Başbakan Erdoğan buna ne tür bir tepki verdi ? Yargıcı kandıran kamu görevlileriyle ilgili bugüne kadar AKP Hükümeti ne yaptı ? Eğer siz yasa dışı dinlemeyi yasal yönlerle kılıf hazırlayıp bir şekilde yargıcın önüne götürüp karar aldırıyorsanız. Buna hepimizin tepki göstermesi lazım. Nasıl oluyor bunlar ? Yasadışı dinlemeler bir ülkenin Başbakan'ını dinleme noktasına gelmişse o da vahim bir olaydır. Orada devletin bütün sorunları tartışılır. Başbakan Erdoğan'ın etrafındaki kişiler kimdir ? Nasıl olmuştur? Bunu herhalde Başbakan Erdoğan'ın çıkıp açıklaması gerekir. Bizim de öğrenmemiz gerekiyor" dedi.

CHP'LİNİN ATTIĞI TWEET

Kılıçdaroğlu, daha sonra gündemdeki diğer olayları değerlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun görüşleri özetle şöyle: "Tekirdağ'da tweet atan genç arkadaşımız partimizin üyesi. Disipline verildi, gereği yapılacak. Kimsenin bir olayı aşağılayıcı bir ifade ile dillendirmemesi lazım. HEle bir CHP'linin buna dikkat etmesi lazım

KIRCA'YA YANIT

Kırca'nın sözlerine söyleyecek bir şey bulamıyorum. Sanatçılarla karşı karşıya gelmek istemem. Tehlikelidir.

Haberin Tamamı İçin:

Kılıçdaroğlu: Dinleme kapatılırsa yeni bir Uludere yaşanabilir

Kılıçdaroğlu: Dinleme kapatılırsa yeni bir Uludere yaşanabilir

"Olay kapatılırsa, yeni bir Uludere'yi yaşarız" diyen CHP lideri, hükümeti yasadışı dinlemeler konusunda çifte standartlı davranmakla suçladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gazetecilerle buluştu.

Toplantı bir sinevizyon gösterisi ile başladı. İlk olarak Başbakan'ın bir toplantıda gözleri kapalı görüntüsü ''Başbakan nasıl bir Türkiye düşlüyor bilmiyoruz ama..'' cümlesi ile verildi.

Ardından Türkiye'nin sorunları tek tek görüntülerle yer aldı. Toplumsal olaylar, polisin orantısız güç kullanımı, Uludere, sütten zehirlenen ilkokul öğrencileri, kadına şiddet, çocuk işçiler, uzun tutukluluk süreleri gibi konular sinevizyonda gösterildi. Arada da Başbakan Erdoğan'ın bu konularla ilgili açıklamaları yer aldı.

Dinlemelere ilişkin görüşlerini paylaşan Kılıçdaroğlu hükümeti çifte standart uygulamakla suçladı.

Kılıçdaroğlu'nun sözleri....

  • Başbakan'ın dinlenmesi vahim bir olaydır. Siyasi partilere yönelik yasadışı dinlemeler görüntülemeler vahim bir olaydır. Demokratik bir ülkede siyasal iktidarların bu tür olayların üstüne kararlılıkla gitmeleri, failleri tutup yargının önüne çıkarmaları gerekir.

  • Türkiye'de hükümet dinlemeler konusunda çifte standart uyguluyor. Kendisini dinlenince rahatsız oluyor, başkası dinlenince oh oluyor. Bu olmaz... Etme bulma dünyasıdır. Sonunda gelir başbakanı da bulur.

  • Başbakan'ın evinin önü yol geçen hanı değil heralde. ODTÜ'ye giderken 3500 polisle gidiyor evine yalnız gitmiyor herhalde. Olay bir yıl önce gercekleşmişse sorumluları bulunmalıdır. Bu başka bir Uludere'dir.

  • Sorunu çözmeleri gerekir. Kendisi dinlenince rahatsız oluyor, başkaları dinlenince oh oluyor. Demokrasi ve hukuk çifte standarta izin vermez.

  • Olay yaklaşık bir yıl önce gerçekleşmiş ve bugüne kadar aydınlaşmamışsa bunun sorumlusunu bulmamız gerekiyor.

  • Bu başka bir Uluderedir. Bir ülkenin başbakanı dinleniyor. Sayın Başbakan derin devlete bağladı. Sayın başbakanın oturduğu konutun etrafı yol geçen hanı değil herhalde. Korunması da gerekir. Bütün bu korumalara rağmen başbakan dinleniyorsa, kimin hangi gerekçeyle bu ülkenin başbakanı dinlendiğini de öğrenmiş olacağız.

  • Başbakan dinlemeleri derin devlete bağladı. Önce Başbakan'ın derin devlet konusundaki düşüncesini netleştirmesi gerekiyor. Derin devlet nedir sorusunu yanıtlaması gerekiyor.

  • Devletin bekası açısından pek çok konu görüşülür. Ama siz devletin gücünü kullanarak yasadışı organizasyonlara detek verip bunu derin devlet olarak adlandırıyorsanız buna karşı çıkmamız lazım. Susurluk mesela.

  • Başbakan'la ilgili dinlemeyi hangi derin devlet yaptı? Yasal olan mı yasadışı olan mı? Kim bunları biraraya getirdi. Yanıtlaması gereken Başbakan'dır. Ulaştırma Bakanı TBMM'de 'dinlenmek istemiyorsanız telefonu kullanmayın' dedi. İşi bu kadar hafife almak Başbakan'ı dinlemeye kadar geldi.

  • Bize gelen bilgiler devletin kurumlarının CHP'nin grup başkan vekillerini dinlediği yönündeydi. Hükümet de yalanlamadı. Sessizlik de ikrardır.

Kılıçdaroğlu daha sonra şu değerlendirmelerde bulundu:

ODTÜ'DEKİ OLAYLAR

  • Siz bir düşman ülkesine mi giriyorsunuz? Üniversiteye giriyorsunuz? Üniversiteye neden 2500 polisle gidiyorsunuz?

  • Hastanede yoğun bakımda yatan bir öğrenci mi? Öğrenci.

ÜNİVERSİTELERİN TEPKİLERİ

  • Şiddeti kimse kabule tmiyor ama ODTÜ'de yaşanan olayları sadece Başbakan'ın gözüyle görmelerini doğru bulmuyoruz. Onlara da üniversite hocası demek doğru değil.

KASET KOMPLOLARI

  • Korunun muhatabı Sayın Başbakan. Devleti yöneten o. Ben Başbakan olsaydım bu olayı çoktan açıklamış olurdum.

  • Başbakan'ın dinlenme olayı vahim bir olaydır. Yasadışı dinleme ve görüntüleme vahimdir. Siyasal iktidarın bu tür olayların üzerine kararlılıkla gitmeleri gerekir. Bu olmadı.

  • Bir olay iktidara dokununca bundan yararlanılırsa bundan sonuç alamayız. Dinlemeler konusunda Hükümet çifte standart uyguluyor. Etme bulma dünyasıdır. Gelir Başbakan'ı da bulur.

  • ODTÜ'ye 3500 polisle gidiyor da evine giderken korunuyordur herhalde. Korunması da lazım onu söyleyeyim. Başbakan dinlemeden haberdar oluyorsa failleri açıklamak zorunda. Olayı kapatırsa Uludere ve Afyon patlaması olayı kapatmış olur.

SLOGANA GAZ BOMBASI

  • AİHM'in ifade özgürlüğü ile ilgili verdiği kararlardan bir cümle şu: "Toplumu incitici, şok edici olabilir."
  • Cumartesi anneleri gidip otururlar, o dabir ifade özgürlüğüdür. Sadece yazı olarak düşünmemek lazım.

  • Öğrenciler slogan atıyor. Polis gaz bombası atıyor. Slogana gaz bombası orantılı mı?

REKTÖRLERİN TEPKİSİ

  • Diğer rektörler yayınladıkları bildiride polisin şiddetinden söz ediyor mu? Hayır. Bunlara hangi çağdaş ülkede rektör denir.

  • ODTÜ savaş alanına dönüyor. Öğrenciler mi yapıyor bunu? Hayır. Öğrenci slogan atabilir, protesto edebilir. Siz 3500 polisle, zırhlı araçla gideceksiniz, öğrenci tepki vermeyecek. Karşı görüş bildiren rektörlerein önce ''Başbakan üniversitelere 3500 polisle giremez. Burası bilim yuvası'' demesi lazımdı. 3500 kişiyle bir üniversiteye girerseniz protesto gelir. Sonra siz biber gazı, copla öğrencilerin üzerinde giderseniz doğru olmaz. Şiddetin arkasına saklanmayı doğru bulmuyorum. Üniversitelerin olayı iki boyutuyla görmesi lazım. ODTÜ olayı iki boyutuyla da görmüştür. Olayı yaşayanlar onlar.

SEÇENEĞİ OLMAYAN SORUYA YANIT VERDİM (GÜL MÜ ERDOĞAN MI SORUSU İÇİN)

  • "Başka hiç aday olmazsa nasıl oy verirsiniz?" diye sordular. Seçeneği olmayan bir soru sordular. Ben de seçeneği olmayan bir soruya yanıt verdim. Halk cumhurbaşkanlığına kesinlikle Erdoğan’ı seçmeyecektir. Türkiye'yi bu kadar kutuplaştıran birinden cumhurbaşkanı mı olur?

YEREL SEÇİMLER

  • Yazılan çizilenleri ben de medyadan öğreniyorum. Büyük bir kısmı gerçek değil. Arkadaşların yorumları var. Onlara da saygı duyuyoruz. Temel ilkemiz halkın sevdiği, saydığı kişileri belediye başkan adayı olarak çıkarmak. Bu konuda kamuoyu yoklamaları yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde eğilim yoklamaları yapacağız. Belli yerlerde adaylarımız belli zaten. Çalışmalarını yapıyorlar.

KÜRT SORUNU

  • Yol haritasını belirlemiştik. Bunu AKP'ye götürdük. Karşı görüş geldi. Biz görüşümüzü defalarca açıkladık.Bu sorunun toplumsal uzlaşmayla çözüleceğini defalarca ifade ettik. Akil adamlar heyeti de olsun, fikirlerini alalım dedik.

  • İki parti yan yana gelirse bu sorun çözülür demek doğru değil. Parlamentodaki çoğunlukla çözülecek olsa AKP’nin kendi siyasal çoğunluğu var. Çözülürdü. Bir toplumsal uzlaşma gerekiyor. Bütün siyasal partilerin bir araya gelmesi gerekiyor. Olay derin, kökleri olan bir olay. Yüzde 1’in bile önemi var bu sorunun çözümünde. Bunu gördüğümüz için AKP’ye gittik. Bugün olmasa yarın Parlamento’da bu sorunun çözümü için komisyon oluşturulacaktır.

İKTİDARIN EN VAHİM POLİTİKASI DIŞ POLİTİKA

  • İsrail’le kapalı kapılar ardına görüşme yapıyorsunuz dedim. İnkar etti. Ama sonra gerçek ortaya çıktı. Bu görüşmelerin yapıldığını gösteriyor geldiğimiz nokta. Bana AKP'nin izlediği en vahim politikanın ne olduğunu sorarsanız dış politikadır. Bir ülkenin dışişleri bakanı benim ülkeme gelirse ben onu tutuklarım diyor, Enerji Bakanı'nın uçağı indirilmiyor, İran'dan tehdide yönelik demeçler geliyor, Rusya'dan açık eleştiri geliyor.

AB sürecinin tümüyle tıkandığı noktaya geldik. Halbuki AB'yi bir çağdaşlaşma projesi olarak ele aldık. Hiçbir siyasal parti AB sürecine karşı değildi. AB'nin eleştirilerine bile tahammül edemiyoruz.

  • Kesinlikle Dışişleri Bakanı'nın o koltuktan kalkması lazım. Çapsız dedim alınganlık gösterdi. Kullandığım en hafif deyimdir o. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin bu hale düşmesini kabullenemiyorum. Sözde oyun kurucuyduk, oyuncak olduk.

HÜKÜMET DARBE TEMİZLİĞİNDE SAMİMİ DEĞİL

  • Bu yasama döneminde kanun teklifi verdik. Ama hükümetin darbe temizliği konusunda samimi olduğuna inanmıyorum. Darbeye karşıyım ama darbecilerin çıkardığı yasaların arkasında duruyorum diyor. Bu olmaz. Darbecilerin getirdiği yasaların sivilleşmesi lazım. Darbe yasalarından nemalananlar darbeye karşı olamaz. Darbeye karşıyım deyip siz bildiri veren insana madalya vereceksiniz. Darbe yasalarını değiştirin. Size destek veririz.

ULUDERE

  • Uludere ile ilgili arkadaşlarımız bugün ordalar. Oradaki ailelerle buluşacak. Bu soruşturmanın zamana yayılıp unutturulma gibi bir hedefi olduğunu düşünüyorum. Sınır ötesi operasyon yetkisi TBMM'ye ait, Bu yetkiyi kime verdi? Hükümete. Öldürülen 34 yurttaşın sorumlusu kim? Siyasi iktidar. Pilotu mu suçlu bulacaksınız? O talimatı alır.

  • Sakarya'daki tren faciasında kim sorumlu tutuldu? İki makinist. Burada pilotlar sorumlu olacak. Önce siyasi otoritenin kendi sorunluluğunu üstlenmesi lazım. Yeri zamanı gelince 33 kurşuna, ta Mustafa Muğlalı'ya giderler. Muğlalı bu ülkede hapis yattı. 33 kurşuna gidenler 34 yurttaşın hesabını vermekten kaçıyorlar. Onlar terörist olabilirmiş. Masum değillermiş. O zaman neden Parlamento'da onlarla ilgili yasa çıkardınız.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAfyonAnkaraAvrupa BirliğiBaşbakanBiber GazıBilimCumhuriyet Halk PartisiDarbeFransaİranİsrailJaponyaKemal KılıçdaroğluOrta Doğu Teknik ÜniversitesiPolisRusyaSakaryaSavaşTekirdağTürkiye Büyük Millet Meclisiolayoyun
Görüş Bildir