Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Kılıçdaroğlu: 'Her Yıl Yüzde 7 Büyümeliyiz'

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Kılıçdaroğlu: İlk 10 Ekonomide Yer Almak İçin Her Yıl Yüzde 7 Büyümeliyiz

Kılıçdaroğlu: İlk 10 Ekonomide Yer Almak İçin Her Yıl Yüzde 7 Büyümeliyiz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin 2023 yılı için koyduğu dünyanın büyümüş ilk 10 ekonomisinden birisi olmanın her yıl istikrarlı olarak yüzde 7 büyümeden geçtiğini ifade etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, Kayseri'de işadamları ile bir araya geldi. Kayseri Sanayi Odası'nın Ocak ayı meclis toplantısına katılan Kılıçdaroğlu, burada ekonomi ile ilgili değerlendirmede bulundu. İşadamlarının sorularını yanıtladı.

Türkiye'nin 1990'lı yıllarda dünyanın ilk 15 sanayi ekonomisi içinde yer aldığını hatırlatarak, "Ülkemiz o ligde iken, 2013 yılında nasıl oldu da o ligden dışarı çıktık. 1987 yılında dünyanın en gelişmiş en büyük ilk 14 ekonomisi içindeydik. Satın alma gücü paritesine göre büyüklüğümüz bu idi. 2012'de bu sıramız 16'ıncı ekonomi olarak yansıdı. Gerilemişiz. Büyüyoruz. Gelişiyoruz. Doğru. Ama birileri bizden daha fazla, daha hızlı gelişirse biz gerilemiş oluruz. Neden biz onlarla birlikte gitmiyoruz." dedi.

'GÜNEY KORE'NİN OTOMOBİL MARKALARI DÜNYA MARKASI OLDU'

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin, Güney Kore ile aynı süre içinde büyüme trendi başlattığını hatırlatarak, şöyle konuştu: "O zamanlar bizim bir otomobil markamız vardı. Güney Kore'nin iki tane otomobil markası vardı. Biz kendi markamız Anadolu'yu bitirdik. Ama Kore'nin iki otomobil markası dünya markası oldu. O nedenle büyümeyi ve kalkınmayı bizimle aynı kulvarda yarışanlarla yarıştığımız zaman bir başarıdan bahsedebiliriz. Yoksa büyüyoruz. Ama birileri bizden daha fazla büyüyor. Dünyanın krize girdiği dönemde büyümenin Avrupa'da binde 6'larda olduğunda Çin yüzde 9-11 büyüyor. Tek nedeni üretiyor olmasıdır. Bilime önem veriyor. Katma değeri yüksek ürünlere kilitlenmiş durumda. Bizim de bunları yapmamız lazım. Bunları yaparsak dünya liginde başarı elde etmiş oluruz."

'48 YIL SONRA İLK 10 SIRALAMADA BİZ YOKUZ'

Kemal Kılıçdaroğlu, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) yayımladığı son bir raporu hatırlattı. Bu raporda 2060 yılı dünyasının tahminleri olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, "Bu raporda Türkiye 48 yıl sonra ilk 10'a giremiyor. Bu politika ile gidersek giremiyoruz. O zaman sormamız gereken şu. Neden biz ilk 10'a giremiyoruz. Eksiğimiz ne. Yüzde 5 büyüme yetmez. 2023'de dünyanın büyümüş ilk 10 ekonomisinden birisi olacaksa her yıl yüzde 7 istikrarlı büyüme lazım. Bunu yapmazsak o trendi yakalamıyoruz." dedi.

Türkiye'de sanayicinin en önemli sorunlarından birisinin enerji olduğunu da dile getiren Kılıçdaroğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Uluslararası Enerji Ajansı'nın raporlarına göre dünyanın en pahalı enerjisini kullanan ikinci ülkeyiz. Neden? Meksikalı sanayici bizim sanayiciye göre yüzde 50 daha avantajlı başlıyor. Nükleer enerji yapıyoruz. Bir yasa çıktı. Burada kilovat saati 13.5 cent olacak. KDV hariç. Bunun bedelini ben ödemeyeceğim. Birinci planda işadamları sonra toplum olarak ödeyeceğiz. Doğal olarak sizler maliyetin bir unsuru olarak göreceksiniz. Peki ihracatı nasıl yapacağız. Sanayiciyi nasıl güçlendireceğiz."

'AŞIRI DEĞERLİ PARA EKONOMİYE ZARAR VERİR'

Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın Türk Lirasının değerli olmasıyla ilgili televizyon programlarında açıklama yaptığını ve övündüğünü ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ekonomiyi bilen birisi gereğinden fazla değerli, şişkin paranın ekonomiye zarar verdiğini kabul eder. Amerika'da kriz başladıktan sonra Amerika Merkez Bankası krizi aşmak için ülkesinin ürettiği malları dünyada cazip hale gelmesi için trilyonlarca dolar para bastı. Dünyayı dolara boğdu. Doları düşürdü. Amerikan mallarına talebi artırdı. Doların değerini düşürdü. Biz ne yapıyoruz. Türk Lirasının değer kazandığı için seviniyoruz. Cezayı kime kesiyoruz. Kendi sanayicimize. Malını satamıyor. Ara mal üretimin de Türkiye önemli yerde idi. Bugün ara malı ithalatı yapıyoruz. Nedeni Türk Lirası politikamız sağlıklı değil."

'BİZDE DEMOKRASİ KALİTESİ YOK'

Herkesin ülkede vergi verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, doğan çocuğun doğduğu andan itibaren vergi verdiğini belirtti. Bir annenin bebeğine mama alırken, bez alırken vergi verdiğini söyledi. Verginin hayatın her alanında var olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Öldükten sonra bile vardır. Varsa veraset intikal vergisi ödenir. Bu kadar önemli. Demokrasilerin çıkış noktası vergidir. Benim ödediğim vergiyi nereye harcıyorsunuz. Yurttaş kendi cebinden, alın terinden vergi olarak veriyor. Siyasetçiye diyor ki; 'Verdiğim vergiyi nereye harcıyorsun' Bizim demokrasimizin kalitesiz olmasının nedeni ödediğimiz verginin hesabını sormadığımız içindir. Bugün toplumu böldük. Düşman haline getirdik. Oysa toplumun ortak noktası olmalıdır. Zengin, işçi, emekli herkesin 'benim ödediğim vergiyi nereye harcıyorusunuz?' diye sormalıdır. 2013 bütçesi geldi. Sayıştay raporu gelmedi. Yasaya göre TBMM adına kamu harcamalarını denetleyen Sayıştay'dır. Yasa derki; 'Sayıştay raporu gelmeden bütçe görüşülmez.' Sayıştay raporu gelmedi ve bütçe kabul edildi. Ses çıktı mı? Demokrasiye saygımız bu. Demokrasimiz kaliteli değil. Normalde hepimiz 'bir dakika' deyip, Sayıştay raporunu sormalıydık" diye konuştu.

'HAYATIMIN EN BÜYÜK DERSİNİ ALDIM'

Kemal Kılıçdaroğlu, vergi denetimleri yapan birisi olarak hayatının en büyük dersini aldığını ifade ederek, başından geçen bir anısını işadamlarıyla paylaştı: "Ben bir vergiciyim. Denetimler yaptım. Bürokraside çalıştım. Kamuda ilk görev aldığımda bir şey öğrendim. Yılmaz Özbalcı diye bir üstadımız vardı. Allah rahmet eylesin. Aramızda protokol yoktur. Hepimiz aynıydık. Bağımsız mührümüz vardı. Ama onlar bizden önce işe başladığı için bizi yetiştirirler. Bizde o nedenle üstat derdik. Onun yanına muavin olarak verdiler beni. Karaköy'de küçük bir firmanın defterlerini inceledik. Geçmiş gün küçük bir matrah farkı bulundu. Kişi çağrıldı. Tutanak tutuldu. Raporu üstadımıza verdik. Matrah farkını söyledik. Üstat 'güzel olmuş' dedi. Ama bir şeye baktınız mı? diye sordu. Kaç lira vergi beyan etmiş ve ne kadarını ödemiş. Bakmadık. Rakamları hatırlamıyorum ama kişinin, 10 bin lira vergi veren mükellefin, 250 lira kaçırmayacağını söyledi. Şahsı çağırmamızı, durumu anlatmamızı ve farkı yatırarak kendisine teşekkür edip defterlerini vermemizi istedi. Hayatımda en büyük derslerden birisi bu oldu. O nedenle olaylara yaklaşırken ve sorgularken karşıdaki kişinin yaşadığı koşulları ve zorlukları bileceksiniz. Hayat ceza yazmak üzerine kurulmadı. Denetim sadece insanları cezalandırmak için değildir. Denetimin temel amacı eğitim ve aksaklıkları bildirmektir. Biz böyle yetiştik. Siyasette bunu yapıyoruz. Uyguluyoruz."

Konuşmanın ardından Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak ile Sanayi Odası Meclis Başkanı Nureddin Okandan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na odanın plaketini verdi. Kılıçdaroğlu, Kayseri'de olmaktan ve işadamlarıyla bir araya gelmekten dolayı çok mutlu olduğunu sözlerine ekledi.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BaşbakanÇinCumhuriyet Halk PartisiKayseriKemal KılıçdaroğluKoreMerkez BankasıTürkiye Büyük Millet Meclisivergi
Görüş Bildir