Kılıçdaroğlu: 'Erdoğan, Cengiz'in Bir Numaralı Avukatıdır, Malı Beraber Götürdüler'

 > -

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Cerattepe'deki maden projesine karşı çıkanlar için "yavru Geziciler" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı "Mehmet Cengiz'in bir numaralı avukatı" olmakla suçladı. Kılıçdaroğlu, "Onun çıkarlarını korumak zorundadır. Çünkü ikisi beraber malı götürdüler. Milletin anasına küfreden adama sahip çıkmak ne demektir?" dedi.

Cumhuriyet'ten Fırat Kozok'a konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

'Devlet halka hizmet eder, işadamına değil'

Cerattepe’de görüşü ne olursa bütün Artvinliler vatana, Türkiye’ye sahip çıkıyorlar. Birilerinin çıkarlarına hizmet etmiyorlar. Ama Erdoğan’ın görevi, birilerine hizmet etmektir, ülkeye değil. Öyle anlaşılıyor. Devleti, bir işadamının hizmetine sokmak vatanseverlik değildir. Devlet halka hizmet eder, bir işadamına değil.

'Milletin anasına küfür eden adama sahip çıkmak ne demektir?'

Erdoğan, Mehmet Cengiz’in bir numaralı avukatıdır. Onun çıkarlarını korumak zorundadır. Çünkü ikisi beraber malı götürdüler. Milletin anasına küfür eden adama sahip çıkmak ne demektir?

'İsviçre bankalarına başvurmaktan korkuyor'

İsviçre bankalarında Erdoğan’ın hesaplarının olduğunu söyleyen ben değilim, söyleyen Amerikalılar, Wikileaks belgelerinde var. Ben kendisine “İsviçre’ye dilekçeyle başvur, hesabının olmadığını kanıtla” demiştim. Dilekçe ile başvurmaktan korkuyorsa, herhalde arkasında bir şey var. Sayın Baykal, gitti başvurdu ve olmadığını kanıtladı. Sen diyorsun ki, “ben töhmet altına kalmaya devam edeyim.”

Milletin kafasında kuşkular kalıyor. Bir dilekçe vermek bu kadar pahalı değil ki... Sabah akşam milleti mahkemeye veriyorsun, haklarında suç duyurularında bulunuyorsun. Bir dilekçe de İsviçre’ye yaz. Töhmet altında kalması beni rahatsız ediyor, onu etmeyebilir.

'Sanki ülkeyi başkaları yönetiyormuş gibi birilerini suçluyorlar'

Memleketin her tarafından feryat figan yükseliyor ama işin siyasi sorumlusu ortada yok. Bu ülkeyi kim yönetiyor ve nasıl yönetilecek? Bu işin sorumlusu kim, hesabını kim verecek? 14 yıldır iktidardalar terörsüz bir Türkiye aldılar, şimdi kan gölüne dönen bir Türkiye. Her gün şehit haberleri geliyor, ama sanki onlar hükümet değil de ülkeyi başkaları yönetiyormuş gibi birilerini suçluyorlar. Asıl sorumlu, suçlu bunlar.

'İbrahim Kalın haddini aşmıştır, Meclis Başkanı'nın tepki göstermesi lazım'

(Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın erken seçim olmayacağı ve başkanlıkta iki ayrı referandum yapılabileceği sözleri)

İbrahim Kalın haddini aşmıştır. Yasama organının görev alanına müdahale etmiştir. Herkes haddini ve konumunu iyi bilmelidir. Buna Meclis Başkanı’nın tepki göstermesi lazım. Çünkü Meclis Başkanı, Meclis’in saygınlığını korumak zorundadır. Birileri kalkıp Mecils’in iradesine gölge düşürüyorsa, “senin buraya gölge düşürmeye hakkın yoktur” diyecek kişi Meclis Başkanı’dır. Görevini yapması lazım.

(Kalın’ın Dündar ve Gül davasının takipçisi olacakları yönündeki açıklamaları): Davanın takipçisi olacaklarına, mademki o gazeteciler cezaevinde dubleks dairede kalıyorlardı, bu dairelerde kalma taleplerini iletseler daha iyi olur.

'Oy vermeyeceğimiz, kabul etmeyeceğimiz bir konuda masaya oturmanın mantığı ne?'

Farklı sistem olmaz: Birincisi biz Türkiye’yi darbe hukukundan arındıralım diye masaya oturuyoruz. Anayasa da darbe hukukunun bir parçasıdır. İlk dört maddesi ve parlamenter sistemin güçlendirilmesiyle ilgili bütün düzenlemelere katkı veririz. Farklı bir sistem için masaya oturmayı doğru bulmayız. Oy vermeyeceğimiz, kabul etmeyeceğimiz bir konuda masaya oturmanın mantığı ne? Biz baştan samimi olarak düşüncelerimizi aktarıyoruz. Onlar da samimi olarak ne düşündüklerini aktarsınlar. Yüzde 10 barajını ya indirelim ya da kaldıralım, önseçimi zorunlu hale getirelim. Açık ve net söylüyorum; milletin vekilini, millet seçsin. Bunları kabul ediyorlarsa hiçbir sorun yok yaparız ve her türlü katkıyı veririz.

(Darbe komisyonu kurulması): Sayın Davutoğlu, bu konuda bir çalışma yapacaklarını ifade etti. Bizim darbe hukuku konusundaki görüşümüz çok açık ve net. Birinci sınıf demokrasiyi getirmek, tüm siyasi partilerin görevi olmalı zaten.

Bütçe görüşmelerinde Davutoğlu'na yönelttiği sorular: 'Neden cevaplayamadığını ben gayet net biliyordum'

Kılıçdaroğlu 26 Şubat 2016 bütçe konuşması

Neden cevaplayamadığını ben gayet net biliyordum. Nedeni de şu; o sorulara cevap vermesi için Başbakanlık koltuğunda Başbakan olarak oturması ve millete saygılı olması lazım. Tüyü bitmemiş yetimlerin parasının nereye harcandığının hesabını vermesi lazım. Demek ki Bilal’e anlattığımız gibi anlatmamız gerekiyormuş.

Seçilmiş değil, atanmış: Atanmış kişi, seçilmiş değil. Çünkü seçimden önce kendisi atandı ve kamuoyuyla da paylaşıldı.

'Haram sarayda oturuyor'

Haram sarayda oturuyor: Kaçak saray tüyü bitmemiş yetimin parasıyla yapılmıştır. O sarayın kaça mal olduğunu öğrenme hakkı, bu milletin en temel hakıdır ve demokrasinin gereğidir. Oturduğu sarayın maliyetini millete anlatamayan kişi, o sarayda zaten oturamaz. Orası Ebuzer’in tanımladığı Muaviye’nin sarayıdır. Ebuzer’in kim olduğunu ve düşüncesini onlar bilmiyor ama ben çok iyi biliyorum. Haram sarayda oturuyor şu anda haram sarayda.

Cumhuriyet

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016Ahmet DavutoğluBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiDarbeİsviçreKemal KılıçdaroğluRecep Tayyip ErdoğanŞehitWikileaks
Görüş Bildir