Kentler Kimin Mekânı?

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Kentler Kimin Mekânı?

Halkın kendi yaşam alanları üzerinde söz sahibi olamadığı, ve dışlandığı; bu nedenle toplumun geleceği açısından çetin sorunlara gebe bir kentsel planlama ve tasarım süreci Türkiye'nin yaşadığı. Bu süreci tartışan kitapları derledik.

“Mahallemizi, hayatımızı ranta teslim etmeyeceğiz!” Geçen hafta Kocaeli’nin Çayırova ilçesindeki İnönü ile Emek mahallelerinin sakinleri, belediyenin önünde böyle bağırıyordu. Mahalleli fikirleri sorulmadan, rızaları alınmadan hazırlanan Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında evlerinin yıkılıp yerine TOKİ tarafından konut yapılacağını öğrenmiş, itiraz dilekçesi işe yaramayınca Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin önünde toplanmışlardı. Birkaç gazeteci fotoğrafladı, sonra sessizce dağıldılar.

Birkaç gün sonra İstanbul’da, başka bir grup Emek’li evleri değil ama hayalleri, hatıraları, gelecekleri yıkılmasın diye sokaklara döküldü. Neyse ki Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin titreşimleriyle sesleri daha gürdü, uzaklardan da duyuldu. Oluşan sinerji bir sonraki gün Taksim Gezi Parkı’na da yansıdı. Topçu Kışlası projesini protesto etmek için düzenlenen Gezi Parkı Festivali’nde kesilme ihtimali insanın canını acıtan güzelim ağaçların altında şarkılar söylendi, danslar edildi, sloganlar atıldı. Son sözü halk söyleyecekti, başka yolu yoktu.

Hemen her gün toplumsal gündemin üst sıralarında karşımıza çıkıyor kentsel dönüşüm meselesi. İster kamusal alanlar ister konutlar olsun kentin bir yerleri değişiyor, dönüştürülüyor. Gerekçe olarak “marka şehir” olabilmek adına kente çekilmek istenen turistik cila; depreme dayanıklı, enerji tasarrufu yapabilen modern yapılara geçiş süreci gibi “masum” tarifler öne sürülüyor. Ama herkes biliyor, aslında kentler parsel parsel yoksul kesimin elinden alınıyor ve iktidar aracılığıyla aklanıp paklanıp orta sınıfa satılıyor. Yani bir metaya dönüştürülüyor.

BİR+BİR dergisinin nisan sayısında Türkiye’nin ilk şehir plancısı Aron Angel’in (1916-2010) yaşamı üzerinden Türkiye’de, özellikle İstanbul’da şehirciliği ve yaşanılan değişimi anlattığı İstanbul Hayali belgeselinin yönetmeni Perihan Bayraktar’ın ODTÜ Kentsel Politika ve Yerel Yönetimler anabilim dalı öğretim üyesi Doç. Dr. H. Tarık Şengül ile yaptığı söyleşi, kentsel dönüşümün sermaye-iktidar-emek gücü için anlamını, kentin dönüştürülmesinin sosyo-ekonomik sonuçları ve şifrelerini detaylı bir şekilde masaya yatırmış. Örneğin sermayenin iktidar sahibi olarak emek gücünün elindeki alanları (yani gecekonduları) istediğini, çünkü o alanı aldığı ölçüde iktidar sahibi olacağını anlatıyor Şengül: “Tam da ilkel birikim olarak tanımlanan bir mülksüzleştirme süreci. Gerek kamunun kaynaklarının tasfiyesi gerekse emek gücünün elindeki kaynaklara el konulması.” Kentlerin geleceğine dair tespitleri sesli okununca daha da bir acıtıyor: “Mekânın meta üretilen bir yer değil, bizatihi meta haline geldiği bir dönemdeyiz … Bir şey meta oluyorsa, bir an önce tüketilmesi beklenir … En kısa sürede tüketilmesi gerekiyor ki yerine yenisi konulabilsin.”

Başta büyük kentlerde olmak üzere ülkenin sosyo-ekonomik yapısı üzerinde kalıcı etkileri olan bu süreç farklı platformlarda tartışılmıyor değil. Yani henüz kentler ipleri sermaye ile işbirliği içinde olanlara tamamen teslim etmiş değil. Üniversiteler ve benzeri tartışma platformlarında konun uzmanları ve ilgiler bir araya geliyor. Sivil toplum kuruluşları, eylem platformları halkı bilinçlendiriyor. Kentsel dönüşümün mağdurlarını anlatan belgeseller çekiliyor. Gazetelerde ardı ardına çıkan haberler aracılığıyla pek çok medeni ülkede “suç” olarak nitelendirilebilecek eylemler su yüzüne çıkarılmaya çalışılıyor. Ancak tartışmalar, yazılıp çizilenler çoğu zaman akademik ve entelektüel çevrelerle sınırlı kalıyor. Daha iyi hayat koşullarını özleyen halk, iktidarın yarattığı illüzyon nedeniyle büyük resmi görme itkisine dahi kapılmıyor. Sonuçta bu çığ giderek hızlanıp büyüyor.

Kitabına uygun kentsel dönüşüm

Halkın kendi yaşam alanları üzerinde söz sahibi olamadığı, karar sürecinde yok sayıldığı bir ortamda sürdürülebilir bir çözüme ulaşılması zor. Yine de kentleşme sürecini ve kentsel dönüşümü sosyolojik, ekonomik, mimari açılardan tartışan kitaplardaki artış içimizi bir nebze olsa ferahlatabilir. Mekân konusunu toplumsal analizin gündemine taşıyan ilk düşünürlerden olan Henri Lefebvre’nin 1970 yılında kaleme aldığı Kentsel Devrim , Marksist analiz ve radikal politika için temel bir metin. Kalıplaşmış biçimleri, metalaşma üzerine kurulu soğuk yaklaşımları reddettiği ve özgün sosyal ilişkiler, kendi kaderini çizebilme ve bireysel yaratıcılığın öne çıktığı bir kent hayali, kararın ruhumuzu aydınlatıp içimizde yeni umutlar yeşertebilir.

Metis tarafından en son ABD’de neoliberal iktisat tarafından kurgulanan kriz sonrası sokağa çıkıp antikapitalist eylemlerle şehirlerini yeniden sahiplenenleri anlattığı Asi Şehirler adlı kitabı yayımlanan Amerikalı sosyal kuramcı, antropoloji profesörü David Harvey’in “alternatif yok” diyenlere karşı ütopyacı hayal gücüne başvurmanın kaçınılmazlığını vurgulayan, daha eşitlikçi ve doğayla barışık yaşamayı mümkün kılacak tasarımlara dikkatimizi çeken Umut Mekanları da en az Lefebvre kadar bizi umutlandırıp harekete geçirebilecek bir eser. Fikirlerin neden ütopik kaldığını irdeleyen bu kitabının dışında Sosyal Adalet ve Şehir ve İstanbul ’un ‘80 sonrası dönüşümüne dair de çarpıcı tespitlerinin yer aldığı Paris, Modernitenin Başkenti adlı eserleri kenti, modern toplumun politikliğini irdelediği ve Türkçeye kazandırılmış kitapları arasında.

Türkiye’de kent ve toplum denince ilk akla gelen isimlerden biri olan sosyolog İlhan Tekeli, kurucusu olduğu Tarih Vakfı bünyesinde kent ve toplum üzerine pek çok eser yayımladı. Kent, Kentli Hakları, Kentleşme ve Kentsel Dönüşüm Türkiye’nin yaşadığı kentleşme macerasını, kentin kavramsallaştırılmasında ve kentleşme sırasında ortaya çıkan sorunlara çözüm arayış biçimlerini irdelemesi açısından, özellikle kentsel dönüşüm gözlüğüyle okumaya uygun. Bir sürpriz okuma deneyimi de devrimci düşün mirasını gelecek kuşaklara taşıma amacıyla yayın hayatını sürdüren Nota Bene Yayınları’ndan; Kentleri Savunmak: Mekan Toplum ve Siyaset Üzerine . Yaşam alanlarının piyasa terimleriyle tanımlanır olduğu kentlerde yaşanan dönüşüm hikâyesini, yeni çıkan yasaları, uygulamaları, projeleri ve benzeri müdahaleleri genel okuyucunun kavrayabileceği bir dille ellinin üzerinde konunun uzmanına anlattıran bir derleme.

Kentsel dönüşüm kitaplığı

  • Kentsel Devrim ,Henri Lefebvre, Sel

  • Modern İstanbul’un Doğuşu, M. Gül, Sel

  • Modernitenin Başkenti Paris, D.Harvey,Sel

  • Kentsel Dönüşüm ve İnsan Hakları, Senem Zeybekoğlu Sadri ,Mustafa Ökmen,Kıvılcım Akkoyunlu Ertan, Bilgi Uni.

  • Kent Paryaları, Loïc Wacquant, Boğaziçi Üni.

  • Kentleri Savunmak: Mekan Toplum ve Siyaset Üzerine, kolektif, Nota Bene

  • Asi Şehirler, David Harvey, Metis

  • Sosyal Adalet ve Şehir, D. Harvey, Metis

  • Umut Mekanları, David Harvey, Metis

  • Gecekondu Gezegeni, Mike Davis , Metis

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriGezi ParkıİstanbulOrta Doğu Teknik Üniversitesi
Görüş Bildir