Kenan Doğulu: Paranoyak Oldum!

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Kenan Doğulu: Paranoyak Oldum!

Kenan Doğulu: Paranoyak Oldum!

12. Fanta Gençlik Festivali devam ediyor; izleyiciler Emre Aydın, Şebnem Ferah ve Kenan Doğulu şarkılarıyla coşuyor. Biz de 16 duraklık bu festivalin parçası olmak istedik, 1,5 saat yol alıp İzmit’e vardık, oyunlar oynadık, en sonunda da Kenan Doğulu kulisine sızdık. Sonuç; langırt masası başında kahkaha dolu dakikalar, magazin sorularına kaçamak yanıtlar ve müzik dolu bir röportaj...

  • Fanta Gençlik Festivali’nde üçüncü yılınızmış. Nasıl bir bağlılıktır bu?

  • Evet, ilk kez 1995’te Coca Cola Türkiye turnesinde markayla birlikte çalışmıştık. Birlikte pek çok proje yaptık.

  • Gezi Parkı olaylarıydı, ramazan ayıydı derken sosyal hayat durgunlaşmıştı. Şimdi konser maratonu başladı. Şu son dört konserde, seyircinin ruh halinde bir değişim gözlemlediniz mi?

  • Çok zorlu bir dönemden geçiyoruz. Reyhanlı olayı, ardından Gezi Parkı, Suriye, sonra Mısır... Hepimiz çok endişelendik, çok üzüldük. Doğal olarak birçok konser ertelendi. Ama bütün o negatif birikim, kırgınlık, dargınlık ve yorgunluk hissi, yerini deşarj olarak kendini kışa hazırlama psikolojisine bırakmış durumda bence... Çünkü insanların rahatlamaya ihtiyacı var.

  • Peki sizce konser iptalleri doğru bir adım mıydı?

  • Reyhanlı olaylarından beri birçok organizasyon ve yüzlerce konser iptal oldu. Bu da konserlerle geçimini sağlayanlara zor günler yaşattı. TIR şoförlerimizden tut da ışıkçısına, biletçisine kadar herkes etkilendi. Konser iptallerine “Olacak tabii” gözüyle baksak da bu işten geçimini sağlayanlar açısından ekstra zor bir yıl oldu ne yazık ki...

  • Konser iptalleri zorunluluk muydu, yoksa sanatçılar tepkilerini bu şekilde mi gösterdi?

  • Tepki tabii ki... Sanatçıysan kalbinin içinde bir bomba var ve gerek toplumsal gerekse bireysel olaylar seni daha da derinden etkiliyor. Duyarsız kalmak imkansız.

  • Sizin kaç konseriniz iptal oldu?

  • 20 civarı. Mayıstan bu yana saydıklarımız bunlar. Geçtiğimiz senelerde de terör yüzünden konserlerimizi çok iptal ettik. Konser dediğin coşkusuz yaşanabilen bir şey değil. Onun için iptal ya da ertelemeler kaçınılmaz oluyor. Çalışanlarımız zor durumda kalsa dahi doğru olanı yaptığımızı düşünüyorum.

  • En son abiniz Ozan Doğulu ile “Kız Sana Hayran”ı yaptınız. “Kız sana hayran olsunlar, öpüp de başlara koysunlar” gibi sözler nasıl çıkıyor?

  • Pop müzik dediğin şey aşk üzerine kurulu. Güzellik, aşk, güzel kızlar şarkılarda çoğunlukla kullanılan temalar. Doğa, barış veya başka temalarda şarkılar da yazdığım oluyor ama onlar genelde pek tutmuyor (gülüyor). Pop müzikte çok fazla düşündürmeden eğlendirme gayreti var.

  • Aslında düşündürmek istedikleriniz de var gibi... Yanılıyor muyum?

  • Zaten onları da yapıyoruz ama ön plana hep aşkla ilgili olan şarkılar çıkıyor. Bir de insanlar artık klibi olmayan şarkıyla duygusal bir bağ kurmuyorlar. Klibi olmadığı için radyolar fazla çalmıyor, fazla çalınmayınca ilgi çekmiyor, ilgi çekmeyince internette indirme içgüdüsü oluşmuyor. Böyle bir kısır döngü...

Eskiden albüm alır, bütün şarkıları ezberler, kartonete bakıp kim ne çalmış, sözleri kim yazmış bakardık. Maalesef bunlar eski alışkanlıklar oldu. Genel çoğunluk müziği indirme, kalitesiz de olsa sıkıştırılmış müziği telefonlarından dinleme alışkanlığı edindi. Bu durum albümdeki diğer şarkıların harcanmasına yol açıyor.

  • Bundan sonra tek yol single mı?

  • Aksi akıl kârı gibi gözükmüyor. Çünkü albüme harcadığın onca emek yerini bulmuyor.

  • Bu kaos; sahte tıklanma oranları, albümün satmaması insanı demoralize etmiyor mu? “Ben böyle müzik sektörünün...” dedirtmiyor mu?

  • Dedirtiyor işte. Bu bir sitem değil ama sadece bir serzeniş.

  • “Bırakıp gidiyorum” demediniz hiç peki?

  • Hayır yapamam, çünkü bu işi çok seviyorum. Müzik için doğdum, müzik için yaşadım, müzikle öleceğim.

  • Sevdiğinizi söylediğiniz tüm şarkılarınız slow...

  • Hızlı şarkılar kendini çabuk tüketiyor. Ama yavaş şarkılar öyle değil, insanların kalbine dokunuyor.

  • Özel şarkılar söz konusuysa, ‘kime yazdın’ diye sormadan geçilmez.

  • Şarkı yazmaya başladığın zaman kendin olmaktan çıkıyorsun. Boş bir kanal gibi oluyor, ne yazdığını fark etmeden yazıyorsun. Sonra “bunu ona mı yazdın, bunu şuna mı yazdın” deniyor, yakıştırma yapıyorlar.

  • Hakkınızda çıkan haberlere bakarsak herkese bir şarkı yazmış olmanız lazım. - Hakkımda çıkan komik haberlere hiçbir zaman cevap vermedim, vermem de... Ne hissediyorsam onu şarkı formunda yazıyorum, rahatlıyorum.

  • Yakın dönemde başka projeler olacak mı?

  • Bir filme müzik yapmayı düşünüyorum. Onun dışında bazı sanatçı arkadaşlarıma şarkılar hazırlıyorum. 3-4 önemli şarkıcıyla paylaşacağım.

  • Peki son haberler? Müzmin bekâr Kenan Doğulu evleniyor mu gerçekten?

  • Belki farkında değilsiniz ama magazinle iç içe yaşayan biri gibi gözüksem de 10-15 senedir özel hayatımla ilgili ne bir yorum yaptım ne açıklama... Bu işe ilk girdiğimiz günlerde evimizi açtık, her dakika röportaj verdik, magazin programları bile sunduk şakasına... Ama biz sıramızı savdık, artık başkaları yapsın onları... Diyorum ki, resmi bir açıklama gerektiği zaman yapılır.

  • Los Angeles’a gidip gelmeye devam mı?

  • Devam. Orada kurulu bir düzenim, evim, arabam, dostlarım var.

  • Tatil yapabildiniz mi bu sene?

  • Yaptık. Beren (Saat) ile bir ay Los Angeles’taydık. Enerji dolup geldik.

  • Bu kez yakalanmamışsınız.

  • Yakalanmayacak şekilde gezdik.

Röportajın tamamı için http://gecce.com/foto-galeri/unluler/kenan-dogulu-paranoyak-oldum?p=21

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AşkAydınBeren saatGezi ParkıKenan DoğuluKonserMısırReyhanlıŞebnem FerahSuriyeTeröraşkmüziktatil
Görüş Bildir