Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Karşınızdaki İnsanın Beynine Girip, Zihnini Manipüle Edebilir misiniz?

-

İnsan zihnine girmek, zihnin derinlerine sızmak ve zihnin içine normalde bulunmayan düşünceler, varsayımsal görüntüler yerleştirmek…

Son dönemlerde belki de en çok üzerine araştırmalar yapılan, başarıya ulaşılıp ulaşılmadığı büyük bir muamma olan konulardan birisi bu, zihin kontrolü.

Peki, siz bu konuda ne denli başarılısınız?

Haydi teste!

1. Hangisi karşınızdaki insanın beynine girmenizi sağlayacak bir manipülasyon yöntemi değildir?

2. Kişinin kendisinin, eşinin, yakınlarının ve önemli kişilerin eşlerinin yaratılarak, gerçeklerinin yerlerini aldığı şeklindeki sanrı hangisidir?

3. Karşıdaki insanın güvenini ve sevgisini suistimal ederek zamanla özgüvenini ve özsaygısını yaralamak olarak bilinen manipülasyon tekniği hangisidir?

4. Yeni bir ortama girdiğini varsayalım...

Herkesle anlaşmayı, herkes tarafından sevilmeyi yeğlerim.
Pek de umurumda olmaz kimse, işime bakarım.
Ortamın yıldızı olma isteğimi çok da belli etmeden, işimi yaparım.
Ayak uydurmaya çalışırım.

5. Hangisi "Bazı insanlar dürüsttür" önermesiyle çelişir?

Bütün insanlar dürüsttür.
Hiçbir insan dürüst değildir.
Bazı insanlar dürüst değildir.
Bazı insan olmayanlar dürüst olmayandır.

6. Profesör Philip Zimbardo'nun, her insanin gerekli şartlar oluşursa ve kontrolsüz güç verilirse zalimleşebileceğini göstermek için kurguladığı deney hangisidir?

Milgram Deneyi
Stanford Hapishane Deneyi
Çaresizlik Kafesi Deneyi
Canavar Çalışma Deneyi

7. Zihinsel yönlenimizin nasıl işlediğini anlamaya çalışalım. Durdurulamaz bir cisim hareket ettirilemez bir cisme çarparsa ne olur?

Hareket ettirilemeyen cisim hareket eder.
Durdurulamaz cisim durur, hareket ettirilemez cisim hareket eder.
Birbirlerini nötrleyerek yok olurlar.
Durdurulamaz olan cisim durur.

8. Hareket Yanılsaması

Tamamdır!

Bir okçu hayal edelim. Bu okçu, oklarından birini atıyor olsun. Fizik kurallarına göre okun hareket ediyor olarak nitelendirilebilmesi için sürekli olarak konumunu değiştirmesi gerekir. Yaydan çıkan ve ilerleyen bu ok, zaman içindeki her anda belirli bir konumdadır. Eğer an belirli, tek bir nokta ise o anda okun hareket etmeye zamanı yoktur ve durağandır. Bu nedenle gelecek anların hepsinde de durağan yani hareket etmeyen şekilde olması gerektir. Böylece ok her zaman durağandır ve hareket etmez; dolayısıyla fiziksel açıdan hareket imkânsız bir kavramdır.

Bu paradoksu nasıl açıklarsınız?

9. Ölüm kampı burası, unutma! Sadece bir tek kibritiniz var, içinde bir gaz lambası, bir gaz sobası, ve bir de mum bulunan karanlık ve soğuk bir odaya girdiniz. Önce hangisini yakarsınız?

10. Bilinçaltının Karmaşıklığı

Tamamdır!

Bir gün bir yetimhaneye bir kız çocuğu bırakılır. Yetimhanedekiler bu çocuğa Jane adını verirler ve büyütürler. Jane, bir gün okulda Jim adlı bir adamla tanışır, aşık olurlar; fakat sonra tartışır ve ayrılırlar, ancak Jane hamiledir. Çocuğu doğurur ancak aynı akşam birisi hastaneye girip çocuğu çalar. Jane ise çok hastalanır ve tek çare olarak doktor, Jane'i kurtarmak için onu bütünüyle erkeğe çeviren bir operasyon yapar. Jane, Jim adını alır. Bir gün barda birisiyle kavgaya girişir ve dayak yer, barmen yanına gelir ve der ki, "Bu zamanda mutlu değil gibisin, benim bir zaman makinem var, geçmişe gitmek ister misin?". Jim geçmişe gider ve orada Jane adlı bir kızla tanışır, aşık olur ama sonra ayrılırlar. Bir gün Jane' in bebeği olduğunu öğrenir, gizlice gidip hastaneden çocuğu çalar ve zaman makinesiyle daha da geçmişe giderek onu bir yetimhaneye bırakır. Daha sonra zaman geçer ve birkaç iş değiştirdikten sonra barmen olur. Bir gün dayak yiyen Jim ile karşılaşır ve yanında gidip der ki: 'Bu zamanda mutlu değil gibisin, benim bir zaman makinem var, geçmişe gitmek ister misin?"

Ortada nasıl bir çıkmaz vardır? Bilinçaltı çıkmazlarda nasıl bir yol izler?

Ah, şu anlık akıl kaymalarımız...

Bilinç, insanoğlunun hükmetmekte en çok zorlandığı bilişsel kavramlardan birisidir. Kontrol altına alması, yaşamın doğru tarafına kanalize etmesi pek zordur. Bu nedenle pes etme, tekrar dene!

İnsan zihni senin evin olmuş!

Sen, empati denilen kavramın, sadece ‘kendini karşındakinin yerine koymak’tan çok daha öte ve komplike bir şey olduğunun farkındalığında olan birisin. Empati yapmanın, karşındaki insanın hislerini değil, duygu ve düşüncelerini de simüle etmeyi gerektirdiğini biliyorsun. İnsanların, konuştuğun konuda neler bilip neler bilmediğini, neler hissettiğini, deneyimlerini elindeki sınırlı veriden yola çıkıp tüme vararak tahmin edip, söyleyeceklerini buna göre şekillendiriyorsun. Elbette bu bir anda elde ettiğin bir yetenek değil. Çünkü empati sahibi olmak, bir zamanlar kırılmış olmayı gerektirir. Yani insanlar empati yoksunu kişilerden çektikçe, başkaları benim gibi kötü hissetmesin ve de aynı öz güven kırıklıklarını yaşamasın diye empati yeteneği geliştirirler. Sonucunda da sözlerinde ve davranışlarında dikkatli birer insan olurlar. İşte sen de yara ala ala, onu iyi edecek ilacı bulmuş bunun insan ilişkilerinin de en temel panzehri olduğu bilincine erişmişsin!

Son soruydu halbuki :(

Sen, insan ilişkilerinde doğru denilen kavramın peşinden ölesiye giden bir bireysin. Doğru denilen olgu, değişkendir ve en az iki kişinin bir araya gelerek oluşturduğu bir gerçekliktir. Bu nedenle sen ikili ilişkilerinin temeline dürüstlük denilen olguyu yerleştirmiş, her bireye özgü olan bu kavramı olabildiğince kovalamışsın. Karşındaki insanın da bu bağlamda seninle aynı düşüncelere sahip olmasını istediğinden mi bilinmez, birçok zaman yanlış anlaşılıyorsun. Fakat asla pes etmeyecek kadar da kararlısın. Onu arıyorken karşılaşılan zorluklar olmasaydı, ne anlam ifade ederdi doğru? Şunu unutma ki: Gerçek anlamda alt üst olmuş bu dünyada doğru, bir yanlışlık anıdır.

Neredeyse beynin içindeydin!

Çok az kalmıştı, karşındaki insanın zihninde gezinmene çok az kalmıştı...

Neler yapıyorsun yahu!

Zorları becerdin, bu seferde kolay olanlarda takıldın! Haydi topla şu dikkatini artık!

Anlık bilinç kayması yaşadın!

Sana bu aşamada sorulan bu sorularla, zihninin derinlerine ne kadar inebildiğini, ne denli sınır tanımaz düşünebildiğini görmek istedik fakat maalesef sen başarısız oldun...

Dikkatin yerinde mi?

İyi misin? Her şey yolunda mı? Tam 'bu iş oldu' diyoruz fakat sen bir anda gidip yanlış cevaba yöneliyorsun. Neyse, olur böyle şeyler. Haydi bir daha!

Yapma bunu!

İlk iki sorudan sonra bu iş bu sefer oldu dedik ama dikkatsizliğin bedeli biraz ağır oldu galiba.. Neyse, haydi bir daha!

Kendinde misin?

Henüz testin başındayız ve anladığımız kadarı ile zihnini bir noktaya odaklama konusunda birazcık sıkıntı yaşıyorsun. Haydi topla kendini!

Daha ilk soruydu ama :(

Ne oldu anlamadık ki? Henüz ilk soruyu sormuştuk fakat maalesef anlık bir dalgınlık sonucu yanlışa yöneldin. Haydi bir daha!

Son bir adım, haydi!

Yazacak çok fazla şey yok. Zaten sona geldin ve bir şeyler söyleyerek aklını karıştırmayalım hiç. Son bir adım, haydi!

Onedio Testlerini Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

A post shared by @onediocomtest on
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
atalay-gul1

Yüz verme Capgras gaslighting ayak uydurmaya çalışırım hiçbir insan dürüst değildir stanford hapisane deneyi durdurulamaz cisim durdurulur hareket ettirilemez hareket eder tamamdır hareket diye bir kavram mevcut değildir Bu yalnızca zihnimiz tarafında oluşturulmuş bir yansımadır kibrit tamamdır 10 kadar olan soruların cevapları

yildirimhan-eksi

7 soruda takıldım ilk denemede

kahlosmiles

Yaşasın testin sonuna ulaşabildim herkesin zihnini manipule edebilirim?

s.rana

Sen, empati denilen kavramın, sadece ‘kendini karşındakinin yerine koymak’tan çok daha öte ve komplike bir şey olduğunun farkındalığında olan birisin. Empati yapmanın, karşındaki insanın hislerini değil, duygu ve düşüncelerini de simüle etmeyi gerektirdiğini biliyorsun. İnsanların, konuştuğun konuda neler bilip neler bilmediğini, neler hissettiğini, deneyimlerini elindeki sınırlı veriden yola çıkıp tüme vararak tahmin edip, söyleyeceklerini buna göre şekillendiriyorsun. Elbette bu bir anda elde ettiğin bir yetenek değil. Çünkü empati sahibi olmak, bir zamanlar kırılmış olmayı gerektirir. Yani insanlar empati yoksunu kişilerden çektikçe, başkaları benim gibi kötü hissetmesin ve de aynı öz güven kırıklıklarını yaşamasın diye empati yeteneği geliştirirler. Sonucunda da sözlerinde ve davranışlarında dikkatli birer insan olurlar. İşte sen de yara ala ala, onu iyi edecek ilacı bulmuş bunun insan ilişkilerinin de en temel panzehri olduğu bilincine erişmişsin!

gulizaydin

bu ne lan psikoloji okuduk sanki zaten daha resminden küfretmeye başlatmıştın onedio !! olm adam ol getirtme beni :P

Başlıklar

Facebookonedio
Görüş Bildir