Kamu Görevi Bu Mu?

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Kamu Görevi Bu Mu?

Kamu Görevi Bu Mu?

YER: Başkent Ankara TARİH: 31 MAYIS 2011 OLAY: Polisi protesto SONUÇ: Bir kadının kalçası kırıldı onlarca polis vurdu caddede sürüklendi!

12 Haziran 2011 genel seçiminden önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Hopa mitingi öncesinde yaşanan olaylarda, sıkılan biber gazının da etkisiyle emekli öğretmen Lokumcu öldü. Sivil toplum örgütleri Ankara Ak Parti İl Başkanlığı önünde eylem kararı aldı. Ak Parti önünde çıkan olayların ardından aylarca cezaevinde tutulan çok sayıda öğrenci hakkında dava açıldı. Terör örgütü üyeliğinden yargılanan öğrenciler ilk duruşmada tahliye edildi. Olaylar sırasında panzer üzerine çıkan Halkevleri üyesi Dilşat Aktaş, arbede bittikten sonra Kızılay’da polis tarafından dövüldü, aylarca hastanede yattı. Aktaş’ın bir bacağının kısalmasıyla süreçte felç tehlikesi yaşadı.

Görüntüler çıktı

Aktaş’ın ve diğer öğrencilerin dövülme görüntüleri, önceki gün Hopa davasının son duruşmasında, mahkemeye heyeti tarafından izlendi. Açığa çıkan görüntülerin aylardır Aktaş’ın dövülmesi olayıyla ilgili soruşturmayı yürüten ancak dava açmayan savcılığın dosyasına da girdiği öğrenildi. Bir hâkimin muhalefet etmesine rağmen mahkeme heyetinin izlemeye karar verdiği görüntülerde, öğrenci grubunun Kızılay’dan Maltepe istikametine doğru toplu halde kaçtığı görülüyor.

‘Sivillerden’ taş

Grubun arkasından koşan sivil giyimli kişiler ise kaçanlara taş atıyor. Aktaş da öğrenci grubuyla kaçarken, ayağı takılarak yere düşüyor. Yere düşen Aktaş’ın yanına Hopa davası sanıklarından Çağdaş Ersoy geliyor ve yardım ederek kaldırmak istiyor. Tam bu sırada grubun arkasından koşan, polis olup olmadığı anlaşılamayan sivil giyimli kişiler ellerindeki taşları Aktaş ve Ersoy’un üzerine doğru atıyor. Atılan o taşlardan birisi Ersoy’a isabet ediyor ve yarlıyor. Ersoy, Aktaş’ı korumak için üzerine kapanırken, sivillerin 2-3 dakika boyunca Aktaş’a vurduğu görülüyor. Daha sonra çok sayıda çevik kuvvet polisi geliyor. Polisler, Ersoy ve Aktaş’ın etrafını bir anda sarıyor. Sonraki görüntülerde yine bazı gözaltına alınanlara ‘siviller’in uçan tekme, yumruk ve tokat attıkları görülüyor. Aktaş ise yerde kalıyor ve ayağa kalkamıyor. Bu sırada polislerin ise kaçtığı görülüyor. Görüntülerde, daha sonra, arkadaşlarından farklı olarak hemen kaçmayan iki polis, Aktaş’ı kaldırmadan kollarından tutarak sürüklüyor. Kalça kemiğinin kırılmasına ve vücudunun birçok yerinde ağır yaralar bulunmasına rağmen arabaların önünden, caddenin ortasından sürüklenen Aktaş, yolu ikiye bölen ara kısım üzerine bırakılıyor. Bu sırada polislerden birisi de kaçmak istiyor. Ancak arkadaşı Aktaş’ın durumunu görünce yanında kalıyor.

Vatandaş yardım etti

Polis, çevreden geçen bir kadından yardım isterken, kaçan polis geri dönüp arkadaşını da ikna ediyor ve birlikte gidiyorlar. Aktaş, çevredekiler tarafından taksiye bindirilip hastaneye götürülüyor. Görüntülerde Aktaş yolda sürüklenirken, gözaltına alınan arkadaşlarının sırtına tekmeyle vuran sivil giyimli kişiler dikkati çekiyor. Hopa davasında sanıklar aylarca tutuklanmasına rağmen, Aktaş’a saldırı ile ilgili soruşturma dosyası hala açık. Savcılığın dava açıp açmayacağı belirsiz.

MOBESE kamerasının kaydettiği görüntüler mahkemeye sunuldu. Görüntülerde polislerin ağır yaralanan Dilşat Aktaş’ı yerlerde sürüklemesi net olarak görülüyor. Olayla ilgili soruşturma sonucunda polisler hakkında dava açılıp açılmayacağına savcılık karar verecek.

Polisin kamerası

Görüntülerde bir polis kamerasının da olayı çektiği görülüyor. Bu görüntülerin talep edildiği halde savcılığa verilmediği öğrenildi. Savcılık, protestoya katılan polislerin fotoğraflarını da istedi. Emniyet, Ankara’da görev yapan 2 bin polisin fotoğrafını savcılığa gönderdi. Buna rağmen mağdurlara henüz teşhis yaptırılmadı. Aktaş’ın avukatı Deniz Özbilgin, görüntüleri çeken MOBESE kamerasının hemen bitişiğinde “zoom” özelliği bulunan, elle kontrol edilen hareketli bir kamera daha olduğunu belirterek, “Biz bu kamaranın görüntülerini de istedik, ancak olay sırasında kamera açısının alakasız bir yeri çektiğini gördük” dedi. Özbilgin, “Biz görüntülerden 48 polis tespit edebildik. Normalde MOBESE kayıtları 30 günde silinir. Hopa olayları 31 Mayıs 2011’de oldu. Bu görüntüler ise dosyaya Nisan 2012’de geldi. Bu da görüntülerin saklandığını gösteriyor” dedi.

Başımıza bela mı alalım?

Görüntülerin açığa çıkmasının ardından Dilşat Aktaş yaşadıklarını Milliyet’e şöyle anlattı:

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAnkaraBaşbakanÖğretmenPolisRecep Tayyip ErdoğanTerörTürk Kızılayıolaytahliye
Görüş Bildir