Görüş Bildir

etiket Kadınların Öldürülmesinden Çok Kocişkoların Gururuyla İlgilenen Sema Maraşlı'nın Anlamakta Güçlük Çekeceğiniz Bazı Düşünceleri

Anasayfa > Cafe

Ömrüm boyunca neden karşı çıktıklarını anlayamayacağım...🤔

Kadına yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması, kadın/erkek arasındaki eşitliğin sağlanması amacıyla 2014 yılında yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi'ne bazı kesimler şiddetle karşı çıkıyor.

Kadına yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması, kadın/erkek arasındaki eşitliğin sağlanması amacıyla 2014 yılında yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi'ne bazı kesimler şiddetle karşı çıkıyor.

Sözleşmenin aile kurumunu yıkmak için var olduğu, eşcinselliğe teşvik ettiği ve erkekleri mağdur ettiği yönünde argümanlar geliştiriyorlar.

Sözleşmenin aile kurumunu yıkmak için var olduğu, eşcinselliğe teşvik ettiği ve erkekleri mağdur ettiği yönünde argümanlar geliştiriyorlar.

Üretilen bu argümanların doğru olmadığını sizlere içeriğimizde detaylıca anlatmıştık. İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkan bireyleri okumaya davet ediyorum. :)

Karşı çıkan isimlerden biri de yazar Sema Maraşlı. Maraşlı, bir taraftan kadın cinayetlerine isyan ederken bir taraftan da erkeklerin hakkını erkeklerden çok önemseyen biri.

Karşı çıkan isimlerden biri de yazar Sema Maraşlı. Maraşlı, bir taraftan kadın cinayetlerine isyan ederken bir taraftan da erkeklerin hakkını erkeklerden çok önemseyen biri.

Biz de Maraşlı'nın attığı tweet'leri derleyelim ve aklına takılan sorulara cevap verelim istedik. Mesela Maraşlı, boşanmak isteyen eşlerin arabulucu yoluyla barıştırılmamasına isyan etmiş.

Bir kadının ya da erkeğin en basit bir sebep bile olsa boşanmaya hakkı vardır. İlla ki boşanmak için karı-koca arasında fiziksel şiddetin yaşanmasına gerek yok. Tarafların ortada boşanmaya neden olacak gerekçeleri varsa "aile kurumu kutsaldır!" deyip istenmeyen evliliklerin devamını sağlayamazsınız.

Bir kadının ya da erkeğin en basit bir sebep bile olsa boşanmaya hakkı vardır. İlla ki boşanmak için karı-koca arasında fiziksel şiddetin yaşanmasına gerek yok. Tarafların ortada boşanmaya neden olacak gerekçeleri varsa "aile kurumu kutsaldır!" deyip istenmeyen evliliklerin devamını sağlayamazsınız.

Kişiler arasındaki sorunları hiçbir zaman 3. şahıslar çözemez. Hele ki bunu devletin görevlendirdiği kişiler hiçbir şekilde yapamaz. Kadının da erkeğin de  istemediği bir evliliği yürütmemeye hakkı vardır. Sözleşme durduk yere canınız istediği gibi boşanın da demiyor. İnsanları boşanmaya teşvik etmiyor.

Bunda da derdi uzaklaştırma kararları ve koruma talepleri olmuş. Tehdit altındaki her birey uzaklaştırma kararı çıkartabilir ve koruma talep edebilir. Devlet bunu sağlamak zorundadır. Kaldı ki yüzlerce kadın koruma altında yakınları tarafından öldürüldü.

Şu maddeler neden bir insanı rahatsız eder anlamış değilim. Koruma ve uzaklaştırma kararına karşı çıkmak oluşabilecek cinayetleri onaylamak demek.

Şu maddeler neden bir insanı rahatsız eder anlamış değilim. Koruma ve uzaklaştırma kararına karşı çıkmak oluşabilecek cinayetleri onaylamak demek.

Yine bu karşı çıkış aile kurumuna bağlanıyor elbette. Sema Maraşlı özetle uzaklaştırma kararı aldırılan kocanın onuru zedelenir ve böylelikle de cinayet işler. Buna da teşvik eden İstanbul Sözleşmesi'dir diyor. Yani, kadının hayatı değil de erkeğin onuruyla ilgileniyor.

Yine bu karşı çıkış aile kurumuna bağlanıyor elbette. Sema Maraşlı özetle uzaklaştırma kararı aldırılan kocanın onuru zedelenir ve böylelikle de cinayet işler. Buna da teşvik eden İstanbul Sözleşmesi'dir diyor. Yani, kadının hayatı değil de erkeğin onuruyla ilgileniyor.

"Ne bekleniyor acaba bu adamdan?" cümlesi cinayete nasıl kılıf uydurulduğunu net gösteriyor zaten.

Yıllarca konuşa konuşa bitiremediğimiz nafaka konusu var tabii. Maraşlı, erkeklerin bu konuda mağdur edildiğini düşünüyor tabii doğru bildiği yanlışlarla. Bu içeriğimizde tüm yanlış bilgilerin doğrularını anlatmıştık.

Sema Maraşlı'ya biri zaten çok fazla cinayetin yaşandığını anlatabilir mi?

Ne yani kocasını evden atan kadınlar para mı ödesin şimdi? Savunmasız ve bakıma muhtaç bir hayvanla, ayakları üzerinde durabilen bir insanı aynı kefeye koymak çok ilginç değil mi?

Şunu unutmamak gerekir: Kadınları öldüren ne İstanbul Sözleşmesi'dir ne uzaklaştırma kararlarıdır. Kimsenin aile kurumunun altına dinamit koyup patlatma gibi bir derdi yok. Tek amaç kadınları şiddetten ve cinayetten korumak!

Şunu unutmamak gerekir: Kadınları öldüren ne İstanbul Sözleşmesi'dir ne uzaklaştırma kararlarıdır. Kimsenin aile kurumunun altına dinamit koyup patlatma gibi bir derdi yok. Tek amaç kadınları şiddetten ve cinayetten korumak!

İstanbul Sözleşmesi'nin tüm maddelerini buradan okuyabilirsiniz. 

Siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım! 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
465
176
56
31
18
16
6
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?