Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket İtiş ve kalkışın yerini huzur ve ahenk alsın

Anasayfa > Gündem

İtiş ve kalkışın yerini huzur ve ahenk alsın

Aralık Derneği’nin çalışmaları için 12 yıldır Anadolu ve İstanbul arasında mekik dokuyor...

Anne olunca hayat felsefesinin yüzde doksanının kızı Yasemin olduğunu söylüyor Elif Dürüst. Ancak o yalnızca kendi çocuğu için değil kurduğu Aralık Derneği ile binlerce çocuk için çalışan işkadınlarımızdan... Dürüst’ü daha yakından tanımak ve yeni projelerini konuşmak için buluştuk...

Çocuklar, gençler ve kadınlar daha iyi eğitim alsın diye kurduğu Aralık Derneği’nin çalışmaları için 12 yıldır Anadolu ve İstanbul arasında mekik dokuyor. 10 binlerce insanın hayatına dokundu. Kurduğu 6. Cadde mağazalarıyla özel tasarım dekorasyon ürünlerini ulaşılabilir kılıyor. Elif Dürüst’ü bu faaliyetleri nedeniyle gazete sayfalarında yıllardır görüyoruz ama ne kadar tanıyoruz? Elif Dürüst’le 6. Cadde’de buluştuk.

■ Aralık Derneği’ndeki çalışmaların ve katıldığın davetlerde seni tanıyoruz ama Elif Dürüst kim?

Notre Dame de Sion’u bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi’nde İngilizce İktisat okudum. Daha sonra finans yüksek lisansı yaptım. Ancak her zaman psikoloji ve felsefeye merakım vardı. Beyoğlu Karşı Sanat’ta İskender Savaşır’ın felsefe, Yavuz Erten’in psikanaliz kurslarına iki sene devam ettim. Daha sonra psikoloji yüksek lisansı yaptım. Edindiğim bilgi birikimi sayesinde kız kardeşim Şirin Yalçın’la Aralık Derneği’ni kurduk.

■ Aralık Derneği kaç senedir var?

Şirin’le çocuk, genç ve kadınların eğitimi için bir dernek açma hayalimiz hep vardı. Bu hayalimizi de Eylül 2004’te Aralık Gönüllü Eğitim ve Kültürel Araştırmalar Derneği’yle hayata geçirdik. Hayallerimizi ve hedeflerimizi de aşan işler yaptık. On bin çocuğu tiyatrolara ve sergilere götürdük. Anadolu’nun değişik yerlerinde öğretmenlerimize lojmanlar yaptık. Binlerce kadının yararlandığı toplum merkezlerine ve güzel sanatlar liselerine atölyeler kurduk. Ülkemizdeki mültecilere yardımlar götürdük. Şimdi bir okul projemiz var.

■ Nerede?

Kilis’te, Suriyeli ve Kilisli çocuklar için 18 derslikli bir okul yaptırma hedefimiz var.

■ Dernek çalışmalarından sonra 6. Cadde dekorasyon mağazalarını kurdun. Dernekçilik veya işkadınlığı hangisi sana daha uygun?

Dernek insanların ayrıcalıklarını kullanarak yaptıkları bir iştir. Hayırseverlik karşındakilere minnet duymayı dayatır, halbuki iş hayatında kendinizi değerlendirmeye ve yargılanmaya açıyorsunuz.

■ İş hayatı kadınları daha erkeksi bir kimliğe büründürüyor mu?

Erkeklerin, birbirinin gözünü oymadan dostluk çerçevesinde rekabet edebilmelerinin gelenekle, geçmişle, tecrübeyle çok alakası var. Kadınlar iş dünyasında erkeklere oranla daha yeni, kendi rekabet şekillerini oluşturmaları için zaman ve tecrübeye ihtiyaçları var. Bu yolda ilerlerken kimileri tabii ki erkeklere benzeyecektir. Aklın yolu birdir, buna “erkeksileşmek” demek haksızlık olur.

■ Genel olarak Türkiye’deki kadınların durumunu nasıl değerlendiriyorsun?

Eğitim şansı verildiğinde kadınlar, haklarını daha rahat koruyor, iş imkânı sağlandığında kendi ayakları üzerinde daha rahat duruyor. Tabii kültürümüzde, kapılar kapandığında kadına geniş söz hakkı tanınan yaşam alanları var. Batılı kadının önünde, kadınlığı yeni baştan inşa etmek gibi bir imkân var. Yani Batılı kadın, özgürlüğün bütün sorunlarıyla başa çıkmak zorunda. Doğu’da ise belli bir geleneksel kadın tanımı var. Yani Batı imkânlar dünyasıyken, Doğu zorunluluk dünyası...

■ Bugün Anneler Günü, Elif Dürüst nasıl bir anne?

Anne olmak bir kadının yaşam anlayışını tümüyle değiştiriyor. Kendinden önce başkasını düşünmeyi elzem kılıyor. Kadını kendinden ibaret olmaktan kurtarıyor. Dünyaya bir can, bir hayat getirmenin diğer bütün başarıları aşan bir yönü olduğunu hissettiriyor. Çocuk sahibi olmak tüm çocuklara karşı duyarlı olmayı da beraberinde getiriyor.

‘ŞİRİN’LE BİRBİRİMİZ İÇİN BÜYÜK DESTEĞİZ’

■ Peki ya ablalık? Kız kardeşinle ilişkin nasıl?

Şirin’le birbirimize büyük desteğiz. Şirin’le biz çok benzer ilgi alanlarına ve heyecanlara sahip olduğumuz için bu desteğin yeri bir başka.

■ Eğitimin, dernek, sanata bakışın tüm bunlar sende nasıl bir yaşam felsefesi oluşturdu?

İnsanın çocuğu olunca bu sorunun yüzde doksanı cevaplanmış oluyor; yani Yasemin. Geri kalan kısım için; bu konuda ciltler doldurulduğunu biliyorum ama ben yine “iyilik” derim. İtiş kakışın yerini huzur ve ahenk alsın...

■ Huzurun için affetmen gereken kimse oldu mu?

Psikanaliz bana şunu öğretti; suçun, cezanın ve affetmenin olduğu yerlerde ceza yerine affetmeyi seçmek bana daha iyi geliyor. İnsanın kendi haklılığının peşinde gitmesi bir yük halini alıyor. Bu yüzden, bağışlama insanın kendi kendine verdiği bir ödül bence. Bu bakımdan da benim kendi adıma kimi affettiğim değil, affetmeyi öğrenmiş olmam önemli.

 ‘SANAT, GÜNLÜK YÜKÜMÜZÜ HAFİFLETİYOR’

■ Kültür ve sanata çok meraklısın. Bu iki kavram senin için ne ifade ediyor?

Kültür ve sanat zaten insanı bulundukları yerden başka yere sürüklediği, yeni ufuklar açtığı için değer verdiğimiz faaliyetler. En önemli faydası gündelik yükümüzü hafifletiyor. Sanat, yüzyıllar önce yapılmış bir resim, bestelenmiş bir müzik, milyarlarca hayat hikâyesinden gelen bir bilgi aktarıyor bize. Bence sanatla ilgilenmek, yaşam deneyimlerini zenginleştiren kişiler ve mekânlarla irtibat halinde olmak demek.

Röportaj: Dilek Birgen

Kaynak: http://www.haberturk.com/yasam/haber/...
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?