İstiklal Marşı Sözleri ve Yazılışı Hakkında Bilmeniz Gereken 12 Şey

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

İstiklal Marşı sözleri her zaman içimizde muhteşem bir duygu ve heyecan uyandırır.

İstiklal Marşı'mız, yazarı Mehmet Akif Ersoy ve bestecisi Osman Zeki Üngör hakkında çok bilinmeyen birkaç hususu, İstiklal Marşı'nın kabul edildiği bugünde sizlerle paylaşıyoruz.  

Ayrıca İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 97. yıl dönümünü kutluyor, Mehmet Akif Ersoy'u minnetle anıyoruz.

1. Nasıl karar verildi?

Toplumda milli bilinci güçlendirmek, bağımsızlık coşkusunu artırmak ve aynı zamanda bağımsız bir devlet olmanın da gereği olduğu için bir milli marşa gerek duyuldu.

2. Kim önerdi?

Milli marş yazılması için öneriyi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) verdi, öneriyi uygun bulan Milli Eğitim Bakanlığı “İstiklâl Marşı Yazma Yarışması” düzenlendi ve 500 lira ödül koydu.

3. Yarışmaya katılan şiirler

Yarışmaya 724 adet şiir katılmış, bu 724 şiirden hiçbirisi İstiklal Marşı olmaya uygun görülmemiştir.

4. Mehmet Akif'in şiiri nasıl seçildi?

724 şiirin hiçbirisinin milli marş için uygun görülmemesine karşın Mehmet Akif Ersoy’un "Kahraman Ordumuza" adlı şiiri mecliste okunmuş ve büyük beğeni toplamıştır. 12 Mart 1921 tarihli toplantıda bu şiir İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir.

5. Mehmet Akif Ersoy ve ödül

Mehmet Akif, yarışmaya konan 500 liralık ödülü almamış, bu görevi ordu ve milletimiz adına yerine getirdiğini söylemiştir.

6. Milli marş nerede yazıldı?

Mehmet Akif milli marşı Ankara'daki "Taceddin Dergahı'nda" yazmıştır. Bu sürece tanık olan oğlu babasının milli marşı yazarken büyük ıstıraplar çektiğini, günlerce uyumadığını anılarını derlediği kitapta anlatmıştır.

7. Mehmet Akif Ersoy'un adı

Mehmet Akif miladi 1873, hicri 1290 yılında doğmuştur. Babası Tahir Efendi 1290 yılında doğan oğluna ebcet hesabına göre 1290 eden kelime "Ragîf"i isim olarak koymuştur. Fakat insanlar Ragîf adını yanlış telaffuz zannederek  kendisini "Akif" diye çağırmışlardır.

8. Mehmet Akif'in lakapları

Mehmet Akif, 1908 Temmuz'unda sokağa fırlayan mitingcileri eleştirdiği için, “hürriyete düşman zavallı”, Halide Edip’in önerdiği Amerikan mandasına karşı çıktığı için, azınlıklar tarafından “ortaçağ kafalı tehlikeli adam”, Mısır’da entari giyip dolaşmak yerine ceket, pantolon ve frenk gömleği giydiği gerekçesiyle “Hıristiyan Âkif, gavur Âkif” olarak tanımlanıyordu.

9. Mısır'a neden gitti?

Mehmet Akif hakkındaki iddialardan biri de, Âkif’in şapka giymemek için Mısır’a gittiğidir. Oysa, Mehmet Âkif’in Mısır’a gittiği yıllarda, şapka devrimi henüz yapılmamıştı ve Cumhuriyet Meclisi'nin milletvekilleri fes giymekteydi.

10. İlklerin insanı Osman Zeki Üngör

Milli marşımızın bestecisi Osman Zeki Üngör, Osmanlı sarayında ilk Türk kemancısı olarak yetiştirilmiş olan müzisyendir. Birçok klasik batı müziği bestecisinin keman konçertolarını Türkiye'de çalan ilk Türk kemancıdır.

11. Osman Zeki Üngör'ün bestesi kaçıncı oldu?

Yarışma seçici kurulu tarafından Osman Zeki Bey'in eseri beşinci sırada seçilmiştir. Ali Rıfat Bey’in alaturka usuldeki bestesi birinci seçilmiştir.

12. Ve beste değişiyor. İstiklal Marşı sözleri aynı zamanda tarihe tutulan da bir ışıktır.

Ancak 1930 yılında Maarif Bakanlığı'nın resmi kurumlara gönderdiği bir genelge ile uygulamada değişiklik yapılmış ve o güne kadar Ali Rıfat Bey'in bestesi ile seslendirilen güfte, Osman Zeki Bey’in batı tarzı bestesi ile seslendirilmeye başlanmış ve devletin resmi marşı haline gelmiştir.

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!

Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl…

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.

Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli-

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım,

Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım,

Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım;

O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gzm-ynklr

Sevgiyle anıyoruz İstiklal Marşımızı 97 yılında

tulin-eroglu

istiklâl Marşı'nın kabulünün 97. Yıldönümü Büyük Türk Milletine kutlu olsun! Kendisine verilen görevi 48 saatte tamamlayıp bu millete hediye eden Millî şairimiz Mehmet Âkif Ersoy un ruhu şâd mekânı firdevs olsun. Allah c.c bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdIrmasIn. Bu ülkede kimlik arayanlar da İstiklâl Marşını tekrar tekrar okusun..

pompei-sapkini

akif mükemmel bir şair ama milli bir şairimiz olduğunu düşünmüyorum.osman zekinin icra ettiği beste mükemmel ama ama akifin şiirinde gereğinden fazla dini motif var.türkleri değil ümmeti betimliyor.bu şiir bugün yazılsa kemik akpli kesim haricinde pek tutulacağını sanmıyorum.ki cumhuriyet döneminden sonraki zamanlarda akif ile atatürk saygı çerçevesinde pek de birbirinden haz etmezdi.

pompei-sapkini

belli bir görüşüm olduğu için bu marşa saygı duysam da milli olarak görmüyorum.omurga ; türk milliyetçisi olup , aynı zamanda mensup olduğun milleti zerre betimlemeyip arap asimilasyonun ve emperyalizminin sonucu olan bu şiiri benimsemekse omurgasızım sayın ideoloji karmaşası yaşayan ve götünü gündelik hayatta kullanmayı seven sedat bey.

pompei-sapkini

@Subjektif kendi milletini sevmek ve dünya medeniyetleri arasında kendi milletini herhangi bir milletten bağımsız olarak görmeyi arzulamak cehalet ,şizofren ve pedofil bir peygambere onun mağarada karaladığı kitaba götünden uydurduğu bir tanrıya inanmak mı alimlik lan lavuk.arabın taşşağını sömürmekten beyninin elektrolit dengesi bozulmuş.

pompei-sapkini

@Subjektif sen kaşındın , açılım denilen garabet süreçte teröristlerin mahkemeler kurup insanları yargıladığı ,uyuşturucu ticaretinin gırla gittiği ,ülkenin mayın tarlasına çevrildiği dönemde şunu hiç sordun mu kendine neden andımız kaldırıldı da istiklal marşı hala duruyor?samimi olun lütfen , ikiyüzlülüğün gereği yok sizin ve sizin zihniyetinizdeki herkesin derdi türklükle..de ki bana kardeşim ben gericiyim şeriatı arzuluyorum banane türklerden diye düşünceni temiz bi şekilde açıkla ben de sana katılmasam da saygı duyayım.suyu bulandırma.

pompei-sapkini

benim görüşümü milliyetçi veya ırkçı olarak görebilirsin.o benim haddime değil.yalnız türklüğü ayaklar altına alan erdoğan , kürtlere yavşamak için partiyi ulusalcılardan boşaltıp mikro milliyetçi kürçü teröristlerle dolduran kılıçdaroğlu , takdir edersin ki türk dostu değildir heralde yine de bu noktaya kadar tolerans gösterebilirim sana.ancak islamın türkleri ,türklüğü asimile etmediğini iddia etmek gerçekten hiçbir şeyden haberin olmadığını gösterir.islam , mezhep farkından ötürü türkü türke kırdırmış ,götünü taşla silen arapları kavm-i necip olarak nitelendirecek ve onların fedailiğini üstlenecek kadar türklerin gözünü kör etmiş ,türklerin kendi köklü kültürlerini ,inançlarını,kimliğini terkedip bedevi özentisi haline getirmiştir.günümüzde en basit örneği türklerin islamiyetten önceki ve sonraki kadının yerini bi incelersen nasıl bir bok çukuruna düştüğümüzü kavrarsın.klavye başında göt büyütüp bilmediğin konular hakkında yorum sıçacağına bir araştır.

pompei-sapkini

senin ütopik dediğin durumda olan uzakdoğu ülkeleri veya kuzey avrupa ülkelerinden en dindar olanları bile %15-20 inanan oranına sahipken iran , türkiye gibi ülkeler ise en az %90-99 oranında müslüman hangisi daha medeni?.kadın islamiyetle değer kazanmamıştır, aksine giderek metalaşmıştır.değer görenler ise bir eşya gibi değer görmüştür.türklerdeki kadın erkek eşitliği farklıydı.kadın erkek omuz omuza at sürer ,yay çekerdi ,avcılık yapar, ülke yönetirdi.şamanizme geçelim , okun düştüğü yere oba kuralım demiyorum.ama herhangi bir insan uydurması inanca sahip olmadan da yaşanabilir.benim fikrimin günümüzde bu coğrayaya hitap etmediğini insanların islam ile zehirlendiğini biliyorum ama böyle düşünüyorum.

pompei-sapkini

o yıllarda da genel itibariyle müslümanlar bugünki gibi birbirinin kafasını kesmekle meşguldü.yozlaşmak müslümanlardan ibaret değil.bunun her dini inanç ile alakası var.ortaçağda hristiyanlar da müslümanlardan farksızdı sorunun din olduğu kavrayınca ilerlemeye başladılar, rönesans hareketi başladı hayatlarının her alanında reform yapıp bilime ,teknolojiye ,sanata ,kültüre yani dünyaya yön verdiler.

pompei-sapkini

@uçanpenguen72 endülüs kütüphanelerini ispanyollar yok etmiştir.avrupaya yanmış kağıtların hiç bir faydası olmamıştır,erkekle her yönden eşit olan kadınlar islamla birlikte şişme kadın konumuna gelmiştir hatta 1 erkeğe birden fazla şişme kadın düşmüştür.araplar islamiyetten önce sanata ,edebiyata ,felsefeye mısırlıların sayesinde bilime ,astronomiye önem verip en parlak dönemini yaşamıştır.hatta sanatçılar her yıl bir araya toplanıp şiirler okur , eserlerini sergiler ,yarışmalar düzenlenirdi.islamla birlikte çocuk sikme , kafa kesme gibi şenliklerde buluşmuşlardır.islamiyet öncesi türklerde müzik ,resim , mimari,heykel yani sanat ve zanaat mevcuttu ve karakteristikti.kendilerine has takvimleri olan astronomiyle ilgilenen insanlar vardı.burdan anlıyoruzki islamiyet değdiği değil teğet bile geçtiği her coğrafyanın ve o coğrafyada bulunan insanların amına koymuştur. anladın mı anasının götüne yağlı yağlı kaktırdığımın çok bilmişi.

pompei-sapkini

endülüsün kurtuba ve çevresine yani ispanyanın bir bölümüne kültürel etkisi vardır.bütün avrupaya etkisi olduğunu düşünmek cahilliktir.ama bilimsel ,teknolojik bir katkısı ispanyolların sayesinde olamamıştır.arapların kızlarını diri diri gömdüğü efsanesine inanan sen kaldın heralde.en basitinden örnek vereyim hz hatice; ticaret yaptı , parasını kazandı evleceği adamı özgür bir şekilde seçti.

pompei-sapkini

@sedat bekliyorum @ uçanpenguen72 bi boktan haberin yok kardeş.ne diyim , sana arapların islamdan sonra geliştiği masalıyla iyi uykular.bu ümitsiz vaka sınırı yapılabilecek müdahale yok.sen yine de köyünün dışında biraz tahsil görmüş insanların yanında bunlardan bahsedip kendini bitirme.

fatihsema2645

Ruhun şad, mekanın cennet olsun. İstiklal Marşımızı anlayabilmek ve anlatabilmek dileğiyle.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Ankaraİstiklal MarşıMısırŞehitet
Görüş Bildir