Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

İstanbul Onlara Emanet

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

İstanbul Onlara Emanet

İstanbul Onlara Emanet

Başka ülkelere gittiğimde; kitapçılarda, müzelerde gördüğüm şehri veya müzeyi konu edinen çocuk kitapları ya da çizim ve hikâyeyi bir arada taşıyan tarzda tasarlanan kitaplar çok hoşuma gider. Orada görülmesi gereken yerler, önemli özellikler bir bir, hoş dillerle dökülmüştür önümüze. Genellikle bir ya da birkaç karakter dolaşıyordur o mekânların içinde, cebinde taşıdıkları bazen mini minnacık bazen de olağanüstü hikâyeleriyle. Gezdiğiniz bir yeri ya da hemen biraz önce gördüğünüzden içinize işlemiş resimleri, heykelleri bir de onların gözleriyle, onların hikâyelerinin içinde dolaşırken bulursunuz kendinizi. Yansımanın yansıması, onun da yansıması ve elbette mağara alegorisi hemencecik yanı başınızdadır şimdi.

Birkaç çocuk kitabımız var ülkemizdeki bir şehri anlatma gayreti taşıyan. İstanbul’daki tarihi, turistlik mekânların içinde gezinen. Örneklerinden görüp özendiğim kadar fazla olmasalar da varlar. Şimdi onlara bir yenisinin eklenmiş olduğunu, bunun da güzel bir hikâye ve hoş bir dille anlatıldığını görmek beni bir hayli mutlu etti. Kitap bu yıl İngilizce ve Türkçe olarak iki ayrı dilde iki ayrı kitap olarak Mandolin etiketiyle yayımlandı. Küçük Kaz Cambaz İstanbul’da ve The Istanbul Adventure . Kitabı Kaborüko okurlarının yakından bildiği Gülsevin Kıral, Leyla Emory ile birlikte yazmış. Kitabı resimleyen Buket Gencer, tasarımı ise Semra Bolat’a ait.

İstanbul’un bulutlarının olduğu yerlerden geçen kazlar ve en arkalarında kalan Cambaz’la başlıyor hikâyemiz. Cambaz, tılsımlı, ışıklı kenti görünce dalışa geçmekte hiç mi hiç tereddüt etmiyor. Aşağıdaki iki kediyi seçtiği anda gözü, biraz şişman Sarman ve zarif adımlarla yürüyen Sultan hikâyemize eklenmiş oluyor. Bazen Cambaz’ın gözü bize gösteriyor İstanbul’un mekânlarını bazen Sarman ve Sultan’ın gezintileri bazen de karakterlerimizin aynı mekânlarda karşılaşmaları sonucunda biz oluyoruz onların çarpışmalarını gözetleyen. “Ne padişahlar gezindi kim bilir, şu an yürüdüğümüz yerlerde?” deyip, Topkapı’yı hayranlık duyarak gezinen kedilerimiz, gökten düşen kazı gördüklerinde Sultanahmet’te, ilk kez karşılaşır karakterlerimiz. Uçar hemen Cambaz, kaçar bizimkilerin elinden. Ayasofya’yı gezerken tekrar gördüğünde kedileri, kaçsa da neşesi, engel değildir bizim Ayasofya’nın güzelliğini görmemize hepsinin aynı yerde bir araya gelivermesi.

Galata, Yerebatan, Kapalıçarşı, Taksim, İstiklal Caddesi, Dolmabahçe, Ortaköy, Adalar, Kızkulesi… O kadar çok yer vardır ki görülecek… Kıral ve Emory karakterleriyle birleştirmiş bütün bu yerleri. Hikâyenin sonunda annesinden ayrılan kaz buluşur mu diğer kazlarla, kediler yemeye mi kalkışır Cambaz’ı, arkadaş mı olurlar söyleyemem. Siz en iyisi kendiniz bakın hikâyeye ve çizimlere.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AyasofyaİstanbulKapalıçarşıKitap
Görüş Bildir