'KCK Basın' Davasında 7 Gazeteciye Tahliye

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

İstanbul KCK Davasında Gelişme

İstanbul KCK Davasında Gelişme

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan büyük salonda görülen duruşmada, avukatların talepleri alındı.

Tüm sanıkların avukatı Ercan Kanar, bu davanın ifade özgürlüğüne, halkın haber alma özgürlüğüne, Kürt halkının, azınlıkların haber alma özgürlüğüne bir saldırı olduğunu öne sürdü.

Kanar, ''Barış sürecinin kapısı açılırken yargı pratiği de bu değişime ayak uydurmalı. Artık toplum mahkemenin de barışa katkıda bulunmasını bekliyor. Yargıda değişen yasalar karşında direnç ortaya çıkmaktadır. Değişen yasalar karşısında direnci bırakın. Yasalar özgürlükçü yorumlanmalıdır. Tahliye taleplerinin reddi, hukukun tanımladığı gerekçelerden yoksundur'' diye konuştu.

Tüm sanıkların avukatı Özcan Kılıç da iddianamede Dicle Haber Ajansı, Özgür Gündem ve Fırat Ajansı çalışanlarının yer aldığını, bu kişilerin haber yaptıkları için suçlandıklarını, muhabirin haber müdürüyle görüşmesinin örgütsel amaçlı olarak değerlendirildiğini savundu.

Avukat Tamer Doğan ise davada sanıkların, ANF ve DİHA'nın yargılandığını belirterek, ''Ama herkes bu ajanslardan alıntı yapabiliyor. Bu suç olmuyor. Hasan Cemal, Cengiz Çandar Kandil'e gidip röportaj yapınca suç olmuyor. Burada yargılanan özgür basındır ancak kendisi tutsaktır. Gazeteciler gerçeğin bekçi köpeği değil, kamuoyunun gözü kulağıdır. İfade özgürlüğü karşısındaki tüm engellemelere karşın basın özgürlüğü, bir aralıktan sızan ışık gibi süzülür'' diye konuştu.

Taleplerle ilgili görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı İsmail Işık, sanık avukatlarının beyanlarında iddianamenin komik olduğunu belirttiğini ancak iddianame okunurken duruşma salonunda 2-3 avukat bulunduğunu ve onların da gülmediğini ifade etti.

Savcı Işık, bazı sanık avukatlarının suç teşkil eden beyanlarına karşı suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

Tutuklu sanıkların üzerine atılı suçun vasfı, mevcut delil durumu ve sanıkların kaçma şüphesinin bulunması nedeniyle adli kontrol sisteminin yetersiz kalacağını ifade eden Savcı Işık, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti.

Mahkeme heyeti, ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.

KAYNAK: Melike Gallenkuş / AA

Haberin Tamamı İçin:

KCK Basın Davasında 7 Tahliye

KCK davasında mahkeme 7 kişinin tahliye edilmesine karar verdi. BDP lideri Demirtaş, Silivri'deki duruşmalara ilk kez katıldı.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen toplam 46 sanıklı KCK davasında 33 tutuklu sanığın tamamı ile tutuksuz sanıklardan 8 kişi hazır bulundu. Duruşmaya Barış ve Demokrasi Partisi ( BDP ) Kars milletvekili Mülkiye Birtane izleyici olarak katıldı. Kimlik yoklamasının ardından Mahkeme Başkanı Ali Alçık, saat 15.00'e kadar talep alacaklarını, duruşmaya bu saat itibariyle ara vererek talepleri değerlendireceklerini açıkladı. Duruşmada daha sonra da sanık avukatlarının taleplerinin alınmasına başlandı.

Tüm sanıklar adına ilk söz alan Avukat Eren Keskin, bu davada bir gelenek gazeteciliğinin yargılandığını savundu. Keskin, " Türkiye 'de devlet ne istiyor? Sorunun çözümü için 'Kürtler dağdan insin gelsin' deniliyor. Benim müvekkilim Yüksel Genç de bu çağrıya uyarak gelmiş ve hak arayışında demokratik mücadele içinde yer almıştır. Fakat buna rağmen tutuklu sanıklar arasında yer almıştır. Tutuklu yargılamalar güvensizliği pekiştirmiştir. Tutuklu sanıkların tahliyelerine karar verilmesini talep ediyorum." dedi.

Avukat Fırat Epözdemir de ana dilde savunma hakkının 31 Ocak 2013 tarihinde resmi gazetede yasalaştığını hatırlatarak bu hakkın tam anlamıyla tanınmadığını vurguladı. Mahkeme Başkanı Alçık'ın, iki duruşma önce sadece iki ayrı savunma aşamasında tercüman bulundurulacağı şeklindeki açıklamasını hatırlatan Epözdemir, "Bu durum, başta Kürtler olmak üzere bu ülkede yaşayan asli unsurlara karşı bir haksızlıktır." dedi. Bu yasal düzenlemeden önce de ana dilde savunma hakkının tanınabileceğini belirten Epözdemir, "Yargılama ve savunma bir bütündür, bölünemez. Bu nedenle savunma aşaması haricinde tahliye talebi başta olmak üzere sanıkların taleplerini de ana dilde sunabilmeleri için yargılamanın her aşamasında tercüman bulundurulmasını talep ediyorum." şeklinde konuştu. Duruşma, diğer avukatların talepleri ile devam ediyor.

MAHKEME DÜN KÜRTÇE SAVUNMA İÇİN ARA KARARINI AÇIKLAMIŞTI

KCK davasının dünkü duruşmasında İddianamenin okunması tamamlanmıştı. Duruşmanın kalan bölümünde Avukat Sinan Zincir, "Cuma tahliye talepleri alınacak. İddianamenin okunması bittiği için müvekkillerimiz savunmalarını Kürtçe yapmak istiyor. Biz avukatlar olarak artık konuşmak istemiyoruz. Müvekkillerimiz konuşsun istiyoruz. Yarın tercüman bulunduracağız" demişti. Bunun üzerine mahkeme heyeti savcının görüşünü sormuştu. Savcı İsmail Işık, talebin usul ve yasaya uygun olmadığını belirtti ve ayrıca Kürtçe savunma yapılmasının önünü açan 6411 sayılı Denetimli Serbestlik Kanunu'na uygun olmadığını savundu. Talebi değerlendiren mahkeme heyeti, birleşen iddianamenin henüz okunmadığını gerekçe göstererek, talebin bu aşamada yerine getirilemeyeceği yönünde karar aldı.

MAHKEME 9 AYLIK BEBEĞİ DURUŞMALARDAN MEN ETTİ

Mahkeme, sanık İsmail Yıldız'ın 9 aylık kızı Zerya Zin'i duruşmalardan men etti. Bunun üzerine Zerya Zin'i annesi kantin bölümüne götürdü. Mahkeme heyeti, daha önce Zerya Zin bebeğin duruşmalara girmesine izin veriyordu. Ancak bugün sanık avukatlarının verdiği bilgiye göre ağlayarak ses çıkardığı ve duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle Zerya Zin bebeğin duruşmalara girmesi hakim kararıyla yasaklandı. Ergenekon ve Balyoz davalarında da mahkemeler, küçük çocukların psikolojilerinin etkilendiğini gerekçe göstererek, çocukları duruşmalara almıyordu.

SAVCI: AVUKATLARIN GÜLMEDİKLERİ TESPİT EDİLDİ

KCK Basın davasında sanık avukatlarının tahliye taleplerinin ardından görüşü sorulan duruşma savcısı İsmail Işık, kuvvetli suç şüphesini gösteren delillerin varlığını gerekçe göstererek sanıkların tahliye taleplerini reddetti ve tutukluluk hallerinin devamını istedi. Savcı Işık, ayrıca iddianame okunurken, iddianamenin komik bulunduğu gerekçesiyle salonda sık sık gülüşmelerin yaşandığı konusunda da açıklamada bulundu. Savcı Işık, iddianamenin okunması sırasında her zaman en az 2 avukatın salonda bulunduğunu ve avukatların iddianamenin okunması sırasında gülmediklerinin tespit edildiğini ifade etti. Mahkeme heyeti, tahliye taleplerini değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi.

Haberin Tamamı İçin:

'KCK Basın' Davasında 7 Gazeteci Tahliye Edildi

33'ü tutuklu 46 gazetecinin yargılandığı "KCK Basın Davası" avukatların savunma ve talepleri ile devam etti. Dava sonunda 7 gazeteci tahliye edildi.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri yerleşkesinde görülen davanın bugünkü duruşmasında ara kararlar açıklandı.

Mahkeme heyeti, tutuklu gazetecilerden Ömer Çiftçi, Çağdaş Kaplan, Zuhal Tekiner, İsmail Yıldız, Pervin Yerlikaya Babil, Ziya Çiçek ve Saffet Orman hakkında tahliye kararı verdi.

Duruşmada ne oldu?

Mahkeme heyeti dava kapsamında tutuklu yargılanan ANF muhabiri İsmail Yıldız'ın 9 aylık Zerya Zin adındaki bebeğinin "mahkeme huzurunu bozduğu" gerekçesiyle salona alınmamasına karar verdi.

Avukat Tamer Erdoğan, gazeteciliğin tanımını yaparak savunmasına başladı. Tüm basın yayın kuruluşlarının ANF'de yayımlanan haberleri kullandığında "suç" sayılmadığını belirtti, ancak ANF muhabirlerinin ANF haber müdürü ile yaptığı görüşmelerinin "örgüt faaliyeti" olarak değerlendirildiğini kaydetti.

Av. Erdoğan, Hasan Cemal, Mehmet Ali Birand gibi gazetecilerin KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ile yaptığı görüşmelerden dolayı yargılanmadığını ancak Hakan Tahmaz ya da şu an tutuklu olan gazetecilerin Karayılan ya da Kandil ile ilgili yaptıkları haberlerden dolayı yargılandıklarını ya da tutuklandıklarını söyledi.

AKP'nin medyayı ele geçirdiğini kaydeden Av. Erdoğan, Başbakan Erdoğan'ın medyayı "hizaya çekme" yönünde yaptığı bazı konuşmalardan örnekler verdi. Av. Erdoğan, AKP'nin sansürü normal hale getirdiğini belirtti, Paris'te katledilen ve Diyarbakır'da yüzbinlerce kişi tarafından karşılanan üç Kürt kadın siyasetçinin cenaze töreninin ana akım medyada büyük bir sansüre uğradığını hatırlattı.

Dava kapsamında yargılanan gazetecilerin özgür basın geleneğinden geldiğini hatırlatan Erdoğan, "Buradakiler özgür basın çalışanları ancak tutsaklar. Özgür basın emekçilerinin gerçekten özgür olması için özgür bırakılmalarını istiyoruz" dedi.

Gazeteciler için "bekçi köpeği" tanımının kullanıldığını söyleyen Av. Erdoğan, "Gazeteciler gerçeğin bekçi köpeği değil, kamuoyunun ve gerçeğin gözü ve kulağıdır" dedi.

Başkahaber

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiBalyoz DavasıBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanDiyarbakırErgenekonİstanbulMehmet Ali Biranddenetimli serbestlikgündemtahliye
Görüş Bildir