İstanbul'da Kedi Katliamı: Fırına Atıp Pişirdi, Para Cezası Aldı...

 > 
3PAYLAŞIM

İstanbul Küçükçekmece'de bir şahıs, sokaktan topladığı yavru kedileri iddiaya göre fırına atıp pişirerek katletti...

Bu haberin içeriğinde, bazı okuyucularımızın rahatsız olabileceği ifadeler bulunmaktadır.

İstanbul Küçükçekmece'ye bağlı Gültepe Mahallesi'nde yaşayanlar, hayvanlara yönelik bir katliamla sarsıldı.

Cumhuriyet'ten Samed Balçık'ın haberine göre, mahallede yaşayan ve kimliği bilinmeyen yabancı uyruklu bir şahıs, çevrede bulunan yavru kedileri yakalayıp topladı. Şahıs, sayısı toplamda 5 olduğu belirtilen yavru kediyi fırına attı ve pişirdi.

Olay üzerine mahallelilerin tepki gösterdiği şahıs, suçlamaları kabul etmedi.Cumhuriyet.com.tr'nin görüştüğü Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu (HAYKONFED) Başkan Yardımcısı Nihal Erkoç, olayın kendilerine ihbar edildiğini ve konfederasyondan bir temsilcinin konuyu takip ettiğini söyledi.

Olayı anlatırken "Adam yavru kedileri tabiri caizse dışarıdan meyve toplar gibi toplamış götürmüş evine" diyen Erkoç, mahallelilerin yavru kedilerin kaybolduğunu farketmeleri üzerine ilgili kurumlara haber verdiklerini ve bunun üzerine gelen kurum temsilcilerinin de söz konusu şahsın evini aradığını ifade etti. Erkuş, "Evde fırından kötü kokular geldiğini duymuşlar fakat kişi fırının kapağını açtırmamış. Fakat olay tespit edilerek idari işlem uygulandı. Para cezası kesildi." dedi.

Erkoç, söz konusu şahsın sınırdışı edilmesi için uğraştıklarını dile getirdi.

Sınır dışı edildiği bilgisi paylaşıldı

Belediyeler de ceza almalı

İktidar temsilcilerinin uzun bir süredir Meclis'e getirileceğini belirttiği Hayvan Hakları Yasası teklifi için de görüşünü sorduğumuz Erkoç, "Sürekli bastırarak belirttiğimiz; Hayvana şiddete, vahşete, tecavüze hapis cezası gelmesi, cezaların en az 2 yıl 1 aydan başlaması. Aksi halde paraya çevrildiği için herhangi bir yaptırımı olmuyor. Ve belediyeler de ceza kapsamına alınmalı. İnsanlar 3 tane 5 tane öldürürken belediyeler yüzlercesini katlediyor. Barınaklarda kalplerine şırıngalarla çamaşır suyu veriliyor, iğnelerle öldürülüyor. Toplanıyor dağlara taşlara otobanlara atılıyor. Çöplüklere atılan hayvanlar yazın güneşte, kışın yağmurda karda korunaksız alanda çöplerdeki asitli sulardan içerek yavaş yavaş ölüyorlar. Yani ilk isteğimiz hapis cezası gelmesi" dedi.

Türkiye'de 1 yılda 22 milyon hayvan işkence gördü

Bakan  Pakdemirli'nin evlerdeki hayvan sayısına sınırlama getirileceğine dair sözlerini de hatırlatan Erkoç, "Evlerdeki hayvanlar zaten petshoplardan alınan hayvanlar değil. Barınaklardan sokaklardan kurtarılan hasta, yaralı hayvanlardır. Bunlara sınırlama getirildiği takdirde tekrar bu hayvanlar barınaklara götürülecek ve ölüme mahkum edilecek veya öldürülecek. Bu sınırlamanın kaldırılmasının talep ettik" diye konuştu.

"Hayvanların mal kapsamından çıkıp can kapsamına giriyor. TCK kapsamına alınıyor' diye insanların ağzına bir bal sürüldüğünü söyleyen Erkoç, "Fakat perde arkasında, hayvanlara yönelik bir şiddette, tacizde kişiler şikayette bulunamayacak ne yazık ki. Kurumlar şikayet ettiği zaman kurumların şikayetleri dikkate alınacak. Bu bilinmediği için vatandaş çok seviniyor. Kanunun bu şekilde çıkmasını istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Hayvan Hakları İzleme Komisyonu'nun açıkladığı 2020 raporuna göre, Türkiye'de son bir yılda 1 milyar hayvanın yaşam hakkı gasp edildi; 22 milyon hayvan işkence gördü. Hayvana yönelik şiddetin ve istismarın önlenmesi için bütünlükçü bir hayvan hakları yasasına ihtiyaç bulunuyor.

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir